İlhan Gülay’ın Sosyal Sorumluluk Yaklaşımı: Kalıcı Etki İçin Sürdürülebilir Sistemler
Sondakika sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Vakfın faaliyetini sürdürdüğü çerçeve, sosyal sorumluluğu yalnızca kaynak aktarma olarak ele almıyor. Tam tersine sosyal desteği; insanların bilgiye, üretime ve yeni fırsatlara erişimini destekleyen bir yapı olarak olarak ele alıyor.
İlhan Gülay kimdir?Mehmet İlhan Gülay, temelleri 1926 yılında atılan Gülaylar Group’un üçüncü kuşak temsilcilerinden biridir. Grubun resmî tarihçesine göre İlhan Gülay ve İhsan Gülay’ın 1980’li yılların başında yönetime katılmasıyla şirketin ihracat çalışmaları hız kazandı. Gülaylar Kuyumculuk Grubu bu dönemde uluslararası pazarlara açılarak 55 ülkeye ihracat yapan bir yapıya ulaştı.
Mücevheratla başlayan kurumsal faaliyetler ilerleyen yıllarda perakende gayrimenkulü, turizm, lojistik ve çalışma alanları gibi farklı sektörlere yayıldı. İlhan Gülay da ailenin ticari geçmişinin üçüncü kuşaktaki temsilcilerinden biri olarak bu dönüşüm sürecinde yer aldı.
Gülaylar Vakfı’nın resmî kuruluş ilanında Mehmet İlhan Gülay, İhsan Gülay ve Mehmet Gülay ile birlikte vakfedenler arasında gösteriliyor. Böylece Gülay ailesinin iş dünyasında oluşan kurumsal birikimi ile bilim, teknoloji, kültür, sanat ve eğitim alanlarını kapsayan sosyal fayda hedefleri arasında doğrudan bir bağ kuruluyor.
İlhan Gülay hakkında kısa bilgiler
Gülaylar Vakfı ne zaman ve hangi amaçla kuruldu?Gülaylar Vakfı’nın tescil kararı İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 23 Kasım 2023 tarihinde verildi ve 2 Ocak 2024 tarihinde kesinleşti. Vakfın kuruluş bilgileri 30 Nisan 2024 tarihli resmî ilanda yayımlandı.
İlanda vakfın amacı, yurt içinde veya yurt dışında bilimin, teknolojinin, kültürün, sanatın ve eğitimin gelişmesine katkı sağlamak şeklinde açıklanıyor. Vakfedenler arasında İhsan Gülay, Mehmet İlhan Gülay ve Mehmet Gülay bulunuyor.
Bu amaç metni, birbirinden bağımsız görünen beş alanı aynı toplumsal gelişim çerçevesinde bir araya getiriyor:
Bilim, araştırma, merak ve eleştirel düşünme kapasitesini destekliyor.
Teknoloji, bilgiye erişim ve yeni üretim yöntemleri açısından önem taşıyor.
Eğitim, bireylerin bilgi ve beceri kazanmasının temelini oluşturuyor.
Kültür, toplumun ortak hafızasının korunmasına ve aktarılmasına katkı sağlıyor.
Sanat, insanların kendilerini ifade edebilecekleri ve farklı bakış açılarıyla karşılaşabilecekleri alanlar açıyor.
Vakfın resmî kuruluş amacı genel bir çerçeve sunuyor. Bu çerçevenin kalıcı sosyal etkiye dönüşmesi ise hazırlanacak projelerin kapsamına, devamlılığına ve sonuçlarının ne ölçüde takip edildiğine bağlı olacak.
Kalıcı sosyal etki için nasıl bir sistem kurulmalı?Sosyal sorumluluk projesinin uzun vadeli bir modele dönüşebilmesi için yalnızca iyi bir fikir yeterli değil. Uygulanabilir bir sistemin en az beş temel bileşeni bulunuyor.
1. İhtiyacın sahadan öğrenilmesi
Bir projenin hedef kitlesi adına karar vermek yerine, ihtiyaçların doğrudan o kişilerden öğrenilmesi gerekiyor. Öğrenciler, öğretmenler, gençler veya yerel kurumlarla yapılacak görüşmeler, problemin dışarıdan göründüğünden farklı boyutlara sahip olduğunu gösterebilir.
Örneğin teknolojiye erişim sorunu yalnızca cihaz eksikliğinden kaynaklanmayabilir. İnternet bağlantısı, eğitim içeriği, öğretmen desteği veya dijital güvenlik bilgisi de aynı sorunun parçaları olabilir.
2. Açık ve ölçülebilir hedeflerin belirlenmesi
“Eğitime katkı sağlamak” önemli fakat oldukça geniş bir hedef. Daha işlevsel bir proje hedefi; belirli bir yaş grubundaki öğrencilerin dijital okuryazarlık seviyesini geliştirmek veya gençlerin belirli bir süre içinde kendi projelerini üretebilecekleri beceriler kazanmasını sağlamak olabilir.
Hedefin açık olması, projenin sonunda neyin değiştiğinin anlaşılmasını kolaylaştırır.
3. Yararlanıcıların sürece katılması
Kalıcı etki yaratmayı amaçlayan projelerde insanlar yalnızca yardım alan kişiler olarak görülmemeli. Programın tasarımına, uygulamasına ve değerlendirilmesine katılmaları, ortaya çıkan modelin gerçek ihtiyaçlara daha iyi cevap vermesini sağlar.
Bu katılım aynı zamanda kişilerin kendi çözüm süreçlerinde sorumluluk almasına ve kazandıkları becerileri başka insanlara aktarmasına yardımcı olabilir.
4. Eğitim ve takibin birlikte yürütülmesi
Tek seferlik eğitimler her zaman davranış veya beceri değişikliği yaratmayabilir. Bilginin uygulamaya dönüşmesi için belirli aralıklarla yapılan takip çalışmaları, mentorluk ve geri bildirim mekanizmaları gerekiyor.
Bir programın ilk günündeki katılımcı sayısı kadar, katılımcıların altı ay veya bir yıl sonra hangi becerileri kullanmaya devam ettiği de önem taşıyor.
5. Tekrarlanabilir bir model oluşturulması
Sosyal sorumluluk projesi yalnızca belirli kişiler tarafından yürütülebiliyorsa büyütülmesi ve devam ettirilmesi zorlaşabilir. Süreçlerin belgelenmesi, görevlerin tanımlanması ve farklı kurumlarla iş birliği yapılması modelin başka bölgelerde veya farklı hedef gruplarında uygulanmasını kolaylaştırır.
Sürdürülebilirlik yalnızca finansman bulmak anlamına gelmez. Bilgi, insan kaynağı, yerel ortaklıklar ve kurumsal hafıza da sistemin devamlılığında etkili olur.
Eğitim ve teknoloji neden birlikte ele alınmalı?Teknolojiye erişim ile teknolojiyi anlamlı biçimde kullanabilmek arasında önemli bir fark bulunuyor. Öğrencinin bilgisayara erişmesi dijitaldeki bilgiyi işleyebilmesi ve teknolojiden bir üretim çıkarabilmesi anlamına gelmiyor.
Yalnızca cihaz ve donanım desteği değil bunların yanı sıra aşağıdaki alanlarda da öğrenciyi eğitmek gerekiyor:
Dijital okuryazarlık,
Güvenilir bilgiye ulaşma,
Dijital güvenlik,
Problem çözme,
Kodlama ve üretim araçları,
Yapay zekâ okuryazarlığı,
Mentorluk ve uygulama çalışmaları.
-Bilim, teknoloji ve eğitimin aynı amaç metni içinde yer alması bu açıdan anlamlı. Bilimsel düşünme kişinin sorular sormasını, eğitim bilgi ve beceri kazanmasını, teknoloji ise bu bilgiyi uygulamasını sağlayan araçlar sunuyor.
Kültür ve sanat sosyal etkinin neresinde?Sosyal fayda yalnızca mesleki beceri veya ekonomik fırsat yaratmakla sınırlı değil. Kültür ve sanat çalışmaları, insanların kendilerini ifade edebilecekleri alanlara ulaşmasını, farklı yaşam deneyimleriyle karşılaşmasını ve toplumsal hayata daha güçlü biçimde katılmasını sağlayabilir.
Özellikle gençlere yönelik programlarda bilim ve teknoloji çalışmalarının kültür ve sanatla desteklenmesi, daha geniş bir gelişim alanı oluşturur. Teknik bilgiye sahip olmak kadar yaratıcı düşünmek, fikirleri anlatabilmek ve farklı disiplinler arasında bağlantı kurabilmek de önemlidir.
Bu nedenle Gülaylar Vakfı’nın resmî amaç metninde bilim, teknoloji, kültür, sanat ve eğitimin birlikte yer alması, yalnızca mesleki gelişime değil, daha kapsamlı bir insan gelişimi anlayışına işaret ediyor.
Sosyal fayda nasıl ölçülür?Bir sosyal sorumluluk çalışmasının kaç kişiye ulaştığı önemli bir başlangıç verisidir. Ancak tek başına kalıcı etkiyi açıklamaz.
Bir projenin gerçek sonucunu değerlendirmek için farklı göstergelerin birlikte incelenmesi gerekir:
Erişim: Program kimlere ve kaç kişiye ulaştı?
Devamlılık: Katılımcılar programı ne ölçüde tamamladı?
Beceri gelişimi: Program öncesi ve sonrasında ne değişti?
Uygulama: Kazanılan bilgi günlük yaşamda veya eğitimde kullanıldı mı?
Bağımsızlık: Katılımcılar destek sona erdikten sonra süreci devam ettirebildi mi?
Çarpan etkisi: Kazanılan bilgi başka insanlara aktarıldı mı?
Uzun vadeli sonuç: Değişim altı ay veya bir yıl sonra korunabildi mi?
Ölçüm yalnızca başarılı sonuçları duyurmak amacıyla yapılmamalı. Beklenen etkiyi oluşturmayan bölümlerin görülmesi ve projenin yeniden tasarlanması da ölçüm sürecinin parçasıdır.
100 yıllık kurumsal geçmiş sosyal faydaya ne katabilir?Gülaylar Group’un temelleri 1926 yılında İhsan Gülay’ın saatçilik faaliyetleriyle atıldı. İkinci kuşakta şirketin altın, pırlanta ve mücevherat alanındaki yapısı büyürken, üçüncü kuşaktan İlhan Gülay ve İhsan Gülay’ın yönetime katılmasıyla ihracat faaliyetleri genişledi.
Bir şirketin uzun yıllar faaliyet göstermesi, sosyal sorumluluk alanında kendiliğinden başarı sağlayacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte uzun vadeli planlama, kaynak yönetimi, iş birlikleri kurma ve süreçleri takip etme gibi kurumsal deneyimler sosyal fayda projelerinin daha düzenli yürütülmesine katkıda bulunabilir.
Buradaki önemli nokta, ticari ölçüm yöntemlerini sosyal projelere doğrudan aktarmak değil; kurumsal disiplini toplumsal ihtiyaçların özelliklerine göre yeniden uyarlamaktır. Sosyal faydada başarı, gelir veya büyüme rakamlarının yanında insanların hayatında meydana gelen değişimle değerlendirilir.
Sosyal sorumlulukta kalıcı etki ne anlama geliyor?Kalıcı etki, bir yardımın hiç sona ermemesi anlamına gelmiyor. Sağlanan desteğin, kişiler veya kurumlar tarafından devam ettirilebilecek bir beceriye, bilgiye veya çalışma biçimine dönüşmesini ifade ediyor.
Bir öğrenciye yalnızca kaynak sağlamak yerine öğrenme yöntemleri kazandırmak, gençlere hazır çözümler vermek yerine kendi projelerini geliştirebilecekleri ortam oluşturmak ve kurumlara geçici destek sunmak yerine kendi kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olmak bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor.
İlhan Gülay’ın sosyal sorumluluk yaklaşımında öne çıkan sistem düşüncesi de bu ayrım üzerinden şekilleniyor. Yapılan çalışmanın büyüklüğünden önce, desteğin nasıl bir değişim meydana getirdiğine ve bu değişimin devam edip etmediğine bakılıyor.
Gülaylar Vakfı açısından bundan sonraki belirleyici konu, resmî amaç metninde yer alan bilim, teknoloji, kültür, sanat ve eğitim başlıklarının somut projelere nasıl dönüştürüleceği olacak. Proje isimleri, hedefler, iş birlikleri ve ölçülen sonuçlar kamuoyuyla paylaşıldıkça vakfın oluşturduğu sosyal etkinin daha açık biçimde değerlendirilmesi mümkün olacak.
İlhan Gülay ve Gülaylar Vakfı hakkında kısa sorular
Gülaylar Vakfı’nın kurucuları kimlerdir?Vakfın resmî kuruluş ilanına göre vakfedenler İhsan Gülay, Mehmet İlhan Gülay ve Mehmet Gülay’dır.
Gülaylar Vakfı’nın amacı nedir?Vakfın amacı, yurt içinde veya yurt dışında bilim, teknoloji, kültür, sanat ve eğitimin gelişmesine katkı sağlamak ve vakıf senedinde belirtilen diğer amaçları gerçekleştirmektir.
İlhan Gülay’ın Gülaylar Group ile bağlantısı nedir?Mehmet İlhan Gülay, Gülaylar Group’un üçüncü kuşak temsilcilerinden biridir. Grubun resmî tarihçesine göre 1980’li yılların başında yönetime katılmış ve şirketin uluslararası pazarlara açılma sürecinde rol almıştır.
Sürdürülebilir sosyal sorumluluk ne demektir?Sürdürülebilir sosyal sorumluluk; tek seferlik desteklerin ötesine geçerek ihtiyaçların nedenlerine odaklanan, sonuçları ölçülen, yararlanıcıların sürece katıldığı ve uzun vadede devam ettirilebilen modeller oluşturulmasıdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:56
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Temmuz 2026 16:50 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















