Ankara24.com
close
up
İran’dan Türkiye’ye göç arttı mı? Düşünce Günlüğü Haberleri

İran’dan Türkiye’ye göç arttı mı? Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Halihazırda devam eden savaşta İran’a karşı bir dış müdahalenin olması İran halkını ortak bir düşman karşısında konsolide etmiş ve farklı bir ülkeye göç etmekten ziyade ülkelerinde kalarak buna karşı bir duruş sergilemeye itmiştir.

Dr. Gökhan Adıgüzel / Göç Uzmanı

İsrail ile ABD’nin İran’a saldırılarının başlamasının ardından medyada ve özellikle sosyal medyada bazı gruplar tarafından İran’dan Türkiye’ye yönelik göç hareketlerinde artış olduğuna yönelik çeşitli iddialar ve teoriler ortaya atıldı. Fakat şu ana kadar sınırdaki insan hareketliliği ve gidiş-gelişler göz önüne alındığında, Türkiye ile İran arasındaki göç hareketliliğinin rutin bir seviyede kaldığı görülmektedir. Bu iddiaların ve varsayımların kaynağına bakıldığında, geçmiş yıllarda Türkiye’deki göç hareketliliği ve göç politikaları hakkında çeşitli manipülasyon ve algı çalışmaları yapan belli grupların varlığı göze çarpmaktadır.

İSTATİSTİKLER NE SÖYLÜYOR?

Peki şu ana kadar İran’dan Türkiye’ye göçler nasıl bir seyir izledi? İçişleri Bakanlığı’na bağlı Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre, nisan ayı itibarıyla Türkiye’de ikamet izniyle bulunan İranlıların toplam sayısı yaklaşık 76 bin civarındadır. Geçen yılın nisan ayındaki istatistiklerine bakıldığında Türkiye’de ikamet izniyle kalan İranlıların sayısının yine 76 bin civarında olduğu görülmektedir. 2025 ve 2026 yılındaki veriler kıyaslandığında, Türkiye’de yaşayan İranlıların sayısında herhangi bir artış ya da azalış olmadığı görülmektedir.

Bu tablo, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşın, İran’dan Türkiye’ye yönelik önemli bir insan hareketliliği oluşturmadığını açık şekilde ortaya koymaktadır. Kuşkusuz bunda hem Türkiye’nin hem de İran’ın kamu düzeni ve güvenliğini sağlama konusunda özellikle bölgedeki ülkelerle kıyaslandığında ciddi bir tarihsel tecrübeye sahip olması önemli bir etkendir. İsrail ve ABD ile İran arasında mevcut bir ateşkes olsa da bunun kalıcı bir barışa yol açıp açmayacağı ise netlik kazanmamıştır. Özellikle Siyonist yayılmacılık motivasyonuyla bölgedeki saldırganlığına ara vermeyen İsrail’in varlığı, bölgede kalıcı bir barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olarak duruyor. Bu nedenle mevcut savaşın ya da savaşların nasıl bir seyir izleyeceğine bağlı olarak Türkiye’nin farklı göç senaryolarına hazırlıklı olması elzemdir.

HUMEYNİ DÖNÜNCE 1 MİLYON İRANLI TÜRKİYE’YE GÖÇ ETTİ

Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin ülkeden ayrılması, Humeyni’nin İran’a dönüşü ve 1979 yılının Mart ayında yapılan referandum ile İran İslam Cumhuriyeti’nin kurulması İran’da önemli bir dönüm noktası olmuştur. İran’da 1979 yılında yaşanan gelişmeler neticesinde eski Şah rejiminin destekçileri ve Şah rejimini desteklemese bile yeni rejime muhalif olan kişiler ülkeden göç etmeye başlamıştır. 1979 sonrası İran’dan Türkiye’ye oluşan göç hareketleri, Türkiye’nin göç tarihi açısından genellikle çok fazla gündem olmamış ve tartışılmamıştır. Fakat farklı istatistikler olmakla birlikte yaklaşık 1 milyon İran vatandaşının 1979 İran Devrimi’nden itibaren Türkiye’ye göç ettiği tahmin edilmektedir. Türkiye’nin o dönemde bu denli yüksek sayıda göç almasının iki temel nedeni vardır: 1960’lı yıllarda yapılan anlaşmayla İran vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti sağlanması ve göç eden İran vatandaşları açısından ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerine geçiş için Türkiye’nin uygun bir güzergâh olması. Türkiye’nin Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi’ne coğrafi çekince ile taraf olması nedeniyle İran’dan gelen kişilere Türkiye tarafından “mülteci” statüsü tanınmamıştır. Bu coğrafi çekinceye göre sözleşmenin uygulanmasını yalnızca Avrupa ile sınırlı tutan Türkiye, Avrupa dışında kalan ülkelerden gelen kişilere mülteci statüsü vermemektedir.

İRAN DİASPORASI

Coğrafi kısıtlama nedeniyle o dönemde Türkiye’yi çoğunlukla transit ülke olarak kullanan İran vatandaşları ABD, Kanada ve çeşitli Avrupa ülkelerine göç etmiştir. Günümüzde başta ABD, Kanada ve Almanya olmak üzere yurtdışındaki İran diasporası çoğunlukla bu dönemde oluşmuştur. İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları, Hamaney’in öldürülmesi ve İran yönetiminin hedef alınması gibi gelişmeler karşısında özellikle yurtdışında yaşayan bazı İranlı grupların destek gösterileri ve sevinçleri medyada ve sosyal medyada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. İsrail ve ABD’nin İran saldırılarına destek veren bu insanların çoğunluğunun doğrudan ya da dolaylı şekilde rejim karşıtlığı nedeniyle İran’dan göç eden kişiler olduğu söylenebilir.

Türkiye’de de bazı İranları grupların İsrail/ABD saldırılarına destek gösterileri yaptıkları görülmüştür. Türkiye’nin ikamet izni istatistiklerine bakıldığında İran’ın Türkmenistan, Azerbaycan ve Suriye’den sonra dördüncü sırada olduğu görülmektedir. Özellikle 2018 yılından itibaren İranlıların gayrimenkul satın alma yoluyla Türkiye’de ikamet ettikleri istatistiklere yansımaktadır. İran vatandaşları, TÜİK tarafından yayımlanan Türkiye’de uyruklara göre konut satışı sıralamasında genellikle birinci ya da ikinci sırada yer almaktadır. Hem 1979 Devrimi sonrasındaki sürece hem de günümüze bakıldığında İran’dan Türkiye’ye yönelik önemli bir göç potansiyeli olduğu yadsınamaz. Fakat halihazırda devam eden savaşta İran’a karşı bir dış müdahalenin olması İran halkını ortak bir düşman karşısında konsolide etmiş ve farklı bir ülkeye göç etmekten ziyade ülkelerinde kalarak buna karşı bir duruş sergilemeye itmiştir.

YUMUŞAK GÜÇ UNSURU

Türkiye’de göç meselesi çoğunlukla sebepleri değil, sonuçları bakımından tartışılan bir olgu olmuş ve bazı gruplar tarafından özellikle politize edilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye’de göç meselesi konuşulduğunda akla ilk olarak düzensizlik, sınır dışı etme ve güvenlik kavramları gelmektedir. Bu refleks bir açıdan anlaşılır sayılabilir çünkü Türkiye, son 15 yılda dünyanın en yoğun göç hareketlerinden birinin tam merkezinde yer almıştır. Fakat bu refleks, aynı zamanda göç yönetimine dair bir kısıtlılık da oluşturmaktadır. Çünkü göç, yalnızca “idare edilmesi” gereken bir güvenlik sorunu değil; doğru kurumsal uygulamalar ve düzenlemelerle Türkiye’nin uluslararası itibarını ve imajını olumlu şekilde etkileyebilecek bir politika alanıdır.

Göç yönetimi, uzun süredir yumuşak güç ve kamu diplomasisinin kritik bir aracı olarak ele alınmaktadır. Türkiye, coğrafi, kültürel, tarihi, siyasi ve toplumsal bağları göz önüne alındığında kamu diplomasisi faaliyetleri açısından dikkat çekici bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyeline rağmen kamu diplomasisinin önemini oldukça geç fark eden Türkiye, yirmi birinci yüzyılın bu stratejik gücünü etkili biçimde kullanamamıştır. Türkiye’de kamu diplomasisi faaliyetlerine yönelik Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından bazı somut girişimler ortaya çıkmıştır. 1992 yılında kurulan TİKA ile başlayan bu türden faaliyetler 2000’li yıllardan itibaren ivme kazanmıştır. Bu açıdan Yunus Emre Vakfı, YTB, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Maarif Vakfı gibi kurumların ihdas edilmesi önemli gelişmelerdir. Ayrıca kitle iletişim araçlarının yaygın olarak kullanıldığı günümüzde, TRT’nin onlarca dil ve lehçede yaptığı yayınlar Türkiye’nin bölgesel ve küresel anlamda etkisini artıran önemli faaliyetlerdendir.

GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI İÇİN BİR ÖNERİ

Farklı ülke vatandaşları ile pozitif ilişkiler kurma potansiyeli bakımından Türkiye’de göç yönetimini gerçekleştiren Göç İdaresi Başkanlığı’nın dikkate değer bir potansiyeli bulunmaktadır. Özellikle Göç İdaresi’nin düzenli göç politikaları bünyesindeki iş ve işlemleri Türkiye’nin yumuşak gücünü temsil eden bir içeriğe sahiptir. Bu minvalde, göçün, günümüzdeki İran Savaşı’nda olduğu gibi yalnızca kriz dönemlerinde gündeme gelen bir güvenlik meselesi olmaktan çıkarak, orta ve uzun vadeli planlamaların ortaya koyulduğu stratejik konulardan birisi olması gerektiği ortadadır. Hatta bu yumuşak gücün etkin kullanımı için Türkiye’de göç yönetiminin salt güvenlik konusu olmaktan çıkması adına Göç İdaresi’nin İçişleri Bakanlığı dışında müstakil bir kurum olarak teşkilatlanması ya da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yeniden teşkilatlanması gündeme alınabilir.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:89
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Mayıs 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Orta Doğu ülkesini ateşe verdiler: Sokaklarda çok sert protesto!

29 Temmuz 2026 00:42see192

Otomobil, traktöre arkadan çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

29 Temmuz 2026 00:57see192

Avustralya nın en küçük kasabası satışa çıktı, sahibi aynı zamanda patron olacak

28 Temmuz 2026 18:01see190

Galatasaray ın istediği Can Uzun için resmi açıklama

29 Temmuz 2026 00:14see189

Japonya da 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından sarsıntılar sürüyor

28 Temmuz 2026 18:18see187

Orlando Bloom, Katy Perry ayrılığının ardından 21 yaş küçük sevgilisi Luisa Laemmel ile görüntülendi

28 Temmuz 2026 17:59see187

Şampiyonluk için toplandılar! Amigonun ettiği dua gülümsetti

28 Temmuz 2026 18:14see186

Nazlı Sabancı, ikinci kez mezun oldu

28 Temmuz 2026 19:47see180

Erdoğan duyurdu: Irak ile tarihi anlaşma! Günde 1 milyon varil petrol gelecek

28 Temmuz 2026 20:32see172

Nuh un Gemisi nin sırrı nihayet çözülüyor! Araştırma başladı

28 Temmuz 2026 17:08see164

2 yaşındaki Kadir ölü bulundu! Annenin acı çığlıkları yürekleri dağladı Sözcü Gazetesi

28 Temmuz 2026 19:09see161

Terörsüz Türkiye sürecinde 10 maddelik planın detayları belli oldu

28 Temmuz 2026 16:59see160

Çankırı’da feci kaza: 3 kişi öldü, 2 kişi yaralandı!

28 Temmuz 2026 19:03see160

Askeri kampta keşfedildi: Kazı derinleştikçe toprağın altından peş peşe sürprizler çıktı Sözcü Gazetesi

30 Temmuz 2026 01:05see160

AK Parti den 25. yıla özel logo! Simgeler dikkat çekti

28 Temmuz 2026 13:16see156

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi

28 Temmuz 2026 14:14see153

Makana Baku: Takımıma güvenim var!

28 Temmuz 2026 22:28see150

BM: Gazze de yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı yerlerin yüzde 83 ü kemirgen ve parazit istilası altında

29 Temmuz 2026 21:42see148

Pera Müzesi Halil Paşa’nın Stüdyosunda yaratıcı bir deneyim

29 Temmuz 2026 00:16see147

KÜÇÜKÇEKMECE 5. AİLE MAHKEMESİ

30 Temmuz 2026 00:05see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları