Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin araştırma önergesi AKP MHP oylarıyla reddedildi
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti ve CHP tarafından "Boğaz köprüleri ve bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik hazırlıkların başlatıldığına ilişkin iddiaların araştırılması, yüksek ve istikrarlı gelir sağlayan bu varlıkların gelecekteki kamu gelirleri bakımından stratejik önemi göz önünde bulundurularak özelleştirmenin ekonomik, mali ve toplumsal sonuçlarının belirlenmesi amacıyla" grup önerisi verildi.
Genel Kurul'da oylamaya sunulan önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
'6 Şubat depreminin bütün sonuçları araştırılsın' önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedildi
İYİ Parti Grubu adına konuşan Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, İYİ Parti'nin önerisinin gerekçesini açıkladığı konuşmasında şunları söyledi:
"BU YAPILAR YALNIZCA BETON VE ÇELİKTEN İBARET DEĞİL""Bugün milletimizin öz varlıklarına, çocuklarımızın geleceğine göz diken vahim bir hazırlığı ifşa etmek için huzurunuzdayım. Basına yansıyan haberlere göre Hükûmet vatandaşın dişiyle tırnağıyla, vergisiyle yapılmış, tıkır tıkır işleyen boğaz köprülerini ve otoyolları satmak üzere bir yabancı firmaya yetki vermiş. Bu satış bir mirasyedi hareketidir. Biz bu satışa 'Yok öyle yağma' diyoruz. Niye böyle dediğimizi de madde madde izah edeceğim. Şimdi, birincisi: Bu karşımızdaki bir özelleştirme falan değil, bu bir iltizam, bu bir factoring. Milletin gözünün içine baka baka yapılan şey, imparatorluğumuzu çökerten, vergilerin peşin fiyata satılmasından farksız bir hareket. Bu, gözümüzün içine baka baka yapılan şey, bir tüccarın maddi sıkıntıya düştüğünde gelecekteki peşin alacaklarını bir factoringde kırdırmasından ibaret, vatandaşlarımızın yarınının kırdırılmasına karşıyız.
İkincisi: Bu bir Deli Dumrul düzeni, Deli Dumrul'u biliyorsunuz, geçenden 30 akçe, geçmeyenden döverek 40 akçe alan bir figür. Yapılan şey tam da bu. Neden? Çünkü 'Ben bu köprüyü beğenmedim, yanına bir köprü de ben yapayım' deme hakkı yok vatandaşımızın, mecburen o köprüden geçecek, mecburen o otoyoldan geçecek. Yapılan şey, bir kamu tekelinin bir özel tekele devredilmesi. Biz bu filmi izledik, özel tekelin nasıl çalıştığını biliyoruz. Nereden biliyoruz? TÜVTÜRK'ten biliyoruz. Neye yaradı?
Vatandaş fahiş fiyatlarla belli hizmetleri almaya çalıştı, onu da alamadı, hatta maalesef döve döve öldürülür hâle geldi. Bugün, karşımızdaki tablo çok açık: İstanbul-Ankara Otoyolu 338 TL, benzer uzunluktaki İstanbul-İzmir otoyolu da 2 bin 465 lira. Bu köprü ve otoyollar satılırsa yaşayacağımız şey bu tablonun bir benzeri. Üçüncüsü: Maalesef, zor olanı değil, kolay olanı seçiyorsunuz. Nasıl?
Amaç kamuya kaynak yaratmaksa neden kara delikler kapatılmıyor da bal kovanları satılıyor? Mesela milyarlarca lira zarar eden TRT neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela milyar dolarlık Varlık Fonu neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela ülkemizdeki kredilerin yarısını veren kamu bankalarıyla ilgili neden hiçbir planınız ve tasavvurunuz yok? Çünkü propaganda makinasını durdurmak veyahut da yandaşlara bedava kredi dağıtmak çok rahat bir şey de ondan. O bakımdan köprü ve otoyollara bakmak çok daha kolaycılık."
CHP İstanbul Milletvekili Sibel Yanıkömeroğlu da köprüler ve otoyolların özelleştirme konusunun basit bir işletme modeli tartışması olmadığına dikkat çekerek "İki boğaz köprümüz de bu ülkenin mühendislerinin, işçilerinin ve milletimizin vergilerinin eseridir. Bu yapılar yalnızca beton ve çelikten ibaret değil, kamunun egemenlik hakkının, planlama yetkisinin ve ekonomik bağımsızlığının simgeleridir Şimdi iktidara sormak istiyorum: Yıllarca kamu tarafından işletilmiş, maliyetini fazlasıyla çıkarmış, her gün yüz binlerce yurttaşın kullandığı bu yapıları neden özelleştiriyoruz?" diye sordu.
Bu varlıkların kamuya düzenli ve öngörülebilir gelir sağladığını belirterek Yanıkömeroğlu, "Orta vadeli programa göre yirmi beş yıllığına özelleştirilmesi 4 milyar dolar gelir yaratacakmış oysaki zaten bu gelir bugünkü rakamlarla yaklaşık beş yılda elde edilebilmektedir. Biz neden yıllar boyunca elde edeceğimiz gelirlerden vazgeçiyoruz; bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Üstelik mesele yalnızca gelir kaybı da değildir; ulaşım bir kamu hizmetidir, köprü ve otoyol ücretleri vatandaşın cebinden çıkan doğrudan bir yaşam maliyetidir. Siz bu alanı kamunun denetiminden çıkarıp kâr odaklı bir yapıya teslim ediyorsunuz. Bu bedeli her gün işe giden işçi, okuluna giden öğrenci, yük taşıyan esnaf ödeyecek yani fatura yine vatandaşa kesilecek" dedi.
AKP'Lİ OK: SİYASİ BİR ALGI ÜRETME ÇABASIAKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ise araştırma önergesinin kamu varlıklarının işletme süreçleri üzerinden bir tartışma açmayı hedeflediğini ancak bunun gerçek bir belirsizlikten değil siyasi bir algı üretme çabasından söz edildiğini ifade etti.
Boğaz köprüleri ve otoyolların Türkiye'nin stratejik altyapı yatırımları olduğuna değinen Ok, "Bu yatırımların gelirleri, giderleri, sözleşme hükümleri ve işletme şartları Sayıştay denetimine, ilgili bakanlıkların idari ve mali denetimine, ayrıca kamu mali mevzuatına tabidir. Bu süreçler halihazırda Sayıştay raporlarıyla, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleriyle, ilgili kurumların faaliyet performanslarıyla zaten denetlenmektedir. Dolayısıyla ortada karanlık bir alan söz konusu değildir ancak 'teknik ve sözleşmesel süreçleri araştırma komisyonu' adı altında siyasi tartışma zeminine çekmek yatırım ortamına zarar verir, kamu güvenilirliğini zedeler ve Türkiye'nin uluslararası finansal itibarı üzerinde gereksiz tartışmalar oluşturur" diye konuştu.(ANKA)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:92
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Şubat 2026 21:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















