Küçük eller, büyük keşif: Bebekler neden her şeyi ağzına götürür?
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Yeni doğan bir bebeğin çevresini tanıma yolu, yetişkinlerden oldukça farklıdır. Bebekler için ağız, dokunmaktan çok daha fazlasıdır; öğrenmenin, keşfetmenin ve güven duygusunun merkezinde yer alır.
Bebeklerin atak haftalarında neler yapmalı?
Emzirmenin anneye ve bebeğe mucizevi faydaları
DUYULARLA DÜNYAYI TANIMA SÜRECİYetişkinler dünyayı çoğunlukla görerek ve dokunarak keşfeder. Bebekler içinse durum biraz farklıdır. Doğduklarında görme yetileri henüz tam gelişmemiştir; mesafeleri ve detayları ayırt etmekte zorlanırlar. Buna karşılık ağız ve dudak bölgesi, doğumdan itibaren en hassas ve en gelişmiş duyusal alanlardan biridir.
Bebekler bir nesneyi ağızlarına götürdüklerinde, onun:- Sert mi yumuşak mı,
- Pürüzlü mü pürüzsüz mü,
- Soğuk mu sıcak mı
olduğunu çok daha net algılarlar. Yani ağız, bebekler için adeta bir “keşif merkezi”dir.
GELİŞİMSEL BİR DÖNEM: AĞIZSAL KEŞİF Uzmanlar, özellikle ilk yıl içinde görülen bu davranışı “ağız yoluyla keşif” olarak tanımlar. Bu dönem genellikle 3–4. aydan itibaren başlar ve bebek el-göz koordinasyonunu geliştirdikçe daha da belirgin hale gelir.
Bu süreçte bebek:- Elini kontrol etmeyi öğrenir
- Nesneleri kavrar, tutar ve bırakır
- Sebep-sonuç ilişkileri kurmaya başlar
Ağıza götürme davranışı, beynin öğrenme ve bağlantı kurma sürecinin aktif olduğunu gösteren önemli bir işarettir.
DİŞ ÇIKARMA VE RAHATLAMA İHTİYACIBebeklerin her şeyi ağızlarına götürmesinin bir diğer önemli nedeni de diş çıkarma sürecidir. Diş etlerinde oluşan baskı ve kaşıntı hissi, bebekleri bir şeyleri çiğnemeye veya emmeye yöneltir.
Bu davranış:- Diş etlerindeki rahatsızlığı azaltır
- Bebeğin kendini sakinleştirmesine yardımcı olur
- Geçici bir rahatlama sağlar
Bu nedenle özellikle 6. aydan sonra bu davranışın daha da arttığı gözlemlenir.
GÜVEN VE ÖĞRENME ARASINDAKİ BAĞ Bebekler için ağız, yalnızca keşif değil aynı zamanda güvenle de ilişkilidir. Emme refleksi, bebeklerin doğuştan sahip olduğu ve onları sakinleştiren bir davranıştır. Tanıdık olmayan bir nesneyi ağızlarına götürmek, bebekler için “Bu güvenli mi?” sorusuna verilen içgüdüsel bir yanıttır.
Bu açıdan bakıldığında, ağızlarına götürme davranışı:
- Merak duygusunun
- Öğrenme isteğinin
- Kendini güvende hissetme arayışının bir birleşimi olarak görülebilir.
NE ZAMAN AZALIR?Bu davranış genellikle 1 yaşından sonra yavaş yavaş azalır. Bebek yürümeye, konuşmaya ve nesneleri farklı yollarla tanımaya başladıkça ağız, keşif aracı olma özelliğini kaybetmeye başlar. Ancak her çocuk farklıdır; bazı bebeklerde bu süreç biraz daha uzun sürebilir.
Önemli olan, bu davranışın gelişimsel bir evre olduğunu bilmek ve panik yapmamaktır.
EBEVEYNLER NELERE DİKKAT ETMELİ? Her ne kadar doğal bir süreç olsa da güvenlik en önemli konudur. Ebeveynlerin:
- Küçük ve yutulabilecek nesneleri ortamdan kaldırması
- Keskin, sert veya zararlı maddeleri bebeğin ulaşamayacağı yerde tutması
- Oyuncakların yaşa uygun ve güvenli olmasına dikkat etmesi büyük önem taşır.
Bebekleri bu davranıştan tamamen alıkoymaya çalışmak yerine, güvenli bir keşif alanı sunmak en sağlıklı yaklaşımdır.
KÜÇÜK BİR DAVRANIŞ, BÜYÜK BİR GELİŞİM ADIMI Sonuç olarak, bebeklerin her şeyi ağızlarına götürmesi; öğrenmenin, büyümenin ve dünyayı tanımanın doğal bir parçasıdır. Bu küçük ama sürekli tekrar eden davranış, aslında bebeğin zihinsel ve duyusal gelişiminin ne kadar hızlı ilerlediğinin bir göstergesidir.
Bir ebeveyn için endişe verici görünen bu durum, bebeğin dünyayı keşfetme yolculuğunda attığı en temel adımlardan biridir.
Görsel Kaynak: shutterstock
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:78
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Ocak 2026 08:57 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















