Japonya, Çin in en çok korktuğu koalisyonu sessizce kuruyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Doğu Asya’daki jeopolitik dengeler, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir hızla yeniden şekilleniyor.
On yıllar boyunca bölgesel güvenlik ve savunma stratejilerinde neredeyse tamamen Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) bağımlı bir politika izleyen Japonya, artık kabuğundan çıkıyor.
Tokyo yönetimi, Washington'ın gölgesinden sıyrılarak ordusunu hızla büyütüyor, bölge ülkeleriyle yeni askeri ortaklıklar kuruyor ve kendisini Çin’in Asya’daki büyüyen nüfuzuna karşı en büyük ve en güçlü denge unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Pekin yönetiminin en büyük kabuslarından biri olan bu geniş tabanlı "anti-Çin koalisyonu", Tokyo tarafından sessiz ve derinden inşa ediliyor.
Tokyo’nun pasifist kabuğu kırıldıİkinci Dünya Savaşı sonrasında kabul ettiği pasifist anayasa nedeniyle onlarca yıl boyunca sadece "Meşru Müdafaa" odaklı sembolik bir askeri güç barındıran Japonya, Çin’in Tayvan ve Güney Çin Denizi’ndeki agresif genişleme hamlelerinin ardından strateji değişikliğine gitti.
Savunma bütçesini tarihi seviyelere çıkaran Tokyo, sadece kendi sınırlarını korumakla kalmayıp, bölgedeki caydırıcılığı artırmak adına saldırı kabiliyetine sahip uzun menzilli füzeler ve modern mühimmatlar tedarik etmeye başladı. Uzmanlar, Japonya’nın askeri modernizasyonunun bölgedeki güç dengesini Çin aleyhine değiştirebilecek bir potansiyele ulaştığını belirtiyor.
Japonya’nın hamleleri sadece kendi ordusunu güçlendirmekle sınırlı değil; Pekin’i asıl endişelendiren durum, Tokyo’nun bölge ülkeleriyle kurduğu sessiz ama stratejik askeri ortaklıklar ağı.
Japonya; Avustralya, Hindistan ve ABD’nin yer aldığı Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) içindeki rolünü agresif bir şekilde artırırken, diğer yandan Filipinler, Vietnam ve Güney Kore gibi Çin ile egemenlik sorunları yaşayan ülkelerle de ikili savunma ve lojistik anlaşmaları imzalıyor. Bu durum, Çin’in arka bahçesinde Tokyo liderliğinde bir "Asya NATO’su" kurulduğu algısını güçlendiriyor.
Pekin’in en büyük kabusu gerçek mi oluyor?
Benim analizime göre, Çin’in bölgesel stratejisinde en çok çekindiği senaryo, ABD’nin doğrudan müdahalesinden ziyade, Asya-Pasifik’teki yerel güçlerin kendisine karşı tek bir cephede birleşmesidir. Japonya tam olarak bunu gerçekleştiriyor. Diplomatik, ekonomik ve askeri gücünü birleştiren Tokyo, Çin’in ticaret yollarını ve deniz egemenliğini baskılayabilecek çok uluslu bir çember oluşturuyor.
Önümüzdeki dönemde bu sessiz koalisyonun daha da görünür hale gelmesi, Pekin-Tokyo hattındaki askeri ve diplomatik gerilimi tarihin en yüksek seviyesine çıkarabilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:44
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Temmuz 2026 12:30 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















