‘İnsanlar benim hayalime ortak oldu’
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Sosyal medyada @AyşegülTV hesabından yaptığı paylaşımlarla tanınan Ayşegül Şimşek’in ‘İyi Olduğumda Haber Veririm’ adlı ilk kitabı okurla buluştu. 39 yaşındaki Yağmur’un 20’li yaşlarından itibaren hayatla kurduğu bağı, kavgalarını, hayallerini, vazgeçişlerini ve kendi yolunu bulma hikâyesini anlatan kitap Şimşek’in yaşamöyküsünden izler de taşıyor.
◊ Yakın zamanda beyin ameliyatı geçirdiniz. Ameliyat sonrası neden kitap yazmadım diye içinizde ukde kaldığına dair bir paylaşım yaptınız. Neler yaşadınız?
2024 Kasım’da ameliyat oldum. Aklıma ister istemez ‘Bir pişmanlığım var mı’ sorusu takıldı. O muhasebeyi yaparken çok şanslıyım ki hiçbir pişmanlık bulamadım. Ama içimde bir ukde vardı: Kitap yazmak. Bunu birkaç kez denedim, olmadı. Ameliyattan sonra dördüncü gün hastaneden çıktım. İyileşme fikrine sıkı sıkı tutundum. O iyileşme inadı sayesinde kitabı tamamlayabildim.
◊ Kitaptaki olayların ne kadarı kendi yaşadıklarınızı yansıtıyor?
Yüzde 60’ı diyebilirim. Olaylar, karakterler, karakterlerin görünüşleri, davranışları...
◊ Kitabın adı ‘İyi Olduğumda Haber Veririm’. Sizin için iyi olma hali nedir?
Kitabın ana karakteri Yağmur’un hayatında zor yollar var. Göç ediyor, zorlanıyor. İş hayatında mobbing’e uğruyor, beklemediği ailevi olaylar yaşıyor. Benim içinse bir noktadan sonra hayat biraz değişti. “İyi değilim ama keyfim yerinde” gibi cümlelerden kendimi sıyırmaya çalıştım. İyi olmayı bir tercih gibi algılamaya başladım. Bazen yıkılıyorum, istemediğim şeyler oluyor ama iyi olmaya çok gayret ediyorum. Kitabın ismi de bu deneme halinden, Yağmur’un ve benim geçmişimizden geliyor.
◊ Yağmur’un da sizin de kolay bir hayatınız olmamış. Kitabı yazarken dönüp kendi hikâyenizin zor anlarıyla yüzleştiniz mi?
Zordu. Yazarken “Benim yaşadıklarım boşuna değildi” hissi geldi. Bunu okuyacak 100 kişi olsa, biri bile “Ben yalnız değilmişim” dese sanki yaşadıklarıma değecek gibi geliyor.
◊ Kitabın basım sürecinde sorunlar yaşamışsınız...
Yayınevlerinden dönüş almak inanılmaz zor, çok yoğunlar. “Yapabiliriz” diyenler oldu ama talepleri vardı: “Otokurmacadan çıkar, anlatı yap” gibi. Biraz kendinizi değersiz hissediyorsunuz. Butik bir yayınevi “Basmak istiyoruz” dedi, sözleşme yolladı. Ben de yorumlarımı ilettim. Sonra “Bazı bölümler +18, bu yüzden basamayız” dediler. Bahsedilen kısımlar abartısız, detay olmadan yazılmıştı.
◊ Bunun üzerine kendi yayınevinizi kurmaya mı karar verdiniz?
Evet, 28 Ekim’de önsatışa çıktım. “Bin tane satarsam sermayem olacak” dedim. 23 saatte sattık, insanlar benim hayalime ortak oldu. Şu an kitabın üçüncü baskısını yaptık. Tek bir pazar yerinden satıyorum, çok satanlar listesinde (Hepsiburada) 7’nci sırada.
◊ Kitabın lansmanını bir pijama partisiyle organize ettiniz...
Pijama fikri kitabın kahramanı Yağmur’dan geldi. Yağmur bir TEDx konuşmasına pijamasıyla çıkıyor; hikâyesi orada başlıyor. Lansmana 120 kişi geldi. Kendimizi çok iyi hissettiğimiz bir kadınlar gecesi çıktı ortaya.
‘Satışını kapatacağım’
◊ İçerik üretiyorsunuz, 100 bine yakın takipçiniz var. Şimdi bir de yazarlık...
Ben yazar olmaya çalışmadım. Ben bir hikâye anlatıcısıyım. 60 saniyelik videolar, günde 5 dakikalık story’ler yetmedi; kendime yeni alanlar açtım. Kitap, podcast bunun bir parçasıydı; ileride YouTube da olabilir. Derdim eğlendirmekten çok ‘yalnız değilmişim’ hissi yaratmak. İkinci kitabı yapmayı çok istiyorum. Aslında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama mezunuyum, mesleğimi yapamadım. Markalara ve girişimcilere iletişim stratejisi de çalışıyorum.
◊ Kitabın satışını belli bir zaman sonra durduracağınızı söylediniz. Sebebi nedir?
30 sene sonra okunduğunda çok anlam ifade edeceğini düşünmüyorum. Bu yüzden 2026, 22 Mart’ta satışı kapatacağım. Birden kitabı okuyan biri, kalbinizin ağrıdığı yerle ilgili size bir mesaj atıyor. Şu an o anlara geri dönmeye toleransım var ama sonra olmayabilir.
‘Adı değişmeyen tek karakter: Dobby’
◊ Söyleşide de bize eşlik eden, kitabın büyük bir kısmında önemli bir yeri olan köpeğiniz Dobby’den bahsedelim biraz...
Dobby kitapta adı, tipi, huyu değişmeyen tek karakter. Bir barınak çocuğu. Çiftlikte üretilmiş. İki yıldır beraberiz;
2,5 yaşında. Birbirimizin hayatını değiştiriyoruz. Mutlu bir köpek ve onun artık bir de kedisi var: Miki. Önemli olan sıcak bir evi ve onu seven insanların olması.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Şubat 2026 09:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















