Ankara24.com
close
up
Menu

Kadir Gecesi 12 rekat namaz nasıl kılınır ve nasıl niyet edilir? Kadir gecesi kılınan 12 rekat namazın kılınışı ve bilgiler

Boşanma Aşamasındaki Çiftin Trajik Ölümü

T.C. ANKARA 65. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNDEN

Hürmüz Boğazı için yardım istemişti... Trump’tan Çin ziyareti kararı

Arapça İstiklal Marşı!

Coca Cola temettü ödemesi 2026: Coca Cola ne zaman ve ne kadar temettü verecek, ödeme ne zaman hesaba yatacak, temettü tutarı belli mi?

İran dan füze misillemesi: Şarapneller İsrail Başbakanlık Ofisi nin yakınına düştü

Terör örgütü ilan etmişti! İran yeni hedefi duyurdu: Saldıracağız

Rekor fiyata satıldı! Pink Floyd un efsane gitarı tarihe geçti Sözcü Gazetesi

Dubai Havalimanı nda İHA alarmı: Vurulan tankerin görüntüleri ortaya çıktı

Uşak ta Av Tüfeğiyle Cinayet

BAE: Dubai de Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

Karbon yutan ormanlar geliyor Ekonomi Haberleri

Boşanma aşamasındaki eşini öldürüp, intihar etti Trabzon Haberleri

Salavat nasıl getirilir? Kadir Gecesi nde okunacak Salavat ı Şerif Türkçe okunuşu, anlamı ve faziletleri

Lazio, Milan’ı tek golle devirdi!

T.C. DİDİM (YENİHİSAR) 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN

Küme düşmesi kesinleşti! Avrupa dan Amatör Lig e! Süper Lig in 8 efsanesinden tarihi çöküş

Trump ın sızdırılan cep telefonu numarası karaborsaya düştü! Kimi para kimi kripto teklif ediyor Sözcü Gazetesi

Silahlı kavgada evinin önünde duran genç kadın başından vurularak hayatını kaybetti Mersin Haberleri

Körfez e sıçrayan savaş: İran saldırıları, bölgesel dengeler ve ağırlaşan maliyet Dış Haberler

Körfez e sıçrayan savaş: İran saldırıları, bölgesel dengeler ve ağırlaşan maliyet Dış Haberler

Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

İran’ın karşılığı, Washington’a ve müttefiklerine çatışmanın maliyetini yükseltmek ve küresel ekonomide bir şok yaratarak savaşı durdurmak amacıyla askeri, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları şeklinde geldi.

İran saldırılarının en büyük kısmını Birleşik Arap Emirlikleri aldı; onu Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Umman Sultanlığı izledi.

Arabuluculuktan çatışmanın tarafı olmaya

İsrail-ABD saldırıları, bazı Körfez ülkelerinin Washington ile Tahran arasındaki tırmanmayı kontrol altına almak için güçlü biçimde bastırdığı bir dönemde geldi. Bu ülkeler, Haziran 2025’teki on iki günlük savaştan bu yana, Körfez güvenliğini, ekonomilerini ve bunlara dayanan küresel enerji piyasalarını sarsacak yeni bir çatışmaya bölgenin sürüklenmesini önlemek amacıyla siyasi ve diplomatik çabalarını yoğunlaştırmıştı.

Umman ve Katar, savaş hayaletini uzaklaştırmak için yoğun ve aralıksız çaba sarf etti. Arabuluculuk girişimlerinin başını Umman çekti; Maskat, 6 Şubat 2026’da ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakerelerin ilk turuna ev sahipliği yaptı ve İran nükleer dosyası konusunda yeni mutabakatlar oluşturulmasına çalıştı. Savaş patlak vermeden önce bu müzakereler gerçekten de bir anlaşmaya doğru somut bir ilerleme kaydetmişti.

Nitekim Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, 26 Şubat’ta Cenevre’de yapılan müzakere turunun ardından, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu taşımayı ve nükleer tesisleri üzerinde, Amerikan denetimi de dahil olmak üzere sıkı denetimi kabul ettiğini açıklamış, görüşmelerin “istenen anlaşmanın temel dayanağını oluşturabilecek önemli ve benzeri görülmemiş bir ilerleme” kaydettiğini vurgulamıştı.

Ancak müzakereleri İran’a saldırı hazırlıklarını tamamlamak için bir aldatma ve yanıltma aracı olarak kullanan ABD ve İsrail, Cenevre’de kaydedilen bu ilerlemenin İran’a saldırı planlarını engellemesine izin vermedi. Gerçekten de Ummanlı bakanın bir anlaşmaya varılabileceğine dair iyimser hava oluşturan açıklamalarından sadece saatler sonra ABD ve İsrail, İran’a saldırılarını başlattı.

Ellerindeki istihbarat bilgilerini kullanarak, dini liderin 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı üst düzey güvenlik ve askeri yardımcılarıyla yapacağı toplantıyı hedef aldılar; amaç, İran rejimini felce uğratacak ve onu Amerikan şart ve taleplerine boyun eğmeye ya da hatta çökmeye zorlayacak bir darbe vurmaktı.

Körfez ülkelerinin korktuğu şey çok geçmeden gerçekleşti: İran, saldırıya uğraması ve liderliğinin hedef alınması halinde savaşın tüm bölgeyi kapsayacağı yönündeki tehditlerini uygulamaya koyunca, Körfez ülkeleri kendilerini bir yanda ABD ve İsrail, diğer yanda İran arasındaki çatışmanın tam ortasında buldu. İsrail ve ABD’nin İran’a savaş açmasının bölgeyi ateşe sürükleyebileceği herkes için açıktı.

Tahran, birçok Körfez ülkesinin Washington’un İran’a saldırı için kendi topraklarını ya da hava sahalarını kullanmasına izin vermenin söz konusu olmadığını açıklamasına rağmen Arap Körfez ülkelerine saldırdı. İran saldırılarına tepki olarak Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Konseyi 1 Mart 2026’da video konferans yoluyla olağanüstü toplantı yaptı ve İran’ın Konsey ülkelerini hedef alan saldırılarını kınadığını açıkladı.

Bu saldırıların söz konusu ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine yönelik ciddi bir ihlal olduğunu belirtti; siyasi ve diplomatik çözümlere bağlılığını teyit etti ve bunları mevcut krizi aşmanın, savaşı sona erdirmenin ve bölgesel istikrarı yeniden tesis etmenin tek yolu olarak gördü. Konsey ülkeleri, Amerikan-İsrail saldırısına İran’ın verdiği tepkinin en büyük kısmına maruz kalmalarına rağmen, kendilerini bu savaşa sürüklemeyi reddeden tutumlarını korudular; yalnızca kendilerini savunmakla ve topraklarına yönelik İran saldırılarını püskürtmekle yetindiler.

İran’ın Körfez ülkelerini hedef almasının nedenleri

Tahran’ın Arap Körfez ülkelerini hedef alma konusundaki tutumu çelişkiliydi. Bir yandan İranlı bazı çevreler komşularına yönelik saldırılardan sorumlu olduklarını inkâr ederken, başka bazı İranlı çevreler bu saldırıların söz konusu ülkeleri değil, onların topraklarında bulunan Amerikan askeri üslerini hedef aldığını savunmaya çalıştı.

Üçüncü bazı çevreler ise saldırıları gerçekleştiren unsurlar üzerinde kontrolleri olmadığını öne sürerek sorumluluktan kaçınmaya çalıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bu yaklaşımı açık biçimde dile getirdi; İran’ın Körfez’deki komşularına değil, onların topraklarındaki Amerikan varlığına saldırdığını belirterek şöyle dedi:

“Amerika Birleşik Devletleri içindeki bir hedefi vuramayız, bu yüzden bölgedeki üslerini hedef almak zorundayız.”

İran’daki çelişki, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Arap Körfez ülkelerini hedef almaktan dolayı özür dilemesi ve topraklarının İran’a saldırı için başlangıç noktası olarak kullanılmaması şartıyla gelecekte onlara saldırmayacağı taahhüdünde bulunmasıyla zirveye ulaştı.

Ancak Tahran, bu açıklamadan sadece saatler sonra Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt’e saldırılarını yeniden başlattı. Bu durum, iktidar elitleri içinde bölünmeler bulunduğuna ve siyasi elitin İran Devrim Muhafızları üzerinde kontrol sahibi olmadığına işaret ediyor.

Gerçekte ise Körfez ülkelerinin İran’la nasıl başa çıkılacağına dair tutumlarının, hatta bu tutumlar arasındaki farklılıkların, İran bombardımanıyla bir ilgisi yoktur. Bombardımanın hedefleri, hedef alınan devletlerin siyasi davranışlarından bağımsız olarak, İsrail-ABD saldırısının maliyetini bölgesel ve küresel düzeyde, ayrıca jeostratejik ve ekonomik düzeyde yükseltmeye ilişkin stratejik hedeflerdir.

Ancak öte yandan, İran’ın güdüleri ne olursa olsun ve böylesi büyük bir güç olan, artık bölgesel politikalarını İsrail’in yönlendirdiği ABD karşısında kendisini savunmak için elindeki araçlar ne kadar sınırlı olursa olsun, bombalamaya maruz kalan Körfez ülkelerinin İran’ın kendilerine yönelik saldırısının gerekçelerini anlayışla karşılaması beklenemez. Zira bu saldırılar, İran’a karşı öfkeli bir Körfez kamuoyunu harekete geçirmiştir.

İran’ın bölgede Amerikan üslerini hedef aldığı yönündeki iddiasını daha da zayıflatan şey ise Arap Körfez ülkelerine yönelik saldırıların havaalanlarını, hizmet tesislerini, turistik tesisleri, yerleşim bölgelerini ve petrol ile gaz üretim tesislerini de kapsaması oldu.

Bu da birçok tesisin işleyişini durdurdu ve Tahran’ın, İran’ın güvenliği ile Körfez ülkelerinin güvenliği arasında bir bağ bulunduğu yaklaşımına dayanarak çatışmanın kapsamını genişletmeye çalıştığı izlenimini verdi.

Başka bir ifadeyle İran, bölgenin istikrarını, hiçbir taraf için diğerinden bağımsız biçimde istikrarın sağlanamayacağı iç içe geçmiş bir denklem olarak ele alıyor ve bu yolla savaşın maliyetini herkes için yükseltiyor. Çünkü Körfez ülkeleri, küresel enerji denkleminde temel bir dayanak oluşturuyor ve dünya petrol ve gaz üretiminde ön sıralarda yer alıyor.

2025 yılında Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin toplam ham petrol üretimi günde 17 milyon varili aşarak küresel toplam üretimin yüzde 17’sine ulaştı; rezervleri ise yaklaşık 511,9 milyar varil olup dünya rezervlerinin yüzde 32,6’sını oluşturdu.

Aynı yıl Konsey ülkeleri yaklaşık 180,9 milyar metreküp doğal gaz ihraç etti; bu rakam küresel toplam ihracatın yüzde 13,1’ine karşılık geliyor. Doğal gaz rezervleri de yaklaşık 44,195 trilyon metreküp olup dünya rezervlerinin yüzde 21,4’ünü temsil ediyor.

İran, bu Körfez enerji ağırlığını ABD ve küresel ekonomi üzerinde stratejik bir baskı unsuru olarak görüyor; Konsey ülkelerindeki Amerikan varlığını hedef almayı, dünya petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak herhangi bir aksamanın maliyetiyle ilişkilendiriyor.

Tahran, enerji faturasındaki artışın ABD’de zaten yüksek olan enflasyon baskılarını daha da artırmasını ve Kasım 2026’da yapılması planlanan ara seçim kampanyası yaklaşırken Amerikan kamuoyunu ve Kongre’yi Başkan Donald Trump’a savaşı durdurması için baskı yapmaya yöneltmesini umuyor.

Körfez ülkelerine yönelik saldırıların sonuçları

İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları, özellikle İran’ın Körfez’deki ekonomik ve hayati tesisleri hedef almaya devam etmesi ve bu saldırıların temposunun yükselmesi halinde, büyük güvenlik, ekonomik ve siyasi sonuçlar doğuracaktır. Siyasi ve güvenlik açısından Körfez ülkeleri, yayımladıkları açıklamalarda bu saldırıların kendi topraklarına ve sivil ile hayati tesislerine yönelik doğrudan bir saldırı teşkil ettiğini vurguladı. Ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı’nın, devletlere saldırıya uğramaları halinde bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkı tanıyan 51. maddesi uyarınca, egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını koruyacak tüm önlemleri alma ve yasal olarak karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını teyit ettiler.

Savaşın ve İran saldırılarının sürmesiyle birlikte Körfez ülkeleri açısından ekonomik sonuçlar da öne çıkıyor. İran saldırılarında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’teki enerji tesislerini hedef aldı.

Katar, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz üretim merkezlerinden biri olan Ras Laffan’daki tesislerinin İran saldırısına uğramasının ardından LNG üretimini tamamen durdurmak zorunda kaldı. Katar, saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle mücbir sebep maddesine dayanarak gaz ihracatını durdurduğunu açıkladı.

Kuveyt ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından ham petrolünü ihraç edemediği için, yeterli depolama alanı bulunmaması sebebiyle petrol üretimini yalnızca iç ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye indirdiğini açıkladı.

Irak da üretimini günde yaklaşık 1,5 milyon varil azalttı. Buna ek olarak Suudi Arabistan’daki Ras Tanura rafinerisinde üretim, İran’a ait bir insansız hava aracının isabet etmesi nedeniyle aksadı. Bütün bunlar, küresel piyasanın günlük petrol ve gaz ihtiyacının önemli bir kısmından mahrum kalmasına yol açtı.

Piyasaların tepkisi de hızlı oldu: Brent petrolünün fiyatı yaklaşık yüzde 35 artarak varil başına 110 dolar seviyesinin üstüne çıktı; savaşın bir hafta daha sürmesi halinde 150 dolara ulaşabileceğine dair tahminler yapıldı. Avrupa’da gaz fiyatları da yüzde 50’den fazla yükseldi.

Aynı zamanda Körfez üzerinden deniz ticareti büyük ölçüde etkilendi; Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinin trafiği yüzde 80’e kadar azaldı ve yaklaşık 3200 gemi Körfez içinde mahsur kaldı. Bu da küresel tedarik zincirlerinin aksamasına yol açtı.

Kriz ayrıca, Körfez’de faaliyet gösteren gemiler için savaş riskine karşı sigorta primlerinin beş kat artmasıyla birlikte, Körfez enerji ihracatının işletme maliyetlerini de yükseltti. Katar üretiminin durmasının ardından küresel arzda yaşanan bozulmadan Amerikan gaz şirketleri fayda sağladı; ABD’nin en büyük üreticileri olan Cheniere ve Venture Global şirketlerinin hisseleri aynı hafta içinde sırasıyla yaklaşık yüzde 7 ve yüzde 24 arttı.

Sonuçlar yalnızca enerji sektörüyle sınırlı kalmıyor; tırmanan gerilim, Körfez ülkelerinin ekonomik çeşitlendirme stratejilerini de tehdit ediyor. Bölgede turizm sektörünün bu yıl uluslararası ziyaretçi sayısında yüzde 11 ila 27 arasında düşüş yaşayabileceği ve ziyaretçi harcamalarında 34 ila 56 milyar dolar arasında kayıp oluşabileceği öngörülüyor.

Körfez ülkelerinin bir yıldan kısa süre içinde ikinci kez İran saldırılarına maruz kalması ve buna, Eylül 2025’te Katar’ı hedef alan İsrail saldırısının da eklenmesiyle, Amerikan üslerinin faydası Körfez çevrelerinde sorgulanmaya başlandı. Katar topraklarında Amerikan üssü bulunmasına rağmen bu saldırının yaşanmış olması, ABD askeri varlığının ve onun savunma sistemlerinin Körfez ülkelerine saldırı halinde artık fiili koruma sağlamadığını gösterdi. Hatta bu ülkeler, kendilerini korumak yerine bu Amerikan varlığını koruyan taraf haline geldi; böylece bu varlık, onlar için bir avantaj olmaktan çıkıp bir yüke dönüştü.

Savaşın Yükü Körfez’e Taşınırken: İran’ın Stratejisi ve Ters Tepki Riski

İran, savaşı Arap Körfez ülkelerini de kapsayacak şekilde genişleterek bölgenin kaderini kendi kaderine bağlamayı, Washington ve müttefikleri için savaşın maliyetini yükseltmeyi ve küresel ekonomiyi sarsarak savaşı, hedefleri olan rejimi devirmek ya da boyun eğdirmek gerçekleşmeden durdurulması yönünde baskı oluşturmayı amaçlıyor.

Tahran, çatışmadan doğrudan etkilendikleri için Körfez ülkelerinin de Washington’a bu yönde baskı yapmasını umuyor. Ancak Körfez ülkelerinin Washington üzerinde baskı kurma kapasitesi sınırlı. Ayrıca İran saldırıları, Körfez kamuoyunda İran’ın saldırıları nedeniyle büyük bir öfke uyandırarak tam tersi yönde bir tepki doğurdu.

Öte yandan Arap Körfez ülkelerinin ABD ile stratejik ilişkisinin bir avantaj olmaktan çıkıp onlar için güvenlik, ekonomi ve siyaset açısından bir yüke dönüşmeye başladığının işaretleri ortaya çıktı. Ayrıca İran-Körfez ilişkilerinin artık eski haline dönmeyeceği de açık görünüyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:109
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Mart 2026 14:56 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kadir Gecesi 12 rekat namaz nasıl kılınır ve nasıl niyet edilir? Kadir gecesi kılınan 12 rekat namazın kılınışı ve bilgiler

16 Mart 2026 00:44see205

Boşanma Aşamasındaki Çiftin Trajik Ölümü

16 Mart 2026 01:03see183

T.C. ANKARA 65. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNDEN

17 Mart 2026 00:19see183

Hürmüz Boğazı için yardım istemişti... Trump’tan Çin ziyareti kararı

17 Mart 2026 00:41see178

Arapça İstiklal Marşı!

16 Mart 2026 05:05see176

Coca Cola temettü ödemesi 2026: Coca Cola ne zaman ve ne kadar temettü verecek, ödeme ne zaman hesaba yatacak, temettü tutarı belli mi?

17 Mart 2026 00:11see176

İran dan füze misillemesi: Şarapneller İsrail Başbakanlık Ofisi nin yakınına düştü

17 Mart 2026 01:30see167

Terör örgütü ilan etmişti! İran yeni hedefi duyurdu: Saldıracağız

16 Mart 2026 00:11see166

Rekor fiyata satıldı! Pink Floyd un efsane gitarı tarihe geçti Sözcü Gazetesi

15 Mart 2026 21:56see165

Dubai Havalimanı nda İHA alarmı: Vurulan tankerin görüntüleri ortaya çıktı

17 Mart 2026 00:39see165

Uşak ta Av Tüfeğiyle Cinayet

16 Mart 2026 01:31see163

BAE: Dubai de Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

16 Mart 2026 03:46see162

Karbon yutan ormanlar geliyor Ekonomi Haberleri

16 Mart 2026 04:02see157

Boşanma aşamasındaki eşini öldürüp, intihar etti Trabzon Haberleri

16 Mart 2026 00:26see153

Salavat nasıl getirilir? Kadir Gecesi nde okunacak Salavat ı Şerif Türkçe okunuşu, anlamı ve faziletleri

16 Mart 2026 00:44see153

Lazio, Milan’ı tek golle devirdi!

16 Mart 2026 00:50see149

T.C. DİDİM (YENİHİSAR) 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN

16 Mart 2026 00:11see149

Küme düşmesi kesinleşti! Avrupa dan Amatör Lig e! Süper Lig in 8 efsanesinden tarihi çöküş

17 Mart 2026 00:33see149

Trump ın sızdırılan cep telefonu numarası karaborsaya düştü! Kimi para kimi kripto teklif ediyor Sözcü Gazetesi

16 Mart 2026 01:58see147

Silahlı kavgada evinin önünde duran genç kadın başından vurularak hayatını kaybetti Mersin Haberleri

17 Mart 2026 00:45see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları