KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Kıbrıslı Türkleri hiç kimse adada yok sayamaz Antalya Haberleri
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu belirterek, “Kıbrıslı Türkleri hiç kimse bu adada yok sayamaz. Hiç kimse Kıbrıslı Türkler yokmuş gibi karar üretemez" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF) panel düzenledi. Erhürman, konuşması sırasında salondaki ses sisteminde teknik sorun yaşanması nedeniyle konuşmasının bir bölümünü de ayakta mikrofonsuz sürdürdü. Konuşmasının başında kendini tanıtan ve Türkiye Cumhuriyeti ile yakın ilişkiler içinde bulunduğunu ve siyasetin içinden gelen biri olduğunu belirten Erhürman, yaptığı tüm açıklamalarda, 'Bugüne kadar Kıbrıs'ta bütün cumhurbaşkanları, bütün liderler Kıbrıs sorununu ve Kuzey Kıbrıs'ın dış politikasını elbette Türkiye Cumhuriyeti'yle yakın istişare ve koordinasyon içerisinde yürüttüler. Ben de bunu bu şekilde yürütecek olan liderlerden biriyim' dediğini söyledi. 6 aylık sürede de bunun böyle olduğunu belirten Erhürman, “Daha da yakından birbirimizi tanıyacağımızdan eminim, şüphe olarak dile getirilen şeylerin hiçbirinin realite ile bağdaşmadığını bir genelleme olarak söyleyeyim" dedi.
Kıbrıs Türk halkının bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının aynen Kıbrıs Rum halkı gibi egemenlik hakları olduğunu söyledi. Kıbrıs Rumları hangi konularda egemenlik hakkı iddia edebiliyorlarsa, aynı konularda Kıbrıs Türk halkının da egemenlik hakları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erhürman, “Kıbrıslı Türkleri hiç kimse bu adada yok sayamaz. Hiç kimse Kıbrıslı Türkler yokmuş gibi karar üretemez" diye konuştu.
‘KIBRIS TÜRK HALKININ EŞİT EGEMENLİK HAKLARININ İHLALİDİR’
Son zamanlarda yaşanan olaylar üzerinden de değerlendirmede bulunan Tufan Erhürman, “Mesela Kıbrıs Rum yönetiminin son dönemde İsrail'de ve Yunanistan'da başta olmak üzere ama Amerika Birleşik Devletleri'yle de Fransa'yla da imzaladığı birtakım güvenlikle, enerjiyle, doğal gazla, deniz yetki alanlarıyla ilgili anlaşmalar var. Bu anlaşmaların hiçbirinde Kıbrıs Türk halkının iradesi yok. Çok açık söylüyorum Kıbrıs Türk halkının eşit egemenlik haklarının ihlalidir. Ve bunun uluslararası toplum tarafından da bilinmesi gerekir" dedi.
KKTC'nin yargısı, meclisi, yürütmesi, cumhurbaşkanlığı olan bir devlet olduğunu söyleyen Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının adadaki egemenlik hakları bilfiil ihlal ediliyor şu an. Çok açık konuşmak istiyorum. Çocukları öldüren bir devletle yapılacak bir anlaşmada, üstüne üstlük o anlaşma Kıbrıs Türk halkının güvenliğini de iradesini de riske edecek bir anlaşmaysa Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın böyle bir anlaşmanın imzalanmasını benim halkım içine sindirmez. İsrail'den bahsediyorum. Çocukları öldüren bir devletle kurulacak ittifak Kıbrıs halkının iradesini ve egemenliğini ihlal ederek gerçekleştirilirse, ben uluslararası toplumun her tarafına bunu anlatırım" diye konuştu.
‘KIBRIS TÜRK HALKI ÇÖZÜM İRADESİNİ SÜRDÜREN BİR HALK KONUMUNDADIR’
Kıbrıs Türk halkının adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmeyeceğini kaydeden Erhürman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün mücadelesi de bunun üstünden yürümüştür. Dolayısıyla bugün itibarıyla da böyle bir ihtimal Kıbrıs Türk Halkı için yok hükmündedir. Dolayasıyla Kıbrıs Türk halkı siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir halktır. Ve çözüm iradesi de olan bir halktır. Kıbrıs Türk Halkı 2004'te, 2017'de çözüm iradesini ortaya koydu. Ve bu çözüm iradesini yalnız başına ortaya koymadı. Türkiye Cumhuriyeti devletiyle birlikte ortaya koydu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin 2004 referandumlarından sonra yayınlamış olduğu raporda bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesi yok ibaresi vardır. Avrupa Birliği'nin kendi konseyinin raporlarında bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesi olmadığı yazılıdır. Ama hala Kıbrıs Türk halkı hem egemenlik hakları ihlal edilen hem izolasyonlara tabi tutulan hem de adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olma statüsü ihlal edilen bir halk konumundadır. Dolayısıyla buna rağmen de çözüm iradesini sürdüren bir halk konumundadır."
Yakın dönemde BM düzeyinde gerçekleştirilen görüşmeleri de hatırlatan Erhürman, 60 yıldır çözüme ulaşılamamasının sebebi ve sorunun kaynağının Kıbrıs Rum liderliklerinin, Kıbrıs'taki doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememeleri olarak gösterdi.
GÖRÜŞMELER İÇİN TAAHHÜT ŞARTI
Bugüne kadarki yakınlaşmaların da prensip olarak tescil edileceğini kaydeden Erhürman, “Bir zaman sınırlaması olacak. Biz 10 sene daha dirsek çürütmek niyetinde değiliz masada. Ve bir şey daha var, bu çok önemli. Gene Kıbrıs Rum tarafının ayak sürümesi dolayısıyla müzakereler çökerse bize baştan taahhüt verilecek ki Kıbrıs Türk halkı ve KKTC bugünkü statüye geri dönmeyecek. Çünkü Sayın Annan’ın 2004 referandumlarından sonra yayınladığı raporda, 'Kıbrıslı Türklerin 'evet' iradesinden sonra izolasyonların hiçbir meşru gerekçesi kalmamıştır' denilmiş olmasına rağmen benim sporcularım hala uluslararası müsabakalarda yarışamıyor. Benim iş insanlarım, benim üniversite insanlarım hala bugün yurt dışına çıkışta, bir yerlerde temsiliyette sorun yaşıyor. Benim arkeologlarımın yazdığı makalelerin yayınlanması engelleniyor uluslararası dergilerde" diye konuştu.
‘AKLINIZA GELEN HER ÜLKEYLE BİZİ YOK SAYARAK ANLAŞMALAR İMZALADINIZ’
9 yıldır anlamlı bir müzakere süreci olmadığını belirten Erhürman, şöyle konuştu:
“Aklınıza gelen her ülkeyle bizi yok sayarak anlaşmalar imzaladınız. Güveni daha da azalttınız, dolayısıyla önce güveni yaratacak, artıracak birtakım mekanizmalara ihtiyacımız var. Kullandığım cümle de şu; ‘Gel Lefkoşa'da önce geçelim karşı karşıya. Biz hem Kıbrıs Türk halkının hem Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak birtakım güven yaratıcı önlemlere dair kararları ikimiz alalım. İki lider, 5+1 diyor. Çünkü şunun da altına çizmek istiyorum. 5+1'de aslında anladığı şey şu. Üzgünüm Kıbrıs Türk tarafını değil Türkiye Cumhuriyeti'ni muhatap alma çabası içerisinde oldu hep Kıbrıs'ın liderlikleri. Ben de şunu söylüyorum. Lefkoşa'da bir tane yeni kapı, bir tane yeni geçiş noktası açabildiğini ispatlayamayan iki liderin Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü gibi 60 senedir devam eden bir sorunu çözmesini hiç kimse bekleyemez. Dolayısıyla birinci aşama Lefkoşa'da güven yaratıcı önlemler konusunda birtakım adımlar atarız. İkinci aşama 4 maddelik metodoloji oradadır. Burada uzlaşırız. Ve üçüncü aşama bunlar oluyorsa, koşullar oluştuysa o zaman geçeriz ve müzakereye başlarız."
‘SİLAHLANMA NAFİLE BİR ÇABA’
Rum kesiminin silahlandırılma durumuna yönelik çabanın nafile olduğunu ifade eden Erhürman, “Zannediyorsun ki silahlanma ve bazı büyük devletleri arkana almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir askeri denge oluşturacaksın. Çabanın bu olduğunu anlıyorum. Bir kere şunu baştan söyleyeyim. Bu nafile bir çabadır. Realist değildir" dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:51
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Nisan 2026 17:17 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















