İktidar medyasındaki kavga Venezuela ya sıçradı
Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
AKP iktidarı medyasında geçtiğimiz haftalarda sert tartışmalar yaşandı. Hürriyet'ten Ahmet Hakan'ın ateşlediği fitil Sabah'a sıçradı. Sabah'tan Hilal Kaplan tartışmalara girerken Cem Küçük de Hande Fırat'ı çok sert sözlerle hedef aldı. Bir süredir tartışmalar dinmişken şimdi de iktidar medyasında Venezuela tartışması yaşandı. Sabah'tan Salih Tuna, Cem Küçük'ü "Ne sevindin be!" başlıklı yazısı ile hedef aldı.
Kayyum atanan Habertürk'te Cem Küçük'ün Yaşar Hacısalihoğlu'na ABD'nin esir aldığı Venezuela lideri Maduro için diktatör demesi üzerine sert tartışma yaşandı.
Bu tartışma üzerine yazan Salih Tuna, Küçük'e, "Bu neyin hıncıdır, rahatsızlığı nedir" sözleri ile tepki gösterdi.
Salih Tuna yazısında şunları yazdı:
"Cem Küçük adlı gazeteci arkadaşımız, ABD'nin Venezuela'ya tecavüzü sonrası zafer sarhoşluğuyla coşmuş.
O kadar ki, "Bütün oklar Maduro yanlısı Tucker Carlson'a döndü, ağzını açmıyor..." diyor.
Her şeyden evvel Carlson'ın bu dönemdeki dominant özelliği Maduro yanlısı olmak değil, Netanyahu karşıtı olmaktı. ABD'nin İsrail'e yardımlarını kıyasıya eleştirip siyonistleri fena hâlde rahatsız ediyordu.
Küçük arkadaşımızın rahatsızlığı nedir ki, Carlson'la fırsat bulmuşçasına ödeşmeye çalışıyor?
Bu neyin hıncıdır?
Bir de acayip bir iştiyakla, "İsrailli devlet görevlileri İran'a, 'Sıra sende' diyorlar..." şeklinde paylaşım yapıyor.
"İsrailli devlet görevlileri" he mi?
O soykırımcı görevliler Türkiye'ye de çok şey diyorlar, onları ne yapacağız peki?
Üstü "çizilmiş" kesimler üzerinden sörf yapmak tam bir kurnazlık. Ne demek, "Bizdeki Avrasyacılar, Rusçular şaşkın, adamları indirildi..."
Hazır kaptırmışken, Maduro'nun her daim arkaladığı Filistinliler ve Hamas da şaşkın deseymiş ya!
Zira, Hamas yönetimi Maduro'nun kaçırılmasını güçlü bir şekilde kınadı.
Cem Küçük dostumuz madem Maduro'nun esir alınmasına bu kadar sevindi..."
Hilal Kaplan da "AKP'nin ekran yüzü siyasetçiler olsun" tartışmasına dahil oldu
İktidara yakın medya çevrelerinde gazetecilik, tarafsızlık ve siyaset ilişkisi üzerinden yürüyen tartışma, sert bir iç kavgaya dönüştü. Süreç, Ahmet Hakan’ın “AKP’yi savunması gereken gazeteciler değil, milletvekilleridir” çıkışıyla başladı. Bu sözler, medya yüzlerinin iktidar adına konuştuğu eleştirisini gündeme taşıdı. Ardından Hande Fırat’ın “İğneyi kendimize batırmak” başlıklı yazısı, medya-siyaset ilişkilerine yönelik özeleştiri çağrısı yaptı ancak tartışmayı daha da büyüttü.
Bu yazıya en sert tepkiyi Cem Küçük verdi. Küçük, Fırat’ı gazetecilik dersi vermekle suçladı, “tarafsız gazeteci” kavramının Batı’da da geçerli olmadığını savundu ve Fırat’ın samimiyetini sorguladı. Tartışma sürerken eski AKP milletvekili Şamil Tayyar da Ahmet Hakan’a ağır ifadelerle yüklendi.
Gerilim büyürken iktidar medyasında bir başka önemli çıkış Sabah yazarı Hilal Kaplan’dan geldi. Kaplan, Batı örnekleriyle yapılan medya eleştirilerini tutarsız buldu, gazetecilik ile siyaset yorumculuğunun ayrı alanlar olduğunu savundu.Türkiye’de iktidarı açıkça destekleyen yorumcuların hem muhalefetin hedefi hâline geldiğini hem de kendi mahallelerinde değersizleştirildiğini öne sürdü. Ayrıca “her tarafa yakın” görünen bazı isimlerin iktidarla kurduğu rahat ilişkileri eleştirdi.
Tartışmalar sırasında CNN Türk yorumcusu Zafer Şahin ekranlardan çekildiğini açıkladı. AKP Medya Başkanı Faruk Acar ise tepkilere, “Yorumlar yalnızca millî meselelerle sınırlı” diyerek yanıt verdi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:28
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 09:32 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















