İçinde 4 bin 500 litre su saklıyor, rüzgarda aslan gibi kükrüyor Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Güney Afrika, doğanın sınırlarını zorlayan ve asırlara meydan okuyan mucizevi bir canlıya ev sahipliği yapıyor.
Ülkenin kuzeyindeki Limpopo eyaletine bağlı Mutale bölgesinde, Zwigodini Köyü'nde korunan devasa bir baobab ağacı, tam 2000 yıldır ayakta duruyor. Yerel Venda halkının kültürel mirası olan bu antik anıt ağaç, sadece devasa boyutlarıyla değil, çevresindeki tüm ekosisteme hayat veren sıra dışı biyolojik özellikleriyle de tam bir doğa harikası.
İşte biyologların ve gezginlerin ilgisini çeken, Afrika'nın kalbindeki o ağacın hayranlık uyandıran detayları:
Rüzgarda aslan gibi kükrüyor: "Muri Kunguluwa"Bölgenin yerli halkı olan Vendalar, bu mistik ağaca “Muri Kunguluwa” adını veriyor. Bu ifade yerel dilde “Kükreyen Ağaç” anlamına geliyor. Ağacın bu ismi almasının nedeni ise tamamen mekanik ve büyüleyici bir doğa olayı; güçlü rüzgarlar devasa dalların ve yaşlı budakların arasından geçerken, tüm köyde yankılanan derin ve heybetli bir kükreme sesine dönüşüyor.
Tek başına bir ekosistem: Gövdesinin %80'i suAntik baobab, kurak Afrika coğrafyasında kelimenin tam anlamıyla bir “Yaşam Ağacı” rolünü üstleniyor. Bölgedeki canlılığın devam etmesini sağlayan biyolojik yapısı adeta dev bir su tankını andırıyor:
Ağacın devasa gövdesinin yüzde 80'i saf sudan oluşuyor. Tek bir baobab ağacı, kurak dönemlerde hayatta kalabilmek için gövdesinde tam 4.500 litreye kadar su depolayabiliyor. Bu özellik, kuraklık zamanlarında hem çevredeki yaban hayatı hem de yerel topluluklar için hayati bir vahaya dönüşmesini sağlıyor.
Filler, ağacın nemli ve lifli kabuklarını çiğneyerek su ihtiyaçlarını karşılıyor. Babunlar (şebekler) besleyici meyveleriyle beslenirken, ağacın yaprakları da birçok otobur hayvan için zengin bir diyet oluşturuyor. Kuşlar, arılar, meyve yarasaları ve küçük gece maymunları (orman bebekleri) bu devasa gövdenin oyuklarında güvenle yuva yapıyor.
İnsanlar için hem şifa hem de sanat kaynağı
Köy halkı, ağacın hiçbir parçasını israf etmiyor. Kurutulmuş baobab meyvelerinin tozu, yüksek vitamin, mineral ve antioksidan deposu olarak geleneksel içeceklerde şifa niyetine tüketiliyor. Ayrıca ağacın dökülen veya budanan güçlü kabuk lifleri işlenerek dayanıklı ipler, sepetler, hasırlar, kumaşlar ve hatta yüksek kaliteli kağıtların yapımında ham madde olarak kullanılıyor.
Bu 2000 yıllık çınar, pratik faydalarının yanı sıra Afrika halkları için çok derin bir manevi ve siyasi sembolizme sahip. Eski zamanlardan bu yana kabile liderleri, krallar ve köyün yaşlıları, toplumun kaderini belirleyecek önemli kararları tartışmak için bu devasa gövdenin gölgesinde toplanırlardı. Bölge inanışına göre, Baobab'ın kadim ruhunun meclise eşlik ettiğine ve liderlerin en bilge, en adil kararları almalarına yardımcı olduğuna inanılıyor.
Yüzyıllardır krallıkların doğuşuna, yıkılışına ve modern dünyanın kuruluşuna tanıklık eden bu kükreyen dev, koruma altında varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:90
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Temmuz 2026 10:22 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















