Kaşif Kozinoğlu dosyasında Enver Altaylı tutuklandı: İki eski MİT mensubunun yolları nerede kesişti? Son Haberler
Ankara24.com, Sonhaberler kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında yaşamını yitirmesine ilişkin dosyada 15 yıl sonra yürütülen soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Soruşturma kapsamında Silivri Adliyesi'ne getirilen eski MİT mensubu ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı, savcılıkta “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi. Savcılık işlemlerinin ardından “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Altaylı hakkında tutuklama kararı verildi.
Altaylı'nın dosyaya dahil edilmesi yalnızca iki ismin de geçmişte MİT'te görev yapmış olmasından kaynaklanan bir kesişme olarak öne çıkmıyor. İki eski istihbaratçının geçmişinde Orta Asya, özellikle de Özbekistan üzerinden yıllar öncesine uzanan bir hat bulunuyor. Enver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e yazdığı ve daha sonra yürütülen adli süreçlerde ortaya çıkan mektuplarda Kaşif Kozinoğlu'nun adının geçmesi de yeniden açılan soruşturmayla birlikte tekrar gündeme geldi.
ENVER ALTAYLI KİMDİR?Enver Altaylı, 1944 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesinde Özbek kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Askeri okullarda eğitim gören Altaylı'nın Harp Okulu dönemi, 1960'lı yılların başındaki siyasi ve askeri gelişmelerle kesişti. Talat Aydemir'in darbe girişiminin ardından çok sayıda Harp Okulu öğrencisiyle birlikte okuldan çıkarılan Altaylı, daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitim gördü.
Altaylı'nın sonraki yıllardaki çalışma alanının önemli bölümünü Sovyetler Birliği, Türk dünyası ve Orta Asya oluşturdu. Almanya ve Avusturya'da Doğu Avrupa hukuku ve Sovyetoloji alanlarında çalışmalar yapan Altaylı, 1960'ların sonunda MİT bünyesinde görev almaya başladı.
Altaylı'nın istihbarat kariyerinin anlatıldığı kaynaklarda Özbek kökenli CIA görevlisi Ruzi Nazar'ın adı da yer aldı. Altaylı, ilerleyen yıllarda Ruzi Nazar hakkında bir kitap da kaleme aldı. Altaylı'nın ABD istihbarat çevrelerinden Duane Clarridge ile ilişkisi de kendisi hakkında hazırlanan iddianame ve kamuoyuna yansıyan belgelerde yer aldı.
MİT'TEN AYRILDI, SİYASET VE MEDYA ALANINDA ÇALIŞTIEnver Altaylı'nın MİT'teki görevi 1970'li yıllarda sona erdi. Altaylı sonraki dönemde Milliyetçi Hareket Partisi çevresinde faaliyet gösterdi ve MHP'nin Almanya'daki yapılanmasında görev aldı. 1977-1980 yılları arasında partinin yayın organı Hergün gazetesinde yöneticilik ve başyazarlık yaptı.
Sovyetler Birliği ve Türk cumhuriyetleri üzerine çalışmalarını sürdüren Altaylı'nın adı, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya cumhuriyetlerindeki gelişmelerle de anıldı. Özbek kökeni, Sovyetoloji çalışmaları ve bölgede kurduğu ilişkiler nedeniyle Orta Asya, Altaylı'nın faaliyetlerinin önemli başlıklarından biri oldu.
ALTAYLI'NIN FETÖ VE CASUSLUK DAVASIEnver Altaylı yıllar sonra FETÖ'ye ilişkin yürütülen soruşturmalardan birinin sanığı oldu. Altaylı hakkında hazırlanan iddianamede, eski MİT mensubu Mehmet Barıner'in yurt dışına çıkarılmasına yönelik girişimde bulunduğu ve yabancı istihbarat bağlantıları üzerinden faaliyet yürüttüğü yönünde suçlamalar yer aldı.
Yargılama sonucunda Altaylı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Söz konusu ceza 2024 yılında onandı. Böylece Altaylı hakkındaki FETÖ üyeliği ve siyasi ve askeri casusluk suçlarına ilişkin mahkumiyet kesinleşti.
KAŞİF KOZİNOĞLU İLE ENVER ALTAYLI'NIN YOLLARI NEREDE KESİŞTİ?Enver Altaylı ile Kaşif Kozinoğlu dosyasındaki en önemli geçmiş bağlantılardan biri Özbekistan ve Orta Asya'daki faaliyetler üzerinden ortaya çıkıyor. İki isim farklı dönemlerde MİT bünyesinde görev yaparken Orta Asya konusunda çalıştı. Kozinoğlu özellikle 1990'lı ve 2000'li yıllarda bölgedeki görevleriyle öne çıktı.
Kozinoğlu'nun Özbekistan'da görev yaptığı dönemde Fethullah Gülen yapılanmasına ait okulların faaliyetleri de Ankara ile Taşkent arasındaki gündem başlıklarından biriydi. Özbekistan yönetimi 1990'ların sonlarından itibaren Gülen yapılanmasına bağlı olduğu belirtilen eğitim kurumlarına karşı çeşitli işlemler gerçekleştirdi ve okullar kapatıldı.
Altaylı'nın daha sonra ortaya çıkan yazışmaları, Kozinoğlu ile arasındaki bağlantının anlaşılması açısından soruşturmanın dikkat çeken geçmiş belgeleri arasında yer aldı.
ALTAYLI'NIN GÜLEN'E YAZDIĞI MEKTUPTA KOZİNOĞLU'NUN ADI GEÇTİEnver Altaylı'nın Fethullah Gülen'e gönderdiği belirtilen ve daha sonra Altaylı hakkında yürütülen adli süreç kapsamında gündeme gelen mektupta Kaşif Kozinoğlu hakkında doğrudan değerlendirmeler bulunuyordu.
Altaylı mektubunda, Kozinoğlu'nun dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun döneminde Özbekistan'da görev yaptığını ve daha sonra merkezi Taşkent'te bulunan Orta Asya istihbarat yapılanmasının başına getirildiğini belirtiyordu. Mektupta Altaylı, Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına ait okulların kapatılması sürecinde Kozinoğlu'nu sorumlu tutuyordu.
Altaylı'nın mektubunda Kozinoğlu'nun etkisiz hale getirilmesine yönelik ifadelerin bulunması da yıllar sonra kamuoyuna yansıdı. Söz konusu ifadeler, 2026 yılında Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın yeniden açılmasıyla birlikte tekrar gündeme geldi.
Mektubun varlığı ve içeriğinin kamuoyuna yansıması, Altaylı'nın Kozinoğlu'nun ölümüne karıştığını tek başına gösteren bir yargı kararı niteliği taşımıyor. Altaylı'nın Kozinoğlu'nun ölümündeki olası cezai sorumluluğu, yeniden yürütülen soruşturmanın konusu olarak ele alınıyor.
KOZİNOĞLU'NUN ÖZBEKİSTAN'DAKİ FAALİYETLERİ NEDEN ÖNEMLİ?Kaşif Kozinoğlu'nun MİT kariyerinin önemli bölümü Orta Asya ve çevresindeki ülkelerde geçti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetleri, Türkiye'nin dış politika ve istihbarat faaliyetlerinde yeni bir alan oluştururken Kozinoğlu da bölgede görev yapan isimler arasında yer aldı.
Özbekistan ise hem bölgesel güvenlik dengeleri hem Afganistan'a yakınlığı hem de ülkedeki farklı dış bağlantılı yapılanmalar nedeniyle dönemin önemli çalışma alanlarından biriydi. Kozinoğlu'nun Özbekistan'daki görevi sırasında Gülen yapılanmasına bağlı okullarla ilgili gelişmeleri Ankara'ya raporladığına ilişkin bilgiler yıllar içerisinde farklı dava dosyalarına ve haberlere yansıdı.
Altaylı'nın Gülen'e yazdığı belirtilen mektupta Kozinoğlu'nu söz konusu okulların kapatılmasında sorumlu isimlerden biri olarak göstermesi, iki eski MİT mensubu arasındaki bilinen en somut geçmiş bağlantılardan birini oluşturuyor.
KAŞİF KOZİNOĞLU KİMDİR?Kaşif Kozinoğlu 1955 yılında Trabzon'da doğdu. 1976 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan Kozinoğlu, askeri kariyerinin ilk döneminde komando eğitimi aldı. 1980 yılında Özel Harp Dairesi bünyesinde göreve başladı.
Kozinoğlu, 1995 yılına kadar daha sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı adını alan yapı içerisinde Tim Komutanlığı, İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı dahil farklı görevlerde bulundu. Askeri kariyerinde özellikle istihbarat ve özel operasyon alanlarında görev yaptı.
1995 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden kendi isteğiyle emekli olan Kozinoğlu'nun sonraki adresi MİT oldu. Askerlik döneminde de Orta Asya üzerine çalışan Kozinoğlu, MİT'e geçmesinin ardından yurt dışı görevlerinde bulundu.
SURİYE'DEN BOSNA'YA, AFGANİSTAN'DAN ORTA ASYA'YA UZANAN GÖREVLERKozinoğlu'nun MİT dönemindeki görev alanları arasında Suriye, Bosna-Hersek, Afganistan ve Orta Asya bulunuyordu. Özellikle Afganistan ve Türk cumhuriyetlerindeki faaliyetleri nedeniyle teşkilatın yurt dışı operasyonlarında görev alan isimlerden biri olarak tanındı.
Eylül 2010'da “Baş Müşavir” sıfatıyla Asya Bölgesi'nde görevlendirilen Kozinoğlu, bu dönemde de yurt dışı görevlerini sürdürdü. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Kozinoğlu, söz konusu görevlendirmenin ardından beş kez yurt dışına çıktı.
ALAATTİN ÇAKICI DOSYASINDA DA ADI GÜNDEME GELDİKozinoğlu'nun adı 2000'li yıllarda organize suç örgütü liderliği suçundan hüküm giyen Alaattin Çakıcı'nın yurt dışına kaçışıyla ilgili soruşturma kapsamında da gündeme geldi. Çakıcı'nın yakın çevresindeki kişilerle yapılan bazı telefon görüşmeleri nedeniyle Kozinoğlu'nun ifadesine başvuruldu.
Kozinoğlu'nun kamuoyunda geniş ölçüde tanınması ise 2011 yılında yürütülen Odatv soruşturması ve ardından tutuklanmasıyla gerçekleşti.
ODATV SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI2011 yılında Odatv'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteciler ve farklı isimler hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri gerçekleştirildi. Kaşif Kozinoğlu'nun adı da soruşturma dosyasına dahil edildi.
Yurt dışında görevde bulunan Kozinoğlu Türkiye'ye döndükten sonra ifade verdi ve Mart 2011'de tutuklandı. Silivri Cezaevi'ne gönderilen Kozinoğlu, Odatv davasının sanıkları arasında yer aldı.
Hazırlanan iddianamede Kozinoğlu hakkında 11 yıl 6 aydan 26 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Davanın ilk duruşmasının 22 Kasım 2011 tarihinde yapılması planlandı.
Kozinoğlu söz konusu duruşmaya çıkamadı.
DURUŞMADAN GÜNLER ÖNCE CEZAEVİNDE YAŞAMINI YİTİRDİKaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde rahatsızlandı. Adalet Bakanlığının olayın ardından yaptığı açıklamaya göre Kozinoğlu, spor yaptıktan ve duş aldıktan sonra odasına döndüğünde fenalaştı. Koğuş arkadaşlarının yardım çağrısının ardından sağlık ekiplerine haber verildi.
Sağlık Bakanlığının dönemin kayıtlarına ilişkin açıklamasında 112 Komuta Kontrol Merkezi'ne saat 18.30'da çağrı ulaştığı, ambulansın saat 18.42'de cezaevine vardığı belirtildi. Silivri Devlet Hastanesinin epikriz raporunda ise Kozinoğlu'nun saat 19.10'da hastaneye yaşamını yitirmiş halde getirildiği ve müdahalelere yanıt alınamaması üzerine saat 19.30'da ölümünün kayda geçirildiği bildirildi.
Kozinoğlu'nun ölümü, Odatv davasının ilk duruşmasından yaklaşık 10 gün önce gerçekleşti.
CEZAEVİNDE DOKTOR BULUNUP BULUNMADIĞI TARTIŞILDIÖlümün ardından sağlık müdahalesinin zamanlaması da tartışma konusu oldu. Kozinoğlu'nun ailesinin avukatları, cezaevinde rahatsızlandığı sırada doktor bulunmadığını ve ilk gelen ambulansta da doktor olmadığını açıklamıştı.
Sağlık Bakanlığı ise olay günü cezaevi semt polikliniğinde bir hekimin görev yaptığını ancak hekime Kozinoğlu vakasıyla ilgili bildirim ulaşmadığının tespit edildiğini duyurdu. Söz konusu durum, Kozinoğlu'nun rahatsızlanması sonrasında cezaevi içindeki müdahale ve haberleşme sürecini daha sonra yürütülen soruşturmaların başlıklarından biri haline getirdi.
İLK İNCELEMEDE DARP VE CEBİR İZİ BULUNMADIĞI AÇIKLANDIAdalet Bakanlığının olayın ardından yaptığı açıklamada Kozinoğlu'nun bedeni üzerinde gerçekleştirilen ilk incelemede kırık, darp veya cebir izine rastlanmadığı bildirildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla cenaze İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Adli Tıp sürecinde Kozinoğlu'ndan alınan kan, idrar ve diğer örnekler üzerinde toksikolojik incelemeler yapıldı. Organlar üzerinde histopatolojik tetkiklerin de gerçekleştirileceği açıklanırken ölüm nedeninin otopsi bulguları, tıbbi belgeler ve soruşturma dosyasıyla birlikte değerlendirileceği bildirildi.
2012'DE “KALP DAMAR RAHATSIZLIĞI” DENİLDİ VE DOSYA KAPATILDISilivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık beş ay yürütülen ilk soruşturma 2012 yılında tamamlandı. Savcılık, Adli Tıp Kurumunun değerlendirmesi doğrultusunda Kozinoğlu'nun ölümünün kalp rahatsızlığına bağlı doğal ölüm olduğu sonucuna ulaştı.
Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun geçmiş sağlık kayıtları da MİT'ten istendi. Savcılık, 2005 yılından itibaren kalp rahatsızlığıyla ilgili tetkiklerin bulunduğu sağlık dosyasını Adli Tıp Kurumuna gönderdi. Adli Tıp değerlendirmesi sonrasında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
KOZİNOĞLU'NUN CEZAEVİNDE HAZIRLADIĞI SAVUNMA DA DOSYAYA GİRDİKaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde Odatv davasında yapacağı savunma üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. Kozinoğlu'nun yaklaşık 40 sayfalık bir savunma hazırladığı ve ölümünün ardından söz konusu metne soruşturmayı yürüten savcılık tarafından inceleme amacıyla el konulduğu bildirildi.
İncelemenin tamamlanmasının ardından savunma, Odatv davasının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Kozinoğlu'nun koğuşunda bulunan “Hoca'ya” ve “Tarihe sorularımla not düşüyorum” başlıklı iki mektup da ayrı bir incelemenin konusu oldu. Savcılık, toplam 12 sayfalık söz konusu belgelerin içeriğine ilişkin ayrıca soruşturma yürüttü.
15 YIL SONRA DOSYA YENİDEN AÇILDIKozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 2012 yılında verilen takipsizlik kararından yaklaşık 15 yıl sonra dosya yeniden gündeme geldi. 2026 yılında yapılan yeni değerlendirmeler sonucunda soruşturmanın tekrar açılmasına karar verildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu ve dosyaya gizlilik kararı getirildi. Kozinoğlu'nun ölümünde üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla geçmişteki deliller yeniden incelenmeye başlandı.
Yeni soruşturmanın merkezindeki başlıklardan birini olay tarihinde Silivri Cezaevi'nde görev yapan personelin eylemleri oluşturdu.
KAŞİF KOZİNOĞLU'NUN MEZARI AÇILDIYeniden başlatılan soruşturmanın en önemli adımlarından biri fethi kabir kararı oldu. Savcılığın talebi doğrultusunda Kozinoğlu'nun mezarının açılarak kalıntılar üzerinde yeniden adli tıp incelemesi yapılmasına karar verildi.
İşlemin amacı, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin yeniden değerlendirilmesi ve ölümünde dışarıdan herhangi bir müdahale bulunup bulunmadığının bilimsel yöntemlerle araştırılması olarak açıklandı.
DÖNEMİN SAVCILARI DA SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİYeni soruşturma yalnızca cezaevi personeliyle sınırlı kalmadı. Kozinoğlu'nun öldüğü dönemde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan da gözaltına alındı ve daha sonra tutuklandı.
Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
İki isim 2011 yılındaki ilk soruşturmada da ifadelerine başvurulan kişiler arasındaydı.
CEZAEVİ PERSONELİNE YÖNELİK OPERASYONLAR DÜZENLENDİSoruşturmanın farklı aşamalarında olay tarihinde cezaevinde görev yapan personel ile sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.
Son operasyonlardan birinde İstanbul ve Tekirdağ'da eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke gözaltına alındı.
Süleyman Kaba ifadesinin ardından serbest bırakılırken Osman Arslan tutuklandı. Ömer Vatan ve Kazım Beyke hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. Osman Arslan'ın tutuklanmasının ardından dosyadaki tutuklu sayısı 7'ye yükselmişti.
KURTLAR VADİSİ PUSU DA SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİKozinoğlu soruşturmasının dikkat çeken bir başka bölümü “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisine yönelik inceleme oldu. Dizinin 123'üncü bölümünde “Kazım Kaşifoğlu” isimli bir MİT mensubu karakter hikâyeye dahil edilmişti.
Dizide söz konusu karakter “vatan haini” olarak gösterildikten sonra öldürülüyordu. Kazım Kaşifoğlu karakterinin Kaşif Kozinoğlu'ndan esinlenerek oluşturulduğu yıllar boyunca ileri sürüldü.
Başsavcılık yeniden yürütülen soruşturma kapsamında dizinin ilgili bölümlerinin incelenmesine karar verdi.
SENARİSTLER SAVCILIKTA İFADE VERDİ“Kurtlar Vadisi” dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan soruşturma kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla savcılığa çağrılarak ifade verdi.
Raci Şaşmaz ifadesinde dizinin senaryo sürecine ilişkin soruları yanıtladı. Şaşmaz'ın ardından yapımın senaryo ekibindeki diğer isimlerin de bilgisine başvuruldu.
“Kazım Kaşifoğlu” karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın da “bilgi sahibi” sıfatıyla savcılığa ifade vermesi için işlem başlatıldı.
ENVER ALTAYLI NEDEN SORUŞTURMANIN GÜNDEMİNE GELDİ?Soruşturmanın Enver Altaylı'ya uzanan bölümünde birkaç farklı geçmiş bağlantı bulunuyor. Altaylı ve Kozinoğlu'nun eski MİT mensubu olması, iki ismin de Orta Asya ve Türk cumhuriyetleriyle ilgili çalışmalarda bulunması ve Altaylı'nın Gülen'e gönderdiği belirtilen mektuplarda Kozinoğlu'nun doğrudan adının geçmesi söz konusu bağlantıların başında geliyor.
Mektupta Kozinoğlu'nun Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına ait okulların kapatılmasından sorumlu tutulması ve Kozinoğlu hakkında kullanılan ifadeler de dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte soruşturmanın dikkat çeken geçmiş belgeleri arasına girdi.
Altaylı'nın FETÖ üyeliği ve siyasi ve askeri casusluk suçlarından kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunması ise kendisinin hukuki geçmişinin ayrı bir bölümünü oluşturuyor.
ALTAYLI DAHA ÖNCE SAĞLIK SORUNLARI NEDENİYLE İFADE VEREMEMİŞTİSilivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu soruşturması kapsamında Enver Altaylı'nın da ifadesine başvurmak istedi. Altaylı'nın bulunduğu cezaevinden İstanbul'a sevki sağlık durumunun uygun olmadığına ilişkin doktor raporu nedeniyle daha önce gerçekleştirilemedi.
Başsavcılık, sağlık durumunun düzelmesi halinde Altaylı'nın ifadesine başvurulacağını açıkladı. Sürecin devamında Altaylı Silivri Adliyesi'ne getirildi ve “şüpheli” sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.
ALTAYLI “KASTEN ÖLDÜRMEYE AZMETTİRME” SUÇUNDAN TUTUKLANDISavcılık, Enver Altaylı'nın ifadesinin tamamlanmasının ardından “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklanmasını talep etti. Altaylı bu talep doğrultusunda Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, Enver Altaylı'nın “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklanmasına karar verdi. Kararla birlikte Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan şüpheliler arasına girdi.
Tutuklama kararı, Altaylı'nın isnat edilen suçu işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin cezai sorumlulukların belirlenmesi, soruşturmanın tamamlanması ve dava açılması halinde gerçekleştirilecek yargılama sürecinin konusu olacak.
TUTUKLU SAYISI 8'E YÜKSELDİOsman Arslan'ın tutuklanması sonrasında soruşturmadaki tutuklu sayısı 7'ye çıkmıştı. Enver Altaylı hakkında verilen son kararla birlikte tutuklu sayısı 8'e yükseldi.
Dosyada bir taraftan 12 Kasım 2011'de cezaevinde yaşananlar, sağlık müdahalesinin zamanlaması ve dönemin cezaevi personelinin işlemleri araştırılırken diğer taraftan Kozinoğlu'nun ölümünden önceki dönemde yaşanan gelişmeler ve geçmiş bağlantılar inceleniyor.
DOSYANIN İKİ AYRI DÖNEMİ BULUNUYORKaşif Kozinoğlu dosyasındaki gelişmeler iki ayrı zaman diliminde toplanıyor. İlk dönem, Kozinoğlu'nun Mart 2011'de tutuklanmasından 12 Kasım 2011'deki ölümüne ve Nisan 2012'de verilen takipsizlik kararına kadar uzanıyor. Dönemin resmi incelemesi, ölümün kalp damar rahatsızlığına bağlı doğal nedenlerle gerçekleştiği sonucuyla kapanmıştı.
İkinci dönem ise 2026 yılında soruşturmanın yeniden açılmasıyla başladı. Savcılık yeni soruşturma kapsamında mezarın açılmasından cezaevi personelinin ifadelerine, dönemin savcılarından Kozinoğlu'nun geçmişte temas ettiği veya hakkında değerlendirmelerde bulunan kişilere kadar genişleyen bir inceleme yürütüyor.
Enver Altaylı'nın tutuklanmasıyla soruşturmanın kapsamına Kozinoğlu'nun ölümünden önceki yıllara uzanan Orta Asya ve Özbekistan bağlantıları da daha belirgin biçimde dahil olmuş durumda.
ORTA ASYA HATTI İKİ İSMİN GEÇMİŞİNDE DE YER ALIYOREnver Altaylı ile Kaşif Kozinoğlu'nun mesleki geçmişlerinin kesiştiği temel coğrafya Orta Asya olarak öne çıkıyor. Altaylı, Sovyetler Birliği ve Türk cumhuriyetleri üzerine çalışan eski bir istihbarat mensubu olarak uzun yıllar bölgeyle ilgilenirken Kozinoğlu da askerlik ve MİT dönemlerinde Orta Asya sahasında görev yaptı.
Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına ait okulların kapatılması sürecine ilişkin Altaylı'nın mektubunda Kozinoğlu'nun adının açık biçimde geçirilmesi ise iki isim arasındaki bağlantıyı yalnızca aynı coğrafyada faaliyet göstermiş olmaktan çıkaran belge niteliğindeki başlıklardan birini oluşturuyor.
Kozinoğlu'nun 2011'deki ölümünde söz konusu geçmiş bağlantıların herhangi bir cezai rolünün bulunup bulunmadığı ise yeniden açılan soruşturma kapsamında araştırılıyor.
2011'DEN 2026'YA KAŞİF KOZİNOĞLU DOSYASIKaşif Kozinoğlu, Mart 2011'de Odatv soruşturması kapsamında tutuklandı ve Silivri Cezaevi'ne gönderildi. 12 Kasım 2011'de cezaevinde rahatsızlanmasının ardından yaşamını yitirdi. Ölümün hemen ardından adli ve idari incelemeler başlatıldı.
Adli Tıp değerlendirmesinin ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Nisan 2012'de ölümün kalp damar rahatsızlığına bağlı doğal nedenlerden kaynaklandığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
Yaklaşık 15 yıl sonra dosya yeniden açıldı. Özel soruşturma ekibi oluşturuldu, fethi kabir işlemi gerçekleştirildi, olay tarihinde görev yapan cezaevi personeli ve adli görevliler hakkında işlemler yapıldı, dönemin iki savcısı dahil şüpheliler tutuklandı. “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisi incelemeye alınırken senaristler ve oyuncuların bilgisine başvurulması kararlaştırıldı.
Soruşturmanın son aşamasında ise geçmişte Fethullah Gülen'e gönderdiği mektupta Kozinoğlu hakkında ifadeler kullandığı bilinen eski MİT mensubu Enver Altaylı “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi ve “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklandı.
SOSYAL MEDYA POSTUKaşif Kozinoğlu'nun 2011'de cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturma 15 yıl sonra genişliyor.
Eski MİT mensubu Enver Altaylı, “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklandı.
Altaylı ile Kozinoğlu'nun geçmişindeki Orta Asya ve Özbekistan bağlantıları yeniden gündemde.
Altaylı'nın Gülen'e yazdığı mektuptaki Kozinoğlu ifadeleri de soruşturmanın dikkat çeken geçmiş belgeleri arasında.
Enver Altaylı neden tutuklandı? Kaşif Kozinoğlu dosyasında 15 yıl sonra açılan Orta Asya bağlantısı
Kaşif Kozinoğlu dosyasının geçmişi: Enver Altaylı, Özbekistan ve Gülen'e gönderilen mektup
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni aşama: Enver Altaylı'nın geçmiş bağlantıları mercek altında
Enver Altaylı ile Kaşif Kozinoğlu'nun yolları nerede kesişti? 2011'den 2026'ya soruşturmanın tüm ayrıntıları
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:88
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Eylül 2026 09:27 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















