İmamoğlu Silivri’den Kuşadası’na seslendi: Çırpındıkça batan bir iktidar var
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Aydın’ın Kuşadası ilçesi oldu.
İsmail Cem Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, 372 gündür Silivri’de, 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İmamoğlu, geçtiğimiz günlerde tutuklanarak yine Silivri’ye konulan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti.
Günel’in Silivri’den yolladığı mesajı, hemşehrilerine, eşi Duygu Günel ulaştırdı. İmamoğlu’nun Silivri’den Kuşadası’na yolladığı mektubu CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı kamuoyu ile paylaştı.
İMAMOĞLU: ÇIRPINDIKÇA BATAN, KENDİ KUMPASLARINDA
BOĞULMA SÜRECİNE GİRMİŞ BİR İKTİDAR VAR KARŞIMIZDA
İmamoğlu, Saatçı tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Kuşadası’nın yiğit ve onurlu insanları, benim canım vatandaşlarım; kıymetli hanımefendiler, değerli beyefendiler, güzel yüzlü çocuklar ve geleceğimizin teminatı gençler... Her birinize tek tek sarılıyorum, sizleri özlem ve hasretle selamlıyorum. Silivri Zindanı’ndan Kuşadası’na koca bir selam olsun. Aydın’da ve Kuşadası’nda, örgütümüzün mücadeleci ruhunu temsil eden kıymetli il başkanım Hikmet Saatçı'ya ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Mücadelemiz bitmeyecek, güçlenerek devam edecek. Çırpındıkça batan, kendi kumpaslarında boğulma sürecine girmiş bir iktidar var karşımızda. Koltuklarını koruyabilmek için ellerinde hiçbir güç, hiçbir imkân kalmadı. Bu millete öyle büyük haksızlıklar, adaletsizlikler yaşattılar ki bir daha asla seçim kazanamayacaklar. Vatandaşın verdiği bütün krediyi tükettiler; milletin desteğini ve güvenini yiyip bitirdiler. Kendi menfaatlerine o kadar odaklandılar ki, ülkenin sorunlarını çözmeye hevesleri, enerjileri ve kadroları kalmadı.”
“ÇÖKÜŞ DÖNEMİNDELER VE SALTANATLARINI
SÜRDÜREBİLMEK İÇİN SADECE İKİ ŞEYE GÜVENİYORLAR”
“Çöküş dönemindeler ve saltanatlarını sürdürebilmek için sadece iki şeye güveniyorlar: Birincisi, ülkemizin zenginliklerini ve milletimizin kaynaklarını peşkeş çekme karşılığında Trump’tan aldıkları desteğe; ikincisi ise yargıda kurdukları kirli düzen sayesinde kontrol altında tuttukları yargı mensuplarına. Başka hiçbir dayanakları kalmadı ama bunlar da onları kurtaramayacak. Sandık gelecek, milletin karşısına çıkacaklar ve hesap verecekler. İşçiye, çiftçiye, emekliye, esnafa yaşattıkları yoksulluğun hesabını da milletin özgür iradesiyle seçtiği belediye başkanlarına yaptıkları haksızlık ve zorbalıkların hesabını da verecekler. Çocukların, gençlerin, kadınların hayatlarını kararttıkları, gelecek umutlarını kırdıkları ve yargı bağımsızlığını yok ettikleri için de hesap verecekler. Kuşadası Belediye Başkanımız, değerli yol arkadaşım Ömer Günel’e yaptıkları haksızlığın, zorbalığın da hesabını verecekler elbette. Kuşadası’nın ve Aydın’ın iradesini güdümlü yargı operasyonlarıyla, mafyatik yöntemlerle hiçe sayanları, yerel siyaseti kendi kirli menfaat ilişkilerine göre dizayn etmeye kalkışanları Aydınlılar asla unutmayacak.”
“ÜÇ BEŞ GÜDÜMLÜ YARGI MENSUBUYLA MİLLETİN
İRADESİNE DARBE YAPMAYA KALKANLARI YARGILIYORUZ BİZ”
“Hiçbir delil ve hukuki sebep olmadan, bir sözde ihbar mektubunu bahane ederek Ömer Günel Başkanımızı tutuklayanlar; bir yıl önce bizleri suçlu ilan edip hapse atarken ne kadar rahat ve kibirliydiler. Bir yıl boyunca yalanlarla, iftiralarla, algı operasyonlarıyla bizi yargısız infaz edip durdular ama kimseyi inandıramadılar. Dava başlayınca, organize ettikleri kumpası milletimiz daha da net görmeye başladı. Biz bir yıldır, ‘Yargılama milletin gözü önünde yapılsın, duruşmalar canlı yayınlansın’ dedikçe neden duymazdan geldikleri, neden korkup çekindikleri apaçık ortaya çıktı. Silivri Mahkemesi’nde yargılananlar bizler değiliz, onlar. Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe kalkışanları; üç beş güdümlü yargı mensubuyla milletin iradesine darbe yapmaya kalkanları yargılıyoruz biz. Tapularının hesabını veremeyenleri ve onları bir aparat olarak kullanarak ülkenin tapusunu kendi üstüne yapmaya çalışan o kötü aklı yargılıyoruz. Biz, zindandayız ama başımız dik, alnımız açık.”
ÜZERLERİNE ADALETSİZLİĞİN, ZORBALIĞIN LEKESİ BULAŞMIŞ OLANLAR
AKLANMAK İSTİYORLARSA, SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE KOYACAKLAR
“Üzerlerine adaletsizliğin, zorbalığın lekesi bulaşmış olanlar aklanmak istiyorlarsa, sandığı milletin önüne koyacaklar. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur; bunun gecikmeye tahammülü yoktur. Türkiye acil ve büyük sorunlarını ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek; adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu cennet vatanda 86 milyon insan; geçim derdi çekmeden, gelecekten endişe etmeden, hep birlikte ve kardeşçe yaşayacak. Herkes için her yerde adalet ve hürriyet hâkim olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa uğramayacak. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef alan o büyük zulüm ve istibdat son bulacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:105
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Mart 2026 14:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















