İLKER GEZİCİ Tiyatronun ışığı Bakü’de yandı
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, bu kez sahnede bir oyuncu olarak değil; kültürler arasında köprü kuran bir sanat elçisi olarak Bakü'deydi.
10 Mart'ın Azerbaycan Milli Tiyatro Günü olması sebebiyle Bakü'de düzenlenen törene katılan Karadağlı, Azerbaycan Tiyatro Sanatçıları Birliği tarafından verilen prestijli "Sanatkâr Madalyonu" ile onurlandırıldı. Ödülünü alırken söylediği "Türk dünyasının hikâyeleri, tiyatronun ışığıyla gelecek kuşaklara aktarılacaktır" cümlesi önemliydi. Karadağlı'nın Bakü ziyareti sadece ödül töreniyle de sınırlı kalmadı. Yanında Başrejisör Esat Tanrıverdi ve Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer ile birlikte, adeta bir kültür elçisi gibi koşturdu.
Azerbaycan'ın unutulmaz lideri Haydar Aliyev ve akademisyen Zarife Hanım Aliyeva'nın aziz hatıralarını da anmayı ihmal etmediler. Kültür diplomasisinin bir başka durağında ise Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün ile bir araya gelindi. Görüşmelerde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel bağların tiyatro aracılığıyla daha da güçlenebileceği vurgulandı. Kısacası Bakü'deki bu buluşma, yalnızca bir ödül töreni değildi. Tiyatronun sınır tanımayan gücünü hatırlatan ve Türk dünyasının sahnede kurduğu ortak hikâyeyi biraz daha büyüten anlamlı bir kültür buluşmasıydı. Karadağlı'nın şahsında, Türk tiyatrosuna ve bu kardeşlik bağına emek veren herkesi kutlamak gerek.
TANIDIK KADIN HİKÂYELERİ
Ödüllü oyuncu Başak Kıvılcım Ertanoğlu'nun yazıp yönettiği A Yüzü B Yüzü adlı oyunu prömiyerinde izledim. Berfu Öngören ile Pınar Tuncegil'in rol aldığı oyun, kadın meselelerini odağına alarak keyifli bir seyirlik sunuyor. İki oyuncu sırayla farklı karakterleri bürünerek, ismi olmayan kadın karakterlerin hikâyesini anlatıyorlar. Biri anlatırken diğeri kenarda bekliyor, anlatıcının hikâyesindeki diğer karakteri sesleriyle var ediyorlar. Karşılıklı diyaloglar yok. Arada Melisa Zeynep Şahin'in yazdığı güzel şarkıları söyleyip dans ediyorlar. Özellikle bıyık takarak eşlik ettikleri arabesk tonları olan "Kadından tamirci mi olur? şarkısını çok beğendim. Hamburgercide çalışan kadın, sanayide çalışan kadın, ayrılık sonrası yas süreci yaşayan işsiz kadın ile eski kadın spor spikerinin hikâyeleri o kadar tanıdık ki. Erkeklerin alanına giren konularda kadının konumuyla ilgili derdi olan Ertanoğlu, kadınların maruz kaldıkları durumu ajite etmeden anlatmayı tercih etmiş. Çok da iyi etmiş. Özellikle erkek egemen spor dünyasında elinin hamuruyla spor spikerliğine soyunan! bir kızın spor dünyasında var olma çabasının anlatıldığı bölüm ilgi çekiciydi. Hakikaten etrafımızda futbolla ilgili yorum yapan, ofsaytı bilen kızlara karşı bakışı değişen o kadar çok erkek var ki. Halbuki neden tuhaf karşılıyoruz ki? Kızlar futboldan anlayamaz mı? İki oyuncu da yüksek enerjileriyle 70 dakikalık oyunu başarıyla seyirciye aktarıyorlar. Sonuçta etrafımızda her gün karşılaştığımız, gazetelerde okuyup haberlerde izlediğimiz kadınlar bunlar. Var olma çabası veren kadınların dünyasına ortak eden ve bunu eğlenceli bir yerden yapan oyundan mutlu ve umutlu bir şekilde çıkıyorsunuz. Siz de Ertanoğlu ve ekibi gibi tiyatrodan mutlu çıkmayı önemsiyorsanız 27 Mart'ta İstinye'de yeniden seyirciyle buluşacak bu oyunu kaçırmayın.
'CAMİ KAPISINDA' ESERİNDEN REKOR BEKLENİYOR
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan sanat tarihinin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey'in 'Cami Kapısında (At the Mosque Door)' adlı eseri, 25 Mart'ta Londra'da '19. Yüzyıl Resimleri ve İngiliz İzlenimci Sanatı' başlıklı müzayedede satışa çıkıyor. Türk resim sanatının öncülerinden kabul edilen sanatçının tablosu için 2 milyon ile 3 milyon sterlin arasında bir değer biçiliyor. 1895 yılında doğrudan sanatçıdan satın alınan eser, ilk kez açık artırmaya sunulacak. Müzayedeyi düzenleyen Bonhams, tablonun Osmanlı döneminde gelişen oryantalist resim anlayışını anlamak açısından önemli bir örnek olduğuna dikkat çekiyor. Resimde tasvir edilen mekânın, Muradiye Camii'nin ana giriş kapısı olduğu belirtilirken, Osman Hamdi Bey'in eserde kendisini üç farklı figür olarak resmettiği ifade ediliyor. Öte yandan Bonhams, 2019 yılında Osman Hamdi Bey'in 'Genç Kadın Okurken' adlı eserini 6.6 milyon sterline satarak sanatçının müzayedelerde ulaştığı en yüksek satış fiyatına imza atmıştı. Bakalım yeni bir rekor gelecek mi?
MEVLANA VE MOZART VİYANA'DA BULUŞTU
Çalışmalarında göç, kimlik ve hafıza temalarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan ressam Şerivan Tutuş'un müzikten beslenen kişisel resim sergisi Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Hafıza, Viyana'da görücüye çıktı. Sanat koordinatörlüğünü Rozerin Tutuş'un üstlendiği sergi, sesi görsel bir hafıza alanına dönüştüren 20 eserden oluşuyor. Serginin düşünsel merkezinde, Mozart'ın Requiem, K.626-Lacrimosa bölümü ile Fazıl Say'ın Mozart & Mevlana, Op.110: 'Yine Gel' eseri arasında kurulan güçlü diyalog yer alıyor. Sergi, 10 Mayıs'a kadar devam edecek.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Mart 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















