Kurtulmuş: Nihai raporun takdimiyle birlikte meclis olarak tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız
Dha sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 81 ilin valileri ile bir araya geldi. Meclis Tören Salonu'nda düzenlenen programa İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de katıldı. Kurtulmuş, valilik makamının yerelde olanı Ankara'ya taşıdığını belirterek, "Kimseye ayrımcılık yapmadan ve kimseyi de kayırmadan şehrin bütün halkını kucaklayan, halkın her bir ferdinin, 'Bu vali benim insanım, benim ailemden birisi' diyebildiği bir yakınlıkta olabildiği birisi olmalıdır. Dolayısıyla valilerimiz şehrin anası-babası konumundadır. Bu özellikleriyle yeni dönemde devlet-millet kaynaşmasını pekiştirecek olan en önemli odak noktalarımızdan birisinin valilik makamı olduğunu ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.
'ULUSLARARASI KURULUŞLARIN HERHANGİ BİR SORUNU ÇÖZEBİLME KAPASİTESİ KALMADI'
Dünyada yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin Türkiye'ye yansımalarından bahseden Kurtulmuş, "İnsanlık tarihinde az görülen fevkalade değişimlerin, türbülansların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bundan sonra bu değişimlerin nasıl, ne şekilde ve hangi süratle yol alacağını şimdiden kestirmenin çok kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu sefer değişim sadece bir bölge ya da bir ülkeyle değil, yalnızca hayatın bir alanı ile değil, yeryüzünün her yerinde geçerli olan büyük bir değişim sürecidir. Ekonomiden teknolojiye, toplumsal hayattan kültürel anlayışlara kadar birçok alanda yaşadığımız değişimlerin yanı sıra küresel anlamda sistematik değişikliklerin, küresel sistemlerin de alt üst olduğu bir dönemin içerisindeyiz. Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de, hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler'den (BM) NATO'ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız" diye konuştu.
'YENİ DÜZEN YIKILDI'
Kurtulmuş, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından düzenlenen bir operasyonla ülke dışına çıkarıldığını hatırlatarak, "Bu kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir. Kuralsızlık, bir önceki asırda, 'Vestfalya düzeni' olarak karşımıza çıkan düzen yıkıldığı gibi, 1991 yılında Sovyetlerin yıkılmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni düzen de yıkılmıştır. Bugün kuralın değil kuralsızlığın geçerli olduğu bir döneme giriyoruz. Daha açık söyleyeyim; Orman kanunlarının, uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin tam da başındayız. Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle, doğruyu dünyanın her yerinde ve bütün insanlar için anlatmak ve tatbik etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır" dedi.
'TARİHİ SÜREÇTE ÜZERİMİZE DÜŞENİ İNŞALLAH GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ'
Küresel ve bölgesel şartların Türkiye'yi güçlü bir ülke olmaya zorladığını kaydeden Kurtulmuş, "Güçlü ve büyük bir Türkiye'den bahsetmek, Cumhuriyetimizin ikinci asrını sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılı haline getirmek sadece bir slogan değil, sadece ideolojik bir tercih değil, milli bir sorumluluktur. Bu dünyada sözünüzle birlikte bileğiniz de güçlü değilse, bu coğrafya da sözünüzle birlikte kurduğunuz ilişkiler de güçlü değilse ayakta durmanız mümkün değildir. Güçlü Türkiye'den kastımız ekonomik, siyasal, askeri olarak güçlü değil, her alanda güçlü olan bir Türkiye'dir. Bunu kurmanın ilk yolu ise önce içerde devlet-millet kaynaşmasını sağlamak, yaygın ve bilinen tabirle iç kalemizi tahkim etmek, ayrılığı ortadan kaldırmaktır. Bunun için Türkiye'de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır ve ümit ediyorum ki bu süreçte de üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz" dedi.
'BÜTÜNLEŞİK BİR SURİYE TESİS EDİLMİŞ OLDU'
Kurtulmuş, Türkiye'nin terör meselesini tamamıyla çözeceğini ve birlik ile beraberliği sağlayacağını söyledi. Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki; yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir. Ayrıca Suriye'deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye'de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye'yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki; devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar kardeşler aynı bayrak altından aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik kaldırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye'deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birliğinle beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye'nin de Suriye'nin de bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
'VALİLİK MAKAMI DEVLET CİDDİYETİNİN SAHADAKİ KARŞILIĞIDIR'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise TBMM'nin millet iradesinin tecelliğahı olduğunu ve asırları aşan devlet aklı ve yönetim geleneğinin kudret nişanesi olduğunu dile getirdi. Bakan Çiftçi, "Mülk; her şeyden önce Yüce Allah’ın tasarrufu altında bulunan ilahi bir emanettir. Göklerin ve yerin gerçek sahibi O’dur; yeryüzünde insana verilen geçici hakimiyet ise adaletle taşınması gereken ağır bir sorumluluktur. Bu emanet bilinci, tarih boyunca medeniyetimizin devlet anlayışına da yön vermiştir. Bugün de muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, devlet-millet kaynaşmasını esas alan bu köklü miras; Türkiye Yüzyılı vizyonunun yönetim ufkunu şekillendirmektedir. Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren Devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini; köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde Vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülki idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı; kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır" ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Şubat 2026 23:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















