Ne Şişli de bir apartımanı oldu, ne iki tane otomobili: Babası futbolu yasaklayınca içinde yanan tiyatro ateşi son nefesine kadar sönmedi
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Çocukluk yıllarından başlayarak son nefesini verdiği ana kadar içindeki oyunculuk ateşi hiç sönmeyen Zihni Göktay, 80 yaşında bu dünyadaki serüvenini tamamladı.
Ondan geriye de sayısız tiyatro oyununda ve sinema filminde yarattığı unutulmaz karakterler kaldı.
Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olan Göktay, bir süredir kendi isteğiyle huzur evinde yaşıyordu.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
TERZİ İBRAHİM BEY İLE KÜBRA HANIM'IN İKİNCİ ÇOCUĞUYDU
Tam adı Abdullah Zihni Göktay olan usta sanatçı, 2 Aralık 1945'te İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya geldi. Bir terzi olan babası İbrahim Bey ile annesi Kübra Hanım'ın ikinci çocuğuydu.
Sonradan anlattığına göre babası da gençlik yıllarında amatör olarak tiyatro ile ilgilenmişti. Bir başka deyişle onun içindeki bu tiyatro ateşi genlerinden geliyordu.
Göktay'ın tiyatro sanatına yönelmesinin temelinde, babasının ona çocukken hediye ettiği Karagöz ve Hacivat tasvirlerinin rolü var.
�
SOKAKTA FUTBOL OYNAMASINA İZİN YOKTU
Bir de başta babası İbrahim Bey olmak üzere ailesinin, o küçükken diğer arkadaşları gibi sokakta futbol oynamasına izin vermemesinin.
Bir röportajında anlattığına göre Göktay'ın babası onu hiç futbol maçına götürmedi, hatta sokakta arkadaşlarıyla futbol oynamasına bile izin vermedi.
Düşüp bir yerini kırmasından korktular. Bunun yerine babası onu sürekli olarak tiyatro oyunlarına götürürdü.
ÇOCUK OYUNLARINI İZLEYE İZLEYE İÇİNDE BİR ATEŞ YANDI
O sırada Darülbedayi'nin çocuk tiyatrosu Göktay'ın gönlünü çaldı. Orada sahnelenen oyunları izleyerek büyüdü ve 12 yaşına geldi.
O zamandan sonra da artık yetişkinler için sahnelenen, büyük ustaların eserlerini sahneye taşıyan oyunları izlemeye başladı.
Tiyatroya bu kadar tutkulu olunca da ilkokulda piyeslerde sahneye çıktı. Bitirdiği Pertevniyal Lisesi'nde de tiyatro kolunda çalıştı.
�
Liseden mezun olduktan sonra Eminönü Halk Evi'nde, 1960 ile 1964 yılları arasında İ.M.T.B. (İstanbul Üniversitesi Milli Türk Talebe Birliği) Gençlik Tiyatroları çalışmaları geldi.
1964-1973 yılları arasında Ankara Meydan Sahnesinde çalıştı.
25 LİRA YEVMİYE İLE FİGÜRAN KADROSUNDA İŞE BAŞLADI
Ama içindeki bu tiyatro yangını dinecek gibi değildi. Alevler giderek büyüdü. Sonunda Zihni Göktay da soluğu 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda aldı.
O dönemin yöneticisi olan bir usta, Vasfi Rıza Zobu "25 lira yevmiye ile figüran kadromuz var. İsterseniz gelin. İlerleyen zamanda sizi ana kadroya geçirme imkanımız olabilir" dedi.
İşte böylece Zihni Göktay için yeni ve artık çok daha ciddi bir dönem başlamış oldu.
İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahne tozu yuttuğu sırada İsmail Dümbüllü, Muammer Karaca, Vasfi Rıza Zobu, gibi ustalarla çalıştı.
'LÜKÜS HAYAT' OPERETİNDE ÇEYREK ASIR SAHNEYE ÇIKTI
Sonrasında da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun ana kadrosuna geçti...
Kurumun en çok izlenen ve en çok sahnelenen oyunlarından biri olan Lüküs Hayat operetinde 28 yıl boyunca rol aldı.
Ekrem Reşit Rey'in yazdığı, Cemal Reşit Rey'in müziklerini hazırladığı ve "Şişli'de bir apartıman, yoksa eğer halin yaman" diye başlayan şarkı sözleriyle birkaç kuşağın hafızasına kazınan eserde Rıza karakterine hayat verdi Zihni Göktay.
Zihni Göktay, İstanbul Şehir Tiyatroları'nın rekortmen oyunu Lüküs Hayat'ta 28 yıl boyunca sahneye çıktı. "Şişli'de bir apartıman, yoksa eğer halin yaman, nikel-kübik mobilyalar, duvarda yağlı boyalar" sözleriyle başlayan şarkısıyla hafızalara kazınmıştı bu eser.
�
'BURADA NE UZARSIN NE KISALIRSIN'
Göktay'ın tiyatro serüveninin ardından doğal olarak sinema da geldi.
O sırada çok ünlü olmayan ama Göktay ile gençlik yıllarından tanışan Kemalm Sunal, "Şehir Tiyatroları'nda ne uzarsın ne kısalırsın. Gel, film yapalım" deyince oyunculuğunu kamera karşısına taşımaya karar verdi Zihni Göktay.
1976'da Tosun Paşa ile başladığı sinema serüveni Atla Gel Şaban, Meraklı Köfteci gibi Sunal ile çalıştığı filmlerle devam etti. Sinemadan kazandığı para sayesinde eşi Sevinç Hanım ile evlendi.
Göktay'ın kamera karşısındaki oyunculuk serüveni Fahriye Abla filminde Fahriye'nin dayısı, Hababam Sınıfı Merhaba filminde edebiyat hocası Üçbuçuk Yusuf, Zaman Mekan Makinesi dizisinde Mucit, Kuruntu Ailesi dizisinde dedikoducu Safinaz'ın eşi Bayram Efendi, Bizimkiler dizisinde Muvaffak Bey, Koçum Benim dizisinde okul müdürü İsmail Bey rolleriyle sürdü.
Göktay, 1978 yılında evlendiği Sevinç Hanım ile onun son enfesine kadar evli kaldı. Bu evlilikten Zeynep adında bir kızı ve Ömer adında bir oğlu dünyaya geldi. Usta sanatçı karısını üç yıl önce kaybetti.
Zihni Göktay, İstanbul Fenerbahçe'deki evi geçen yıl kentsel dönüşüme girince kendi arzusuyla huzur evine taşındı.
Zihni Göktay, geçen yıl kasım ayında Hürriyet'e verdiği röportajda neden bakımevine taşındığını şöyle anlatmıştı: "Kentsel dönüşüm çıkınca buraya geldim. Kızım Zeynep ile konuştuk. Geçici bir süre için böyle daha uygun olacağına karar verdik. Feneryolu’ndaki ev yapılana kadar burada kalacağım. Sonrasına karar vereceğiz. Burası bana iyi geldi. Kalmaya devam ederim ama yanımda bir bakıcıya ihtiyacım var. Benim ilaçlarımı takip edecek, ilgilenecek. Evim 3 1 olacak. Kızım ‘Ev bitince gel otur, bir yardımcı tutarız’ dedi. Ev bitince karar vereceğiz.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:93
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Temmuz 2026 10:26 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















