Merdan Yanardağ: AKP iktidarı MHP desteğiyle kalıcı bir İslamcı faşist rejim kurmak için harekete geçmiş durumda, tek çıkış yolu erken seçim
T24 kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “casusluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve Silivri'deki cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ, BirGün'de kaleme aldığı yazısında, "AKP iktidarı MHP desteğiyle kalıcı bir İslamcı-faşist diktatörlük ya da rejim kurmak için harekete geçmiş durumdadır. Bu bağlamda demokratik ve hukuksal tek çıkış yolunun erken seçim olduğu görülüyor." ifadelerini kullandı.
Gazeteci Merdan Yanardağ, BirGün'de kaleme aldığı bugünkü yazısında, erken seçim tartışmalarını değerlendirdi. "İktidar hızla derin bir meşruiyet krizine sürükleniyor. Toplumdan ideolojik ve kültürel rıza üretme yeteneğini büyük ölçüde yitirmiş görünüyor. Meşruiyet krizi giderek bir yönetememe haline, siyasal bir açmaza evriliyor. İktidar ülkeyi yönetmek için giderek artan oranda devletin şiddet aygıtlarına başvuruyor. Tablo, toplumun tüm katlarını ve siyasal düzeni içine alan ulusal bir krize dönüşme eğilimi gösteriyor. Krizin nedeni; iktidarın eriyen toplumsal desteği ve ülkenin gelişkinlik düzeyi ile çatışması ve iktidarda kalma ısrarının yarattığı gerilimdir." ifadelerini kullanan Yanardağ, şöyle devam etti:
"Bilindiği gibi CHP uzunca süredir iktidarı erken seçime zorluyor. Çok da iyi ve doğru yapıyor. Ancak, bu talep iktidarı kuşatan ve sarsan, toplumun gündelik yaşamını da içine alan ve harekete geçiren, etkili bir tarihsel itilime ve siyasal dalgalanmaya dönüştürülmüş değil. Öyle ki, CHP'nin ilçe ve il örgütleri bile bu konuda özerk bir faaliyete geçebilmenin henüz uzağında. Parti binalarında bu konuda pankartlar dahi asılmamış durumda. Kampanya neredeyse Özgür Özel'in tek başına yürüttüğü bir etkinlik görünümünde. Oysa erken seçim istemi, iktidarın meşruiyet krizine ve "darbe" girişimine karşı muhalefetin geliştirdiği etkili bir siyasal yanıt niteliğinde.
Üstelik bu yanıt (erken seçim istemi) toplum tarafından da benimsenmiş durumda. Anketlerde erken seçim isteminin yakın siyasal tarihte ilk kez yüzde 60'ı aştığı belirtiliyor. CHP lideri Özel'in başarılı ve doğru bir siyasal hamle ile muhalefet güçlerini, halkı ayağa kaldıran eylemlere (mitingler) başlaması da erken seçim talebinin toplumsallaşmasını sağladığını tespit etmek lazım.
Meşruiyet krizine karşı CHP'nin verdiği yanıt ve geliştirdiği eylem çizgisi yeterli bulunmayabilir. Öyledir de... Ancak, erken seçim istemi ve siyaseti hızla bir felakete sürüklenen ülkenin belki de tek demokratik çıkış yoludur. Çünkü Erdoğan-AKP iktidarı sadece bir meşruiyet krizi yaşamıyor, siyasal ve tarihsel ömrünün tükenişini de görüyor. Daha önemlisi, tükenen ömrünü uzatmak için muhalefeti siyasal olarak imha etmeye, meşruiyet krizini çözmek için de samimiyeti kuşkulu yeni bir çözüm süreci yürütmeye çalışıyor.
Bu nedenle, bir devrim ortamı (devrimci durum da diyebiliriz) yaşamayan ülkemizde, erken seçim talebini sahiplenmek, toplumda ve sokakta eylemli olarak yaymak önem taşıyor. Ancak, henüz sendikalar, meslek örgütleri, diğer sol-sosyalist partiler ve devrimci gençlik örgütleri erken seçim talebini içerip sahiplenerek çoğaltacak bir politik pratik içinde değiller. Oysa ülke yakın ve vahim bir tehdit ile karşı karşıya. AKP iktidarı MHP desteğiyle kalıcı bir İslamcı-faşist diktatörlük ya da rejim kurmak için harekete geçmiş durumdadır. Temel görev ve tarihsel sorumluluk bu tehdidi yenilgiye uğratmak, düzenin sınırlarını aşan bir politik ufukla devrimci-demokratik bir mücadeleyi örgütlemektir."
"Acil görev ve tarihsel sorumluluk, İslamcı-faşist diktatörlük girişimini durdurmak ve yenilgiye uğratmaktır." değerlendirmesini yapan Yanardağ, "Bu bağlamda demokratik ve hukuksal tek çıkış yolunun erken seçim olduğu görülüyor. İktidar seçim istemiyor. Emekli maaşları ve asgari ücretin düzeyi 2026 içinde bir seçim planlamadıklarını gösteriyor. Seçimi, kendileri için en uygun anda, muhalefeti etkisizleştirdikleri, adliye-polis operasyonlarıyla paralize ettikleri, muhalif basını/medyayı susturdukları ve ekonomik krizin yıkımını hafiflettikleri bir zaman diliminde yapmayı planlıyorlar. Onlar için iktidar ömrünü uzatmak Erdoğan'ı yeniden seçtirmektir. Bu nedenle yine bir erken seçim olacak, ama kendilerinin belirlediği bir tarihte ve bir baskın seçim şeklinde olacaktır. Bu fırsat İslamcı-faşizan iktidara verilmemelidir. O nedenle erken seçim talebini hayatın içinde maddi bir güce dönüştürmek, yaymak, toplumun sadece CHP mitingleri ile yetinen bir eylemliliğin ötesine taşımak yaşamsal değerdedir. Sol ve sosyalist partiler, sendikalar ve meslek örgütleri, devrimci gençlik hareketi bu tarihsel sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir. Kürt siyasal hareketi, iktidarın tarihsel ömrünü uzatacak bir ilişkiden kopmalı, bu siyasal tuzağa bir kez daha düşmemelidir. Suriye'den gerekli dersi almalıdır." diye yazdı.
Yazının tamamını okumak için .
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:100
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 12:38 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















