Ankara24.com
close
up
Menu

Palandöken de kural tanımayanlara ceza yağdı

Konya Velodromu’nda sabah seansı dünya rekorlarıyla başladı

N Golo Kante Fenerbahçe için sağlık kontrolünden geçti Sözcü Gazetesi

Bayındır da yağmur bereketi: Zeytinova Barajı nda su seviyesi arttı İzmir Haberleri

Nilperi Şahinkaya nın köpeğine verdiği isim şaşırttı Magazin haberleri

Terör örgütü haddini aştı! SDG’den Şam’a skandal liste! Türkiye ye açık meydan okuma!

Trump tan dikkat çeken sözler: Kanada 51 inci, Grönland 52 nci eyaletimiz olabilir

İSTANBUL KADASTRO MAHKEMESİ

ABD basını: Witkoff ile Arakçi nin nükleer anlaşmayı İstanbul da görüşmesi bekleniyor

Gazze’de kanlı gece! İsrail doktoru evinde, genci kıyıda katletti

CHP li Emir belgesiyle paylaştı: İflas etti denilen Gülibrahimoğlu AKP li belediyeye yatırım yapmış

Oyuncu Ufuk Özkan a organ nakli başarıyla gerçekleştirildi

İran medyası: ABD nin düşürdüğünü açıkladığı İHA rutin ve yasal keşif görevindeydi

SOL Parti İstanbul İl Başkanlığı na saldırı

MEVLÜT TEZEL Yerli medyanın ölmesi mi bekleniyor?

Petrol fiyatlarında sert düşüş: İran açıklaması etkili oldu

Dünya cuma gününe odaklanmıştı! Netanyahu dan zehir zemberek sözler: Dayanılmaz sonuçlarla yüzleşecekler

Bitti denilen transfer askıya alındı! Premier Lig in yıldızı sağlık kontrolünden geçemedi

Fransa dan dev talip! Göztepeli Juan ı istiyorlar

Şanlıurfa da tefeci organize suç örgütü operasyonu: 4,2 milyar TL hesap hareketi tespit edildi, 37 kişi gözaltına alındı!

Öğretmenlikte kariyer ve yeterlik temelli istihdam

Öğretmenlikte kariyer ve yeterlik temelli istihdam

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

“Öğretmenlikte kariyer yolculuğunun yeterlik temelli bir politika üzerine kurulup güçlendirilmesi, (şimdi olduğunun tam tersine) onlarca farklı yükseköğretim kurumu ve programı üzerinden öğretmenliğe kapı açan kaynağın sınırlanması sonucuna götürecektir.”

Prof. Dr. Feyzi ULUĞ ile öğretmenlikte kariyeri ve yeterlik temelli istihdamı konuştuk.

Prof. Dr. Feyzi ULUĞ

Sn. Hocam, biliyorsunuz önceki hukuki düzenlemelerle atılan adımlarla birlikte ve son olarak da Ekim 2024 tarihinde çıkarılan 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlik çeşitli kariyer basamaklarından oluşan bir meslek haline geldi. Kanunun hem ruhu hem de özellikle bu kariyer basamakları konusunda pek çok eleştirinin olduğu da ortada. Öğretmenlerde kariyer sistemine ilişkin fikri öncülüğün sizden geldiğini biliyoruz. Bugün sizden bu konuyu da kapsamak üzere kariyer kavramından hareketle öğretmenlikte kariyer ve yeterlik temelli istihdam konusundaki görüşlerinizi bizimle paylaşmanızı istiyoruz.

KARİYER KAVRAMINDAN NE ANLIYORUZ? ÖĞRETMENLİĞİN KARİYER MESLEK ÖZELLİĞİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞÜNÜZ NEDİR?

Kariyer kısaca mesleki gelişme ve ilerleme yolu olarak düşünülebilir. Bir meslek ve o meslekle ilgili uzmanlaşma ve ilerleme süreci olarak da tanımlayabiliriz. Bir kimsenin ileriye yönelik olarak geliştirdiği mesleki vizyon ile ona ulaşmak için ortaya koyduğu hedefler, gösterdiği çabalar ve ulaştığı sonuçlar da kariyer kavramı kapsamındadır. Dolayısıyla meslek alanı için gerekli kendine özgü eğitim ve uzmanlaşma, mesleki beceriler ve deneyim kazanma, meslek içi belirli statüleri elde etme yani yükselme, kişisel gelişim gibi konular kariyer kapsamında düşünülmelidir. Nitekim, birisi ‘kariyer yapıyorum’ dediğinde biz bunu ‘meslekte ilerliyorum, kendimi geliştiriyorum, yetki ve sorumluluk düzeyimi artırmaya çalışıyorum’ gibi farklı anlamlarda algılarız. Bu düzlemde kariyer, meslekteki profesyonel yaşamının bütününü kapsar. Dolayısıyla meslek, ‘ne iş yaptığını’ bize söylerken, kariyer de meslek yaşamındaki ‘ilerleme sürecini’ anlatır.

Kendi başına geçim kaynağı olan her iş pratikte bir meslektir. Ancak kariyer meslek birkaç temel özelliğe sahiptir. Birincisi, kariyer mesleğin kendine özgü bir giriş süreci (seçme sınavı vd.) vardır. Bunlar özelliğine göre başlangıçta yazılı, sözlü, uygulamalı sınav, mülakat, vb. biçimlerde olabilir. Sonrasında da belirli aşamalarda sistematik gözlem, yeterlilik ve performans değerlendirme vb. biçimlerde olabilir. İkincisi, her kariyer meslek, niteliği bakımından belirli uzmanlık ve profesyonel standartlar gerektirir. Bunlar öğretmenlerde olduğu gibi mesleki yeterlilikler biçiminde dile getirilmiş de olabilir. Bir diğer özellik ise, kariyer mesleğin belli bir eğitim düzeyi ve yetiştirme sürecini gerekli kılmasıdır. Lisans ve lisans üstü öğrenim, staj uygulamaları, hizmet içi eğitimler bu kapsamda düşünülebilir. Son nokta ise, kariyer mesleğin kendi içinde genellikle kademeli yükselme yani statü elde etme özelliği taşımasıdır. Yeterlik ve performans temelli olması beklenen bu statüler yatay ya da dikey yönde olabilir. Dikey kariyer düzeni hiyerarşik nitelikteki yönetsel kademeler biçimindedir. Yatay kariyer düzeni ise kademelere göre statü yükselmesi sağlar. Bizde öğretmenler için getirilen kariyer yapısı yatay karakterdedir.

Kariyer kavramını biçimlendiren bu dört özellik yönüyle bakıldığında, her bir özellik açısından birtakım sorunlar taşısa da ülkemizde öğretmenlik tam anlamıyla bir kariyer meslek olarak karşımıza çıkmaktadır.

ÖĞRETMENLERDE BU KARİYER SİSTEMİ VE KARİYER BASAMAKLARI DÜŞÜNCESİ SİZDE NE ZAMAN VE NASIL OLUŞTU?

Oldukça uzun bir hikayedir. Ancak birkaç cümleyle şöyle özetleyebilirim: Başlangıcı 1980’li yılların ortalarına benim MEB merkez örgütünde mevzuat biriminde çalıştığım zamanlara kadar inen bir konudur. O yıllarda gerek saha gözlemlerim gerekse bakanlık merkez örgütüne yansıyan dönütlerden yaptığım çıkarımlar çerçevesinde öğretmenlerin kendini geliştirme konusundaki isteksizliği ve motivasyon sorunları dikkatimi çekmiş ve “ne yapılabilir” sorusuna odaklanmama neden olmuştu. Bu süreçte lisansüstü düzeyde aldığım kamu yönetimi eğitimi kamudaki kariyer meslekleri daha yakından tanımama olanak sağlarken, bir yandan da farklı ülkelerdeki öğretmenlik uygulamalarını anlamaya çalışıyordum. Başlangıç noktası da burasıdır. Nitekim mesleki gelişim ve statünün bir aracı olarak kademelendirme önerisini araştırmacı olarak çalıştığım Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde yürütülen ve benim de araştırmacı olarak çalıştığım kısa adı Kamu Yönetimi Araştırması (KAYA) olan bir ulusal reform projesinde dile getirme olanağı buldum ve bu reform araştırması 90’lı yılların ilk yarısında yayımlandı. Sonraki yıllarda bakanlık üst yönetimine bu öneriyi doğrudan iletme olanağı da elde ettim ve süreç böylece başlamış oldu.

SİZ, MESLEĞE GİRİŞ AŞAMASINDAN BAŞLAYARAK ÖĞRETMENLİKTE TÜM KARİYER SÜRECİNİN YETERLİK TEMELLİ OLMASINI ÖNERİYORSUNUZ. BU ÖNERİYİ İZLEYİCİLERİMİZ / OKUYUCULARIMIZ AÇISINDAN AÇAR MISINIZ?

Buna gelmeden önce kısaca yeterlik (Competence) kavramından söz etmek gerekir. Yeterlik, en yalın anlatımla, meslekte bir kişinin bir işi yapabilme güç ve kapasitesidir. Bilgi, beceri, tutum ve davranışları kapsaması bakımından hem bilişsel hem de davranışsal boyutludur. Bir yeterlik ölçülebilir durumda tanımlandığında yeterlilik (proficiency) haline gelir ve standardize edilmiş olur. Yeterlilik dar anlamda teknik nitelikteki ölçülebilen becerileri anlatan bir kavramdır. Bir başka deyişle, yeterlilik aslında standardize edilmiş yeterliktir.

Meslekler söz konusu olduğunda her kariyer mesleğin belirli yeterliklere dayanması gerekir. MEB tarafından öğretmenler için 1990’lı yılların sonlarından başlayarak akademik kesim ile birlikte mesleki yeterlikler üzerinde dikkate değer çalışmalar yürütülmüş ve bunlar (dereceli ölçüt haline getirilmeden) ‘yeterlilik’ olarak adlandırılmıştır. Bu düzlemde öğretmenlik meslek alanına ilişkin genel (ortak) yeterliklerin yanı sıra, okullarda yaygın olan dersleri okutan dal öğretmenlerine yönelik özel alan yeterlikleri de önemli ölçüde belirlenmiş; ortak yeterliklerde olduğu gibi kimileri yapılan revizyonlarla güncel kılınmaya da çalışılmıştır. Bunlar için uluslararası fonlardan destek alındığını da bu noktada ekleyelim. Ancak sorun şu ki, yürütülen onca çalışmaya karşın bu yeterliklerin sistem içinde kullanımı son derecede sınırlı, hatta yok denecek düzeydedir.

Gerek öğretmenlik mesleğine giriş sınavlarında gerekse kariyer yükselmesinde söz konusu yeterlikler işe koşulmamakta, görmezden gelinip adeta yok sayılmaktadır. Bunun önemli bir nedeni bu konudaki çıktıların sistem içi entegrasyonunun sağlanmasında yetersiz kalınmasıdır. Yani yeterliklerin kullanımında ilgili süreçleri yönetenler açısından bir direnç vardır. Yeterliğe dayalı uygulamalar nesnellik gerektirir. Yani siz politika olarak öğretmenleri bu yeterlikler üzerinden sisteme alma ve yükseltme yaklaşımını benimsediğinizde istihdamda kayırmacı eğilimlerinizi de bir yana bırakmanız gerekir. O da bu aşamada kolay görünen bir durum değildir. İkinci bir neden ise, yeterliğe dayalı ölçme işlemlerinin çok boyutlu olmasıdır. Yani o zaman her branştan öğretmen için o branş için tanımlanmış olan yeterlikler üzerinden seçme ve yükseltme işlemi yapmak gerekir ki bu da zaman, harcanacak zihinsel enerji ve ekonomik yönden maliyetli bir iştir. Oysa yapılan uygulama kamu kesiminde istihdam edilecek öğretmenler açısından geçen yıla kadar içeriği sınırlı konularla daraltılmış KPSS testleri ile yine yöntem ve içeriği son derecede tartışmalı sözlü sınavlara dayalı idi. Son Milli Eğitim Akademisi (MEA)’ne giriş için yapılan sınavlar da akademik anlamda meslek ve alan yeterliğini karşılayacak nitelikte değildir.

Kaldı ki konunun bir de kamu dışında istihdam edilen ve sayısı 200 bini aşan öğretmen kesimi yönü vardır. Bu kesimde öğretmen istihdamı için başarı düzeyini belirleyen merkezi bir sınav yapılmadığı gibi, yeterliğe dayalı seçim konusu tümüyle özel öğretim kurumlarının patronajına bırakılmış durumdadır. İşin aslı, özel okul istihdamında öğretmenlerin merkezi bir düzey belirleme sınavı dışında tutulması, öğretmen arzının milyonla yarıştığı bir dönemde örtük biçimde de olsa bu okullar açısından istihdamın ucuzlatılması anlamına gelmektedir.

Kamu okulu ya da özel kesim okulu ayırt etmeksizin nitelikli bir eğitimin ana bileşeni nitelikli öğretmendir. Bunun yolu da daha nitelikli olana sistemde yer açmaktır. Ne var ki, yeterliği temel almadan, ona dayanmadan daha nitelikli öğretmenin seçilebilmesi de söz konusu değildir.

Bu açıklamalardan hareketle öğretmenlik mesleğine girişten başlayarak kariyer basamakları dahil tüm süreçlerde seçme yönteminin yeterlilik temeline oturtulması kaçınılmazdır. Bu ilkesel bakış, MEA’ya aday öğretmen seçiminde uygulanan yöntemi de tümüyle reddeden bir yaklaşımdır. (Her şey bir yana getirilen aday öğretmenlik sınav içeriği pedagojik formasyonu dışlaması bakımından da meslek kanununda geçen öğretmenlik tanımına aykırıdır.) Kaldı ki, MEA’nın meslek içi süreçler için değil, ama, öğretmenlik mesleğine giriş için öngörülen yöntem açısından sürdürülebilir olamayacağını da burada belirtmek gerekir. Özetle, kamu ya da özel olsun eğitim sisteminde yer alacak öğretmen kadrosunun yeterlik yaklaşımı ekseninde istihdamının sağlanması, eğitimde istenen nitelik yükselmesinin ilk ve en önemli koşuludur.

BUNA GÖRE, SİZ, KARİYER BASAMAKLARININ DA YETERLİK TEMELLİ BİR YAKLAŞIM ÜZERİNE OTURTULMASINI SÖYLÜYORSUNUZ, DOĞRU MU ANLADIM?

Öğretmenlik meslek yasasıyla getirilen kariyer sistemi basamak belirlemenin ötesinde, buna erişim gereklerini de 3 koşula bağlamaktadır. Bunlar; belirli süreli mesleki kıdem, kademe ilerlemesi cezası almamış olmak ve MEA’da öngörülen eğitimi tamamlamaktır. Bu üç koşul açısından alınırsa, bunların o basamağa ilişkin unvanın gerektirdiği yeterliklerle sağlıklı bir ilişkilendirme kurmaktan uzak olduğu görünmektedir. Bu da çok normaldir; çünkü, yasa, ekonomik haklar dışında kariyer basamaklarına ilişkin görev, yetki ve sorumluluklar açısından bir düzenleme getirmemektedir. Kariyer unvanıyla yeterlik ilişkisinin kurulabilmesi için öncelikle o unvana ilişkin tanımlamanın yapılması gerekir. Dolayısıyla kariyer sisteminde yasal anlamda boşluklar olduğu açıktır. Nitekim biraz da bu nedenle kariyer basamakları uygulamasının ciddiyeti üzerinden eğitim kamuoyunda bitmeyen bir tartışma vardır. Yine burada küçük bir ek bilgi olarak, getirilen kariyer sisteminin özel öğretim kurumlarında istihdam edilenlerini dışta bıraktığını; bunun da hem mesleki bütünlük ve standardizasyon hem de hizmet alanlar açısından öğretmenlik kariyer sistemini tartışılabilir kıldığını belirtelim.

Soruya döndüğümüzde, kariyer basamaklarında her basamağa ilişkin yeterlik düzeyine dayalı bir yükselme düzeni kurulması; ancak daha öncesinde de her kariyer basamağına ilişkin (tüm meslek mensupları için ortak olanlar dışında) görev, yetki ve sorumluluk alanına da (temsil, mentorlük, komisyonlar, araştırma-inceleme, yönetsel görevler vd) açıklık kazandırılması gereğini dillendirmiş olalım.

ÖĞRETMENLİKTE YETERLİK TEMELLİ KARİYER SİSTEMİNE İLİŞKİN DÜNYA UYGULAMALARI NASILDIR? BİZE GENEL BİR ÇERÇEVE ÇİZER MİSİNİZ?

Türkiye’de öğretmenlik tarihsel ve yöntemsel olarak aktarma tekniği üzerine kuruludur ve bu da gelenekselliği vurgular. Öğretimdeki geleneksellik insangücü istihdamı gibi eğitimin başka alanlarında da kendisini göstermektedir. Ülkemizde kariyer sistemine karşı kimi eğitim örgütleri ve eğitimcilerden gelen tepkilerin bir nedeni bununla ilgili iken, bir bölümü de uygulamadaki yaklaşım ve sorunlardan ya da dış dünya uygulamaları konusundaki bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Hemen belirtelim, öğretmenlikte kariyer sistemi ve kariyer düzeylerine ilişkin farklı modellerin birçok ülkede yaygın biçimde kullanıldığını biliyoruz. Mesleğe girişin belirli yeterlik sınavı ve değerlendirme süreçlerine bağlı olduğu ülkelere bakıldığında değişik uygulamalar göze çarpıyor. Birçoğunda mesleğe giriş farklı süreçlerden geçmekte; yazılı sınavlar yanında, sözlü sınav uygulamaları, yüksek lisans koşulu, performans değerlendirmeleri, deneme süreleri gibi çok aşamalı eleme mekanizmalarının kullanılabildiğini görmekteyiz. ABD ve İngiltere’de öğretmenlik için merkezi bir seçme sınavı olmamasına karşın, öğretmenlik yapma (teaching licence) ya da nitelikli öğretmen unvanı (Qualified Teacher Status) belgesi alınması isteniyor. Bunun için de belirli sınav ya da barajları geçmek gerekir. Almanya’da lisans eğitimi sonrası birkaç yıl süren uzun adaylık dönemini tamamlamak ve süre sonunda çok aşamalı sınavları başarmak ve performans değerlendirmelerini aşmak gerekiyor. Fransa’da genel olarak yüksek lisans zorunluğu yanında, öğretmenlerin merkezi atama sınavında başarılı olması koşulu aranıyor. Türkiye’de özel okullarda öğretmenlik için eğitim fakültesi mezuniyeti ya da diğer bölümlerden lisans öğrenimi ve pedagojik formasyon belgesi koşulu yeterli olmasına karşın, önümüzde bunu yeterli bulmayan birçok ülke örneği de bulunuyor. Örneğin Kanada’da üniversite eğitimi ve stajı içeren öğretmenlik sertifikası yanında, kimi eyaletlerde zorunlu merkezi sınavları başarmak özel okul dahil öğretmenlik için ön koşul niteliğindedir. Böylece hem kamu hem de özel sektördeki öğretmen kalitesinin ulusal ya da eyalet düzeyinde belirlenen asgari standardın altına düşmesinin engellenmesi amaçlanıyor. Hindistan’da ulusal düzeyde düzenlenen ve öğretmen adaylarının temel yeterliklerini ölçmeyi amaçlayan öğretmen yeterlilik testi, kamu okulları yanında pek çok eyaletteki özel okulların işe alım süreçlerinde de ön koşuldur. Yine Japonya, Endenozya, Güney Afrika, Malezya, Ürdün, Filipinler, Peru, Mısır, Ekvator, Tayland gibi farklı ülkelerde kamu okulları ya da hem kamu hem de özel okullarda öğretmenlik yapabilmek için belirli yeterlik sınavlarında başarılı olma koşulu arandığı görülmektedir.

Öte yandan Avrupa Konseyi öğretmenlik için kariyer düzenini 2020 yılında aldığı bir kararla hem mesleğe bağlılığı artırıcı olması hem de öğretmenin mesleki gelişimine sağlayacağı katkı ve öğrencilere daha kaliteli öğretim hizmeti sunulmasında özendiricilik rolü açısından desteklemektedir. Konsey, bu kapsamda üye ülke öğretmenleri için, ulusal bir kariyer çerçevesi geliştirmeleri önerisinde bulunmaktadır. Bu bağlamda AB ülkeleri incelendiğinde bunların öğretmenlikle ilgili farklı kariyer yapılarına sahip olduğunu görmekteyiz. Kariyer basamağı olmayan dolayısıyla tek düzeyli kariyer yapısına sahip ülkeler de var elbette: Almanya, İtalya, Finlandiya, Hollanda gibi. Bunun yanında, mesleğin kendi içinde kariyer yükselmesi sağlayan çok sayıda ülke de söz konusu. Bunlar arasında Türkiye’den başka Fransa, Hırvatistan, Letonya, Bulgaristan, Estonya, İrlanda, Litvanya, Macaristan, İsveç, İngiltere, Karadağ, Sırbistan, Romanya, Malta, Arnavutluk, Makedonya, Bosna Hersek gibi ülkeler sayılabilir.

Çok kademeli kariyer sistemi uygulayan ülkelere yakından bakıldığında bu uygulamanın gerisinde yatan etmenler daha çok saygınlık yükselmesi, maaş-ücret artışı, okulda daha farklı görev, yetki ve sorumluluklar üstlenme gibi nedenlerdir. Kariyer basamaklarında ilerlemek için de ülkelere göre değişen koşulları yerine getirmek gerekiyor: Kıdem, ek çalışma, yeni mesleki yetkinlikler kazanma, performans değerlendirme bunlardan bazılarıdır. Kimi ülkelerde her kariyer basamağının ortak mesleki roller yanında, farklı rolleri (yetki -görev- sorumluluk) yanında getirdiğini da görüyoruz. Örneğin Bulgaristan’da kıdemli öğretmen ve başöğretmenler diğer öğretmenlere danışman (mentor) olarak atanabilirken, Macaristan’da usta ve araştırmacı öğretmenler diğer öğretmenlere pedagojik rehberlik yapabilmekteler. Bir başka ülke örneği ise, PİSA sonuçlarıyla dikkat çeken Singapur. Bu ülkede de öğretmenlikte çok kademeli bir kariyer sistemi yer alıyor. Öğretmenlerin; kıdemli öğretmen, başöğretmen, uzman öğretmen ve başuzman öğretmenlik gibi farklı kademelerde içinde yer alabilecekleri bir kariyer düzeni söz konusudur. Kısaca özetlemek gerekir ise, öğretmenlikte mesleki kariyer sistemleri ülkelerin kendi koşullarına göre farklılıklar içermektedir.

Burada ülkemiz açısından bizim önerimiz, mevcut kariyer düzeninin koşulları hazırlanarak yeterlik temelli bir yapıya kavuşturulması yönündedir.

ÖĞRETMENLİKTE MESLEĞE GİRİŞTEN BAŞLAYARAK OLUŞTURULACAK YETERLİK TEMELLİ BİR KARİYER DÜZENİNİN EĞİTİM SİSTEMİNE NELER SAĞLAYABİLECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORSUNUZ? KISACA AÇIKLAR MISINIZ?

Tartıştığımız konunun en can alıcı kısmı tam da bu noktada yer alıyor. Çünkü dile getirilen model seçme aşamasından başlayarak öğretmen niteliğini güçlendirme ve buradan hareketle de eğitim sisteminde kalite artışını getirecek köklü bir dönüşüm amacı taşımaktadır. Önerilen modelin uygulamaya aktarılmasının en somut getirisi de öğretmen niteliğinin, dolayısıyla da eğitim kalitesinin yükseltilmesidir.

Yeterlik temelli istihdam yaklaşımı, kendilerine öğretmenlik üzerinden alternatif istihdam alanı açmaya çalışan eğitim fakülteleri dışındaki farklı yükseköğretim baskı gruplarına karşı da bir koruma kalkanıdır. Bir başka anlatımla, öğretmenlikte kariyer yolculuğunun yeterlik temelli bir politika üzerine kurulup güçlendirilmesi, (şimdi olduğunun tam tersine) onlarca farklı yükseköğretim kurumu ve programı üzerinden öğretmenliğe kapı açan kaynağın sınırlanması sonucuna götürecektir. Böylece mesleki yeterliğe dayanacak bir seçme sistemi, kaçınılmaz biçimde bu alanda eğitim görerek kazanım sahibi olanların yetkinlikleri ölçüsünde sisteme girişini güvence altına almış olacaktır.

Model ile eğitim fakülteleri öğretmen kaynağının başlıca odağı olacaktır. Çünkü bunlar kuruluş işlevleri gereği öğretmen yeterliğine yönelik yetiştirmenin yapıldığı kurumlardır. Misyon farklılıkları nedeniyle diğer üniversiter kurumlardan ilgili yeterlikleri aynı ölçüde karşılaması beklenemez ve beklenmemelidir de. Dahası eğitim fakülteleri de yeni düzenleme bağlamında kendi öğretim programlarını öğretmen yeterliği ekseninde güncellemeye, bunları daha nitelikli ve rekabetçi kılmaya zorlanmış olacaktır. Model, öğretmen yetiştiren kurumları ister istemez daha nitelikli çıktılar üretme baskısıyla yüz yüze bırakacak, hizmet öncesi yetiştirme sürecinde mesleki yeterliği önceleyen eğitim daha keskin hatlarla öne çıkarılmış olacaktır.

Bir diğer nokta, model uygulaması yoluyla kamu ve özel ayrımı olmadan eğitim sisteminin bütününde öğretmen yeterliklerinde hem mesleğe giriş hem de kariyer basamakları bakımından uygulama birliği yani eşdeğerlik sağlanacak, bu da eğitim kalitesine yansıyacaktır. Ülkemizde sayıları on binleri aşan özel öğretim kurumu vardır. Sanıldığı gibi anılan kurumlar her durumda daha nitelikli öğretmenleri istihdam eden kurumlar da değildir. Pek çoğunda maliyet baskısı nedeniyle düşük ücretli istihdam politikası daha nitelikliyi değil, daha az maliyetliyi seçmeye yöneltmektedir. Modelle birlikte, yeni giriş standartlarını karşılama düzeyini yakalayamayanlar sistem dışında kalacağından, hem kamu hem de özel öğretim kurumlarında daha nitelikli öğretmenlerin istihdamı gerçekleşebilecektir.

Devlet okulları yanında özel öğretim kurumlarını da içine alacak biçimde yöntem ve içerik olarak yeniden kurgulanacak öğretmenlik mesleğine giriş yeterlik sınavlarında getirilecek (örneğin en az 70 alma koşulu gibi) asgari başarı barajı türünden bir doğru uygulama, barajı geçenler açısından öğretmen adayı stokunu azaltıp sınırlayacaktır. Bunun özel sektördeki pratik yansıması ise, bu sektörde istihdam edilen öğretmenlerin ucuz işgücü olmaktan kurtulmalarına katkı sağlayabilecek olmasıdır.

Modelle birlikte öğretmenlikte kariyer sürecinin yeterlik temelli bir politika üzerine kurulup geliştirilmesi öğretmen niteliğini artırırken, aynı zamanda da mesleki saygınlık artışının bir güvencesi olarak kendisini gösterecektir. Öğretmenlik özel sektörü de kapsamak üzere kolay erişilebilen yıllar içinde aşınıp sıradanlaşmış bir meslek olma algısından kendisini sıyırma olanağı bulabilecektir.

Modelin uygulanıp başarıya ulaşmasında öne çıkabilecek en önemli risk ise bugünkü mevcut uygulamadan bir biçimde avantaj sağlayan kimi üniversiter kurumlar ile yeterlik temelli seçme süreçlerinde bundan olumsuz etkileneceğini düşünen çevrelerin göstereceği şiddetli dirençtir. Ancak hiçbir köklü dönüşüm kendiliğinden ve mücadelesiz olmaz. Belirleyici olan öğretmenlik mesleğinde nitelik artışıyla eğitim sistemini daha güçlü kılmak ise, kamusal yarar ilkesinden hareketle bunu dar çevre çıkarlarına ve siyasal popülizme feda etmemektir.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Şubat 2026 05:00 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Palandöken de kural tanımayanlara ceza yağdı

02 Şubat 2026 21:23see166

Konya Velodromu’nda sabah seansı dünya rekorlarıyla başladı

02 Şubat 2026 21:14see158

N Golo Kante Fenerbahçe için sağlık kontrolünden geçti Sözcü Gazetesi

02 Şubat 2026 20:33see141

Bayındır da yağmur bereketi: Zeytinova Barajı nda su seviyesi arttı İzmir Haberleri

02 Şubat 2026 18:45see141

Nilperi Şahinkaya nın köpeğine verdiği isim şaşırttı Magazin haberleri

02 Şubat 2026 19:14see136

Terör örgütü haddini aştı! SDG’den Şam’a skandal liste! Türkiye ye açık meydan okuma!

02 Şubat 2026 06:33see132

Trump tan dikkat çeken sözler: Kanada 51 inci, Grönland 52 nci eyaletimiz olabilir

02 Şubat 2026 19:56see127

İSTANBUL KADASTRO MAHKEMESİ

04 Şubat 2026 00:03see122

ABD basını: Witkoff ile Arakçi nin nükleer anlaşmayı İstanbul da görüşmesi bekleniyor

02 Şubat 2026 18:40see121

Gazze’de kanlı gece! İsrail doktoru evinde, genci kıyıda katletti

04 Şubat 2026 00:47see120

CHP li Emir belgesiyle paylaştı: İflas etti denilen Gülibrahimoğlu AKP li belediyeye yatırım yapmış

02 Şubat 2026 19:28see119

Oyuncu Ufuk Özkan a organ nakli başarıyla gerçekleştirildi

04 Şubat 2026 00:01see118

İran medyası: ABD nin düşürdüğünü açıkladığı İHA rutin ve yasal keşif görevindeydi

04 Şubat 2026 00:22see117

SOL Parti İstanbul İl Başkanlığı na saldırı

04 Şubat 2026 00:43see117

MEVLÜT TEZEL Yerli medyanın ölmesi mi bekleniyor?

02 Şubat 2026 07:02see116

Petrol fiyatlarında sert düşüş: İran açıklaması etkili oldu

02 Şubat 2026 09:41see116

Dünya cuma gününe odaklanmıştı! Netanyahu dan zehir zemberek sözler: Dayanılmaz sonuçlarla yüzleşecekler

02 Şubat 2026 19:31see115

Bitti denilen transfer askıya alındı! Premier Lig in yıldızı sağlık kontrolünden geçemedi

02 Şubat 2026 19:57see114

Fransa dan dev talip! Göztepeli Juan ı istiyorlar

02 Şubat 2026 19:29see114

Şanlıurfa da tefeci organize suç örgütü operasyonu: 4,2 milyar TL hesap hareketi tespit edildi, 37 kişi gözaltına alındı!

02 Şubat 2026 08:22see114
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları