Kimse bunu beklemiyordu: Putin için alarm zilleri çalıyor! Kremlin’de çatlak mı var?
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Vladimir Putin, Ukrayna ile savaşın uzadığı, ekonominin kötüleştiği ve hükümetin internet üzerindeki artan kontrollerinin halkta rahatsızlık yarattığı ortamda, kamuoyunda giderek yükselen bir rahatsızlıkla karşı karşıya.
Rusya’da devlet bünyesindeki en büyük anket şirketi olarak ifade edilen Rus Kamuoyu Görüşleri Araştırma Merkezi’nin geçen Cuma yayımladığı ankete göre, Putin’in kamuoyu güveni yüzde 65,6’ya düştü. Bu oranın, savaşın öncesindeki dönemden bu yana en düşük oran olduğu belirtiliyor. Putin’in kamuoyu güveninde ise yıl başından bu yana yüzde 12,2 oranında düşüş yaşandı.
Muhaliflerin sürgüne gönderildiği, hapsedildiği ve hatta öldürüldüğü, savaşı eleştirmenin ise suç olduğu otoriter bir rejimde gerçek kamuoyu yoklaması yapmak zor. Buna rağmen Putin’in geçmişteki yüzde 88’e varan oranlarıyla kıyaslandığında söz konusu düşüş, beşinci yılına giren savaş karşısında giderek artan bir yorgunluğa işaret ediyor. Özellikle Trump yönetiminin odağını İran’a kaydırmasıyla, savaşı sonlandıracak müzakerelerin büyük ölçüde tıkanmış olması bu durumu tetikliyor.
EKONOMİ YÖNETİMİ AÇIKÇA ELEŞTİRİLİYOR
Ekonomik yaptırımlar Rusya ekonomisini her geçen gün daha fazla etkiliyor ve bu etki cüzdanlara vuruyor. Hükümetin güvenlik endişelerini gerekçe göstererek interneti sınırlama çabası da uzun zaman önce dijitalleşmeye başlayan Rus toplumunu rahatsız ediyor.
İsmini vermek istemeyen bir Rus yetkili, The Washington Post’a Ukrayna savaşıyla ilgili verdiği demeçte, “Genel ruh hali, ‘Artık yetti, çok uzun süredir savaşıyorsunuz’ yönünde. Herkes II. Dünya Savaşı’ndan daha uzun süredir savaşıyormuşuz gibi hissediyor ve bütün bu süre boyunca bir tane bile bölgeyi alamadık” şeklinde konuştu.
Rus toplumunun en üst tabakasındaki zengin ve güçlü elitler, ekonomiyi yönetme biçimi nedeniyle son haftalarda Putin yönetimini -hiç de alışılmadık şekilde- açık ve sert sözlerle eleştiriyor. Rusya Federal İstatistik Bürosu Rosstat'a göre, enflasyonla mücadele amacıyla uygulanan sert yaptırımların ve yüksek faiz oranlarının yatırımları boğduğu atmosferde, Rus ekonomisi yılın ilk iki ayında yüzde 1,8 oranında daraldı. Ödenmeyen kambiyo senetleri Ocak’ta rekor seviyeye çıkarak 109 milyar doları buldu. Rus Aktion Accounting'e göre de devlete vergi borcu olan şirket sayısı 439 bine yükseldi.
Geçtiğimiz ay Moskova’da yapılan ekonomi forumunda söz alan ekonomistler ve iş insanları, forumda teker teker söz alarak daralan ekonomi konusunda hükümete eleştirilerini sıraladı. Traktör üreticisi bir firmanın CEO’su Vladimir Bogalev forumda yaptığı konuşmada, “Yukarıdakilerin, sahadaki ve ekonomideki gerçeklikle hiçbir bağı kalmadı. Gücü elinde bulunduranlar aktif olarak kendilerini itibarsızlaştırıyorlar” dedi.
Rus Bilimler Akademisi’nden ekonomist Robert Nigmatulin ise forumda, Rusya’nın Çin’in gerisinde kaldığının altını çizerek, enflasyonun ekonomik büyümeyi çoktan geçtiğini söyledi:
“Her şeyimizi kaybettik ve hala en yoksul biziz. Çin’deki en yoksul bölgelerde bile gelirler bizim en yoksul bölgemizdeki gelirlerden yüksek. GSYİH’daki büyüme 2015’ten beri yıllık 1,5 civarında. Tüketici fiyatlarının ne kadar arttığından haberiniz var mı? Yüzde 77. Yönetimin böyle olduğu bir ülkeye siz yatırım yapar mısınız? Ekonomiyi böyle yönetemezsiniz.”
Diğer yandan, Monako’da yaşayan Rus internet fenomeni Victoria Bonya’nın internet kullanımındaki yaptırımlardan hükümetin halkın karşılaştığı zorlukları ele alma şekline kadar pek çok konuyu eleştirdiği videosu sosyal medyada hızla yayıldı. Video öyle yayıldı ki Kremlin’i Bonya’nın gündeme getirdiği tüm konular hakkında çalışıldığına dair bir açıklama yapmaya zorladı.
Rusya Komünist Partisi lideri Gennady Zyuganov, geçen hafta mecliste yaptığı konuşmada daha da ileri giderek, “Sorunlar çözülmezse ekonomik çöküş kaçınılmaz. Sonbaharda, 1917’de yaşananlarının aynılarıyla yüzleşebiliriz” dedi.
Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve Putin’in ağır askeri harcamaları enflasyonu fırlattı ve bu da Merkez Bankası’nı ekonomideki ateşi söndürmek için faiz oranlarını yüzde 20’nin üzerine çıkarmaya zorladı. Şu an faizler yüzde 14,5 seviyesinde olsa da ekonomistler "aşırı soğuma" ve resesyon riskine karşı uyarıyor.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maxim Reshetnikov kısa süre önce yaptığı konuşmada, Rusya’nın rezervlerinin büyük ölçüde tükendiğini söylerken, Putin de ekonominin sıkıntıda olduğunu kamuoyunun önünde kabul etti.
Rusya'nın saldırılarından etkilenen Dinyeper'de bir kent sakini, fotoğraf: AP
Petrol gelirlerine büyük ölçüde bağımlı olan Rusya’da ekonomi, ABD ile İsrail’in İran’a başlattığı savaş nedeniyle petrol fiyatlarının artması neticesinde bir nebze rahatladı. Ancak ekonomistler, Rusya’nın ekonomisinin bu fiyatların daha uzun ve istikrarlı şekilde artması halinde dengelenebileceğini belirtiyor. Alman Uluslararası Politika ve Güvenlik Politikaları Enstitüsü’nden ekonomist Janis Kluge, Rus ekonomisiyle ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Mevcut durumda Rus ekonomisi garip bir belirsizlikten geçiyor. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla olumlu etkiler beklenebilir ancak Rusya’nın ekonomik dinamikleri son aylarda ciddi şekilde kötüleşti.”
Üstelik, Ukrayna’nın Rus limanlarına ve rafinerilerine yönelik drone saldırılarını arttırması, Rusya’yı bu ay petrol üretimini günlük 400 bin ila 300 bin varil kesmeye zorladı. Bu da Moskova’nın yüksek petrol fiyatlarıyla ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yaptırımları geçici olarak durdurmasıyla yakaladığı rüzgarı durdurabilir.
Analistler, vatandaşların temel ihtiyaçlarını kesmeye zorlanması ve internet kısıtlamalarının günlük hayatı aksatması nedeniyle toplumun tüm kesimlerinde ayrışmalar ortaya çıktığını belirtiyor. Berlin’de bulunan Carnegie Rusya Avrasya Merkezi'nden Tatiana Stanovaya, kamuoyunda çok büyük bir memnuniyetsizlik olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:
“Uzun süren bir savaş ve finansal zorluklar var. Gençler, sosyal medyadaki alışılmış ortamlarından koparılmaktan mutlu değil. Nereye baksanız sorun var ve biz bunun nereye varacağını söyleyemeyiz.”
İnsanların artık daha cesurca konuşmaya başladığını kaydeden Stanovaya, yetkililerin muhtemelen daha fazla baskıyla karşılık vereceğini ve rejimin kontrolü kaybetme riskine dair bir işaret olmadığını ifade etti.
Bir zamanlar Rusya’nın en zengin insanıyken bugün Londra’da yaşayan ve önde gelen bir muhalif bir isme dönüşen Mikhail Khodorkovsky de savaşın başındaki o vatansever atmosferin dağıldığını dile getirdi. Khodorkovsky, “Savaş çok uzun süredir devam ediyor ve bariz bir değişiklik yok. Üç tane köyü almaları ya da kaybetmeleri pek bir işe yaramıyor” diye konuştu.
Diğer yandan, Rusya'da bazım kesimler Trump'ın keyfi şekilde İran'a savaş başlatma kararı almasının, Putin'in Ukrayna'ya açtığı savaşı meşrulaştırmasını sağladığı kanaatinde. Bu durum Kremlin'in, özellikle Donetsk'i ele geçirme konusundaki askeri hedeflerini sürdürme ısrarını artırmasına neden olabilir.
Moskova’da yaşayan ve ismini açıklamayan bir iş insanı da Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Herkes, Körfez’deki savaşın Rusya ve Putin’e Ukrayna’da daha uzun kalması ve daha çok bölge ele geçirmesi için imkân sunduğunu düşünüyor” dedi. İş insanı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kimse savaşın ne kadar süreceğini anlamıyor. İnsanlar ayrıca devletin kendilerinden giderek daha fazlasını almasından korkuyor.”
Fotoğraf: AP
Diğer yandan, internet kısıtlamaları da vatandaşlardaki umutsuzluğu körüklüyor. İnsanlarda Sovyetler Birliği’nin baskıcı uygulamalarına dair anılar hala taze. Bir nakliye şirketinde müdürlük yapan 53 yaşındaki Tatyana, şunları söyledi:
“Bizim gibi insanlar çok endişeli çünkü bizler terk edemediğiniz bir ülkede doğduk. Zaten bir kere o Demir Perde’nin ardında yaşadık, sonra da bunların tekrar yaşanmayacağından emindik ama yaşandı. Şimdi dijital bir Demir Perde’miz var.”
Satış müdürlüğü yapan 46 yaşındaki Irina ise can sıkıcı ekonomik tabloya değindi. Irina, “Ekonomik açıdan baktığımda her şeyin berbat olduğunu görebiliyorum. Satışlar düştü, insanların parası her geçen gün azalıyor. AVM’lerdeki insan sayısı da giderek azalıyor, fiyatlar iki katına çıktı, hatta meyve-sebze fiyatları üç katına yükseldi. Faturalar ve vergiler de arttı” diye konuştu.
Igor ise, gençlerde giderek artan yılgınlığa işaret etti. 19 yaşındaki öğrenci, “Genel anlamda, ben ve tanıdığım insanlar hiçbir şey yapılamayacağı konusunda büyük bir çaresizlik hissediyoruz” dedi ve devam etti:
“Herkes gitmek istiyor ama birçok kişinin öyle bir imkânı yok. Kimse geleceğini bu ülkeye bağlamak istemiyor. Burada yaşamak zor, pahalı ve kasvetli.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:71
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Nisan 2026 12:40 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















