“Kart yok, sadece nakit” diyen işletmelere aldanmayın! ‘Vergi kaçakçılığına teşebbüs sayılıyor’ Karşılaşırsanız bunları yapın
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İŞLETMENİN SADECE NAKİT ÖDEME TALEP ETMESİ YASAL DEĞİL
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, “Perakende mal/hizmet satan (1. ve 2. sınıf tüccar) işletmeler için sadece nakit dayatması yasal değildir ve idari ihlal oluşturur. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliğleri ile 3100 sayılı Kanun uyarınca, perakende satış/hizmet veren işletmeler Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanmak ve EFT-POS özellikli cihazlarla banka/kredi kartı ödemelerini kabul etmek zorundadır” dedi.
İşletmenin ‘sadece nakit’ politikasının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 17. maddesine aykırı olduğunun altını çizen İbrahim Güllü şu bilgileri verdi:
“Bu madde, üye işyerlerinin kartla ödeme talebini kabul etmek zorunda olduğunu ve indirim dönemlerinde de bu zorunluluğun geçerli olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Bu durum doğrudan ceza hukuku anlamında suç teşkil etmez ancak özel usulsüzlük cezası (VUK Mükerrer Md. 355) ile idari para cezasına yol açar. Denetimde tespit edilirse her işlem için ayrı ceza uygulanır.”
IBAN ÖDEMESİNDE AÇIKLAMAYI BOŞ BIRAKMAK VERGİ KAÇAKÇILIĞINA TEŞEBBÜSTÜR
Bazı işletmeler IBAN ile ödeme kabul ediyor fakat açıklama kısmının boş bırakılmasını rica ediyor. Hem nakit ödeme koşulu koyup hem de IBAN ödemesinde açıklama kısmının boş bırakılması ‘vergi kaçırma’ suçunun bir parçası mıdır?
Avukat İbrahim Güllü bu soruyu şöyle yanıtladı:
“Nakit dayatmayla birleştiğinde IBAN kabul edip açıklama kısmını boş bırakma talebi vergi kaçırma suçunun unsurlarını taşıyabilir. Yargıtay içtihatlarına göre, banka havalesi/EFT’de açıklama boş bırakıldığında işlem ‘mevcut borcun ödenmesi’ olarak yorumlanır ve hasılat kaydı yapılmazsa vergi incelemesine konu olur.”
Güllü, “IBAN uygulaması, fatura/fiş düzenlememe + nakit/IBAN karışımıyla kayıt dışı tahsilatı gizleme amacını taşıyorsa VUK Md. 359 kapsamındaki kaçakçılık fiili (sahte belge veya belge düzenlememe) olarak değerlendirilebilir. Ayrıca MASAK şüpheli işlem bildirimi riski doğar ve her iki taraf yani işletme ve tüketici için vergi cezası + adli soruşturma ihtimali vardır. Nakit dayatma zaten yasal değilken bu yöntemle birleşmesi, vergi kaçakçılığının teşebbüsünün delili niteliğindedir” ifadelerine yer verdi.
BİNLERCE LİRA CEZASI VAR
İbrahim Güllü, perakende işletmelerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz bulundurmaması veya "arızalı” diyerek kullanmamasının, 3100 sayılı Kanun ve VUK Genel Tebliğleri’ne aykırı olduğunu söyledi ve şu detayları ekledi:
-- Yaptırımı ise her tespit için özel usulsüzlük cezasıdır. Ceza, VUK Mükerrer Md. 355; 2025-2026 itibarıyla binlerce TL’den başlar, tekrarında katlanır. Arızalı cihaz için servis tutanağı/hurda işlemleri yapılmazsa ayrıca ceza uygulanır.
-- Bu durum vergi kaçırma teşebbüsü olarak nitelendirilebilir çünkü amaç kayıt dışı satış yapmaktır (VUK Md. 359 kaçakçılık suçu).
-- Denetimde kasıt tespit edilirse vergi ziyaı cezası ve 18 aydan 5 yıla kadar hapis riski doğar. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), kart kabul etmeyen veya POS’u devre dışı bırakan işletmelere yönelik denetimleri yapmaktadır.
NAKİT İLE KART ÖDEMELERİ ARASINDA FİYAT FARKI OLABİLİR Mİ?
İbrahim Güllü, nakit-kart fiyat farkı koymanın yani banka komisyonunu %10-20 gibi müşteriye yansıtmanın açıkça yasak olduğunun altını çizdi, “5464 sayılı Kanun Md. 17/2 der ki; üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılırsa üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve 1 yıl yeni sözleşme yapılamaz. Ayrıca Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve Türk Borçlar Kanunu’na göre fiyat, ödeme aracına göre değiştirilemez; bu haksız ticari uygulamadır” dedi.
FAZLA ÖDENEN TUTARI GERİ ALABİLİRSİNİZ
Kart ile ödeme yaptığınızda sizden nakit ödemeye kıyasla daha fazla ücret alındıysa iade isteme hakkına sahipsiniz.
Avukat İbrahim Güllü, “Fazla ödenen tutarın yani komisyon olarak alınan paranın iadesi için Tüketici Hakem Heyeti’ne (186.000 TL’nin altında olması halinde) başvurulmalıdır. Hakem heyetinden komisyon bedelinin yanında ticari faiz de talep edilebilir. Miktar, hakem heyetinin görev sınırı olan 186.000 TL ve üzeri ise ve arabuluculuk görüşmelerinde iade gerçekleşmezse Tüketici Mahkemesinde dava açılmalıdır” bilgisini verdi.
VİDEO VE SES KAYDI DELİL SAYILMAZ, ŞAHİT LAZIM
“İşletmenin nakit dayatmasını kanıtlamak için gizli ses kaydı, video çekimi veya şahit beyanı hukuki bir süreçte delil olarak kabul edilir mi?” diye sorduğumuz İbrahim Güllü, “Gizli ses kaydı, video veya fotoğraf genel kural olarak delil kabul edilmez. TCK Md. 133-134 gereğince konuşmaların gizlice kaydedilmesi / özel hayatın gizliliği suçu oluşturur ve hukuka aykırı delil sayılır. Yargıtay, planlı/sistematik delil toplama amacıyla yapılan gizli kayıtları delil olarak reddeder. Sadece ani bir suç/haksız saldırı anında (örneğin tehdit, hakaret) ve başka delil yoksa istisnai kabul edilebilir” dedi ve ekledi:
“Şahit beyanı ise tam delildir. Hizmet öncesi/ödemede yanınızda tanık bulundurun. Ayrıca işletme hakkında CİMER’e, Maliye Bakanlığına veya Ticaret Bakanlığı’nın haksız ticari uygulama kapsamında şikâyette bulunabilirsiniz.”

Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:105
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Mart 2026 15:48 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















