İkinci elde bayram hareketliliği başladı: Bu araçlar piyasanın çeyrek altını! ‘Suni köpük’ dağıldı, alıcılar için ipuçları…
Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
“Suni köpüğün ve dijital fiyat illüzyonunun dağıldığını görmek çok önemli” sözleriyle dikkat çeken Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, piyasada uzun süredir konuşulan yapay fiyat algısının çözülmeye başladığını vurguladı.
Peki bu ne anlama geliyor? Otomobil gerçekten yeniden bir ‘ihtiyaç’ haline mi geliyor?
Öte yandan LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik’in paylaştığı veriler de piyasada hareketin hiç de azalmadığını gösteriyor. 2026’nın ilk çeyreğinde 1,7 milyonu aşan satış hacmiyle piyasa canlılığını koruyor.
Herkesin merak ettiği soruya gelelim: Bayram hareketliliğinin başladığı mayıs ayında hangi araçlar öne çıkacak? İşte detaylar…
‘SUNİ KÖPÜĞÜN VE DİJİTAL FİYAT İLLÜZYONUNUN DAĞILDIĞINI GÖRMEK ÇOK ÖNEMLİ’
“İkinci el otomobil pazarındaki son iki-üç aydaki bu dinamikleri, sektörümüzün uzun süredir beklediği ve bizim de her fırsatta altını çizdiğimiz yapısal bir normalleşme evresi olarak değerlendiriyoruz” diyen Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, “Uzun zamandır piyasada oluşan suni köpüğün ve dijital fiyat illüzyonunun dağıldığını görmek, sektörün sağlıklı işleyişi adına son derece önemli” dedi. Karakaş, şöyle devam etti:
“Özellikle talebin artmasına rağmen reel fiyatların düşmesini, otomobilin nihayet spekülatif bir yatırım aracı olmaktan çıkıp, asıl işlevi olan tüketim ve mobilite aracına dönüşmesi olarak açıklıyorum. Nominal fiyatlar sabit gibi görünse de, yüksek enflasyon ve mevduat faizleri karşısında fiyatlar reel olarak eriyor. Bu durum, bazı dijital platformların ve ilan sitelerinin yarattığı suni fiyatlamaların yerini gerçek piyasa dinamiklerinin, yani arz ve talebin aldığını net bir şekilde kanıtlıyor.”
‘PİYASA CANLILIĞINI KORUYOR’
2026’nın ilk çeyreğinde, TÜİK verilerine göre noter üzerinden yapılan satışların yaklaşık 1,74 milyon adet otomobil devrine işaret ettiğinin altını çizen LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik ise şu önemli bilgileri paylaştı:
“Bu veri, ikinci el otomobil pazarında işlem hacminin oldukça yüksek olduğunu, yani piyasanın canlılığını koruduğunu gösteriyor. Ancak fiyat tarafında farklı bir dinamik öne çıkıyor: nominal fiyatlar artarken reel fiyatlar baskılanıyor. İlan verilerine bakıldığında 1 milyon TL altındaki araçların toplam ilanların yüzde 57’sini oluşturması ve 10-15 yaş grubunun yüzde 30,4 ile en büyük payı alması, piyasada ciddi bir erişilebilirlik baskısı olduğunu da ortaya koyuyor. Yakıt kırılımında ise dizel araçların yüzde 47,1 ile hâlâ baskın olduğu, benzinli (yüzde 30,8) ve LPG’li (yüzde 18,3) araçların takip ettiği, elektrikli araçların ise yüzde 1,4 gibi oldukça sınırlı bir paya sahip olduğu görülüyor.”
‘LİKİDİTE VAR, FİYATLAMA GÜCÜ YOK’
Bu tabloyu doğru okumak için temel çerçevenin ‘likidite var, fiyatlama gücü yok’ şeklinde yorumlamanın doğru olacağını vurgulayan Selçuk Nazik, “İkinci elde talep artışı aslında daha fazla kişinin piyasaya girmesi ve araçların daha sık el değiştirmesi anlamına geliyor. Ancak aynı anda alıcılar yüksek fiyatları kabul etmiyor, satıcılar ise nakde dönmek için fiyat kırmak zorunda kalıyor. Bu nedenle piyasada nominal fiyatlar enflasyon etkisiyle yükselirken, reel fiyatlar geriliyor. Bu durum, piyasanın canlı olmasına rağmen bir ‘satıcı piyasası’ değil, net şekilde bir ‘alıcı piyasası’ olduğunu gösteriyor” dedi.
‘BU ARAÇLAR PİYASANIN ÇEYREK ALTINLARI’
İkinci el piyasasında hangi segmentteki araçlar (örneğin ekonomik, orta sınıf, SUV, premium) daha hızlı el değiştiriyor? Hangi model araca yatırım yapanlar asla zarar etmiyor?
“Uluslararası modelleri incelediğimizde de gördüğümüz üzere, ikinci el piyasasında hayatta kalmanın sırrı anında likidite (instant liquidity) sağlayabilme” diyen Muhammed Ali Karakaş, “Bizim portföyümüzde de en hızlı nakde dönen, likiditesi en yüksek araçlar ekonomik sınıf ve giderek pazar payını artıran B-SUV ile C-Sedan modeller” dedi ve ekledi:
“Yatırımda ‘asla zarar ettirmeyen’ araçlar demek iddialı olsa da, Türkiye pazarının refleksleri bellidir. Fiat Egea, Renault Clio/Megane, Toyota Corolla ve Volkswagen Polo/Golf gibi yedek parçası bol, servis ağı geniş ve ikinci elde her zaman alıcısı olan standart araçlar piyasanın para birimi gibidir. Bu araçlar her ekonomik koşulda hızlıca nakde çevrilebilir ve sahibini üzmez, piyasanın çeyrek altını gibiler...”
‘SUV SEGMENTİ SON YILLARDA CİDDİ BİR YÜKSELİŞ TRENDİNDE’
Selçuk Nazik de ikinci el otomobil piyasasında hangi segmentlerin daha hızlı el değiştirdiğine bakıldığında oldukça net bir tablo gördüklerini söyleyerek, “Bugün Türkiye’de pazarın ana sürükleyicisi hâlâ ekonomik ve orta sınıf araçlar. Özellikle B ve C segmentinde yer alan, geniş kullanıcı kitlesine hitap eden modeller piyasadaki toplam işlemlerin yaklaşık yüzde 60-65’ini oluşturuyor. Bu araçlarda ortalama ilanda kalma süresi genelde 15-20 gün bandında gerçekleşirken, doğru fiyatlanmış ve temiz bir araçta bu süre 7-10 güne kadar düşebiliyor” dedi.
SUV segmentinin de son yıllarda ciddi bir yükseliş trendinde olduğunu söyleyen Nazik, “Bugün ikinci el ilanlarının yaklaşık yüzde 25-30’unu SUV’lar oluşturuyor. Ancak burada segment içi ayrışma çok belirgin. Uygun fiyatlı, kompakt SUV’lar hızlı satılırken, fiyatı yükselen C-SUV ve D-SUV modellerde ilanda kalma süresi 20-30 gün bandına çıkabiliyor. Yani SUV talebi güçlü ama fiyat hassasiyeti burada daha belirleyici” şeklinde konuştu.
‘BU AY EKSTRA HAREKETLİLİK OLACAK AMA ALICILAR İÇİN ASIL FIRSAT ZAMANI BAŞKA’
Bu ay itibariyle bayram hareketliliği olur mu? Fiyatlarda nasıl bir oynama bekliyorsunuz?
“Bayram yolculukları her zaman bagaj hacmi ve konfor arayışını tetikler. Bu dönemde özellikle C segmenti sedanlar ve bütçe dostu B/C SUV'ler (Dacia Duster, Peugeot 2008, Nissan Qashqai gibi) odağa yerleşecektir” diyen Muhammed Ali Karakaş, “Fiyatlarda dramatik bir artış beklemiyorum. Satıcılar bayram talebini fırsat bilip etiket fiyatlarında yüzde 2-4 bandında ufak yukarı yönlü güncellemeler yapmayı deneyebilirler. Ancak asıl değişim, bayram öncesi dönemde pazarlık marjlarının daralması şeklinde yaşanacaktır. Alıcılar eskisinden daha zor indirim koparabilir” dedi.
‘BU MODELLERİN BAYRAM ZAMANI İLANDA KALMA SÜRESİ 7 GÜN’
Selçuk Nazik de bayram döneminde yaşanacak hareketliliğe dair önemli bilgiler paylaştı:
-- Hangi araçlarda hareketlilik olacağına baktığımızda, talebin büyük ölçüde ihtiyaç odaklı ve hızlı karar verilen segmentlerde yoğunlaştığını görüyoruz. Özellikle B ve C segmentinde yer alan, uygun fiyatlı, düşük kilometreli ve kullanım maliyeti düşük araçlar öne çıkıyor. Renault Clio, Fiat Egea ve Toyota Corolla gibi modeller bu dönemde en hızlı el değiştiren araçlar arasında yer alıyor. Bu tip araçlarda normalde 15-20 gün olan ilanda kalma süresi bayram öncesinde 7-12 gün bandına kadar gerileyebiliyor.
-- Buna ek olarak, özellikle kalabalık ailelerin ve şehirler arası yolculuk planlayan kullanıcıların tercih ettiği kompakt SUV segmentinde de belirgin bir hareketlilik görülüyor. Ancak burada fiyat seviyesi kritik. Uygun fiyatlı SUV’lar hızlı satılırken, fiyatı yükselmiş araçlarda aynı hız görülmüyor. Buna karşılık bazı segmentler bayram döneminde dahi zayıf kalmaya devam ediyor. 10 yaş üzeri, yüksek kilometreli ve bakım riski yüksek araçlarda talep sınırlı kalıyor. Bu araçlarda ilanda kalma süresi genellikle 25-35 gün bandında seyrederken, bayram etkisiyle bu sürede anlamlı bir kısalma görülmüyor.
2026'NIN GERİ KALANI: ALICI MI, SATICI MI?
Mevcut tabloda 2026’nın geri kalanında piyasanın tartışmasız hakiminin nakit gücü olan alıcılar olacağını söyleyen Muhammed Ali Karakaş, “Yüksek finansman maliyetleri ortamında araç stoklamak, bizler gibi kurumsal satıcılar ve bayiler için ciddi bir yüktür. Stok maliyetine katlanmak istemeyen, finansal yapısı zayıf satıcılar fiyatta esnemek zorunda kalacak. Bu süreçte ayakta kalacak ve pazar payını büyütecek olanlar; şeffaf ekspertiz sunan, anında nakit alım modelleri geliştiren ve müşteriye güvenilir ticaret vaadini eksiksiz yerine getiren kurumsal yapılar olacaktır. Artık yüksek kar marjlarının değil, yüksek stok devir hızının ve ticari ahlakın kazandırdığı bir dönemdeyiz” dedi.
“Mevcut tabloya baktığımızda; talebin artmasına rağmen reel fiyatların gerilemesi ve satış sürelerinin uzaması, ikinci el otomobil piyasasında dengenin büyük ölçüde alıcı lehine döndüğünü gösteriyor” diyen Selçuk Nazik, “2026’nın geri kalanında da bu eğilimin korunmasını bekliyoruz” dedi ve şöyle devam etti:
-- Bugün piyasada işlem hacmi yüksek; yani araçlar el değiştiriyor. Ancak bu hareketlilik, satıcıya güçlü bir fiyatlama avantajı sağlamıyor. Aksine, reel fiyatların düşmesi ve ilan sürelerinin ortalama 20-25 gün bandına çıkması, satıcı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu da alıcıya daha geniş bir pazarlık alanı açıyor. Özellikle standart segmentteki araçlarda efektif pazarlık marjının yüzde 5-10 seviyelerine kadar çıktığını söylemek mümkün.
-- Özetle, bugünkü koşullarda avantaj alıcı tarafında. Ancak bu, her satıcının kaybedeceği anlamına gelmiyor. Doğru fiyatlanmış, temiz ve talep gören araçlarda satış hâlâ hızlı ve kontrollü şekilde gerçekleşebiliyor. Bu nedenle piyasanın genel yönü alıcı lehine olsa da, sonuçları belirleyen temel unsur doğru fiyatlama ve doğru konumlandırma olmaya devam ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:111
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Mayıs 2026 07:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















