ÖĞRENCİ AFFINDA SON DURUM: Öğrenci affı çıktı mı, Resmi Gazete de yayımlandı mı? TBMM de kabul edildi!
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Üniversite eğitimine çeşitli nedenlerle ara vermek zorunda kalanlara yeniden kayıt hakkı tanınmasını öngören öğrenci affı düzenlemesinde Meclis süreci tamamlandı. Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında öğrenim görürken kaydını sildiren, kendi isteğiyle ayrılan ya da başarısızlık nedeniyle üniversiteyle ilişiği kesilen kişileri kapsayan düzenleme, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifinde yer aldı. Gelişmenin ardından eğitim hayatına geri dönmek isteyen binlerce kişi, yasanın yürürlüğe girip girmediğini ve Resmi Gazete’de yayımlanıp yayımlanmadığını araştırmaya başladı. Peki, öğrenci affı Meclis’ten geçti mi, kimleri kapsıyor ve başvurular ne zaman başlayacak? İşte düzenlemeye ilişkin öne çıkan bilgiler…
ÖĞRENCİ AFFI TBMM'DE KABUL EDİLDİ Mİ, YASALAŞTI MI?
TBMM Genel Kurulu, öğrenci affına ilişkin hükümleri de kapsayan “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan yönetiminde toplandı. Gündem dışı konuşmaların, milletvekillerinin birer dakikalık değerlendirmelerinin, grup başkanvekillerinin açıklamalarının ve siyasi parti gruplarına ait önergelerin ele alınmasının ardından kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. Genel Kurul’daki müzakerelerin tamamlanmasıyla teklif kabul edilerek yasalaştı.
Düzenlemeye göre, emeklilik yaş sınırını dolduran akademisyenler, Yükseköğretim Kurulunun kararıyla 75 yaşını aşmamak şartıyla emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sözleşmelerle görevlerini sürdürebilecek. Sözleşmeli öğretim üyesi sayısına bölüm, program ya da yükseköğretim kurumu bazında sınırlama getirme yetkisi YÖK’e ait olacak. Sözleşmesi yenilenen akademisyenlerin mevcut özlük hakları korunacak.
Türk Cumhuriyetleri ile akraba topluluklarda bulunan üniversitelerden davet alan akademisyenler ise özlük hakları saklı kalmak üzere en fazla üç yıl süreyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından izinli sayılabilecek. Bu süre, uluslararası anlaşmalara taraf üniversiteler ile kurumlar arasında imzalanan protokoller dikkate alınarak beş yıla kadar uzatılabilecek.
Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.
Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.
YÜKSEKÖĞRETİMDE YENİ İDARİ DÖNEM
Düzenlemeyle, ortak araştırma merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının, kendi üniversitelerindeki döner sermaye çalışmalarına sundukları katkı dikkate alınarak ek ödeme almaya devam etmeleri sağlanacak. Proje gelirleriyle edinilen dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilecek ve ortak uygulama ile araştırma merkezinde yer alan üniversitelerin kullanımına sunulabilecek. Projenin sona ermesinin ardından bu taşınırların hangi yükseköğretim kurumuna bedelsiz olarak devredileceğine merkezin yönetim kurulu karar verecek. Koordinatör üniversitenin değişmesi durumunda ise merkeze ait borçlar, alacaklar ve nakit varlıklar yeni koordinatör kuruma aktarılacak.
Kanunla kurulan devlet ve vakıf yükseköğretim kurumları, YÖK’ün onayının ardından eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlayabilecek. Faaliyete geçen fakülte, enstitü ve yüksekokullar gerekli görülmesi hâlinde Cumhurbaşkanı kararıyla; konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezleri gibi akademik birimler ise YÖK kararıyla kapatılabilecek. Ayrıca vakıf üniversitelerine uygulanabilecek idari tedbir ve yaptırımların kapsamı da kanuni güvence altına alınacak.
TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSLERİNE YENİ YETKİLER
Yeni düzenlemeyle yükseköğretim kurumlarının yönetim kurulları, hizmet buluşlarından doğan hakların teknoloji transfer ofislerine devredilmesine karar verebilecek. Hak sahipliğinin ofise geçmesi durumunda üniversitenin ilgili mevzuattan kaynaklanan yetki ve sorumlulukları da teknoloji transfer ofisi tarafından üstlenilecek.
Ofis adına tescil edilen buluşlardan sağlanan gelirin üçte biri, hakları devreden yükseköğretim kurumunun döner sermayesine aktarılacak. Gelirin en az üçte biri buluş sahibine ödenecek, geriye kalan bölüm ise teknoloji transfer ofisinin kullanımında olacak. Üniversitenin döner sermayesine aktarılan paydan hazine payı dışında kesinti yapılamayacak ve söz konusu kaynak yalnızca kanunda belirtilen giderlerde kullanılabilecek. Bu hükümler, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce üniversiteler adına tescil edilmiş buluş ve başvurular için de geçerli olacak.
Birden fazla yükseköğretim kurumu, ortak bir teknoloji transfer ofisi kurmak amacıyla başvuruda bulunabilecek. Bu durumda ofisin yerleşkesinde ya da ortağı olunan teknoloji geliştirme bölgesinde kurulacağı üniversite, başvurunun muhatabı olarak gösterilecek. Faaliyetlere katkı sunabileceği değerlendirilen diğer tüzel kişiler de sermaye koymaları şartıyla ofise ortak olabilecek.
Teknoloji transfer ofisleri, kendi öz kaynaklarını veya faaliyet gelirlerini kullanarak üretilen bilgilerin ve geliştirilen buluşların ticarileştirilmesine yatırım yapabilecek. Ofisler ayrıca bu amaç doğrultusunda kamu kuruluşları ve özel sektör şirketleriyle ortaklık kurabilecek.
AKADEMİK SAHTECİLİĞE AĞIR YAPTIRIM
Tez, makale, kitap veya proje gibi akademik çalışmaları ücret karşılığında ya da ücretsiz olarak başkasına hazırlatan ve bu yolla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma ile akademik unvan elde eden kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak. Usulsüz biçimde kazanıldığı belirlenen diploma dereceleri ve akademik unvanlar da iptal edilecek.
Bu tür yayın ve çalışmaların tamamını veya bir bölümünü başkası adına hazırlayan, üreten ya da sürece aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Suçun bu işi meslek hâline getiren kişiler tarafından işlenmesi durumunda ceza 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olamayacak.
Başkalarına hazırlatılan akademik çalışmaları kullanarak diploma veya akademik unvan kazananlar da 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalacak. Suç kapsamında sorumluluğu bulunan tüzel kişiler hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacak.
ÖĞRENCİ AFFI RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI MI?
Öğrenci affına ilişkin düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş değil. Kanunlaşma sürecinin tamamlanabilmesi için teklifin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanının onayına sunulması ve son olarak Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:30
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ağustos 2026 14:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















