Katarakt Beklemeye Gelmez: Görmeniz Azaldıkça Hayatınız da Daralmasın
Ankara24.com, Sondakika kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Telefonunuzdaki yazıları giderek daha fazla büyütmek, televizyonun karşısında eskisinden daha yakına oturmak, evde daha güçlü ışığa ihtiyaç duymak, merdivenlerden inerken daha temkinli davranmak, karşıdan gelen bir tanıdığın yüzünü seçmekte zorlanmak…
Katarakt her zaman “Artık göremiyorum” dedirten ani bir değişiklikle ortaya çıkmıyor. Çoğu zaman görme yavaş yavaş azalıyor ve kişi farkında olmadan hayatını buna göre değiştirmeye başlıyor.
Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Sadi Sızmaz, kataraktın günlük yaşam üzerindeki etkilerinin yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, görmedeki değişikliklerin zamanında değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
“Kataraktın yavaş ilerlemesi bazen yanıltıcı olabiliyor. Hasta görmesindeki değişime alışıyor. Daha az okuyor, daha fazla ışık kullanıyor, bazı günlük işlerini yakınlarından istemeye başlıyor ama hâlâ ‘Ben görüyorum’ diyor. Bu nedenle kataraktı değerlendirirken yalnızca görme düzeyine değil, kişinin hayatında nelerin değişmeye başladığına da bakıyoruz.”
Katarakt sadece bulanık görmek değildirKatarakt, gözün içerisinde bulunan doğal lensin saydamlığını zaman içerisinde kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. Doğal lens bulanıklaştıkça görüntünün netliği ve görme kalitesi azalabiliyor.
Kişi televizyon altyazılarını seçmekte, küçük yazıları okumakta, yüzleri tanımakta veya günlük işlerini eskisi kadar rahat yapmakta zorlanabiliyor.
Bazen ilk çözüm olarak gözlüğün değiştirilmesi düşünülüyor. Ancak sorun katarakta bağlıysa yeni gözlük de beklenen netliği sağlamayabiliyor.
Op. Dr. Sızmaz, “Hastalarımızdan ‘Gözlüğümü değiştirdim ama yine de eskisi gibi göremiyorum’ sözünü sık duyabiliyoruz. Çünkü katarakt ilerlediğinde mesele yalnızca göz numarası değildir. Gözün doğal lensindeki saydamlık kaybı da görmeyi etkilemeye başlamıştır” diyor.
Kataraktın ilerlemesini beklemek gerekiyor mu?Toplumda geçmişten gelen “Katarakt iyice olgunlaşmadan ameliyat edilmez” düşüncesiyle hâlâ karşılaşılabiliyor.
Günümüzde ise ameliyat zamanlaması yalnızca kataraktın ne kadar ilerlediğine bakılarak belirlenmiyor. Hastanın görme düzeyi, gözünün genel durumu, günlük yaşamındaki ihtiyaçları ve kataraktın yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte değerlendiriliyor.
Op. Dr. Sızmaz bu noktada “Katarakt beklemeye gelmez” mesajının doğru anlaşılması gerektiğini vurguluyor:“Her katarakt tanısı hemen ameliyat anlamına gelmez. Ancak görme azaldığı halde kişinin yıllarca buna alışarak yaşaması da doğru bir yaklaşım değildir. Okumaktan, sosyal yaşamdan veya günlük işlerden görmeniz nedeniyle vazgeçmeye başladıysanız bunun değerlendirilmesi gerekir. Ameliyat için doğru zamanı gözün durumu ve kişinin yaşam ihtiyacı birlikte belirler.”
Katarakt ameliyatında doğal lensin yerine göz içi lens yerleştiriliyorKatarakt ameliyatında saydamlığını kaybetmiş doğal lens çıkarılıyor ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştiriliyor.
Günümüzde farklı özelliklere sahip göz içi lenslerin bulunması sayesinde ameliyat planlanırken yalnızca kataraktın giderilmesi değil, kişinin ameliyat sonrasındaki görme beklentileri de değerlendirilebiliyor.
Bu noktada hastaların en çok merak ettiği sorulardan biri de şu oluyor:
“Katarakt ameliyatından sonra gözlüksüz görebilir miyim?”
Akıllı lenslerle gözlüğe duyulan ihtiyaç azaltılabilir mi?
Günümüzde yakın, orta ve uzak mesafelerdeki görme ihtiyaçlarına yönelik farklı göz içi lens teknolojileri bulunuyor. Halk arasında “akıllı lens” olarak bilinen trifokal ve farklı optik özelliklere sahip göz içi lensler de bu seçenekler arasında yer alıyor.
Uygun hastalarda bu lenslerle günlük yaşamın farklı mesafelerinde gözlüğe duyulan ihtiyacın azaltılması hedeflenebiliyor.
Op. Dr. Sadi Sızmaz, katarakt ameliyatı planlayan hastaların artık yalnızca “Ameliyattan sonra net görebilecek miyim?” sorusunu sormadığını belirtiyor:
“Hastalarımız bize ‘Telefonuma gözlüksüz bakabilecek miyim?’, ‘Kitabımı okuyabilecek miyim?’, ‘Günlük hayatımı gözlüksüz sürdürebilecek miyim?’ diye soruyor. Bugün uygun hastalarda akıllı lens seçenekleri sayesinde farklı mesafelerde gözlüğe olan ihtiyacı azaltmayı hedefleyebiliyoruz. Ancak bunu herkes için aynı sonucu verecek bir uygulama olarak değerlendirmemek gerekiyor.”
Akıllı lens tercihinde uygunluk kadar beklenti de önemliAkıllı lens tercihinde kişinin gözlüksüz görme isteği önemli olmakla birlikte, karar yalnızca bu beklentiye göre verilmiyor.
Kornea ve retina sağlığı, gözün genel yapısı, mevcut göz hastalıkları ve ameliyat öncesi ölçümler değerlendiriliyor. Ardından hastanın günlük yaşamı ve görme ihtiyaçları konuşuluyor.
Telefon kullanımı, kitap okuma alışkanlığı, bilgisayar başında geçirilen süre ve kişinin yakın, orta ve uzak mesafedeki görme beklentileri lens seçiminde dikkate alınabiliyor.
Op. Dr. Sızmaz, bu süreci şöyle anlatıyor:“Akıllı lens tercihinde önce gözün uygunluğunu değerlendiriyoruz. Sonrasında hastamızın nasıl bir yaşam sürdüğünü ve ameliyat sonrasında nasıl görmek istediğini konuşuyoruz. Göz yapısı uygun olduğunda ve hastanın beklentileriyle örtüştüğünde akıllı lens seçeneklerini değerlendirebiliyoruz. Lens seçiminin kişiye özel yapılmasının nedeni de bu.”
Asıl soru: “Ameliyattan sonra nasıl görmek istiyorum?”Katarakt ameliyatında kullanılacak göz içi lensin belirlenmesi, ameliyat öncesindeki önemli planlama aşamalarından biri.
Op. Dr. Sızmaz'a göre hastaların belirli bir lens ismine odaklanmasından önce kendi görme ihtiyaçlarını hekimleriyle konuşmaları gerekiyor.
“Katarakt cerrahisinde önemli olan hastaya tek bir seçenek sunmak değil; mevcut göz içi lens teknolojileri arasından göz yapısına ve yaşamına uygun olanı belirlemektir. Akıllı lensler de uygun hastalarda ameliyat sonrasında gözlüğe duyulan ihtiyacın azaltılmasına yönelik önemli seçeneklerden biridir. Bu nedenle hastalarımıza ‘Hangi lensi istiyorsunuz?’ sorusundan önce ‘Ameliyattan sonra nasıl görmek istiyorsunuz?’ diye soruyoruz.”
Katarakt yüzünden hayatınızı küçültmeyinKataraktın en önemli günlük etkilerinden biri, kişinin azalan görmesine uyum sağlamak için hayatından farkında olmadan bazı şeyleri çıkarmaya başlaması.
Daha az okumak, telefon yazılarını sürekli büyütmek, evde daha fazla ışık kullanmak, merdivenlerde eskisi kadar rahat hareket edememek veya daha önce tek başına yapılan işler için yardım istemeye başlamak zaman içerisinde yaşam konforunu etkileyebiliyor.
Op. Dr. Sadi Sızmaz sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor:“Katarakt nedeniyle görmeniz azalmaya başladıysa bunu yaşın doğal sonucu olarak kabul edip hayatınızı buna göre değiştirmeyin. Öncelikle gözünüzün durumunu değerlendirmek gerekiyor. Günümüzde katarakt cerrahisinde farklı göz içi lens teknolojileri bulunuyor ve uygun hastalarda akıllı lenslerle gözlüğe duyulan ihtiyacın azaltılması da planlanabiliyor. Önemli olan doğru zamanda değerlendirilmek, gözün uygunluğunu belirlemek ve ameliyat sonrasındaki görme beklentisine göre kişiye uygun planlamayı yapmak.”
Katarakt beklemeye gelmez. Çünkü bazen ertelenen yalnızca ameliyat değil; net görmekten vazgeçerek yaşamaya başladığınız günlük hayatınızdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Eylül 2026 15:46 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















