Mekke Paktı ile yeni dönem başladı: Körfez’den Türkiye’ye 100 milyar dolarlık akış!
Ankara24.com, Haber7 kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Mekke Paktı ile yeni dönem başladı: Körfez’den Türkiye’ye 100 milyar dolarlık akış!
GİRİŞ 13.08.2026 16:03 GÜNCELLEME 13.08.2026 16:04
İlk Yorum Yapan Sen Ol
Facebook'ta Paylaş X'te PaylaşHABER7-ÖZEL
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması, yalnızca askeri iş birliği boyutuyla değil, ekonomik ve stratejik sonuçlarıyla da dikkat çekiyor.
Bölgesel güvenliğin güçlendirilmesini hedefleyen paktın; savunma sanayii, enerji yatırımları, ticaret koridorları ve teknoloji alanlarında yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor.
Milletlerarası Eğitim, Teknoloji ve ARGE Merkezi (METAM) Başkanı Enes Güneyli, Haber7’ye yaptığı değerlendirmede, dünyanın yapay zeka, enerji dönüşümü ve yeni tedarik zincirleri ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek Mekke Paktı'nın bu dönüşüm sürecinde Türkiye'ye önemli avantajlar sağlayabileceğini ifade etti.
“YAPAY ZEKA VE SAVUNMA TEKNOLOJİLERİNDE TÜRKİYE'NİN ELİ GÜÇLENEBİLİR”
Küresel ekonomide artık yalnızca fiziksel üretimin değil, yazılım, yapay zeka ve yüksek teknolojiye dayalı savunma sistemlerinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan Güneyli, Türkiye'nin otonom Sistemler (İHA/SİHA/KDA), yapay zeka destekli savunma yazılımları, elektronik harp ve ağ merkezli komuta kontrol sistemlerinde rüştünü ispatladığını söyledi.
Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 kapsamında teknoloji transferi ve dijital dönüşüm hedeflediğini ve bunu sıfırdan kurmasının çok uzun yıllar alacağını belirten Güneyli, “Türkiye, yapay zeka ve Endüstri 4.0 tabanlı askeri/sivil teknolojilerini bu pazara ihraç ederken; Suudi finansmanı ile bu teknolojilerin kitlesel üretimi (scale-up) sağlanır. Türkiye, ucuz iş gücü odaklı montaj sanayiinden yüksek teknoloji ihracatçısı konumuna geçerek hacmini katlayabilir. Bu da doğrudan büyümenin kalitesini ve kişi başı milli geliri yukarı taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.
“YEŞİL ENERJİ YATIRIMLARINDA TÜRK ŞİRKETLERİ ÖNE ÇIKABİLİR”
Enerji dönüşümünün Körfez ülkeleri açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğini kaydeden Güneyli, şöyle devam etti:
“Körfez Sermayesinin Yeni Rotası: Suudi Arabistan petrol gelirlerini sonsuza dek petrolde tutamayacağını biliyor.
Bu devasa sermaye, yeşil enerji dönüşümünü finanse etmek zorunda hatta 2030 hedefleri arasına Turizm gelirlerinin petrol gelirlerinin üzerine çıkmasını da hedeflilyor.
Tarihinde ilk defa başka ülke vatandaşlarının Mekke ve Medine’den mülk edinebilmelerinin önü yasal düzenleme ile açıldı.
Türkiye yenilenebilir enerji ekipman üretimi (rüzgar türbini parçaları, güneş paneli altyapıları), madencilik, batarya üretimi ve Avrupa'ya enerji iletimi konusunda kilit bir oyuncu
Mekke Paktı’nın enerji ayağında , Suudi Arabistan’ın Yeşil Orta Doğu İnisiyatifi kapsamındaki milyarlarca dolarlık yenilenebilir enerji ve elektrik altyapısı yatırımlarında Türk mühendislik ve taahhüt firmalarını "birincil tercih" konumuna getirecektir. Bu durum, Türkiye'nin enerji ithalatı kaynaklı cari açık baskısını uzun vadede hafifletir.”
“YENİ TİCARET KORİDORLARININ GÜVENLİĞİ TÜRKİYE'Yİ MERKEZE TAŞIYABİLİR”COVID-19 sonrası dönemde küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimler yaşandığını belirten Güneyli, ülkelerin artık üretim ve lojistik ağlarında güvenilir ortaklara yöneldiğini ifade etti.
Mekke Paktı'nın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geniş bir güvenlik kuşağı oluşturabileceğini belirten Güneyli, şu bilgileri verdi:
Koridorların Güvenliği: Kuşak-Yol Projesi, IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Koridoru) ve Basra’dan Türkiye’ye uzanan Kalkınma Yolu Projesi gibi ticaret hatlarının çalışabilmesi için tek bir şart var: Güvenlik.
Paktın Lojistik Anlamı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan; Hint Okyanusu, Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz aksında devasa bir güvenlik ve tedarik koridoru oluşturuyor.
Ekonomik Çıktı: Güvenliği Mekke Paktı ile teminat altına alınan ticaret koridorları, Türkiye’yi küresel tedarik zincirlerinin vazgeçilmez "Lojistik Üssü ve Toplama Merkezi" haline getirir. Türkiye üzerinden geçen her konteyner, doğrudan hizmet ihracatı ve gümrük geliri demektir.
“GÜVENLİK VE SERMAYE ARTIK BİRBİRİNDEN AYRILMIYOR”
Güneyli, savunma paktlarının genellikle "güvenlik" ve "caydırıcılık" ekseninde değerlendirildiğini ancak, modern jeopolitikte güvenlik ile ekonomik sermayenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Enes Güneyli, söz konusu anlaşmanın Türkiye ekonomisine etkilerini şöyle sıraladı:
“Türkiye’nin Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik risk algısı, uzun yıllardır borçlanma maliyetlerini yükselten ana faktörlerden biriydi.
Dünyanın en büyük hidrokarbon üreticilerinden Suudi Arabistan ve nükleer güç Pakistan ile kurulan bu kurumsal güvenlik şemsiyesi, bölgesel öngörülebilirliği artırarak Türkiye'nin CDS ve ülke risk primine uzun vadede olumlu yansıyacak.
Türkiye, NATO standartlarındaki yüksek savunma sanayii üretimini tek başına finanse etmek veya sadece dönemsel ihracat kontratlarına bağımlı kalmak yerine, Suudi Arabistan’ın finansal gücüyle birleştiriyor.
Bu durum AR-GE ve üretim maliyetlerinin paylaşılması anlamına gelir.
Geçmişte Körfez finansmanı Türkiye'ye daha çok kısa vadeli mevduat, swap veya portföy yatırımı olarak gelirken; ortak savunma paktı bu sermayeyi "stratejik Ortaklık" statüsüne taşıyor.”
"İKİ ÖNEMLİ KAPI ARALALAYACAK"Mekke Paktı'nın tek başına ekonomik sorunları çözmeyeceğini ancak Türkiye'nin büyüme modelinde yapısal bir dönüşümün önünü açabileceğini belirten Güneyli, özellikle iki önemli kapıyı aralayacağına işaret etti.
Günyeli, bunlardan ilkinin, batı kökenli doğrudan yabancı yatırımların (FDI) küresel konjonktür nedeniyle yavaşladığı bir dönemde, Körfez ve Güney Asya eksenli kurumsal sermaye girişinin önünün ilk kez yasal ve güvenlik garantili bir çerçeveyle açıldığını anlattı.
Güneyli, ikinci olarak da Türkiye'nin geleneksel tekstil, otomotiv ve demir-çelik ihracatının yanına, yüksek marjlı ve yüksek teknolojili savunma ve havacılık ürünlerinin kalıcı olarak yerleşmesini sağlayacağını kaydetti.
Enes Güneyli Ankara açısından bu paktın şu 5 kritik sektörde ivme oluşturacağını söyledi:
SAVUNMA SANAYİİTek Seferlik Satıştan "Ekosistem Entegrasyonu"na: Artık sadece İHA/SİHA, zırhlı araç veya mühimmat satışı değil; ortak konsorsiyumlar, Suudi Arabistan'da ortak üretim tesisleri ve ortak mühimmat envanteri yönetimi konuşulacak.
Uzun Vadeli Kontratlar: Türk savunma şirketlerinin (ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, ROKETSAN vb.) sipariş defterlerine (backlog) milyarlarca dolarlık yeni ve uzun vadeli siparişler eklenecektir.
ENERJİ VE LOJİSTİKKalkınma Yolu ve Koridor Güvenliği: Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi ve bölgesel ticaret rotalarının güvenliği bu pakt ile teminat altına alınıyor.
Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Dönüşüm: Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 kapsamındaki devasa güneş ve hidrojen enerjisi yatırımlarında Türk taahhüt ve mühendislik firmaları öncelikli yüklenici konumuna gelecek.
TURİZM, GAYRİMENKUL VE HİZMET SEKTÖRÜÜst Segment Körfez Turizmi: Güvenlik paktı, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden Türkiye’ye yönelik nitelikli turist akışını ve sağlık turizmi harcamalarını psikolojik ve diplomatik olarak destekleyecek.
“100 MİLYAR DOLARLIK KÖRFEZ SERMAYESİ KADEMELİ GELECEK"
Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen Körfez sermayesi beklentilerine de değinen Güneyli, olası yatırımların kısa vadeli sıcak para şeklinde değil, doğrudan yatırım ve ortaklık modeliyle gerçekleşebileceğini söyledi.
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) gibi büyük yatırım kuruluşlarının limanlar, lojistik merkezleri, enerji projeleri ve savunma sanayii yatırımlarında rol alabileceğini belirten Güneyli, 100 milyar dolarlık hacmin tek seferde değil, uzun vadeli projeler çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade etti.
“TEKNOLOJİDE, ENERJİDE VE LOJİSTİKTE TÜRKİYE’NİN ELİ GÜÇLENİYOR”Enes Güneyli, dünyanın yapay zeka, yeşil enerji ve yeni tedarik koridorları ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek, Mekke Ortak Savunma Antlaşması'nın Türkiye'ye şu 3 alanda masada en üst sırada yer açtığını söyledi.
Teknolojide üreten ve ihraç eden,
Enerjide yeşil dönüşümün finansmanına ortak olan,
Tedarik zincirinde ise güvenli transit geçişin anahtarı olan bir Türkiye göreceğiz.
KAYNAK: HABER7
Mesude Demirhan Haber7.com - Editör
Editör Hakkında Çankırı’da doğdu. 2015 yılında lisans eğitiminin hemen ardından aynı yıl kariyer hayatına ekonomi muhabiri olarak başladı. Çeşitli ulusal medya kuruluşlarında ekonomi alanında sayısız özel haber ve röportajlar yaptı. 2026'dan beri ekonominin nabzını tutan ve ses getiren çalışmalarını Haber7’de sürdürüyor.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:76
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ağustos 2026 16:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















