NEBİ MİŞ Geleceğin güvenlik mimarisi ve SAHA EXPO 2026’nın gösterdikleri
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Uzun süredir ülkelerin savunma açıkları ve bu sorunlara yönelik yeni savunma paradigmasının nasıl şekillendiği tartışılıyordu. Savunma anlayışı dönüşüyor. Ukrayna Savaşı bu dönüşümün habercisiydi. İran-ABD-İsrail Savaşı ise dönüşüm ihtiyacını daha belirgin hale getirdi.
Savunma ve güvenlikte, teknolojik üstünlük temel belirleyici. Ancak, tek başına yeterli değil. Savaşın en önemli sonuçlarından biri, hava savunma sistemlerinin ekonomik sürdürülebilirliği ile ilgiliydi.
Dayanıklılığı belirleyen aynı zamanda, savunma ve saldırı kapasitesinin, ucuz, etkili ve üretimin seri olmasıydı. İran'ın düşük maliyetli dron ve füze saldırıları ve stok derinliği, yüksek teknolojili ABD ve İsrail'e büyük bir maliyet üretti.
Yardımcı unsur olarak savaş alanına dahil olan dronlar artık savaşın ana omurgasını oluşturuyor. Üretiminim kolay, ucuz ve hızlı olması ve aynı zamanda rakibe büyük maliyet üretmesi, dronların ilk baştaki keşif ve taktik saldırı aracı vasfını değiştirdi. Stratejik baskı, hava savunmasını yıpratma ve müzakere kaldıracı olarak bu son çatışmalarda belirleyici oldu.
Teknoloji, ekonomi ve savunma sanayi olarak güçlü olan Batılı ülkeler için son dönemde Ukrayna savaşı "uyandırma alarmı" İran savaşının ise, "yangın alarmı" olduğu geniş kabul gören bir gerçeklik. Geleneksel Batılı savunma modelinin, yüksek maliyetli, uzun üretim döngüsüne sahip ve sınırlı sayıda üretilen platformları, yoğun ve uzun süreli çatışmalarda sürdürülebilirlik sorununu ortaya çıkardığı fark edildi.
Geleceğin savunma mimarisinde, geleneksel platformlarla askeri üsleri ve başkentleri korumanın yeterli olmayacağı görüldü. Enerji tesisleri, limanlar, rafineriler, havaalanları deniz rotaları, lojistik merkezleri gibi altyapılar artık savunma mimarisinin bir parçası olmak zorunda.
İran-ABD-İsrail savaşı, geleceğin savunma ihtiyacını ve güvenlik mimarisini şekillendirecek dinamikleri daha da netleştirdi. Teknolojinin çok hızlı ilerlemesi, bu ihtiyacı kısa sürelerde güncelleyecektir.
Buna göre, mevcut pahalı ve etkili platformların yanında, ucuz, harcanabilir ve seri üretilebilir sistemlere ağırlık verilecek. Dronlar, hava savunma sisteminin farklı katmanlarda yeniden kurulmasını zorunlu kılıyor.
Mühimmat üretimi, stok kapasitesi ve derinliği, stratejik üstünlüğün en önemli bileşenlerinden biri haline geldi. Uzay, yapay zeka, elektronik harp, siber alan ve bilgi savaşları savunma sanayini, öngörülenin çok ötesinde ve hızla değiştiriyor. Start-up'lar ve KOBİ'ler büyük savunma şirketlerinin yanında inovasyonun motoru haline geldi.
Tüm bu dinamiklerin içinde belki de en belirleyicisi, yerli üretim, milli sanayi, kendi kendine yeterlilik ve savunma egemenliği orta güçler için ana stratejik hedef haline gelmesidir.
Türkiye, bir çok alanda olduğu gibi, geleceğin güvenlik mimarisine en hazırlıklı ülkelerden biri. Bunu en son SAHA EXPO 2026, Savunma Havacılık ve Uzay Fuarı vesilesiyle bir kez daha gördük.
SAHA EXPO,Türkiye'nin jeopolitik ağırlığının, teknolojik kabiliyetlerinin, ihracat kapasitesinin, stratejik otonomisinin ve kendi güvenlik mimarisinde geldiği noktayı gösteren bir sunum olarak değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın SAHA EXPO konuşmasında belirttiği gibi, Türk savunma sanayi, artık öne çıkan belirli ürünlerde üstünlük aşmasını geçmiştir. Küresel sistemde Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında yıldızı parlayan bir ülke haline gelmiştir.
2018 yılından bugüne kısa bir sürede Avrupa'nın en büyük savunma kümelenmesi haline gelen SAHA EXPO'ya gösterilen ilgi bu hakikatin somut çıktısıdır. 120 ülkeden 1700'den fazla şirketin katılması ve 8 milyar doların üzerinde iş hacmine ulaşması, Türkiye'nin bu alanda kurucu bir aktör haline geldiğini gösteriyor.
Bugün Türkiye, yeni nesil milli muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA'nı, SİHA'sını, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, hava savunma sistemlerini, radarını, tankını, roketini, füzesini zırhlı araçlarını ve en gelişmiş savaş gemilerini üretebilen bir ülkedir. Aynı zamanda milli yazılımlarını ve platformlarını yapabilmektedir.
Bunlara ek olarak savunma sanayii, Türkiye'nin güvenlik ve savunmasının yanında, ekonomik büyüme ve yüksek teknoloji stratejisinin de merkezine yerleşmiş durumdadır.
Dolayısıyla da SAHA EXPO 2026'da da görüldüğü gibi, Türkiye oyun değiştirici teknolojileri üretebilen ve geleceğin güvenlik mimarisine dünyada en hazırlıklı ülkelerden biridir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:110
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Mayıs 2026 07:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















