İsrail basınında Türkiye alarmı! Sessizlik bozuldu: İhtiyacımız olan son şey savaş
Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Maariv, Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlenen saldırıların ardından Tel Aviv ile Ankara arasındaki gerilimin geleceğini mercek altına aldı. Gazeteye konuşan uzmanlar, Türkiye'nin bölgedeki artan etkisine dikkat çekerken Ankara ile doğrudan bir askeri çatışmanın İsrail açısından çok daha büyük bir stratejik risk oluşturacağı değerlendirmesinde bulundu.
İSRAİLLİ UZMANDAN TÜRKİYE VURGUSU: ÖNDE GELEN BÖLGESEL GÜÇ
Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı, İbrahim Anlaşmaları'nın mimarlarından ve Misgav Siyonist Strateji ve Ulusal Güvenlik Enstitüsü Başkanı Meir Ben-Şabbat, Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkinliğinin giderek arttığını söyledi.
Ben-Şabbat, Türkiye'nin bölgedeki gelişmelerden ve güç rekabetinden yararlanarak etkisini genişlettiğini belirterek, "Türkiye, Ortadoğu'daki değişimlerden ve güçler arasındaki rekabetten yararlanarak dünya düzenini şekillendiriyor ve önde gelen bölgesel güç olarak konumunu sağlamlaştırıyor" dedi.
Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde (INSS) kıdemli araştırma görevlisi Dani Citrinovich ise Türkiye ile İran'ın aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
"TÜRKİYE İRAN DEĞİL"
Citrinovich, "Türkiye İran değildir" diyerek Ankara ile Tahran arasındaki farklılığa dikkat çekti.
Citrinovich, İsrail açısından temel hedefin Türkiye'yi rakip olarak görmekten ziyade rekabetin doğrudan askeri çatışmaya dönüşmesini engellemek olduğunu belirtti.
Türkiye'nin NATO üyesi olduğuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile yakın ilişkiler yürüttüğüne dikkat çeken Citrinovich, Türk ordusunun askeri kapasitesinin İsrail'in son yıllarda karşı karşıya kaldığı rakiplerinden önemli ölçüde daha büyük ve gelişmiş olduğunu söyledi.
Begin-Sadat Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Marom, İsrail'in Suriye'deki gelişmeler nedeniyle Türkiye ile doğrudan bir çatışmaya sürüklenmesinin şu aşamada olası olmadığını belirtti. İsrailli eski komutan, Türkiye'nin NATO üyeliğinin önemli bir denge unsuru olduğunu vurguladı.
Marom, "Bunun olmasını engelleyecek yeterli frenleyici unsur var. Birincisi, Türkiye NATO üyesi, bu da çok önemli bir frenleyici unsur. İkincisi, Türkiye bir noktada Avrupa Birliği'ne katılmak isteyecektir. Üçüncüsü, Türk ekonomisi en iyi durumda değil, bu yüzden Erdoğan'ın şu anda bir karar verip İsrail'e karşı savaşa gireceğini sanmıyorum" dedi.
Maariv, bir başka haberinde ise Tel Aviv ile Ankara arasındaki gerilimin ne kadar ileri gidebileceğine ilişkin değerlendirmelere yer verdi.
“İsrail sessizliğini bozdu, Türkiye’yi hedef aldı” başlıklı haberinde Maariv, “Suriye’de kritik noktada bulunan askeri havalimanı Türkiye sınırına 70-80 kilometre mesafede bulunuyor. Bölgede Türk Kuvvetleri’nin olduğu düşünülüyor. Son dönemde Ankara-Şam hattındaki ikili ilişkiler düşünüldüğünde İsrail’in artık bir hamle yapması gerekiyordu” iddiasında bulundu.
Maariv'in haberine göre İsrail, Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye genelinde saldırılarını genişleterek, silah ve füze depolarının yanı sıra stratejik askeri tesisleri de hedef almaya devam etti.
KANAL 13: TÜRKİYE İLE ÇATIŞMA RİSKİNİ GÖZE ALDIK
İsrail TV’si Kanal 13 ise “Türkiye ile çatışma riskini göze aldık” başlıklı haberinde “Şam, uyarılarımızı görmezden geldi ve Türk kuvvetlerinin orada konuşlanmasına izin verecekti. Buna izin veremezdik” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca haberde Tel Aviv’in Ankara’ya yönelik iki temel meselede endişeli olduğuna dikkat çekilerek “Suriye’de bir Türk üssünün bulunması İsrail’in Suriye’de rahat hareket etmesini engellemeye yönelik bir açık bir sinyaldir. İkinci endişemiz ise Türk donanmasıdır. Uçak gemileri ve 12’den fazla denizaltı sayılarıyla hafife alınamayacak haldeler” denildi.
Kanal 13 konuşan İsrail ordusundan bir yetkili ise “İhtiyacımız olan son şey Türk ordusuyla açık bir savaş olur. Ancak bu hamleyle çatışma riskini göze almış gibi duruyoruz” ifadelerini kullandı.
RESMİ HESAPTAN SKANDAL PAYLAŞIM
Saldırının ardından İsrail Başbakanlığı’nın resmi X hesabından Türkiye’yi hedef alan dikkat çekici bir paylaşım yapıldı.
Paylaşımda “İsrail ve Suriye, güvenlik konularında statüko konusunda anlaşmışlardı. Suriye ise Halep yakınlarındaki bir hava üssüne Türk birliklerinin konuşlandırılmasına izin vererek bu statükoyu ihlal etmenin eşiğindeydi. İsrail, Suriye'yi bu tür bir konuşlandırmanın İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturacağı konusunda defalarca uyardı. Suriye bu uyarıları görmezden gelmeyi tercih etti” ifadeleri kullanılarak saldırı meşrulaştırmaya çalışıldı.
BARRACK'TAN DİKKAT ÇEKEN ÖNERİ
ABD'nin Suriye ve Türkiye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırısının Türkiye, Suriye ve İsrail arasında askeri çatışma riskini artırdığını söyledi.
Barrack, bölgedeki gerilimin kontrol altına alınması için Türkiye'nin de dahil olacağı yeni bir iletişim mekanizması kurulmasını önerdi.
Bölgede iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çeken Barrack, Türkçe, Arapça, İngilizce ve İbranice bilen personelin 24 saat görev yapacağı bir işbirliği biriminin kurulmasının faydalı olacağını belirtti.
ABD'nin Suriye ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da bölgedeki gerilimin kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayarak, "Bu durum, İsrail, Suriye ve Türkiye'yi kapsayan ve üzerinde aktif olarak çalıştığımız bir çatışma çözüm mekanizmasına duyulan ihtiyacın altını çiziyor" dedi.
Barrack, İsrail'in saldırısını değerlendirirken ise "Bu gereksiz bir tırmanış" ifadelerini kullandı.
Barrack, saldırının Türkiye, Suriye ve İsrail arasında doğrudan askeri çatışmaya dönüşme riski taşıdığını belirterek, "Dün yaşanan olaylar ciddi ve endişe vericiydi. Ancak, can kaybı yaşanmaması ve durumun tırmanmaması bizi rahatlattı" dedi.
İsrail-Suriye çatışma önleme mekanizmasının yeniden faaliyete geçirilmesi için "gizli görüşmelerin" sürdüğünü belirten Barrack, Türkiye'nin de bu sürece dahil edilebileceğini söyledi.
Barrack, "Türkiye, doğrudan veya dolaylı olarak bu sürece davet edilebilir" ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ağustos 2026 12:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















