Kenan Yıldız dan Milli Takım itirafı! Almanya’da beni dikkate almadılar
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Kenan Yıldız, İtalya basınından Corriere dello Sport'a röportaj verdi. Kenan Yıldız'ın açıklamaları şu şekilde oldu:
Dört yıl boyunca okuldan sonra eve gider, çantamı alır ve babamla birlikte Münih’e giderdim. Akşam dokuzda, bazen daha geç dönerdik. Haftada üç kez. Gidiş-dönüş 240 kilometre. On yaşıma geldiğimde Münih’e taşındık... Babam Engin, en çok birlikte çalıştığım antrenördü, çok küçük yaşlardan itibaren günde en az altı saat... İki saat tek başıma, sonra da bol bol dörtlü antrenmanlar.
Küçüklüğümden beri. Bana kendimi diğerlerinden üstün görmemem öğretildi. Kontrollü bir çocukluk ve ergenlik geçirdim. Ayakkabı ve kıyafet için küçük bir para harcasam bile, bunun tüm ay yetmesi gerekirdi. Annem ‘Bir sonrakini bekle’ derdi.
Hiçbir zaman para için oynamadım, kendimi geliştirmek için oynadım. Paranın sadece bir sonuç olduğunu hep düşündüm. İşin bu kısmıyla ailem ilgileniyor. Aileme sadece Juventus’ta çok mutlu olduğumu söyledim. Dört yıldır buradayım ve herkes bana her zaman büyük bir güven gösterdi; örneğin Bayern’de eksik olan güveni. Para meselesi değildi. Bayern'de pek çok sorun vardı. On bir yıl orada kaldım ve hiçbir zaman onların güvenini hissetmedim, her zaman benden daha iyi biri vardı. Ayrılmak kolaydı, hatta doğal bile diyebilirim.
Alessandro Del Piero ile anılması üzerine: Bu tür karşılaştırmaları sevmiyorum çünkü ben daha yeni başladım, o ise dünya çapında bir efsane, Juventus'un ve futbol tarihinin bir parçası... Kendime ait bir tarih yazmak, kendime ait bir iz bırakmak istiyorum.
Ben çok sıradan biriyim. Ayaklarımın yere basmasını sağlamak kolay değil çünkü hayatımda sıradan hiçbir şey yok, ama sağlam bir ailem var, arkadaş grubum kapalı. İnsanları gözlemliyorum, gerçek ilişkileri sahte olanlardan ayırt edebildiğimi düşünüyorum. Sakinim, gülmeyi ve şaka yapmayı seviyorum, yaşıtlarımdan farklı değilim.
Allegri mi? Ona çok şey borçluyum, bu hayatın başlangıcı için. Beni milli takıma çağıran Montella'ya da minnettarım.
Türkiye Milli Takımı’nı seçmesi hakkında: “Çünkü Almanya’da beni dikkate almıyorlardı, yeterince iyi değildim, hep başka birini çağırıyorlardı. Yeteneklerimin farkında olan sadece ben değildim. Küçükken katıldığım tüm turnuvalarda MVP seçilirdim. Sekiz yaşındayken 18 yaşındakilere karşı oynuyordum.
Tercih ettiği pozisyon hakkında: “Sol kanat; soldan başlayıp sahaya girebildiğim zaman. Bu özgürlüğü seviyorum.
Hala çok gelişmem gerekiyor. Kırk yaşındaki Cristiano Ronaldo'ya bakın; vücuduna ne kadar özen gösteriyor, hiç yavaşlamıyor, harika bir zihniyeti var. Ben vücut geliştirmeci olmak istemiyorum; antrenmandan sonra da biraz esneme, birkaç kuvvet egzersizi yapıyorum ama aşırıya kaçmıyorum. Artık profesyonelim, takım antrenmanı bana yetmeli.
Ailesinin bu süreci nasıl yaşadığı hakkında: “Pek rahat değiller. Gün boyu telefondalar.
Kimlerle konuşuyorlar? Real mi? Barcelona mı? Arsenal mi?
Bilmiyorum, hep meşguller. Ama geleceğim burada.
Sözleşme yenileme hakkında: “Her şeyi ailem halletti, benim düşüncem hep buydu: ben işime bakarım, geri kalanını onlar halleder.”
Kararın onun adına alınıp alınmadığı sorusuna: “Hayır hayır hayır, ben öyle demedim. Juventus her zaman benim ilk tercihim oldu ve onlar da bunu biliyordu.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:77
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mart 2026 13:57 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















