İran’da ‘yeni dönem’ soruları... Meydanlar ne diyor
Hurriyet sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
AMERİKA VE İSRAİL İSTEDİĞİNİ ALDI MI?
“Bence almadı. Eğer hedefleri sadece Ayetullah Ali Hamaney’i ortadan kaldırmak değilse, ki muhtemelen değildi, istediklerini elde ettiklerini söylemek zor. Amerikalıların özellikle ‘Hamaney’i öldürürsek iş biter’ gibi bir yaklaşımla hareket ettiğini sanmıyorum. Bunun böyle olmayacağı zaten biliniyordu. Nitekim Hamaney’in ölümü sonrasında İran rejimi herhangi bir ciddi sarsıntı görüntüsü vermedi. Görünen o ki beklenti daha farklıydı: İran’ı stratejik anlamda bir tür felç durumuna sokmak. Ancak henüz o noktaya da gelinmiş değil. Elbette İran’a çok büyük zarar verildi, fakat şu aşamada Tahran’ın stratejik olarak tamamen kilitlendiğini söylemek mümkün görünmüyor.
İSRAİL VE AMERİKA’NIN HEDEFLERİ BENZER Mİ?
Bence kesinlikle aynı değil. Elbette belli ortak faydaların olduğunu biliyoruz. Birincisi, tırnak içinde ‘İran tehdidini ortadan kaldırmak’ gibi ortak bir hedef söz konusu. İkincisi ise bölgedeki ticaret yollarını garanti altına alma amacı. Hem Babülmendep’te İran zayıflarsa Husiler de zayıflar yaklaşımı çerçevesinde hem de Hürmüz Boğazı’nın kalıcı biçimde açık tutulması konusunda ortak bir çıkar var. Ancak bunun ötesinde İsrail’in yaklaşımı daha farklı. İsrail açısından İran’da istikrarsızlık hâkim olacaksa bunun çok da sorun olmadığı, hatta bölgesel istikrarsızlığın Tel Aviv’in güvenlik doktrini açısından tolere edilebilir görüldüğü anlaşılıyor. ABD ise meseleye bu kadar rahat yaklaşmıyor. Washington zayıflamış, stratejik iddiası törpülenmiş; ancak nihayetinde oturmuş bir statü içinde yeniden dengelenmiş bir İran’ı tercih eder gibi görünüyor. Dolayısıyla mevcut tablo, yaklaşım itibarıyla ABD’den ziyade İsrail’in perspektifine daha yakın bir görüntü veriyor.
İRAN BU DEFA DAHA MI HAZIRLIKLIYDI?
12 günlük çatışma boyunca bunu açık şekilde gördük. İran ilk üç gün paralize olmuş bir görüntü verdi. ‘Hiçbir şey yapamadı’ demek doğru olmayabilir ama İsrail istediği gibi sorti yapıyor, hedeflerini vuruyor, hatta üst düzey isimleri etkisiz hale getirebiliyordu. Bugün ise İran çok daha hızlı reaksiyon veren bir tablo çizdi; adeta dakikasında karşılık verdi. Ancak attığı adımlar aynı zamanda İran açısından da ciddi maliyetler üreten hamleler oldu. Dolayısıyla İran’ın uzun süredir hazırlanmış, ABD’ye ve bölgeye maliyet üretmeyi esas alan bir strateji çerçevesinde hareket ettiği anlaşılıyor.
İNCİRLİK HEDEF OLUR MU?
Türkiye’de herhangi bir ülkeye ait bağımsız bir üs yok; mevcut tesisler NATO kapsamında faaliyet gösteriyor. Elbette Türkiye’nin ABD ile ilişkileri çerçevesinde, özellikle İncirlik ve Kürecik’te Amerikan varlığı ve personeli bulunduğu bilinen bir gerçek. Ancak bunlar NATO statüsü içinde değerlendiriliyor. İran, Körfez’deki ülkelerde ABD varlığını hedef alırken belirli riskleri göze aldı. Mevcut tabloya bakıldığında, İran’ın planlı ve bilinçli bir şekilde Türkiye’yi hedef alacağına dair bir emare bulunmuyor. Son üç gündür bu yönde ne bir açıklama ne de bir ima söz konusu.
KÜRT GRUPLAR AYAKLANIR MI?
Böyle bir tablo öngörmüyorum. Evet, 22 Şubat’ta ‘İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu’ adı altında bir oluşum kuruldu. Ancak mevcut koşullarda bu yapıların kapsamlı bir ayaklanma kapasitesine sahip olduklarını düşünmüyorum.
İRAN’DA ŞU ANDA BİR NUMARA KİM?
Şu an için netleşmiş bir isim yok. Ancak ‘Bir isim vermek gerekirse kim olur?’ sorusuna yanıt verecek olursak, bu büyük ihtimalle Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan olur.”
İRAN HALKI NE DÜŞÜNÜYOR?
- “İran’ı yakından takip edenlerin sıkça vurguladığı bir nokta var: En büyük hata İran’ı homojen bir yapı gibi görmek. Oysa İran toplumu son derece farklı reflekslerin, farklı siyasi ve sosyolojik eğilimlerin bir arada bulunduğu bir yapı sergiliyor. Şöyle düşünelim; ABD’de bugün Donald Trump’a yönelik bir suikast gerçekleşse, varsayalım ki dış bir aktör tarafından... Buna sevinen de olur, yas tutan da. Bu durum pek çok ülke için geçerli. İran’da da tablo bundan farklı değil. Evet, rejimden açık biçimde nefret eden, köklü bir değişim isteyen kesimlerin varlığı biliniyor. Ancak bu meselenin yalnızca bir tarafı. Diğer tarafta rejimi destekleyenler var; ya da rejimi desteklemese bile kaos ve belirsizlik ortamını kendisi ve ailesi için ciddi bir risk olarak gören, bu nedenle mevcut düzenin ani biçimde çökmesini istemeyen geniş bir kesim de bulunuyor.”
HAMANEY’İN EŞİ DE ÖLDÜ
İran basını, Tahran’da düzenlenen saldırıların ardından ağır yaralanarak hastanede tedavi altına alınan Hamaney’in eşi Mansure Hüceste Bakırzade’nin de hayatını kaybettiğini duyurdu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Mart 2026 07:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















