İran’ın kalbinde bir sinagog ve binlerce Yahudi’nin lideri... Ülkenin en tartışmalı ismi neden hâlâ İsrail’e dönmüyor?
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haham Yehuda Gerami her hafta, bünyesinde Yahudi okulları, koşer bir restoran ve geleneksel hamamların (mikve) bulunduğu bir kompleksin parçası olan ve yakın zamanda restore edilen Abrişami Sinagogu’nda ibadet edenlere liderlik ediyor.
Bu kompleks İsrail’de ya da Amerika’da yer almıyor. İran’ın kalbinde, Tahran’da bulunuyor.
Abrişami, Gerami’nin başhahamlık yaptığı ve İran’da aktif olan yaklaşık 60 sinagogdan biri. Gerami’nin cemaati, rejim tarafından tehdit olarak görülmeden dini inançlarını sürdürmeye çalışırken, kendi Yahudi kimlikleri ile İslam Cumhuriyeti’nin talepleri arasında sürekli bir gerilim içinde yaşıyor. İsrail ve ABD ile yaşanan savaş durumu ise bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.
Aynı zamanda ABD vatandaşı bir İranlı olan Gerami, İran dışında karşılaştığı insanların; İsrail devletini tanımayı reddeden ve onunla teması suç sayan bir ülkede hahamların, hatta dindar bir Yahudi toplumunun bulunduğunu öğrendiklerinde büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını belirtiyor. Gerami, İran’da yaklaşık 20.000 Yahudi'nin yaşadığını tahmin ediyor; ancak diğer bazı kaynaklar bu sayının çok daha az olduğunu düşünüyor.
Gerami, "Yahudi cemaatinin neye ihtiyacı varsa İran’da mevcut" diyor. İranlı Yahudilerin sahip olmadığı tek şey ise siyasi bir ses.
İsrail ve ABD’nin şubat ayındaki çatışmalarından bu yana İran dışına gerçekleştirdiği ilk gezisinde konuşan Gerami, "Ben bir siyasetçi değilim. Benim ilgilendiğim şey siyaset değil, Yahudi yaşamıdır" diyor.
SİYASETTEN UZAK DİNİ YAŞAM
Bu Yahudi yaşamını sürdürebilmek, İslamcı yönetimle zımni bir anlaşmayı gerektiriyor: Cemaat siyasetten uzak durduğu, İran’a sadık kaldığı ve İsrail’den uzak durduğu sürece geleneklerini özgürce yaşayabiliyor.
Uluslararası politikaları İsrail ve müttefiklerinin yanı sıra Yahudileri de hedef alan bir ülkede Gerami’nin jeopolitikten kaçınma yönündeki tutumu, onun sertlik yanlısı rejimin bir savunucusu olduğuna dair suçlamalara yol açtı.
Brüksel’de düzenlenen ve 18 ülkeyi kapsayan İslam Devletlerindeki Hahamlar İttifakı toplantısında konuşan Gerami, "Evet, bazen insanların benim hakkımda böyle şeyler söylediğini okuyorum ama benim hedefim diğer insanların ne söylediği değil. Ben dünyadaki hiç kimsenin elçisi değilim. Ben cemaatimin elçisiyim" ifadelerini kullanıyor.
ANTİK PERS DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE
İran, kökleri Antik Pers İmparatorluğu’na kadar uzanan dünyanın en eski Yahudi cemaatlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Yahudi bayramı Purim, yaklaşık 2.500 yıl önce imparatorluktaki Yahudileri yok etmeye kararlı bir kraliyet vezirine karşı kazandıkları zaferi simgeliyor.
Gerami, "Tüm Yahudiler her yıl İran Yahudilerini anar ve kutlar" diyerek kutsal kitaplarda adı geçen bazı peygamberlerin de İran’da gömülü olduğunu hatırlatıyor.
Yine de cemaat, 1979’daki İslam Devrimi öncesindeki 100.000’i aşkın nüfusa kıyasla önemli ölçüde küçüldü ve ağır kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. İranlı Yahudilerin İsrail’deki akraba ve arkadaşlarıyla iletişim kurması yasak ve ziyaret etmelerine izin verilmiyor. Aile ve yakın dostlar dışındaki ABD’deki Yahudilerle temas kurmak da genellikle oldukça güç.
Kısıtlamaların insanları baskı altına aldığını kabul eden Gerami, yine de cemaatin bunların üstesinden gelebildiğini belirtiyor.
İran ile yaşanan savaşın tüm dünyadaki Yahudiler için olduğu gibi kendileri için de hayatı zorlaştırdığını belirten Gerami, "İlginç bir şekilde, İran’da Müslümanlarla her zaman barış içinde yaşadık" diyor ve İran’daki sinagogların, dünyanın pek çok ülkesindekinin aksine özel bir güvenlik korumasına ihtiyaç duymadığını vurguluyor.
DEVRİM SONRASI DÖNEM VE TAHRAN’A GERİ DÖNÜŞ
İslam Devrimi’nden yedi yıl sonra Tahran’da doğan Gerami, dini eğitimini Kudüs ve Baltimore’da aldı. 2011 yılından bu yana İran’ın Başhahamı olarak görev yapıyor.
ABD merkezli İran Yahudileri Federasyonu’nun kıdemli danışmanlarından Sam Kermanian, Gerami’yi yıllardır tanıdığını ve kendisinin ABD’de kalma imkânı varken cemaatine olan bağlılığı nedeniyle İran’a dönmeyi seçtiğini söylüyor.
Kermanian, "O akıllı, enerjik, genç ve son derece adanmış biri" diyor.
Üç çocuk babası olan Gerami, sık sık seyahat ediyor ve gittiği yerlerde Yahudilerin neden İran’da yaşamayı tercih ettiğine dair şaşkınlıkla sorulan sorularla karşılaşıyor.
Gerami, "Bu soru yanlış bir varsayıma dayanıyor" diyerek, insanların orada kalma sebebinin kendilerinin ve ebeveynlerinin orada doğmuş olması olduğunu açıklıyor: "Biz bu kültürü biliyoruz ve bu kültürle gurur duyuyoruz."
İran kültürü çok çeşitli; 92 milyonluk nüfusuyla etnik ve dilsel bir mozaik niteliğinde.
ŞAH DÖNEMİNDEN İSLAM CUMHURİYETİ’NE DEĞİŞEN DENGELER
İran’daki Yahudi cemaatinin kaderi Şah’ı deviren ve Ayetullah Ruhullah Humeyni’yi iktidara getiren 1979 devriminden bu yana dalgalı bir seyir izledi.
Devrimden önce İran, ABD ve İsrail ile yakın ilişkilere sahipti. Şah’ın büyük ölçüde seküler olan monarşisi altında Yahudiler ağırlıklı olarak büyük şehirlerde yaşıyordu. Müslüman din adamlarının eğitim ve diğer alanlarda ciddi nüfuz sahibi olduğu diğer bölgelerde Yahudi karşıtlığı yaygındı; ancak bu durum devlet eliyle teşvik edilmiyordu.
1979’da yeni liderlerin, ülkenin en tanınmış iş insanlarından biri ve kendisi de bir Yahudi olan Habib Elganian’ı “Siyonist casusluk" suçlamasıyla tutuklayıp idam etmesi üzerine birçok İranlı Yahudi paniğe kapıldı. Bu idam, o yıl Şah rejimine yakın kişilere yönelik gerçekleştirilen yüzlerce infazdan biriydi.
Humeyni, İsrail’i ‘Büyük Şeytan’ Amerika’nın yanında ‘Küçük Şeytan’ olarak nitelendirerek tüm ilişkileri kesti. Gerami’nin Abrişami Sinagogu’na kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan İsrail Büyükelçiliği binasını ise Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) devretti.
90'LARDAN GÜNÜMÜZE: ORTODOKSLUK VE GÜVENLİK ENDİŞELERİ
1990’larda İran’ın dışa açılması ve yeni liderlerin ortaya çıkmasıyla bazı değişimler yaşandı. Rejim, anti-İsrail söylemini sürdürürken, ülke içindeki Yahudi cemaatinin varlığını İran’ın Yahudi düşmanı olmadığının bir kanıtı olarak öne sürdü. New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na her yıl katılan İran cumhurbaşkanları, rejimin hoşgörü iddialarını desteklemek adına zaman zaman ülkenin tek Yahudi milletvekilini de yanlarında götürdü.
Gerami; Arnavutluk’tan Nijerya’ya, Özbekistan’a kadar uzanan Müslüman ülkelerdeki hahamlar ittifakının kendi durumunu perspektife oturtmaya yardımcı olduğunu söylüyor. İttifakın başkanlığını yürüten Mendy Chitrik, "Her ülkenin kendine özgü gerçekleri var ve İran’ın da kesinlikle kendi şartları mevcut. Ancak bir araya geldiğimizde, zorlukların çoğunun ortak olduğunu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Federasyon yetkilisi Kermanian, İran Yahudileri Federasyonu’nun 1979’dan bu yana 17 Yahudi’nin idam edildiğini ve çoğunlukla rejimin ilk yıllarında olmak üzere yaklaşık bir düzine Yahudi’nin kaybolduğunu belgelediğini belirtiyor. Tahmini gözaltı sayısının 2.000 civarında olduğunu ancak bunların birçoğunun açıkça siyasi nedenlerle gerçekleşmediğini ekliyor. Rejim, 1999 yılında 13 İranlı Yahudi’yi İsrail adına casusluk yapmakla suçlayarak gözaltına almış ve 10’unu hızlıca mahkûm etmişti; ancak bu kişiler uluslararası baskılar sonucu daha sonra serbest bırakıldı.
Geçtiğimiz yıl, ilk olarak geçen yılın haziran ayında İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla ve ardından şubat ayından bu yana süregelen savaşla birlikte bir kez daha zorlu anlara sahne oldu. Rejim geçen yıl, Mossad’ın Haziran 2025 hava saldırıları sırasında sızdırdığı ekiplerle bağlantılı oldukları şüphesiyle 35 Yahudi’yi gözaltına aldı ve sorguladı. Kermanian, bu kişilerin tamamının en nihayetinde serbest bırakıldığını söyledi.
Kermanian, son aylarda Yahudi cemaatiyle temasın son derece sınırlandığını ve İranlı Yahudilerin dış dünyaya en önemsiz bilgileri aktarırken bile çok dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Gerami ise İran ile ABD ve İsrail güçleri arasındaki savaşın üzerlerinde olumsuz bir etki yarattığını ve bundan hoşlanmadıklarını belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: "Yine de benim tek hedefim, İran’daki Yahudilerin birer Yahudi gibi yaşama imkânına sahip olmaya devam etmesidir."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:107
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ağustos 2026 09:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















