İmamoğlu ilk kez başka birinin adaylığından bahsetti Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Görevinden uzaklaştırılan ve 23 Mart 2025'ten beri tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 9 Mart'ta görülmeye başlanacak İBB davası öncesi açıklamalarda bulundu.
Davada sadece hukuki savunmaya hazırlanmadığını belirten İmamoğlu, "Çıkış yolumuzu milletimizle paylaşmak adına önemli bir siyasi çalışmayı gerçekleştirdiğim bir süreçteyim" dedi.
İmamoğlu, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanması hakkında "Siyaset için gayet kullanışlı" yorumunu yaptı.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayını belirlemesi tartışmalarıyla ilgili "Türkiye'de demokrasi hangi yolla, kimin adaylığıyla korunacaksa, o yola destek olurum, o adaya destek olurum" diyen İmamoğlu, "İmamoğlu olmadı başkası olsun demek kolay ancak bu yol da yol değil" şeklinde konuştu.
MHP'den gelen "adil yargılama" çağrılarını da değerlendiren İmamoğlu, partinin lideri Devlet Bahçeli'ye "Adil yargılama mı talep ediyor, yoksa zikzak söylemlerle milletin kafasını mı bulandırıyor?" sorusunu yöneltti. İmamoğlu, desteğinin devam ettiğini söylediği çözüm süreci ile ilgili olarak ise "Ne sürecin geldiği noktadan ne de komisyonun hazırladığı rapordan memnunum" dedi.
"SADECE HUKUKİ SAVUNMAYA HAZIRLANMIYORUM"İBB davasının duruşmaları İstanbul Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü'nde 9 Mart'ta başlayacak. "Yolsuzluk" iddialarına ilişkin davanın iddianamesinde İmamoğlu'nun "suç örgütü" kurduğu öne sürülüyor. İmamoğlu, davayla ilgili hazırlıklarını şu sözlerle aktardı: "Öncelikle, İBB Davası ismiyle bu ülkenin şerefli insanlarına, siyasetçilere, bürokratlara, belediyelerimizdeki işine gücüne bakan, siyasetle ilgisi ve alakası olmayan çalışanlara bile yolsuz, hırsız yaftasını koymaya çalışan bu girişimin ne olduğunu cümle aleme anlatmak adına büyük bir hazırlık yapıyorum. Sadece 19 Mart'ta başlayan kumpas sürecini değil, Türkiye'ye yıllardır yaşatılanları milletin vicdan mahkemesine çıkartacağımız bir duruşmaya hazırlanıyorum. "Sadece hukuki savunma hazırlamadığını belirten İmamoğlu, "Aynı zamanda ülkemizin adaletten devlet yönetimine, dış politikadan ekonomiye, tarımdan eğitime yaşadığı durumu ve çıkış yolumuzu milletimizle paylaşmak adına önemli bir siyasi çalışmayı gerçekleştirdiğim bir süreçteyim" dedi. İmamoğlu, "Çok okuyor, çok yazıyorum. Milletimizin hislerini duyuracağım duruşma gününü sabırsızlıkla bekliyorum" ifadelerini kullandı.
GÜRLEK ELEŞTİRİSİ: SİYASET İÇİN GAYET KULLANIŞLIİBB soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde Akın Gürlek tarafından yürütülmüştü. Gürlek, 11 Şubat'ta Adalet Bakanı olarak atandı. "Eğer yürütmeye yakın isimler yargı mekanizmasının en tepesine geliyorsa bu durum, ister istemez siyasi davalarla ilgili soru işaretlerini arttırır" diyen İmamoğlu, Gürlek'i şu sözlerle eleştirdi: "O değil miydi hakimken bakan yardımcısı, sonra da sırf bizi tutuklatmak, görevimizi yapmamızı engellemek için İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yapılan? Türlü iftiralarla, yalancı tanık beyanlarıyla dolu bir iddianame hazırlayarak siyasetin yargı üzerindeki vesayetine alet olan? Siyaset için gayet kullanışlı. Ama gün gelecek, birileri için bu kullanışlılık bitecek ve yollar ayrılacak. O zaman tarih, şahsi çıkarları uğruna aldığı eğitime, mesleğine, adalete ve milletin vicdanına ihanet edenleri yazacak."
"BU SİSTEMDE KİMİN BAKAN OLDUĞUNU BİR ÖNEMİ YOK"İmamoğlu, Gürlek'in atanmasını yorumlarken cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştirdi:"2017 Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye'de kimin bakan olduğunun çok da bir önemi yok. Akın Gürlek olmuş, Yılmaz Tunç olmuş, fark etmiyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu ucube rejimde bakanlar, devletin ve milletin değil, tek bir şahsın bakanı. Akın Gürlek de öyle. "
"MADEM SÜREÇ ŞEFFAF DAVA TRT'DEN YAYINLANSIN"Akın Gürlek İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıyken İBB soruşturmasıyla ilgili olarak "100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası" demiş, gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekse de eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sık sık Türkiye'de yargının bağımsız olduğunu söylemişti. Gürlek'in iddianameyi yorumlarken dosyaya güvendiği yönündeki açıklamasını hatırlattığımız İmamoğlu şunları söyledi: "Elbette her savcı dosyasına güvenir. Ama Türkiye'de sorun tam da burada başlıyor. Yargıya güven ile yargının kendine güveni aynı şey değildir. Bugün toplumun yaklaşık yüzde 80'i yargı süreçlerinin siyasi atmosferden bağımsız yürüdüğüne inanmıyor. Eğer gerçekten kimse yalnızca tanık beyanıyla tutuklanmadıysa, o halde bırakın süreçler tamamen şeffaf yürüsün. Bırakın kamuoyu her detayıyla görsün. Bağımsız hukukçular değerlendirsin. Basın özgürce takip etsin. Teklif ettiğimiz gibi duruşmalar TRT'den yayınlansın çünkü adalet, kapalı kapılar ardında değil, milletin vicdanında tecelli eder."
"NE KAÇMASI, ÇANKAYA KÖŞKÜ'NE YÜRÜDÜĞÜMÜZ GÜNÜ BEKLİYORUM"Ekrem İmamoğlu tutuksuz yargılanmasının hakkı olduğunu söyleyerek ve bunu şu ifadelerle gerekçelendirdi: "Kaçma şüphem mi var? Ne kaçması, ben Çankaya Köşkü'ne yürüdüğümüz günü bekliyorum! Delilleri karartma şüphem mi var? Geçen 11 ayda iftiralarına bir tane delil bulabildiler mi? Delil mi var ki karartacağım?"
İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarıyla ilgili, "adaylığında ısrarın muhalefete zarar vereceği yönündeki" yorumlara dair görüşüyle ilgili soru üzerine, öncelikle bunun kişisel bir kararla ortaya çıkmadığını vurguladı ve "19 Mart kumpasından sonra 15,5 milyon vatandaşın tercihiyle aday oldum" dedi. Adaylığının kendisiyle ilgili bir mesele olmadığını belirten İmamoğlu, "Daha büyük bir meselenin parçası. Daha büyük mesele de şu: Türkiye bir demokrasi olarak kalacak mı, kalmayacak mı? Türkiye, iktidarların seçim yoluyla değiştiği bir ülke olarak kalacak mı, kalmayacak mı?" ifadelerini kullandı. İmamoğlu adaylık tartışmalarıyla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendi adıma şunu belirtmekte bir an bile tereddüt etmem: Türkiye'de demokrasi hangi yolla, kimin adaylığıyla korunacaksa, o yola destek olurum, o adaya destek olurum. Benim meselem İmamoğlu Cumhurbaşkanı olsun meselesi değildir. Mesele Türkiye meselesi, mesele demokrasimizin akıbeti meselesidir. Dolayısıyla, ülkenin hayrına, demokrasimizin menfaatine hangi yol daha etkin bir şekilde hizmet edecekse zamanı geldiğinde ben de o yolun yolcusu olurum.""
BAŞKASI OLSUN DEMEK KOLAY ANCAK..."Ekrem İmamoğlu, bütün bu yorumlarının yanında, "İmamoğlu olmadı başkası olsun" demeyi de doğru bulmadığını belirtti: "Ancak şunu da vurgulamak isterim: İktidar yargı kumpasıyla rakibini oyun dışına ittiğinde, 'Tamam o zaman başka adayla yarışalım' dersek bugün İmamoğlu'na yapılan, yarın da başkasına yapılır. Bunu da görmek, buna uygun davranmak lazım. 'İmamoğlu olmadı başkası olsun' demek kolay, ancak bu yol da yol değil. Bu zorbalığa başımızı eğmemeliyiz. Milletin talimatı da budur. Bugün bana yapılanın yarın başkasına yapılmayacağını kim garanti edebilir? Dolayısıyla, yapmamız gereken öncelikle iktidara 'milletin iradesinin karşısında duramazsın' demek. 'Türkiye'yi iktidarların seçimle değiştiği bir ülke olmaktan çıkaramazsın' mesajını en güçlü şekilde vermektir."
"DEMOKRASİ YANLISI TÜM KURUMLAR BİR ARAYA GELMELİ"İmamoğlu bunun için gelecek seçimlerde demokrasiden yana herkese bir araya gelme çağrısı yaptı: "Bugün beni engelleyen yarın da başkasını engeller. Bu yüzden, önümüzdeki seçimler için başta partim CHP olmak üzere bütün muhalefet partilerinin, onlar da yetmez, demokrasiden yana bütün kurumların, bütün demokratik örgütlerin, bütün çevre ve inisiyatiflerin, demokrasiden yana herkesin bir araya gelip birlikte bir yol inşa ettiği bir seçenek geliştirmemiz gerekiyor." İmamoğlu, "Pusulada tek aday olmasını mı planlıyorlar? Köy derneği seçimi gibi tek adayla mı gideceğiz seçime? Ham hayaller ve boş işler peşindeler" diye konuştu.
BAHÇELİ'YE ELEŞTİRİ: BİR KARAR VERMESİ GEREKİYORMHP cephesinden dönem dönem adil yargılama konusunda çıkışlar geliyor. Bu çıkışların sorulduğu İmamoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye "bir karar verme" çağrısında bulundu: "Sayın Bahçeli, sağ olsun Türkiye için olduğu gibi bizim için de zaman zaman 'aslında hak olan' şeylerin gerçekleştirilmesi için çağrılarda bulunuyor. Fakat haberi olsun, iktidar ortağının ya kulakları duymuyor ya da duysa bile umurunda olmuyor. Bize bulduğu her fırsatta masumiyet karinesini hiçe sayarcasına 'hırsız, yolsuz' diyen Sayın Bahçeli'nin bir karar vermesi gerekiyor. Adil yargılama mı talep ediyor, yoksa zikzak söylemlerle milletin kafasını mı bulandırıyor. Bizim için önemli olan yegâne şey bu iktidarın her fiiline ortak olanların değil milletin çağrısıdır. Biz bu çağrıya uyacağız. Bu çağrıyı duyamayanlara kulaklarını iyi açmalarını tavsiye ediyorum."
SÜREÇ DEĞERLENDİRMESİ: RAPORDAN MEMNUNUMEkrem İmamoğlu, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" adını verdiği çözüm sürecini başından bu yana desteklediğini belirtiyor.
Süreç kapsamında son olarak meclis bünyesindeki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak raporunu hazırladı. İmamoğlu, sürece desteğinin devam edip etmediğine dair soruyla ilgili yanıtına, "Desteğimiz tabii ki devam ediyor" cümlesiyle başladı. Daha sonra "Başından bu yana sürecin ihtiyaçlarıyla demokrasinin ihtiyaçlarını birlikte ele almak gerektiğinde ısrar ettiklerini" belirten İmamoğlu, sözlerine şunları ekledi: "Nitekim, müdahalemiz işe yaradı ki komisyon, örgütün feshi ve örgüt mensuplarının entegrasyonuyla beraber demokrasimizin acil meselelerini de gündemine aldı. Ancak ne sürecin geldiği noktadan ne de komisyonun hazırladığı rapordan memnunum."
İmamoğlu neden böyle düşündüğünü açıklarken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da eleştirdi: "Örgütün feshi ve örgüt mensuplarının entegrasyonu için bir çerçeve ve mevcut anayasa ve yasalara uymayı önermenin ötesine geçmeyen bir rapor çıktı komisyondan. Tabii şimdi top Meclis'te ve iktidarda. Komisyonun önerdiği anayasaya ve yasalara uyun çağrısının yerine getirmek iktidarın bileceği iş. Ancak gidişat şunu gösteriyor: Cumhurbaşkanı komisyonun 'anayasaya ve yasalara uyulsun çağrısının' gereğini yapmak yerine, atması gereken en temel adımları bile örgütle ve Meclisteki partilerle pazarlık konusu yapacak. Belli ki hem terörün sonlandırılmasıyla hem de diğer konularla ilgili adımları iktidarda kalma hesaplarına malzeme yapacak. Dilerim yapmayı planladığı pazarlıklar süreci riske atmaz."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:35
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mart 2026 09:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















