Ankara24.com
close
up
İran müzakerelerinde şahinlerle pragmatizm arasında sıkışan Trump Kadir Üstün

İran müzakerelerinde şahinlerle pragmatizm arasında sıkışan Trump Kadir Üstün

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

İran’la müzakerelerde Trump çıkış yolu ararken iç ve dış şahinlerin baskısıyla Kasım seçimlerinin gerektirdiği siyasi pragmatizm arasındaki sıkışmışlığı devam ediyor. Son günlerde bir anlaşmanın şekillendiği yönündeki haberlerle tekrar savaşa dönüş sinyallerinin birlikte verilmesi bunun en somut örneği olarak öne çıkıyor. Trump, aynı gün içinde birbiriyle çelişen mesajlar vererek bir yandan anlaşmaya hazır olduğunu bir yandan da çatışmaya tekrar dönebileceğini ifade ediyor. Anlaşma ihtimali güçlendiğinde

İran’la müzakerelerde Trump çıkış yolu ararken iç ve dış şahinlerin baskısıyla Kasım seçimlerinin gerektirdiği siyasi pragmatizm arasındaki sıkışmışlığı devam ediyor. Son günlerde bir anlaşmanın şekillendiği yönündeki haberlerle tekrar savaşa dönüş sinyallerinin birlikte verilmesi bunun en somut örneği olarak öne çıkıyor. Trump, aynı gün içinde birbiriyle çelişen mesajlar vererek bir yandan anlaşmaya hazır olduğunu bir yandan da çatışmaya tekrar dönebileceğini ifade ediyor. Anlaşma ihtimali güçlendiğinde Kongre, muhafazakâr basın ve İsrail’den gelen tepkiler Trump’ın tekrar şahin bir çizgiye gelmesinde etkili oldu. Pazartesi akşamı itibariyle bir mutabakat zaptı üzerinde çalışıldığı, ABD’nin Hürmüz’de ‘meşru müdafaa’ saldırıları düzenlediği ve İsrail’in de Lübnan’daki operasyonları genişletmeyi planladığı şeklindeki haberler, anlaşmaya ne kadar yakın ve bir o kadar da uzak olduğumuzun göstergesi olarak okunabilir.

TRUMP ŞAHİN Mİ, PAZARLIKÇI BİR LİDER Mİ?

Trump’ın ilk döneminde önce Obama’nın nükleer anlaşmasından çıkmış ve sonrasında maksimum baskı politikası uygulayarak İran’ı anlaşmaya zorlamaya çalışmıştı. Kuzey Kore politikasında da önce ‘ateş ve öfke’ tehdidini savurmuş ancak sonrasında Kim Jong Un’la askerden arındırılmış bölgede buluşarak Kuzey Kore’ye girmişti. Afganistan’da Taliban’ı yıllarca hedef aldıktan sonra Doha anlaşmasına imza atarak Amerika’nın çekilme sürecini somutlaştırmıştı. Çin’le ticaret savaşında da önce yaptırımlar ve ek vergiler uygulayarak ticaret anlaşması arayışında olmuş ve kısmi uzlaşılar da sağlamıştı. NATO üyelerine karşı son derece sert tavır alıp sonra üye ülkelerin savunma bütçelerini artırmalarını kendi başarısı olarak lanse etmişti.

Bütün bu örneklerde, Trump’ın ideolojik bir şahin olmadığını ve kendine has el yükseltme üzerinden anlaşma yolu arayan pazarlıkçı bir lider olduğunu görüyoruz. Önce krizi son derece yüksek bir retorik ve aciliyet diliyle büyüten Trump, sonrasında maksimum baskı kuruyor ancak bunu pazarlık sürecinin bir parçası olarak görüyor. Maksimum baskı sürecinde de yaptırım ve ekonomik baskıyla yetinmeyerek gerekirse askeri müdahale yoluna gidebileceğini de gösterdi. İran savaşına girmesinin de Trump’ın bu pazarlıkçı anlayışının işleyeceğini düşünmesinden kaynaklandığını söylemek mümkün. İsrail tarafından ‘ikna’ edilmesi, Maduro operasyonunun verdiği yüksek özgüven, İsrail yanlısı Kongre’nin desteği, Epstein dosyası ve siyasi zafer arzusu Trump üzerinde etkili oldu ancak kendini İran’ı hem yumuşak hem sert güç kullanarak istediğini alabilecek pazarlık yeteneğine sahip olduğunu düşünmesi en kritik psikolojik etken olarak öne çıktı.

CUMHURİYETÇİ ŞAHİNLER VE NETANYAHU FAKTÖRÜ

Amerikan halkının çoğunluğu ve Trump’ın kendi tabanı dahi savaşı istemezken Washington’daki dış politika şahinlerinin maksimalist tavırları Trump üzerinde etkili oluyor. Lindsey Graham ve Tom Cotton gibi senatörlerle Fox News ve Wall Street Journal gibi yayın organları Cumhuriyetçi siyasetin şekillenmesinde etkili olurken, İsrail Başbakanı Netanyahu da Kongre ve basın üzerindeki etkisi üzerinden şahin pozisyonun yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Bu çevreler İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edilmesini, rejimin ekonomik olarak çökertilmesini ve nihai olarak rejim değişikliğini savunmaya devam ediyor. Kasım seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını kontrol etmek ihtiyacı hisseden Trump’ın vereceği tavizlerden korkan bu çevreler, gerçekçi olmayan bazı hedefleri öne çıkararak anlaşmanın üzerinde baskı kuruyor.

Netanyahu cephesi ise daha da maksimalist taleplerde ısrar etmekten çekinmiyor. İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin tamamen yok edilmesi, füze programının bitirilmesi ve bölgesel vekillerinden desteğini çekmesi gibi koşullar öne süren İsrail, Trump’ın kontrollü bir tansiyon düşüşü sağlamasına izin vermeyen bir dil kullanıyor. Netanyahu’nun Obama’nın nükleer anlaşmasına açıktan muhalefet ederek Trump’ı anlaşmayı yırtıp atmaya ikna ettiğini hatırlamak gerekiyor. Anlaşma süreçlerini doğrudan sabote etmek için elinden geleni yapan İsrail, Trump’ın İran’la anlaşmaya Lübnan’ı dahil etmesini önlemek için operasyonları genişleteceğini de duyurmaktan çekinmiyor. İsrail bölgesel üstünlük mücadelesi içinde olduğu İran meselesini varoluşsal bir mesele olarak satmaya çalışırken, Trump seçim öncesinde satabileceği bir siyasi zafer olarak görüyor.

İRAN KÖŞEYE SIKIŞTI MI?

Şahinlerin öne çıkan tezlerinin temel varsayımı, İran’ın köşeye sıkıştığı ve bu nedenle daha fazla baskının ya daha fazla taviz almaya veya rejimi devirmeye yarayacağı yönünde. Ancak bu tez, İran rejiminin birçok krize ve varoluşsal saldırıya rağmen çok zayıflamış olsa da ayakta kaldığını görmezden gelmemizi istiyor. Trump’ın ilk dönemindeki maksimum baskı politikası, Süleymani suikastı, Mahsa Amini protestoları, Haziran 2025’teki 12 gün savaşı ve içinde bulunduğumuz savaş rejimi yıkmaya yetmedi. Dahası, İran askeri olarak büyük darbe yemesine rağmen Trump yönetiminin yanlış hesaplarının da bir sonucu olarak Hürmüz üzerinde söz hakkı olan bir pozisyona geldi. Rusya ve özellikle Çin’le geliştirdiği ekonomik ve siyasi ilişkiler de İran rejiminin ayakta kalmasına ve daha da önemlisi pazarlık gücünü artırmasına yardımcı oluyor.

Bu tabloya bakıldığında İran’ın köşeye sıkıştığını ve bir an önce anlaşmaya çalıştığını söylemek kolay değil. Bununla birlikte İran’ın elindeki Hürmüz kozunun orta ve uzun vadede ağırlığını yitirme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini de not etmek gerekiyor. Ancak petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon ortamının Trump’ın Kasım seçimlerindeki siyasi performansı açısından doğrudan etkisi olacak. İran’ın görece köşeye sıkışmış olduğunu kabul etsek bile pazarlık edebilir pozisyonda olması Trump’ın aradığı zafer ilanını imkânsız kılıyor ve şahinlere de anlaşmayı veto etmek için koz veriyor. Trump ‘masaya elini vurarak’ şahinleri bertaraf etmek yerine en şahin ve en maksimalist aktör benim mesajı vermeye çalışmakta ısrar ederek kendi hareket alanını sınırlandırıyor.

Trump’ın iç çelişkisi hem savaşa devam etmek istememesi hem de şahin görünmeye devam ederek İran’la bugüne kadar yapılmamış bir büyük anlaşmaya imza atmak istemesi olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla ortaya sürekli tehdit, yaptırım ve ekonomik baskı, askeri operasyon, geçici uzlaşma arayışı ve sonra yeniden baskıya dönüş gibi bir döngü ortaya çıkıyor. Şahinler İran’ın tam teslim alınabileceğini savunurken Trump kontrollü bir gerilim yöntemini tercih ediyor. Bu iki yaklaşım arasındaki mesafenin kapatılması da pek mümkün görünmediği için Trump İbrahim Mutabakatları’nı gündeme getirerek şahin çevreleri memnun edecek başka gündem arayışlarına giriyor. Trump’ın İran stratejisi ne tam savaş ne de gerçek bir barış üretebiliyor. Sürekli tırmandırmayla frenleme arasında gidip gelen Trump, müzakere sürecini erteleyerek başarı arıyor ancak bu tarz bir kriz yönetiminin sonuç almaktan çok sorunu sürekli hale getirmesi daha muhtemel görünüyor.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:95
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Borsanın 10 devi: 1.71 trilyon TL ile Aselsan zirvede

08 Ekim 2026 20:43see189

Zorlu PSM 14. sezon mottosu: Dünyalar Senin

09 Ekim 2026 00:56see182

Bakan Göktaş: Muhalefeti çamur siyasetinden çıkmaya davet ediyorum

09 Ekim 2026 01:09see179

İsrail seçimleri öncesi saldırı düzenlemeyi planlıyor iddiası Dış Haberler

09 Ekim 2026 01:04see172

Kozalak tartışması kanlı bitti: Eski muhtar hayatını kaybetti Sözcü Gazetesi

08 Ekim 2026 01:09see170

Kanalizasyondan topladıkları tuvalet kağıtlarıyla dış cephe yaptılar Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 00:31see169

Maltepe de kısmen çöken binada yeni gelişme! Can kaybı 4 e yükseldi

09 Ekim 2026 03:44see168

Trump tan Musk a özgü yağmuru: Zamanımızın Thomas Edison udur

09 Ekim 2026 01:09see166

Denizli Pamukkale de pansiyonda kalan yaşlı çift banyoda ölü bulundu

09 Ekim 2026 00:34see166

Avustralya’da Bogong güveleri yerleşim bölgelerini istila etti

08 Ekim 2026 00:25see166

ABD de 90 yıl sonra bir ilk! Halka açık kurşuna dizecekler

09 Ekim 2026 02:53see164

Konuşmaya çağırdı, silahla tehdit edip ateş etti

08 Ekim 2026 01:20see162

Almanya ortak tank projesinden çekildi Dış Haberler

09 Ekim 2026 00:33see160

Soykırımcı İsrail, Batı Şeria da zeytin hasadı yapan Filistinlileri koruyan aktivistleri sınır dışı etmeyi planlıyor

08 Ekim 2026 19:56see159

Kayseri de iki otomobil çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı Son dakika haberleri

09 Ekim 2026 00:34see157

New York ta tutuklu yargılanan Maduro ve eşine yeni suçlamalar yöneltildi

09 Ekim 2026 00:37see157

Foncu Bakan Ömer Bolat mı? Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:05see156

Büyükelçi Koytak da görevden alınabilir Sözcü Gazetesi

09 Ekim 2026 04:38see155

BaşlıksızaBurak Yılmaz dan MHK açıklaması! Ben bir kere konuşurum Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

08 Ekim 2026 22:23see155

İran: Uranyum zenginleştirme hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz Dış Haberler

08 Ekim 2026 18:50see155
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları