İran a Venezuela Modeli: Hedef uysal bir rejim Ortadoğu Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu kaçıran, sürgündeki muhalif lider Maria Machado yerine, Washington’la çalışma konusunda ılımlı mesajlar veren ve ülke nizamının temsilcisi Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in yönetimin başına geçmesine müsaade eden ve ülkenin petrol kaynaklarına el koyan ABD, aynı modeli İran için düşünüyor. Senelerdir süren ABD yaptırımları ile ekonomik krizi iliklerine kadar hisseden on binlerce İranlı sokaklara döküldü. Enerji zengini İran’daki protestoculara seslenen Trump, “İranlı vatanseverler protestolara devam edin. Yardım yolda” dedi. Eski İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi de direnişin sürmesi çağrısında bulundu ve olası rejim değişikliğine karşı ülke yönetimini devralmak istediğini açık etti. Ancak Trump söylemini değiştirerek aksiyon almayacaklarını duyurdu ve protestolar dağıldı. Ancak İran’da “Venezuela modeli” ve Hamaney’in feda edilmesi gibi radikal ihtimaller kulislerde tartışılmaya başlandı. Hamaney’in yerine ülke yönetimini ABD ile uzlaşabilecek bir isme devretme düşünüldü. Ciddi bir kesimin desteğinden mahrum kalacak olan sürgündeki Pehlevi yerine seçimle göreve gelen Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın idare etmesine yönelik senaryolar dillendirildi.
ILIMLILARIN YOLUNU AÇ
ABD’li ulusal güvenlik ve dış politika analisti ve The Heritage Foundation’ın kıdemli danışmanı James Jay Carafano, “ABD İran için Venezuela modelini istiyor” dedi. Carafano, “Sorun çıkaran unsurları ortadan kaldırıyorsunuz ve ardından ABD’nin konuşmaya hazır olduğu bir yönetim ortaya çıkıyor. Ülke içinden bir model. Şah’ın oğlunun çıkıp ülkenin başına geçeceğine kimsenin ciddi biçimde inandığını sanmıyorum. Bu, aslında bir işgal bile sayılmaz. Çünkü bu model, Panama’da, Irak’ta, Afganistan’da ya da İkinci Dünya Savaşı sonrasında gördüklerimizden çok farklı” değerlendirmesinde bulundu.
HEDEF YÖNETİLEBİLİR YAPI
ABD menşeli TIME dergisi de İran için Venezuela modelinin tartışıldığı bir makale yayımladı. Chatham House Orta Doğu Direktörü Sanam Vakil imzalı analizde, Maduro’nun ABD tarafından etkisiz hale getirilmesine rağmen rejimin çökmek yerine uyum sağlayarak ayakta kaldığına dikkat çekildi. Venezuela’da iktidarın, rejim içinden bir isimle devam etmesinin ABD’nin hedefinin demokrasi değil, daha yönetilebilir bir yapı kurmak olduğunu gösterdiği ifade edildi. Bu yaklaşımın İran’da da uygulanmak istendiğimi ifade eden Vakil, söz konusu durumun ülkeyi daha zayıf ama daha sert bir otoriterliğe sürükleyebileceği uyarısını yaparak Trump yönetimini uyardı.
ABD-İSRAİL PROJESİ
ABD hükümeti tarafından finanse edilen bir Arapça haber ve medya ağı olan Alhurra da “Venezuela modeli”nin Washington ve Tel Aviv’de giderek daha fazla tartışıldığını yazdı. Analistler, ABD ve İsrail’de bazı çevrelerin “Venezuela modeli” olarak adlandırılan, ülkenin tepesindeki ismi tasfiye edip devlet kurumlarını yerinde tutmaya dayalı bir senaryoyu tartıştığını aktardı. Yazıda, olası bir dış müdahalenin İran’ı etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalayabileceği uyarısı da yer aldı.
MADURO ÜZERİNDEN HAMANEY’E MESAJ
ABD merkezli think-tank kuruluşu olan Atlantic Council ise yayımladığı analizde, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından yakalanmasının İran açısından taşıdığı stratejik mesajlar ele alındı. Yazıda, Trump yönetiminin bu operasyonla rejim değiştirmeyi değil, kendisine muhalif liderlere karşı hızlı ve sınırlı müdahaleler yapabileceğini gösterdiği vurgulandı. Analizde, Washington’ın bu hamleyle Tahran’a “liderlerin dokunulmaz olmadığı” mesajını verdiğini ifade etti.
KISA VADEDE TAVİZ KOPARMAYA ÇALIŞACAK
İran asıllı akademisyen Vali Nasr, iki ülkenin dinamiklerinin farklı olduğunu bu yüzden ABD’nin bu modeli deneme konusunda şimdilik frene bastığını ifade etti. Reuters'a konuşan Nasr coğrafi olarak İran’ın çok daha büyük bir ülke olduğunu, kendisine negatif bakış açısına sahip etnik gruplar barındırdığını ve yıllardır tutarlı ve derinleşmiş kurumlarının bulunduğunu ifade etti. Reuters’a konuşan iki diplomat ve iki hükümet yetkilisine göre ise İran’da rejim değişikliğinin önündeki en büyük engel sayıları bir milyona ulaşan ve Hamaney’e sadık olan Devrim muhafızları ve diğer paramiliter gruplar. Aynı zamanda ABD’nin geçiş sürecini kolaylaştıracağı düşündüğü Pezeşkiyan yönetiminin de “Hamaney’siz İran” projesine sıcak bakmaması ve mollalara sadık kalması, planın ABD adına çözülmesi gereken bir diğer ayağı. Söz konusu tabloda ise ABD ve İsrail’in kısa vadede tehditlerle İran’dan taviz koparmayı hedeflediği düşünülüyor. Hava saldırısı ve kısıtlı bir askeri müdahale, kaçak yollarla yaptığı petrol ticaretine set vurmak için gölge filosuna saldırılar ve tankerlere el koyma gibi caydırıcı seçenekler gündemde. Bu yolla Tahran’ın en azından en azından nükleer programından vazgeçebilmesi umut ediliyor.
3 BİN 427 ÖLÜ
İran, ülkede ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Hayatını kaybedenlerin 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu belirtilerek bunların "şehit" sayıldığı ifade edildi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:38
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















