Mahmut Arıkan: 2026 yılı çok zor geçecek, bu savaş çanları kimin için çalıyor?
T24 sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Gerek bölgemizde gerekse dünyada büyük bir savaşa hazırlık olduğunu görüyoruz. Bugün Sudan’da, Somali’de, Filistin’de, Yemen’de oynanan oyunlar; Venezuela'da Trump’ın işgali ve küstah açıklamaları, İran’a yönelik tehditler 2026 yılının çok zor geçeceğini bizlere göstermektedir. Dünyanın gittiği yönü doğru tespit etmek zorundayız. Şimdi sormak zorundayım, bu savaş çanları kimin için çalıyor? Bu canlar kimin için veriliyor? Türkiye başta olmak üzere, tüm dünya liderlerine seslenmek istiyorum. Bu savaş çanları tüm dünya için çalıyor” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda konuştu. Arıkan, “Gazze’deki katliam ve Venezuela’da yaşananlar birbirinden bağımsız değildir” diyerek, konuya ilişkin şunları söyledi:
“7 düvele karşı vatan savunması verdiğimiz ve mazlum milletlere umut olduğumuz Millî Mücadele döneminde Meclisimiz, kurtuluşun ve bağımsızlığın karargâhı olmuştu. Bir asır sonra bugün yine, ülkemiz, bölgemiz ve dünya aynı emperyalist zorbalıkla karşı karşıyadır. Gazze’de dökülen kan ile Venezuela’da kurulan tezgâh aynı kirli elin ürünüdür. Daha dün Venezuela meclisi tarafından Venezuela’nın yeni devlet başkanı olarak seçilen Rodriguez ‘Venezuela siyonist bir saldırı altındadır’ diyerek bu hakikati dünyaya ifade etmiştir.
“Bu savaş çanları tüm dünya için çalıyor”Gerek bölgemizde gerekse dünyada büyük bir savaşa hazırlık olduğunu görüyoruz. Bugün Sudan’da, Somali’de, Filistin’de, Yemen’de oynanan oyunlar; Venezuela'da Trump’ın işgali ve küstah açıklamaları, İran’a yönelik tehditler 2026 yılının çok zor geçeceğini bizlere göstermektedir. Dünyanın gittiği yönü doğru tespit etmek zorundayız. Şimdi sormak zorundayım, bu savaş çanları kimin için çalıyor? Bu canlar kimin için veriliyor? Türkiye başta olmak üzere, tüm dünya liderlerine seslenmek istiyorum. Evet! Tüm dünya liderlerine sesleniyorum çünkü, bu savaş çanları tüm dünya için çalıyor!
“‘Ayıyla dansa kalkanlar, dansın ne zaman biteceğine karar veremezler’”Kurtuluşu, Amerika’yla iş birliğinde arayan devletler, Trump’la görüşebilmek için sırada bekleyen liderler, icazeti Washington’da arayanlar, Oval Ofis'te hizaya girmekten rahatsızlık duymayanlar. Şu atasözünü unutmamalıdır: ‘Ayıyla dansa kalkanlar, dansın ne zaman biteceğine karar veremezler’. Sakın ha! Trump’ın parfüm sıkmasına, koltuk çekmesine, övgü dizmesine aldanmayın! Trump ve Netanyahu; devlet başkanı gibi değil küresel birer haydut ve kan emici vampirler gibi davranmaktalar. Ve siyonizmin azgın iştahıyla dünyayı bir uçurumun kenarına sürüklemişlerdir.”
“Kararlı bir duruş sergilenmeli ve birlik-beraberlik mesajı verilmelidir”Arıkan, dış politikaya ilişkin çağrıda bulunarak, “İktidarın ilk atması gereken adım dış politikadaki gelişmelerle ilgili bilgilendirmeler yapmak ve istişarelerde bulunmak üzere; muhalefetle bir araya gelme çağrısı yapmasıdır. İktidarı ve muhalefetiyle tüm dünyaya birliktelik mesajı vermek tarihin omuzlarımıza yüklediği en kritik sorumluluklardan biridir. Bu milletin evlatlarının yürekleri vatan savunmasında istisnasız birlikte atar. Bu gerçeği bütün dünyaya bir kez daha göstermenin zamanıdır. Bu tarihi bir çağrıdır. Milli hedeflere kilitlenmiş bir şekilde kararlı bir duruş sergilenmeli ve birlik-beraberlik mesajı verilmelidir” dedi.
"Devletin önce adil olma mecburiyeti vardır"Arıkan, maaş zamlarını ve enflasyon verilerini eleştirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sayın Şimşek’in vergiyi tabana yaymak konusundaki ısrar ve çabasını hepimiz biliyoruz. Evet, açık konuşalım. Türkiye’de kayıt dışılık durumu vardır. Aşırıya kaçan, sistemi suistimal edenler var. Bunu inkâr etmiyoruz. Ama şunu da soruyoruz: Bu sorunların sebebi, zaten kıt kanaat iş yapan esnaf mı, yoksa bu çarpık sistemi yıllardır düzeltemeyenler mi? Bir işletmeye yılda on iki defa hasılat denetimi yapmak, cumartesi günü kepengi yarım açılmış bir esnafın üzerine bu kadar denetimle gitmek, adil değildir. Devletin denetim yapma hakkı vardır. Ama devletin önce adil olma mecburiyeti vardır.
"Siz önce vergi adaletini sağlayın, kayıt dışılık kendiliğinden zaten azalacaktır"Esnafımı bin bir borçla dükkanını sabah tek başına açıyor. Ama akşam kapatırken kasayı devletle beraber kapatıyor. Ve her gün baştan aşağı yanlış sistemin bedelini ödüyor. Bakınız, Çorumlu bir esnaf, Murat Kırçı kardeşimiz. Kendisi aynı zaman Saadet Partisi Çorum Teşkilatımızda. Bir video çekiyor. Diyor ki; 'Çorum'un en merkezi noktasındayız. Şu anda esnafın çoğu siftah dahi edemedi. Ama Sayın Mehmet Şimşek, cumartesi günleri bile vergi dairesinden memur gönderiyorsun 'Fiş kesmedi' diye ceza yazıyorsunuz. Dönün de ekonomiyi nasıl yönettiğinize bakın, ondan sonra esnafla uğraşın' diyor. Vay sen misin bunu söyleyen! Güçlüye ve iktidara hiç işlemeyen hukuk, tabi ki yine zayıflara ve muhaliflere işliyor! Ve Murat kardeşimiz hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatılıyor. Esnaf suçlu ilan edilerek ekonomi düzelmez. Korkutarak vergi toplanmaz. Baskıyla uyum sağlanmaz. Biz şunu söylüyoruz: Denetim olsun, bu konuda bir sıkıntımız yok. Ama akıllı denetim olsun. Hedefli olsun. Adil olsun. Siz önce vergi adaletini sağlayın, kayıt dışılık kendiliğinden zaten azalacaktır. İşte emekli maaşları; Enflasyonun yüzde 30 olduğu -iddia edilen- bir ülkede, emeklimize yüzde 12 zam vermek, Bu ülkenin geçmişine hakaret, geleceğine ihanettir. Bu ülkedeki yoksulluğunda, enflasyonun da faizin de sebebi iktidarın kendisidir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Arıkan, "Sayın Erdoğan asgari ücret konuşulurken taşın altına elinizi koyun çağrısı yapmıştı. Şimdi bizde aynı çağrıyı sayın Erdoğan’a yapıyoruz. Sayın Erdoğan, elinizi taşın altına koyma sırası sizde! Elbette sadece çağrı ile yetinmiyoruz, Önceki gün; İktidarı harekete geçirmek için, en düşük emekli maaşının, asgari ücret seviyesine çıkarılmasına dair kanun teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduk. Başta iktidar partileri olmak üzere meclisteki tüm partileri bu kanun teklifimize destek vermeye davet ediyoruz. Aziz milletimizi de, kanun teklifimize imza vererek, destek olmaya çağırıyoruz! Emeklimiz bu ülkenin yükü değil bereketidir. Cefayı değil vefayı hak ediyorlar. Emin olun emeklimize verilecek her kuruş bu ülkenin üzerine rahmet, bereket ve dua olarak dönecektir. Bizler; bu ülke için çalışmış, emeklilerimizin hakkettikleri insanca yaşam ücretini almaları için bütün gücümüzle bundan önce olduğu gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"2025 yılında en çok zarar eden alanların başında tarım sektörü geliyor"Tarım politikalarını da eleştiren Arıkan, “Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeler tarımın ne kadar stratejik, gıdada bağımsızlığın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermiştir. Ülkemizi tarımda, hayvancılıkta, üretimde yeniden kendi kendine yetebilen bir ülke haline getirmek beka meselesidir. Peki ülkemizi yönetenlerde bu feraset ve anlayışı görebiliyor muyuz? Tablo ortada; 2025 yılında en çok zarar eden alanların başında tarım sektörü geliyor. 2025 çiftçimiz için adeta iflas yılı oldu. Don, kuraklık ve türlü sorunlarla uğraşan çiftçimiz; en büyük darbeyi iktidarın ekonomi politikasından yedi. 2026 bütçesinde faize ayrılan para 2.7 trilyon ile bütçenin yaklaşık yüzde 14.5’i. Başka bir deyişle; aziz milletimizden toplanacak olan verginin yüzde 18’i faize gidecek. Peki, tarıma ayrılan destek ne kadar? Sadece 168 milyar TL. Yani faize ayrılan paranın 16’da biri. Şimdi biz iktidardan şunun cevabını bekliyoruz; sizin için İngiltere’nin, ABD’nin faiz lobileri mi daha önemli yoksa çiftçimiz mi? Sizin önceliğiniz faiz mi yoksa bereketli topraklarımız mı" dedi.
"Uyuşturucu kuryesi, yemek kuryesinden daha hızlı geliyor"Arıkan, uyuşturucuyla mücadele çağrısını yineleyerek, şunları kaydetti:
“Gencimiz kahveye, emeklimiz proteine ulaşamıyor ama biz ülke olarak ne konuşuyoruz; birilerinin saçından, tırnağından fışkıran kokaini konuşuyoruz. Ekonominin bozuk, enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde ne yazık ki biten sadece ekonomi olmuyor. Bugün gelecekten umudunu kesmiş milyonlarca insanımız kumar, sanal bahis uyuşturucu batağına sürükleniyor. Bizler yıllardır uyuşturucu ile mücadele için çağrıda bulunuyoruz. Yeni Yol grubu olarak Uyuşturucu ile 'Mücadele Zirvesi' düzenledik. İktidara dedik ki; ey iktidar, gelin hep birlikte uyuşturucu ve kumarla mücadele edelim. İktidar bu çağrımıza aylar sonra kulak verdi ama onda da belli ki bizi yanlış anlamış. Çünkü bizim çağrımız uyuşturucu ile mücadele ediyormuş gibi görünüp magazin gündemi oluşturmak değildi. Bugün sokaklar uyuşturucu dolu. Uyuşturucu kuryesinin, yemek kuryesinden daha hızlı geldiği bir gerçekle karşı karşıyayız.
"2026 yılını 'Bağımlılıkla Mücadele Yılı' ilan edelim"Bir başka ifadeyle söyleyeyim; uyuşturucu kuryesi, yemek kuryesinden hızlı geliyorsa orada devletin otoritesi değil çetelerin hükmü vardır. Uyuşturucu tacirleri dışarıda, satıcılar dışarıda, aracılar dışarıda, onları koruyanlar dışarıda. Sonra da çıkıp; ana medyada, sosyal medyada 'uyuşturucu ile mücadele ediyoruz' diyeceksiniz. Bu vesile ile bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Gelin 2026 yılını samimi olarak 'Bağımlılıkla Mücadele Yılı' olarak ilan edelim ve Meclis başta olmak üzere her kurumu, her STK'yı kapsayan bir birliktelikle bu illetlerin kökünü kazıyalım. Aksi takdirde bugün gençlerimizi esir eden, aileleri dağıtan, toplumu çürüten tehlikenin önü alınamaz.” (ANKA)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Ocak 2026 16:21 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















