MS hastalığına kimler neden yakalanıyor?
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Multipl skleroza, neredeyse herkesin vücudunda bulunan bir virüs neden oluyor. Yeni bir çalışma, neden yalnızca belirli kişilerin hastalandığını açıklıyor.
Epstein-Barr, (EBV), bir tür herpes virüsüdür (insanlarda uçuğa neden olan virüs) ve çeşitli kanserlerin yanı sıra otoimmün hastalıkların ortaya çıkmasına da katkıda bulunduğu kabul edilir. Damlacık yoluyla, örneğin tükürükle bulaşır. Yol açtığı hastalıklardan biri olan enfeksiyöz mononükleoz (ya da Pfeiffer bez ateşi) de bu nedenle "öpücük hastalığı" olarak da bilinir.
Epstein-Barr virüsünün, Multipl Skleroz (MS) hastalığının ortaya çıkmasında da rol oynadığı uzun zamandır biliniyor. Ancak sorun şu: Neredeyse herkes EBV ile enfekte oluyor ve virüsü ömür boyu vücudunda taşıyor; buna karşılık nüfusun yüzde birinden azı Multipl Skleroz hastalığına yakalanıyor.
Bu nasıl mümkün olabilir?
Araştırmacılar şimdi bu bilmecenin çözümüne biraz daha yaklaşmış olabilir. Yanıt, çoğu zaman olduğu gibi, genlerimizde gizli.
MS hastalarında bağışıklık sistemi sinirlere saldırıyorMultipl Skleroz hastalarında, bağışıklık sistemi yanlış yönlenmiş durumda. Dışarıdan gelen istilacılara karşı yönelmesi gerekirken kendi vücuduna saldırıyor. Bağışıklık sisteminin bazı bölümleri, sinirlerimizin etrafında bir tür yalıtım tabakası gibi bulunan ve normalde sinyallerin iletilmesine yardımcı olan miyelin kılıflarına saldırıyor.
MS'e yakalanan kişilerde sıklıkla görme ve duyusal bozukluklar görülüyor. Önce karın kaslarını, ardından mesane ve bağırsakların kapatıcı kaslarını kontrol edemez hale gelebiliyorlar. En sonunda ise nefes almak için ihtiyaç duyduğumuz kaslar etkileniyor.
MS tedavisinde amaç, bağışıklık sistemini baskılamak. Oysa hastalık ortaya çıkmadan önce önlenebilseydi bu çok daha iyi olurdu.
Epstein-Barr virüsü MS riskini nasıl artırıyor?Çin, Almanya, İsviçre ve İngiltere'den bilim insanları, Epstein-Barr virüsünün belirli bir genetik yapı ile birlikte nasıl MS’e yol açtığını ortaya koydu.
Burada belirleyici olan HLA-DR15 adlı bir molekül olabilir. HLA molekülleri bağışıklık sistemimizin önemli bir parçasıdır. Belirli hücrelerin yüzeyinde küçük kollar gibi yer alırlar ve bağışıklık sistemine hücre içinde neler olup bittiğini sunarlar. Böylece bağışıklık savunmasının vücuda ait yapılarla yabancı yapılar arasında ayrım yapmasına yardımcı olurlar.
B hücreleri Epstein-Barr virüsü ile enfekte olduğunda, virüsün parçalarını diğer bağışıklık hücrelerine sunar. Böylece bağışıklık sistemini virüse karşı harekete geçirirler. Ancak burada bir sorun vardır: Sunulan virüs yapıları, sinirlerimizin etrafındaki yalıtım tabakasında da bulunan bir proteine neredeyse birebir benzer. Bu yanılsama sayesinde bağışıklık sistemi, bu miyelin proteinine saldıracak şekilde eğitilir.
Ölümcül benzerlik: Virüs proteinleri sinir dokusunu taklit ediyorEBV ile MS arasındaki bağlantı uzun süredir biliniyordu. Ancak bilim insanları şimdi, enfekte B hücreleri HLA-DR15 molekülünü taşıdığında Epstein-Barr virüsünün daha da sinsi bir yol izlediğini ortaya koydu. Bu durumda virüs, enfekte ettiği hücreyi öyle bir biçimde değiştiriyor ki hücre, kendi başına miyelin proteinini sunuyor. Bu şaşırtıcı, çünkü "miyelinin bir B hücresinde aslında hiç yeri yok" diyor çalışmanın başındaki Robert Martin. Böylece MS hastalarının vücudu yalnızca kazara değil, bilinçli olarak kendine saldıracak şekilde yönlendiriliyor.
Buna rağmen HLA-DR15, MS’in ortaya çıkış mekanizmasını tamamen açıklayamıyor. Çünkü MS'e yakalananların yalnızca yaklaşık yarısında bu genetik yapı bulunuyor. Öte yandan Kuzey Avrupa'daki insanların yaklaşık dörtte biri HLA-DR15'e sahip; bunların ise yalnızca küçük bir kısmı MS geliştiriyor. Yani genetik paket ile virüsün bir araya gelmesi otomatik olarak MS'e yol açmıyor. Bu, hastalığın ortaya çıkma olasılığını artıran bir yapı taşı. Ancak Roland Martin, yine de "bunun açık ara en önemli genetik risk faktörü" olduğunu vurguluyor.
Kritik zamanlama: Gençlik dönemindeki enfeksiyonlar neden riskli?MS'in gelişimi açısından, EBV enfeksiyonunun ne zaman geçirildiği de belirleyici. En kırılgan dönemler, geç çocukluk ve erken yetişkinlik olarak kabul ediliyor.
Sağlıksız beslenme, D vitamini eksikliği, sigara kullanımı, çevre kirliliği, vardiyalı çalışma ya da obezite de olumsuz etki yapabilir, diyor Martin.
Neden hâlâ EBV'ye karşı bir aşı yok?MS uzmanları, bir insanın EBV ile hiç enfekte olmamasını sağlayacak bir aşının mümkün olmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, virüsün insana son derece iyi uyum sağlamış olması.
Daha olası olan ise bir kişi EBV ile enfekte olduğunda Pfeiffer bez ateşinin ortaya çıkmasını engellemek. Roland Martin, "Bunu muhtemelen erken çocukluk döneminde yapılacak bir aşıyla başarmak mümkün olabilir ve bu çok büyük bir kazanım olur" diyor.
Öpücük hastalığı belirtilerle seyrettiğinde, ilerleyen yıllarda MS'e yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, hastalığı kontrol altına almak için burada erken müdahale etmek istiyor.
İlk EBV aşılarının geliştirilmesi ne kadar sürer?
İlk aşı adayları şu anda çalışmalarda test ediliyor. Martin, "Aşı şu anda son derece, son derece büyük ilgi gören bir konu" diyor. Yıllar süren temkinli yaklaşımın ardından alanda hareketlilik başlamış durumda.
Martin'in ekibi, yeni keşfedilen bu mekanizmayı olası tedaviler için kullanmak istiyor. Bilim insanı, EBV parçalarını sunan ya da bunlara tepki veren bağışıklık hücrelerini hedef alarak ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söylüyor:
"Bunun işe yarayıp yaramayacağı ayrı bir mesele" diye ekliyor. "Ama bunun için artık araçlara sahibiz."
Bu tedaviler yalnızca HLA-DR15 genetik paketine sahip MS hastaları için geçerli olacak olsa da, bu bile MS ile mücadelede büyük bir başarı anlamına gelebilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:19
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Ocak 2026 22:54 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















