MEVLÜT TEZEL Oğluna lahmacun alan anneyi azarlayan esnaf
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Adana-Seyhan'da seyyar araba tezgâhında lahmacun satan A.D.'nin oğlu için lahmacun satın almak isteyen anneyi azarlamasının gündem olması, küçük bir Türkiye portresi aslında.
Anne önce bir lahmacun almak istiyor, esnaf, "Normalde beşten az satmam ama çocuk için vereyim, para verme, git" diyor.
Çocuk "Bir tane ile doymam" diyor. Anne bu sefer iki tane istiyor.
Kadının poşet istemesi üzerine sinirlenen esnaf, ambalaj masrafına da tepki göstererek, "Yahu iki tane alıyorsun, poşete koy, kâğıda sar diyorsun" diyor.
Racon kesen, çocuğunun yanında anneyi rencide eden A.D. "Para istemem" dedikten sonra kadının verdiği parayı da alıyor, iyi mi?
Sosyal medyada paylaşımlar yapan A.D'nin, muhtemelen kendi çektirdiği video ile kendi ipini çekmesi ilahi adalet olsa gerek.
Boşuna kibir en büyük günahlardan biri sayılmıyor!
Bu olayın videosu internete düşünce anında sosyal medya mahkemesi kuruldu!
Zabıta hemen adamın tezgâhını kaldırdı.
Seyyar tezgâh denmesi sizi yanıltmasın! Ben bu adamdan üç-dört yıl önce çocukların ısrarıyla lahmacun almıştım.
Adam caddenin en işlek köşe noktasında kocaman bir alanı çektiği tente ile kapatmış.
Adamın aynı videodaki gibi saygısız ve öfkeli tavırları beni şaşırtmıştı. O zaman "Herhalde adam Adana sıcağında yoğun çalışmaktan bunalmış" diye düşünmüştüm.
Meğer A.D.'nin doğal hali buymuş!
Sosyal medyada büyük tepki çeken olaylarda zabıta ya da polisin anında harekete geçip adaleti sağlaması insanları mutlu ediyor.
Ancak sorunun temelinde kurallara uymamak ve kayıt dışı ekonominin yarattığı arsızlık yatıyor!
Sosyal medyaya düşen bir başka videoda A.D.'nin "Günde kaç lahmacun satıyorsun" sorusuna "Sus, orası gizli" demesine de hiç şaşırmadım!
A.D. vergi levhası ve ruhsatı olmayan, fiş kesmeyen, işlek bir caddede değerli bir kamu alanını işgal eden açgözlü bir esnaf gibi görünüyor!
Haksız kazancın hesabının sorulmaması A.D. gibi adamları güçlendirir.
Bu tip adamlar yıllarca vergi ödemeden güzel paralar kazandıkça, müşterisine bile racon kesmeye başlarlar!
Kayıt dışı ekonomi, vergisini veren, kurallara uyanları değersiz ve güçsüz, kamu alanını işgal eden, vergi kaçıranları ise güçlü gösterir. Para, A.D. gibi esnafları kibirli yapar ve parasıyla lahmacun alan bir kadını bile çocuğunun önünde rencide etmekten çekinmezler.
Adalet geç de olsa sosyal medyaya düşen bir video ile sağlanmış oldu.
EDS KULLANIMINI ABARTIYOR MUYUZ?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi, (UKOME) İstanbul genelindeki 128 noktaya hız ve kırmızı ışık ihlali tespiti için yeni EDS cihazları kurma kararı aldı.
EDS trafikte kurallara uyulmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biri.
Ancak ülkemizde EDS kullanımının abartıldığını, bazı yollarda gereksiz kullanıldığını düşünüyorum. Bazen Anadolu'da şehir merkezinden uzakta, dümdüz üç şeritli otobanlarda 70 km hız sınırı koyulduğunu görüyorum.
Bazıları tam rampa aşağı inerken aniden karşınıza çıkıyor!
Bazı EDS işaretlerinde hız sınırının kaç olduğu yazmıyor. EDS denetiminin nerede bittiği de belli değil.
Bazı yollarda araçların ortalama hızı alınıyor lakin ortalama hızın kaç olması gerektiği trafik levhalarında yazmıyor!
Abartılı EDS kullanımı, sürücüleri yoruyor ve trafiği gereksiz yavaşlatıyor.
EDS'lerin yoğun kullanılması en çok belediyeleri mutlu ediyor olmalı.
EDS cihaz ve altyapısının kuruluş maliyeti amorti edilene kadar kesilen para cezalarının yüzde 30'u sistemi karşılayan şirketlere veriliyor. Yatırım maliyeti tamamen karşılandıktan sonra ise kesilen cezaların yüzde 15'i belediyelere "sistem kullanımı hizmet bedeli" olarak aktarılıyor.
Belediyeler EDS sistemlerin kurulum ve işletmesini genellikle ihale yoluyla özel firmalara devrettiği veya ortak yürüttüğü için, cezalardan elde edilen gelir de belediye ile yüklenici firma arasında paylaşılıyor.
Belediyeler EDS'leri gelir kapısı olarak görüyorlarsa yeni bir düzenlemeye gidilmeli.
BAŞAKŞEHİR BİLDİĞİNİZ GİBİ
Başakşehir'in UEFA Konferans Ligi 2. eleme turunda elendiği Inter Turku'nun futbolcularının toplam değeri 4.88 milyon euro.
Başakşehir'in kadro değeri ise 84.30 milyon euro.
Futbolcu kalitesi açısından iki kulüp arasında uçurum vardı ama Başakşehir, Avrupa kupalarına ilk turlarda veda etme geleneğini sürdürdü!
Başakşehir için lig her zaman öncelik oldu ama Avrupa maçlarındaki bu isteksiz halleri UEFA ülke puanımızı düşürüyor.
Keşke Göztepe, Başakşehir yerine Konferans Ligi'ne katılsaydı!
YÜZDE 80 KAÇ KÖPEK EDİYOR?
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da başıboş sokak köpeklerinin yüzde 80'inin toplandığını ve kalan yüzde 20'sinin de en geç üç ay içerisinde barınaklara alınacağını ya da sahiplendirileceğini söyledi.
Başıboş köpekler, çocuk ölümlerine ve trafikte kazalara neden oldukları için modern bir ülkeye yakışmıyordu.
Devletin bu sorunla ilgili kararlı adımlar attığını görüyoruz.
Ancak açıklanan rakamlar hep yüzde üzerinden ifade ediliyor.
Yüzde 80 kaç köpek ediyor?
İstanbul'da kaç başıboş köpek vardı ve bunların yüzde 80'ni kaç köpek ediyor?
Kalan yüzde 20 için de bir rakam verilmiyor!
Asıl önemli soru ise toplanan köpeklere ne olduğu?
Vali Gül'ün açıklamasından bazılarının sahiplendirildiğini anladım.
Bu da en doğru yöntem ama kaç köpek sahiplendirildi?
Kaçı barınaklarda bekletiliyor?
Toplanan köpeklerle ilgili net bilgiler ve köpeklerin sahiplendirildiği görseller paylaşılırsa sürecin daha sağlıklı yürüyeceğine inanıyorum.
Öncelik köpekleri sahiplendirme olmalı.
Gerekirse bir süreliğine petshop'larda köpek satışı bile yasaklanmalı.
Altyazı
"Sen çok güzelsin, sebepsiz de gülebilirsin." (Kelebeğin Rüyası)
Görüntülenme:83
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ağustos 2026 07:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















