İran da bir komutan daha toprağa verildi ama meydanlar Savaşa devam diyor Dış Haberler
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Törende en dikkat çekici unsurlardan biri, İran-Irak Savaşı’nın matem günlerinden miras kalan ağıtların yeniden yükselmesiydi. “Şehitlerimiz nerede?” sözleriyle başlayan ve kalabalık tarafından tekrar edilen sloganlar, İran’ın devrim sonrası inşa ettiği “şehadet kültürünün” hala ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Kalabalığın “Bu mücadele sizin için var, siz bu ülke ve İslam için varsınız” şeklindeki sloganları ise, Tankesiri’nin ölümü üzerinden yeni bir direniş anlatısının inşa edilmeye çalışıldığını ortaya koydu.
İran medyası, Tankesiri’yi yalnızca bir askeri figür olarak değil, “Hürmüz’ün muhafızı” olarak tanımladı. Özellikle Tasnim News Agency ve Fars News Agency gibi Devrim Muhafızları’na yakın medya organlarında yayımlanan analizlerde, Tankesiri’nin ABD donanmasına karşı geliştirilen asimetrik deniz doktrininin sahadaki en önemli uygulayıcılarından biri olduğu vurgulandı. Bu analizlerde, küçük hızlı botlar, insansız sistemler ve kıyı füze bataryalarıyla kurulan “çok katmanlı savunma hattının” mimarlarından biri olarak gösterilen Tankesiri’nin kaybının, İran’ın caydırıcılığı açısından “stratejik ama telafi edilebilir” bir kayıp olduğu yorumları yapıldı.
İran’daki yorumcular ise daha ideolojik bir çerçeve çiziyor. Kayhan gazetesinde yayımlanan bir yorumda, Tankesiri’nin ölümü “şehadetle tamamlanan bir görev” olarak tanımlanırken, bunun İran toplumunda “direnişi daha da güçlendirecek bir katalizör” olacağı ifade edildi. Reformist eğilimli bazı yorumcular ise daha temkinli bir dil kullanarak, bu tür kayıpların İran’ı bölgesel gerilimlerde daha kırılgan hale getirebileceğine dikkat çekti. Ancak genel tablo, devlet medyasının bu cenazeyi bir “ulusal birlik ve direniş sahnesi” olarak çerçevelediğini gösteriyor.
Amerikan medyasında ise tablo farklı okunuyor. The New York Times ve CNN gibi kuruluşlarda yayımlanan analizlerde, Tankesiri’nin özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki rolüne dikkat çekilerek, bu kaybın İran’ın denizden baskı kurma kapasitesini kısa vadede zayıflatabileceği değerlendirildi. Ancak aynı analizlerde, İran’ın bu tür kayıpları hızla telafi edebilen kurumsal bir yapıya sahip olduğu ve asimetrik savaş doktrininin kişilere değil sisteme dayandığı da vurgulandı.
Tankesiri’nin cenazesi, İran halkı için yalnızca bir komutanın vedası değil; devletin, toplumun ve ideolojinin kesiştiği bir an olarak kayda geçti. İran için Tankesiri, Hürmüz Boğazı’nda küresel enerji akışını tehdit edebilecek kapasitenin sembolü, Devrim Muhafızları içinde ise “sahadaki akıl” olarak görülüyordu. Bu nedenle İnkılap Meydanı’nda yükselen sloganlar, aslında bir yasın ötesinde, İran’ın hem kendi halkına hem de dış dünyaya verdiği şu mesajın yankısıydı: “Bir kişi gider, ama kurulan düzen yerinde durur.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:87
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Nisan 2026 16:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















