O gizli hücre MİT ağına nasıl takıldı? Yahya Bostan
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
MİT’in MOSSAD operasyonu, sonuçları itibariyle -kamuoyuna açıklanmış- en sıra dışı faaliyetlerden biridir. İrdelememiz gerekiyor. Ama önce kısaca olanları aktaralım.
Basına yansıyan bilgilere göre biri Filistin kökenli iki Türk vatandaşı, Mossad casusluğu suçlamasıyla yakalandı. Casusların 2012’den bu yana İsrail gizli servisi ile irtibatta olduğu belirlendi.
Mossad’ın şahıslarla ilk teması, bir paravan şirket aracılığıyla gerçekleşiyor. Daha sonra bir Avrupa ülkesinde İsrail gizli servisi ile doğrudan görüşme yapılıyor. İlk başlarda Mossad, iki casusa küçük işler vererek onları test ediyor. Verilen ilk hedef Arap dünyasındaki Filistinliler.
İkili, ilk görevlerini başarıyla yerine getirince Mossad el yükseltiyor. İkili, 2016’da drone parçaları ticareti yapmaya başlıyor. Bu girişimin ilk numunelerini de bizzat İsrail gizli servisi temin ediyor (İki casusun drone satmaya çalıştığı M. Zouari, 2016’da Mossad’ın suikastine uğruyor.)
O İSRAİLLİ İSTİHBARATÇILAR DA TESPİT EDİLDİ
Bu gelişme Mossad’ın, bu ikili ile kurduğu ilişkide dönüm noktasını teşkil ediyor. Neden? Çünkü, Mossad bir Asya ülkesinde casuslardan birini yalan makinasına sokuyor. Bu, casusluk hücresine daha büyük görevler vereceklerinin bir işareti. Mossad, iki Türk vatandaşına güvenip güvenemeyeceğinden emin olmak istiyor. Yalan makinası testi aşaması da geçiliyor. Daha sonra yoğun görüşmeler… MİT’in Avrupa’da iki şüpheliyle görüştüğünü tespit ettiği çok sayıda İsrailli istihbaratçı var. Kendilerine kriptolu telefon temin ediliyor. Ödemeler elden alınıyor. Bu aşamada casusluk hücresinin Mossad’a sağladığı bilgilerin muhteviyatı değişiyor. Filistinlilerle ilgili bilgilerin yerini Türkiye’den toplanan veriler alıyor: Türkiye ve Lübnan’dan alınan sim kartları, internet modem ve router cihazları, bunların şifre, seri numaraları, üretim bilgileri vs…
OPERASYONEL AMAÇLAR İÇİN ASYA’DA PARAVAN ŞİRKETLER
Hücre bu işleri de yapınca Mossad, bir üst seviyeye çıkma kararı alıyor. Ama önce güven tazelemeli… Hücre bu kez 2024’te bir Avrupa ülkesindeki bir otelde yalan makinesine giriyor. Bu testten de geçiliyor. İşte ondan sonra sıra, asıl büyük işe geliyor: Yurtdışında paravan şirketler kurarak Mossad adına uluslararası tedarik zincirine sızmak. İsrail gizli servisi Ocak 2026’da -yine bir Avrupa ülkesinde- hücreye bu talimatı veriyor.
Bakın burası çok önemli… Plana göre… Casusluk hücresi, Asya ülkelerinde üç firma ile temasa geçecek. Birinci firma, istenen ürünleri temin edecek ve deposunda ambalajını (ve gerekirse içeriğini) değiştirecek. İkinci firma, ambalajlanan ürünleri deposunda saklayacak. Üçüncü firma, saklanan ürünleri Mossad’ın işaret ettiği şirketlere gönderecek. Böylece İsrail gizli servisi, izini kaybettirerek uluslararası ticari tedarik zincirine sızmış olacak. Mossad’ın bu son hamlesi üzerine düğmeye basılıyor ve MİT hücreyi enseliyor.
MONİTUM FAALİYETİ 14 YIL SÜRDÜ
Bu operasyonun hangi önemli sonuçları ürettiği sorusunun birden çok yanıtı var.
Bir. Sızan bilgilerde dikkatimi çeken ilk şey… MİT’in Avrupa ve Asya’da gerçekleşen Mossad görüşmelerinin tüm detaylarına vakıf olması. Bu nasıl olabiliyor? Benim yanıtım şu: MİT, istihbari yeteneğini artık Türkiye’nin yakın coğrafyası ve hinterlandının ötesine taşıyor. MİT’in küresel istihbarat örgütüne dönüştüğü bir döneme şahitlik ediyoruz.
İki. Bu neredeyse 14 yıla yayılan bir operasyon. Buna Monitum Faaliyeti deniyor. Ne demek o? Bir kişi, kurum ya da örgütün, sürekli ve sistematik biçimde izlenmesi demek. Bu tür casusluk hücreleri bir anda oluşmaz. Fark edilmesi de zordur. MİT’in içerde-dışarıda ördüğü istihbarat ağları var. Bu ağlar öyle bir kurgulanıyor ki… Yabancı servis hücreleri bir şekilde o ağa takılıyor. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi… Hücre sezdirmeden takibe alınıyor. Gerçek bir casusluk şebekesine dönüşmeye başladığında düğmeye basılıyor. Bu örnekte 14 yıllık bir sabrın meyvelerini görüyoruz.
PATLAYAN ÇAĞRI CİHAZLARINI HATIRLIYOR MUSUNUZ?
Üç. Bakın burası çok önemli: İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a yaptığı çağrı cihazı saldırısını hatırlıyor musunuz? Mossad’ın, çağrı cihazlarını üreten Tayvan merkezli (yine bir Asya ülkesi) Gold Apollo şirketini aldatmak için Macaristan’da paravan şirket kurduğu ortaya çıkmıştı. O şirketin ürettiği, içine bomba yerleştirilen cihazlar Tayvan’a satılmış, oradan da Hizbullah’ın eline geçmişti. Bu operasyonda da paravan şirketler öne çıkıyor.
Dört. İsrail, son bölgesel gelişmeler nedeniyle Türkiye’yi, çıkarlarını tehdit eden en güçlü bölgesel rakip olarak görüyor. Yapılan açıklamalara bakarsak Ankara’yı “düşmanlaştırmaya” çalışıyor. Hal böyleyken… Bu paravan operasyonun nihai hedefi neresiydi? Türkiye mi? O paravan şirketler ambalajı ve içeriği değişen hangi ürünleri temin edecekti?
O ürünlerin içine ne yerleştirilecekti? MİT, bu operasyonla, İsrail gizli servisinin belki de önümüzdeki 10 yıl için kurguladığı çok büyük bir girişimi başlamadan bitirmiştir. Peki, tehlike geçti mi? Elbette hayır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:37
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Şubat 2026 04:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















