‘Menopozda hormon tedavisi yaşam kalitesini artırabiliyor
Dha sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Menopozun kadınlarda genellikle 45-55 yaş arasında yumurtalıkların hormon üretimini azaltmasıyla başlayan doğal bir süreç olduğunu belirten İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) Prof. Dr. Behiye Pınar Göksedef, bu dönemde birçok kadının farklı şikayetler yaşayabildiğini söyledi.
Menopoz sürecinde sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozuklukları, vajinal kuruluk, ruh hali değişiklikleri ve kemik erimesi riskinde artış görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Göksedef, “Bu belirtiler kadınların günlük yaşamını ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Bu noktada hormon replasman tedavisi, uygun hastalarda önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor” dedi.
‘HORMON REPLASMAN TEDAVİSİNİN AMACI MENOPOZ ŞİKAYETLERİNİ AZALTMAK’
Halk arasında “menopoz hapı” ya da “hormon tedavisi” olarak bilinen hormon replasman tedavisinin (HRT), vücutta azalan östrojen ve progesteron hormonlarının dışarıdan verilmesiyle uygulandığını aktaran Prof. Dr. Göksedef, “Bu tedavinin amacı, menopozla birlikte ortaya çıkan şikâyetleri azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir” diye konuştu.
2002 yılında yapılan geniş kapsamlı bir çalışmanın hormon tedavisine yönelik endişeleri artırdığını hatırlatan Prof. Dr. Göksedef, “Günümüzde elde edilen bilimsel veriler, risklerin kişiye, yaşa, tedaviye başlama zamanına ve kullanılan hormon türüne göre değiştiğini göstermektedir” açıklamasında bulundu.
‘TEDAVİYE İLK 10 YIL İÇİNDE BAŞLAYANLAR DAHA FAZLA FAYDA GÖRÜYOR’
Hormon tedavisinden özellikle menopoz başladıktan sonraki ilk 10 yıl içinde ya da 60 yaşından önce tedaviye başlayan kadınların daha fazla yarar gördüğünü belirten Prof. Dr. Göksedef, “40-45 yaşından önce menopoza girenler veya cerrahi olarak rahim ve yumurtalıkları alınan kadınlarda kemik ve kalp sağlığını koruma açısından hormon tedavisinin önemli katkıları olabilir” ifadelerini kullandı.
KİMLER HORMON TEDAVİSİNDEN KAÇINMALI
Hormon tedavisinin herkes için uygun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Göksedef, “Meme kanseri veya rahim kanseri öyküsü olanlar, pıhtılaşma problemi bulunanlar, ciddi karaciğer hastalığı olanlar ve nedeni açıklanamayan vajinal kanaması olan kadınların hormon kullanmaması gerekir” dedi.
‘HORMON TEDAVİSİNİN SAĞLADIĞI YARARLAR’
Hormon tedavisinin sıcak basması ve gece terlemelerinde belirgin azalma sağladığını söyleyen Prof. Dr. Göksedef, şu bilgileri paylaştı:
“Sıcak basması ve gece terlemelerinde yüzde 70-90 oranında azalma görülebilir. Uyku kalitesi artar, vajinal kuruluk ve cinsel ilişkide ağrı şikayetleri azalır. Kemik kaybı yavaşlar ve kırık riski düşer. Ayrıca ruh hali, enerji düzeyi ve cilt yapısında da olumlu değişiklikler görülebilir. Erken menopoz yaşayan kadınlarda kalp, kemik ve beyin sağlığının korunmasına katkı sağlar.”
‘KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI’
Hormon tedavisinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Göksedef, “En düşük etkili doz ve en uygun uygulama yolu tercih edilmelidir. Rahmi olan kadınlarda mutlaka progesteron hormonu da tedaviye eklenmelidir. Tedavi süresi boyunca düzenli kontroller ihmal edilmemeli; meme muayenesi, smear testi ve gerekirse kemik yoğunluğu ölçümleri yapılmalıdır” dedi.
‘GÜNCEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI’
Biyoeşdeğer hormonların vücudun doğal olarak ürettiği hormonlarla aynı kimyasal yapıya sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göksedef, “Güncel verilere göre mikronize progesteron ile cilt yoluyla uygulanan estradiol kombinasyonu, güvenilir ve sık tercih edilen tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Bu tedavilerde kalp-damar hastalığı ve pıhtı riski daha düşük görülmektedir” diye konuştu.
‘HORMON TEDAVİSİ KORKULACAK BİR YÖNTEM DEĞİL’
Hormon tedavisinin doğru kişide, doğru zamanda ve doğru dozda uygulandığında güvenli bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Göksedef, “Her kadının risk ve fayda dengesi farklıdır. Bu nedenle hormon tedavisine kendi başına başlanmamalı, mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Menopoz şikayetleri yaşam kalitesini bozuyorsa, güncel bilimsel veriler ışığında hormon tedavisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Göksedef, “Düzenli takip altında uygulanan hormon tedavisi, birçok kadında yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:103
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Şubat 2026 09:24 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















