Ankara24.com
close
up
Necati Özkan: Tutuklanmış olmamın gerçek nedeni İmamoğlu’nun 4 seçim kampanyasının zaferle sonuçlanması

Necati Özkan: Tutuklanmış olmamın gerçek nedeni İmamoğlu’nun 4 seçim kampanyasının zaferle sonuçlanması

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

CHP'nin "yolsuzluk" iddiasıyla tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 4 seçim kampanyasını yöneten ve "suç örgütü üyeliği" ile "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanan kampanya danışmanı Necati Özkan, 19 Mart'tan bu yana tutuklu olduğu Kandıra F Tipi Cezaevi'nden bir mektup kaleme aldı. Özkan, "Hakikatte ahlaka veya kanunlara aykırı bir davranışım olduğu için değil, Ekrem İmamoğlu’nun 4 seçim kampanyasını profesyonelce yönettiğim ve hepsi de zaferle sonuçlandığı için hedef seçildim. İpe sapa gelmez iddialarla tutuklanmış olmamın gerçek nedeni İmamoğlu’nun seçim başarılarına stratejik katkı sağladığıma inanılmasıdır" dedi.
Tutuklanan ve "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü"ne üye olmakla suçlanan kampanya stratejisti Özkan, cezaevinden yazdığı mektupla kamuoyuna seslendi. 

"Yargı, seçim kazanmaya dönük siyasi manevra merkezlerinden birine dönüştürüldü"

Özkan, mektubuna, cezaevlerinin "sorumlu vatandaş olmanın mecburi adresi" haline geldiğini belirterek başladı. Yargıyı sert bir dille eleştiren Özkan, "Bugün yargı sadece bir baskı aracı olmanın çok ötesine geçti ve seçim kazanmaya dönük siyasi manevra ve algı operasyonlarının merkezlerinden birine dönüştürüldü" ifadelerini kullandı.

Kendisine yöneltilen "örgüt üyeliği" ve "casusluk" suçlamalarını reddeden Özkan, hedef seçilmesinin gerekçesini şöyle açıkladı:

"Hakikatte ahlaka veya kanunlara aykırı bir davranışım olduğu için değil, Ekrem İmamoğlu’nun 4 seçim kampanyasını profesyonelce yönettiğim ve hepsi de zaferle sonuçlandığı için hedef seçildim. İpe sapa gelmez iddialarla tutuklanmış olmamın gerçek nedeni İmamoğlu’nun seçim başarılarına stratejik katkı sağladığıma inanılmasıdır."

"Rüşvet" ve "casusluk" iddialarına yanıt verdi

İddianamede yer alan "rüşvetle edinilmiş mal varlığı" iddialarına da değinen Özkan, söz konusu 4 daireyi İmamoğlu ile tanışmadan yıllar önce, reklam kampanyasını yürüttüğü bir inşaat firmasından "topraktan girerek" ve "vergisi verilmiş helal kazancıyla" satın aldığını belirtti. Savcılığın kendi sunduğu 60'tan fazla delili görmezden geldiğini savunan Özkan, "casusluk" suçlamasını ise "devlet ciddiyetine yakışmayan bir teşebbüs" olarak niteledi.

"Suç varsayılmaz, vehmedilmez, kanıtlanır!"

Emekli bir subay olduğunu hatırlatan Özkan, "casusluk" iddiasının içinin boş olduğunu şu sözlerle savundu:

"Hangi gizli bilgilerin, hangi yolla temin edilerek, kime, neyin karşılığında ve nasıl verildiğine dair tek bir kanıt ortaya konulamamıştır. Suç varsayılmaz, vehmedilmez, kanıtlanır! Hakikat ise bize yazılım satmak isterken güvenmediğimiz için iletişimi kestiğimiz bir iş adamının manipüle edilmesinden ibarettir."

Mektubunu "Haksızlığa karşı çıkmayan o haksızlığın ortağı olur" başlığıyla sonlandıran Özkan, amacının merhamet dilenmek değil, hakikati savunmak olduğunu vurguladı. Özkan, bundan sonra yazacağı mektuplarla diğer sanıklara yapılan haksızlıkları da anlatacağını belirterek kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.

Özkan'ın mektubunun tamamı şöyle:

"Ben Necati Özkan, size sorumlu vatandaş olmanın mecburi adresi haline getirilen bir yerden, cezaevinden yazıyorum. Cezaevleri eskiden de itiraz eden insanların ve muhaliflerin uğrak yeriydi, ama, yargı hiçbir zaman bugünkü kadar keyfi ve güdümlü olmamıştı. Bugün yargı sadece bir baskı aracı olmanın çok ötesine geçti ve seçim kazanmaya dönük siyasi manevra ve algı operasyonlarının merkezlerinden birine dönüştürüldü.

Bu çerçevede ben de 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne üye olmakla itham ediliyorum. Hem de 'özel vasfa haiz üye' sıfatıyla… Bununla da yetinilmedi, üstüne bir de 'askeri ve siyasi casusluk' faaliyetinde bulunmakla itham ediliyorum.

Hakikatte ise, ahlaka veya kanunlara aykırı bir davranışım olduğu için değil, Ekrem İmamoğlu’nun 4 seçim kampanyasını profesyonelce yönettiğim ve hepsi de zaferle sonuçlandığı için hedef seçildim. İpe sapa gelmez iddialarla, kanıta dayalı olmadan üst üste iki kez tutuklanmış olmamın gerçek nedeni İmamoğlu’nun seçim başarılarına stratejik katkı sağladığıma inanılmasıdır:

a) Aleyhimdeki örgüt üyeliği iddiasına kanıt olarak gösterilen görüşme ve temasların tamamı profesyonelce yaptığım siyasi danışmanlık işinin olağan gereğidir. Hal böyle iken savcılık, hakikatin hilafına seçim kazanma çabasını suç, o çaba için yasal çerçevede çaba harcayan kişileri ve eylemleri suçlu kabul eden bir zihniyetle iddianame hazırladı. İddianamede kanıt olarak sunulan HTS kayıtları ve MASAK raporu gibi belgeler alenen benim masumiyetimi gösterirken, gizli ve açık tanıkların hakikat dışı ve çelişkili beyanları hukuki dayanakmış gibi kullanılıyor.

Ekrem İmamoğlu ile tanışmadan yıllar önce reklam kampanyalarını üstlendiğimiz bir inşaat şirketinden topraktan girerek, vergisi verilmiş helal kazancımla nakit satın aldığım dört küçük daire, iddianamede rüşvetle edinilmiş haksız zenginleşme ve rüşvet gibi gösteriliyor. Savcılık etkin pişmanlıktan yararlanmak için hakikati eğip büken şüphelinin ifadesini kanıt olarak iddianameye koyuyor. Ama aynı savcılık benim bu konudaki hakikatleri anlattığım ve 60’tan fazla delili eklediğim ifademi görmezden gelmeyi tercih ediyor.

Elbette yargılama safhasında tüm bu delilleri ve hakikatleri ayrıntılı biçimde ortaya koyacağım.

Lakin size sormak isterim:

Hani bu ülkede savcılar şüpheli lehine olan belgeleri de dikkate alıyorlardı?
Hani bu ülkede yargı tarafsızdı?

b) Casusluk iddiası ise ne devlet ciddiyetine ne yargı bağımsızlığına ne de milli güvenliğe yakışır bir teşebbüstür. Bu teşebbüs o kadar akla aykırıdır ki gerek savcılık müzekkeresinde gerekse tutuklama kararında, hangi gizli bilgilerin, hangi yolla temin edilerek, kime, neyin karşılığında ve nasıl verildiğine dair tek bir kanıt ortaya konulamamıştır.

Casus olduğu varsayılan bir kişiyle yapmış olduğum görüşme ve birkaç WhatsApp mesajı yegâne kanıt ve gerekçedir. Oysaki suç varsayılmaz, vehmedilmez, kanıtlanır! Hakikat ise, bize yazılım satmak isterken, kendisine, şirketine ve yazılımına güvenmediğimiz için kısa sürede iletişimi tümüyle kestiğimiz bir iş adamının etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere manipüle edilmesinden ibarettir.**

Ne yazık ki, casusluk gibi milli güvenliğimiz adına ciddiye alınması gereken bir konu, siyasi hesaplarla sulandırılarak haftalarca ülke gündemine dahil edilmiştir. Emekli bir subay olarak bu sözde iddianın en az casusluk kadar ülkemize ve devletimize zarar verdiğini hatırlatmak isterim.

Türk siyasi tarihinin en kaotik süreci olan bu dönemde yaşadığım ve şahit olduğum haksızlıkları, zulmü ve hakikatleri, siyasi, idari ya da demokratik temsil mevkiinde bulunan isimlerle paylaşmak ve ortak geleceğimiz adına, yaşananlara dikkat çekmek istiyorum.

Maksadım merhamet dilenmek değil, hakikati ve hukuku savunmaktır. Size hakikatleri aktararak, bu ülkede alın teri döken, suçsuz ve onurlu vatandaşların benim yaşadıklarımı yaşamamasına katkıda bulunmayı umuyorum. Bir devletin böyle iş yapmasının, yargının vatandaşların başına çoraplar örmesinin önüne geçmeyi hedefliyorum.

Biz milletçe, haksızlığa karşı çıkmayan herkesi, o haksızlığın ortağı olarak gören bir ahlak ve kültüre sahibiz. Bu hasletimize sahip çıkmalı ve kim tarafından kime yapıldığına bakmaksızın tüm haksızlıklara itiraz etmekten asla geri durmamalıyız.

Bu mektuptan itibaren, sadece bana değil, diğer sanıklara yapılan haksızlıklara da değinecek ve hakikatin tüm boyutlarıyla görülebilmesi için çaba sarf edeceğim.

Dilerim, hakikatin ve adaletin tecelli etmesi adına bu mektubumu ve bundan sonra göndereceğim mektupları okuma zahmetine katlanır ve bu çabama destek olursunuz.

Saygılarımla..."


Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:204
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 12:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Salih Özcan Beşiktaş ta! Dört gözle bekledim

09 Temmuz 2026 01:47see172

Aral Şimşir, Trabzonspor’da! Maliyeti açıklandı

08 Temmuz 2026 19:48see164

Cevdet Yılmaz dan NATO Zirvesi ne ilişkin paylaşım

08 Temmuz 2026 20:27see158

Direksiyon başında fenalaşan sürücü, istinat duvarına çarptı

09 Temmuz 2026 00:30see154

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan S 400 ve F 35 sorusuna alkış alan yanıt

08 Temmuz 2026 20:57see152

Nazım Sangare, Gaziantep FK’da kaldı!

08 Temmuz 2026 21:09see150

Kırklareli nde eski koca dehşeti! Anne öldü, çocuk yaralandı Son dakika haberleri

09 Temmuz 2026 01:14see149

Amedspor da hazırlıklar devam ediyor!

08 Temmuz 2026 21:29see149

Hakkı Türker, Bursaspor dan ayrıldı!

10 Temmuz 2026 00:04see148

Beyoğlu başkanını özlemiş Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 02:40see148

Arap Denizi açıklarında radardan kaybolan uçağın enkazı bulundu Sözcü Gazetesi

08 Temmuz 2026 21:56see147

F 35 te görüşme trafiği: S 400 düğümünün çözümü için yol haritası şekilleniyor

09 Temmuz 2026 15:29see142

Butlan yönetiminin indirdiği İmamoğlu posterini gençler yeniden astı Sözcü Gazetesi

10 Temmuz 2026 00:22see142

Dağlık arazide kaybolmuştu! AFAD tarafından günler sonra sağ olarak kurtarıldı

10 Temmuz 2026 00:57see141

CANiK, Türkiye ABD savunma sanayii iş birliği toplantısına sponsor oldu

09 Temmuz 2026 13:47see137

SON DAKİKA… NATO Zirvesi sonrası İsrail FETÖ CIA’dan ortak operasyon! Provokatör Michael Rubin yine sahnede: Küstah tehdit…

09 Temmuz 2026 15:54see136

Tatil yolculuklarında hareketsizlik gizli pıhtı riskini artırabiliyor Haberler

09 Temmuz 2026 11:50see134

NASA, Mars ve Ay simülasyonu için gönüllü astronotlar arıyor

09 Temmuz 2026 21:21see133

Galatasaraylıları üzecek gelişme! Dünya devi Osimhen in peşinde Sözcü Gazetesi

09 Temmuz 2026 18:17see126

Marketten hırsızlık yapan şüpheli, içinde 10 yaşında çocuğun da bulunduğu otomobili gasbedip kaçtı

09 Temmuz 2026 17:30see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları