İsrailli şirketler takip ediyor: Arabanız sizi gözetliyor! Uzman isim uyardı: Risk altında olabilirsiniz… Hedefleri ne?
Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Sektörde bu alana 'CARINT' yani araç istihbaratı adı veriliyor. Geliştirilen sistemler; on binlerce araç arasından hedefi ayıklayabiliyor, konum verisini gerçek zamanlı takip edebiliyor ve farklı veri kaynaklarını yapay zeka ile birleştirerek detaylı profil çıkarabiliyor. Uzmanlara göre araç, artık yalnızca bir ulaşım aracı değil; sürekli veri üreten bir sensör platformu.
ARACINIZ VERİ ÜRETİYOR
Modern araçlarda dahili SIM kartlar, GPS modülleri, Bluetooth ve Wi-Fi bağlantıları, akıllı telefon entegrasyonları ve üreticinin uzaktan erişim sistemleri bulunuyor. Fren sisteminden hava yastıklarına, lastik basınç sensörlerinden multimedya ünitesine kadar birçok bileşen dijital olarak kontrol ediliyor.
Bu veriler tek başına masum görünebilir. Ancak konum geçmişi, seyahat rutinleri, aracın hangi saatlerde nerede park ettiği gibi bilgiler başka veri tabanlarıyla eşleştirildiğinde güçlü bir gözetim aracına dönüşebiliyor.
Yol kenarı kameraları, plaka tanıma sistemleri ve ticari reklam verileri gibi kaynaklarla çapraz analiz yapıldığında, bir kişinin günlük yaşam haritası çıkarılabiliyor. Uzmanlar, özellikle yapay zekâ destekli “veri füzyonu” teknolojilerinin bu süreci hızlandırdığını; milyonlarca dağınık veri noktasının saniyeler içinde “anlamlı hedef bilgisine” dönüştürülebildiğini vurguluyor.
İSRAİLLİ ŞİRKETLER GÜNDEMDE
CARINT ekosisteminde öne çıkan şirketler arasında İsrail merkezli firmalar da var. Sektör kaynaklarına göre bazı şirketler araç takibi ve veri eşleştirme tarafında çözüm satarken, bazıları belirli marka ve model araçların multimedya sistemlerine uzaktan erişebilen 'saldırgan' kabiliyetler üzerinde çalıştı.
Bu çerçevede adı geçen firmalardan biri, daha önce kamera sistemlerine yönelik kabiliyetleriyle anılan ‘Toka’. Sektör kaynakları, şirketin zaman içinde araç tarafındaki tekliflerini genişlettiğini; belirli üreticilerin belirli modellerinde multimedya sistemine erişip aracın konumunu tespit edebilen ve hareketlerini izleyebilen bir ürün geliştirdiğini öne sürüyor.
İddiaya göre bu tür bir sistem, eller serbest sistemindeki mikrofon üzerinden araç içindeki konuşmaları dinleme veya araç üstündeki kameralar üzerinden görüntüye erişme riskini de doğurabiliyor. Öte yandan şirket tarafı, 2026 ürün yol haritası kapsamında artık bu ürünü satmadığını belirtiyor.
Bir diğer örnek, ‘Rayzone’un ‘TA9’ adlı iştiraki üzerinden pazarladığı araç izleme odaklı CARINT çözümü. Bu yaklaşım, doğrudan araca sızmaktan çok 'veri birleştirme' fikrine dayanıyor: Araçtaki SIM üzerinden iz, WiFi/Bluetooth iletişimlerinden sinyal, yol kameraları ve plaka tanıma altyapılarıyla çapraz eşleştirme gibi. Yani araç, hedefe dair “tam tablo” kurmak için kullanılan veri noktalarından biri haline geliyor.
Sektörde konuşulan bir diğer oyuncu ise ‘Ateros’. Ateros’un, uzun süredir askeri ve kamu kurumlarına teknoloji geliştiren Netline ile bağlantılı bir yapı olduğu ifade ediliyor. Bu tarafta da yapay zekâ ile farklı kaynakları birleştiren platformlar öne çıkıyor.
Hatta araç sensörlerinden gelen bazı verilerin “benzersiz tanımlayıcı” gibi kullanılabileceği; örneğin lastik basınç sensörlerinin ürettiği kimlik benzeri izlerin araç tespitinde işe yarayabileceği iddiaları gündeme geliyor. Bu tip sistemlerin, ilgili otoriteler tarafından ihracat ve satış izinleriyle düzenlenen bir pazarda yer aldığı belirtiliyor.
Araç istihbaratı yalnızca belirli bir ülkeye ya da firmaya özgü değil. Büyük veri analizi tarafında plaka ve araç kayıtlarını başka kaynaklarla birleştiren platformlar, adli amaçla araçtan veri çıkaran çözümler ve bunları tek çatı altında 'füzyonlayan' sistemler uzun süredir güvenlik pazarının parçası. Son dönemde istihbarat teknolojileri fuarlarında da ana tema, gerçek zamanlı veri füzyonu ve yapay zekâ destekli hedef analizi olarak öne çıkıyor.
‘RİSK SADECE ÜNLÜLER DEĞİL, SIRADAN KİŞİLER DE HEDEFTE’
Uzmanlara göre risk alanı, otonom ve bağlantılı araç sayısı arttıkça büyüyor. Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, araçların üzerindeki sensör sayısının her segmentte arttığını; ancak özellikle daha ucuz modellerde güvenlik mimarisinin zayıf olabildiğini, yazılım güncellemelerinin ihmal edildiğini ve bunun da saldırıları kolaylaştırdığını söylüyor.
Demircan, “Bluetooth gibi kısa menzilli bağlantılar üzerinden 5-10 metre mesafede dahi sistemlere erişim senaryoları testlerde gösterildi. Ayrıca araçların topladığı sürüş davranışı, kamera ve radar verileri üretici sunucularında tutuluyor. Bu sunuculara yönelik kötü niyetli erişimler de ayrı bir risk başlığı” diyor.
Demircan’a göre tehlike yalnızca “önemli kişilerle” sınırlı değil: “Sıradan vatandaşlar da hedef olabilir. Kullanım verilerinin sigorta ve finans şirketleriyle paylaşılması, hatta yasa dışı biçimde el değiştirmesi ihtimali bile başlı başına sorun. Aracın nasıl ve ne kadar agresif kullanıldığı gibi bilgiler finansal sonuç doğurabilir.”
Asıl kritik noktanın, kurumların bu verilere erişim kolaylığı olduğuna dikkat çeken Demircan, “Cep telefonlarından veri alınabildiği gibi, araç verileri de talep edilebiliyor. Özellikle otonom araç kullanıcılarının verileri üreticiler üzerinden sağlanabiliyor. Bu nedenle yerli ve milli teknolojilerin kullanılması, milli güvenlik anlamında da büyük önem taşıyor” değerlendirmesini yapıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Mart 2026 11:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















