Kuytulcular operasyonunda kan donduran detaylar ortaya çıktı! İran modeli casusluk ve sözde mahkemeler
Sondakika sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı iddia edilen Kuytulcular suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 19 Ağustos Çarşamba sabahı Furkan Vakfı'na yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda örgüt lideri olduğu iddia edilen Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı.
Alparslan Kuytul'un eşi Semra Kuytul'un vakıf binasında sözde engizisyon mahkemeleri kurup yargılama yaptığı, muhalif üyelere topluluk önünde diz çöktürdüğü öne sürüldü. Kuytul'un yaptığı sözde yargılama sonrasında ise sosyal medyada video yayınlayarak "Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük" sözleriyle yaptırımı açıkça itiraf ettiği kayıtlara girdi.
CEMAAT İÇİNDE SÖZDE İSTİHBARAT TEŞKİLATI KURMUŞLARSoruşturmada kan donduran yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, örgütün çekirdek kadrosundan oluşan ve M.K., İ.D., V.D., H.K. ve M.F.M.'nin de aralarında bulunduğu 10'un üzerinde örgüt üyesinin, 2013 yılında Şia düzeni ve Molla rejimini yerinde incelemek üzere 20 günlüğüne İran'a seyahat ettiği iddia edildi.
Sabah'ta yer alan habere göre, İran seyahatinin ardından, örgüt içinde İran'ın Kum kentini model alan ve "mutlak itaat" esasına dayanan karanlık bir iç denetim mekanizması kurulduğu, ve örgütün kendi üyelerini ve muhaliflerini gözetlemek amacıyla "devlet içinde devlet" gibi çalışan gayri resmi bir casusluk şebekesinin kurulduğu öne sürüldü.
Soruşturma dosyasında, "Furkan İstihbarat Teşkilatı (FİT)" adı verilen bu yapının başında M.K.'nin yer aldığı ve yardımcıları olarak ise genel sekreter İ.D. ve T.Y.D.'nin görev yaptığı belirtildi. FİT unsurlarının, örgütten ayrılmak isteyen veya eleştirel düşünen üyelerin özel hayatlarını, ailevi sırlarını ve kişisel zaaflarını tek tek fişleyerek Alparslan Kuytul'a raporladıkları iddia edildi.
"HOCAHANIM" SÖZDE MAHKEMELER KURUP YARGILAMA YAPMIŞBu yapı tarafından toplanan sözde istihbari bilgiler doğrultusunda, Alparslan Kuytul'un vakıf binasında sözde "mahkemeler" kurarak örgüt içi yargısız infazlar gerçekleştirdiği, örgüt içinde "Kuytul ailesinden hiç kimsenin eleştirilemeyeceği" kuralının katı bir biçimde işletildiği, bu kurallara uymayanlara ise dehşet verici cezalar uygulandığı iddia edildi.
Örgütün "Kadınlar Sorumlusu" olduğu ve mutlak bir güç kullandığı öne sürülen Semra Kuytul'un ise vakıf binasını adeta bir engizisyon mahkemesine çevirdiği kaydedildi.
Kuytul'un kasten kaçırma ve yağma gibi adli suçlardan tutuklandığı dönemde "Neden hükümeti bu kadar eleştiriyoruz, hocamız Tevhid davasından değil alacak-verecek yüzünden içeri girdi" diyerek serzenişte bulunan örgüt üyesi N.A.'nın da Semra Kuytul'un sözde yargılamasına tabi tutulduğu öne sürüldü.
ELEBAŞINI ELEŞTİREN ÜYEYE DİZ ÇÖKTÜRMÜŞLERSemra Kuytul'un başında bulunduğu, yardımcıları T.Y.D., M.T. ve H.K.'den oluşan sözde "mahkeme heyeti" tarafından N.A.'nın yargılandığı, N.A.'ya, "Bir daha böyle bir düşünceye kapılmayacağım" dedirtilerek topluluk önünde diz çöktürüldüğü savunuldu.
Semra Kuytul'un bu olayın ardından sosyal medyada video yayınlayarak "Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük" sözleriyle yaptırımı açıkça itiraf ettiği anların görüntülerinin de savcılık kayıtlarına girdiği belirtildi.
Örgüt liderini mektupla eleştiren H.K. ile muhalif olan Avrupa sorumlusu G.K., YouTube üzerinden canlı yayınlanan şifreli veya şifresiz oturumlarda elebaşı ve eşi Semra Kuytul tarafından "namussuz" ilan edilerek linç edildiği ve afaroz edildiği, alacak-verecek uyuşmazlığında Kuytul ile ters düşen S.Ç.'nin de vakıfta kurulan mahkemede itibarsızlaştırılarak gruptan dışlandığı iddia edildi.
"HOCA KALEMİNİ KIRDI" DİYEREK FALAKA İŞKENCESİ YAPMIŞLARÖrgütün karanlık hücrelerinde uygulanan cezalandırma yöntemleri de kan donduran türden. Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, Alparslan Kuytul'un son sözü söylediği bu mekanizmada ceza alan üyelere konuşmama, vakıfta nöbet tutma, para kesme ve en ağırı "falakaya yatırma" cezaları verildiği öne sürülüyor. Söz dinlemeyen muhalifler için ise örgüt hiyerarşisinde doğrudan elebaşının yardımcısı E.A.'ya bağlı çalışan 7-8 kişilik özel bir "infaz grubu" olduğu iddia edildi.
L.C. ve R.Y. gibi isimlerin yer aldığı bu sözde timin, cezalandırılacak hedefin yanına giderek "Hoca efendi senin kalemini kırdı, senden vazgeçti, sen bize göre ajansın hainsin" diyerek darp eylemleri gerçekleştirdikleri, elebaşı Alparslan Kuytul'un bizzat kendi yöneticileri oldukları belirtilen H.K., V.D. ve M.K.'yi topluluk önünde darp ettiği de öne sürülen iddialar arasında.
İŞ İNSANI KORAY SARISAÇLI'YA 13 GÜNLÜK İŞKENCESİÖrgütün, maddi güç kazanmak adına mafya yöntemlerine başvurduğu, vatandaşların gayrimenkullerine ve paralarına zorla çöktüğü iddia edildi. Örgütün geçmişte "para kasası" ve yöneticisi olan iş insanı Koray Sarısaçlı, 8 Eylül 2021'de iş yeri önündeyken pusuya düşürüldüğü. örgüt yöneticisi E.A.'nın liderliğindeki maskeli şüphelilerin, plakası sökülmüş bir araca Sarısaçlı'yı zorla bindirerek kaçırdığı anlara ilişkin kamera görüntüleri de dosyaya girdi. İddiaya göre Sarısaçlı tam 13 gün boyunca elleri ve kolları bağlı bir şekilde rehin tutulduğu ve ağır fiziki darp ve işkencelere maruz bırakıldığı öne sürüldü.
Ölüm tehditleri altında kendisine çok sayıda senet imzalatıldığını söyleyen iş insanının eşi A. Sarısaçlı'nın ise, eşinin canı karşılığında hastane binasını Alparslan Kuytul'un talimatıyla paravan olarak kurulan "İstikamet Sağlık Hizmetleri A.Ş." isimli şirkete devretmek zorunda bırakıldığı ve 9.5 milyon TL gibi sembolik bir bedelle devredilen hastanenin, sadece 3 ay sonra internet üzerinden 60-70 milyon TL'ye satışa çıkarıldığı iddia edildi.
KURBAN SUCUĞU VURGUNUÖrgütün, dini duyguları istismar ederek tonlarca kurban eti topladığı ve bu kurban etlerinin Kayseri'deki tesislerde sucuk yapılarak örgüt üyelerine zorla sattırıldığı ve milyonlarca liralık yasadışı gelir elde edildiği iddia edildi. Örgütün polisle çatışarak 31 polis memurunu yaraladığı eylemleri de dosyaya girdi.
GECE YARISI KAÇIŞ OPERASYONUYargı kararıyla 19 Ağustos 2026'da düğmeye basılan eş zamanlı operasyon öncesinde delil karartma paniğiyle gece yarısı saat 02.00 ile 03.10 sularında Furkan Nesli Dergisi binasına sızan H.T. ve A.Ç.'nin, bilgisayar kasalarını ve şifreli hard diskleri steyşın bir araca yüklerken KOM ekipleri tarafından suçüstü yakalandıkları belirtildi.
ÖRGÜT İÇİ KONUMU: KADINLAR SORUMLUSU ELEBAŞISoruşturma dosyasındaki örgütsel şemaya göre Semra Kuytul, örgüt içinde Alparslan Kuytul'dan sonra en fazla söz sahibi olan yönetici kadrolardan biri. Alparslan Kuytul'un tutuklu olduğu dönemlerde örgütün tüm faaliyetlerinin Semra Kuytul'un kontrolü ve yönetimi altında kesintisiz olarak devam ettiği tespit edildi. Ayrıca örgüt içi önemli kararların alındığı dar kapsamlı "İstişare Grubu" içerisinde doğrudan yer aldığı belirtildi.
Soruşturma dosyasındaki teknik analizler ve dijital materyal incelemelerine göre Semra Kuytul, örgütün sosyal medyadaki kara propaganda ve algı operasyonlarını bizzat yönettiği, Kuytul'un da içinde yer aldığı örgütsel bir WhatsApp grubunun bulunduğu, bu grup üzerinden hedef alınacak ve linç edilecek muhalif isimlerin belirlendiği, Semra Kuytul'un gruba yazdığı tek bir etiket (tag) veya mesajla, örgüt üyelerinin kendilerine ait çok sayıdaki sahte sosyal medya hesapları üzerinden eş zamanlı linç ve karalama kampanyaları başlattığı tespit edildi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:43
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Ağustos 2026 09:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















