İsrail, tarihinin en önemli seçimine gidiyor: Kilit Arap partilerde Dış Haberler
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
İsrail 3 ay sonra, 27 Ekim'de, ülkenin her zamankinden daha kutuplaşmış olduğu bir ortamda sandık başına gidecek.
Netanyahu hükümetinin başta Gazze'de yarattığı insanlık dramı olmak üzere tüm Orta Doğu'yu istikrarsızlaştırarak çatışmayı yayması nedeniyle bu genel seçim İsrail için olduğu kadar dünya için de kritik.
Bu genel seçim, hem iç hem de uluslararası alanda İsrail tarihinin en önemli seçimi. Sonucu, yalnızca İsrail için değil, işgal altındaki topraklardaki Filistinliler ve daha geniş bölge için de geniş kapsamlı sonuçlar doğuracak.
Son anketlere göre öngörülen sonuçlar, uzun süreli bir siyasi çıkmazı işaret ediyor. Muhalefet partileri, mevcut koalisyonu oluşturan partilerden daha iyi bir noktada. Ancak çoğu Siyonist parti, İsrail'de siyaset yapan meşru Arap partileriyle güçlerini birleştirmeyecekleri konusunda ısrar ediyor. Bu da toplamda 11 sandalye kazanmaları beklenen Arap partilerin desteğini alamadan iki bloğun da 120 üyeli Knesset'te çoğunluk için gerekli olan 61 sandalyi alamayacağını gösteriyor.
Son yapılan anketlere göre Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi, 24 sandalyeyle ilk sırada. Onu eski İsrail Savunma Kuvvetleri Komutanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi, 23 sandalyeyle takip ediyor.
Netanyahu'dan önceki başbakan Naftali Bennett'in partisi, 13 sandalyeyle üçüncü. Demokratlar iki sandalye daha kazanarak 10 sandalyeye ulaşırken, Yisrael Beiteinu da bir sandalye daha kazanarak 10 sandalyeye ulaştı.
Netanyahu'ya karşı olan Yahudi partileri ankette üç sandalye daha kazanarak toplam 56 sandalyeye ulaştı. Netanyahu koalisyonu ise 53 sandalyede. Arap partilerin desteğini almayan hiçbir blok, parlamentoda güvenoyu alamıyor.
Netanyahu koalisyonunun dışında kalan partilerin tamamı, Netanyahu ile hükümet kurmayacakları konusunda açık bir pozsiyon aldı. Hiçbir ittifakın 61 sandalyeye ulaşamaması durumunda İsrail'de 27 Ekim'den kısa bir süre sonra bir erken seçim daha olması muhtemel.
Bu siyasi açmazın kökleri, son genel seçim tarihine, 2022 yılına dayanıyor. 2022'de, devam eden yolsuzluk davasının gölgesinde hareket eden ve iktidarı almaya kararlı olan Netanyahu'nun, İsrail siyasetindeki en aşırı sağcı, aşırı milliyetçi ve anti-demokratik unsurlardan bazılarıyla bir hükümet kurması ve daha sonra başlayan savaşlar, koalisyon ortaklarını birbirine mahkum hale getirdi.
Koalisyon kurulduğu günden beri krizler, isyanlar ve çatışmalarla gündeme geldi.
Koalisyon, başlangıcından itibaren İsrail'in liberal demokrasisinin temel direkleri olan denge ve denetleme sistemini zayıflatmaya amacıyla bir 'yargı reformunu' hayata geçirmek istedi. Önerilen yargı reformu, İsrail tarihindeki en büyük protesto hareketlerinden birini tetikledi; yüz binlerce İsrailli, demokratik kurumların aşınması olarak gördükleri şeye son vermek için haftalarca sokaklara döküldü.
Bu kritik anda, Hamas, Gazze sınırına yakın İsrail yerleşimlerine sınır ötesi saldırısını başlattı. O zamandan beri İsrail, Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile ilgili birçok çatışmaya karıştı, özellikle Gazze'de bir insanlık dramı yarattı ve hiçbir cephede net bir son görünmüyor.
Netanyahu'nun Başkan Donald Trump'ın Tahran rejimi yıkılana kadar İran'la savaşı sürdüreceği yönündeki kumarı da ters tepti: İran hâlâ sağlam durumda. Ve İsrail'in ABD ile ilişkileri en kötü seviyede.
Güvenlik cephesinde ise hükümetin en temel görevlerinden birini yapmakta başarısız olduğu görülüyor: vatandaşlarını korumak. İsrail halkının sığınaklara inmesi artık bir rutine döndü.
İsrail bu 4 yıllık süre içinde benzeri görülmemiş uluslararası yalnızlaşmanın da içinde. Özellikle Batı ülkelerinin halkları, İsrail'e karşı kendi hükümetlerinin çok daha önünde bir karşıtlık pozisyonunda.
Gazze'deki savaş on binlerce sivilin hayatına mal oldu, bölge nüfusunun büyük çoğunluğunu defalarca yerinden etti ve hükümetin ilan ettiği askeri hedeflere ulaşılamadı.
İran füzeleri ilk kez İsrail kasaba ve şehirlerini vurdu ve sivilleri öldürdü. Ve Hizbullah'ın saldırıları, kuzey İsrail'den on binlerce sakinin tahliyesine neden oldu.
Aynı derecede önemli olan bir diğer nokta ise Netanyahu'nun, 7 Ekim saldırısı ve sonrasında yaşanan çatışmalarla ilgili başarısızlıkları araştırmak için tam yetkiye sahip bir devlet soruşturma komisyonu kurmayı sürekli olarak reddetmesi. Bu ret, İsrail toplumunda açık bir yara olarak kalmaya devam ediyor ve seçmenlerin zihninde büyük bir ağırlık oluşturuyor.
Ancak güvenlik, seçim kampanyasını şekillendirecek tek konu olmayacak. En az on partinin Knesset'te temsil kazanmak için gereken %3,25'lik seçim barajını aşması muhtemel görünüyor. Bu, oldukça parçalanmış bir siyasi ortamı garanti ediyor; bu da İsrail demokrasisinin gelecekteki karakteri, hükümetin kolları arasındaki denge ve ülkenin çeşitli toplulukları arasındaki ilişkiler hakkındaki temel soruları ele almayı daha da zorlaştıracak.
Knesset'in feshi ile bir sonraki hükümetin kurulması arasındaki dönem özellikle istikrarsız olabilir. Bu senaryo gerçekleşirse Netanyahu, askeri harekât başlatma yetkisi de dahil olmak üzere tam yürütme yetkisini elinde bulundurarak geçici hükümetin başında kalacak.
Özellikle tartışmalı olan toplumsal konu, laik İsrailliler ile hızla büyüyen ultra-Ortodoks nüfus arasındaki ilişkiler. Mevcut Knesset'in son haftaları, büyük ölçüde yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğü pahasına yürütme gücünü genişletmeyi amaçlayan tartışmalı yasaların hızla yürürlüğe girmesiyle geçti.
En tartışmalı konu ise, ultra-Ortodoks erkeklerin zorunlu askerlik hizmetinden muafiyetlerini sağlamlaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı. Ekim 2023'ten bu yana zorunlu askerlik hizmetini tamamlamış veya yüzlerce gün yedek askerlik yapmış İsrailliler için bu muafiyetler kabul edilemez bir kırmızı çizgi.
Yaşlanan, siyasi olarak zayıflayan Netanyahu'nun, bir veya daha fazla cephede gerilimi tırmandırarak yeniden ulusal acil durum ilan edebileceği endişesi de muhalif İsrailliler tarafından dillendiriliyor.
İsrail, yıllarca süren felç ve derinleşen bölünmenin ardından acil bir siyasi yenilenmeye ihtiyaç duyuyor. Ancak önümüzdeki ayların, ülkenin tarihindeki en zehirli ve acı seçim kampanyalarından birine tanık olması muhtemel.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:57
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Ağustos 2026 16:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















