Ankara24.com
close
up
Hürmüz krizi ve Ankara nın Afrika açılımı: Türkiye nin avantajı tam da burada ortaya çıkıyor!

Hürmüz krizi ve Ankara nın Afrika açılımı: Türkiye nin avantajı tam da burada ortaya çıkıyor!

Sabah sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Değişen ve gelişen çağda enerjinin önemi daha da kritik bir hale geliyor. Ülkeler, savunma, ekonomi, teknoloji gibi alanlarda yaptığı yatırımlarını milli enerji hamleleriyle desteklemek istiyor.
Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde çatışma riskleri daha da artarken Türkiye'nin barış için dengeleyici rolü de önem kazanıyor. Buna bağlı olarak adımlar atan Türkiye enerji alanında oyun kurucu ülkeler arasına girme hedefinde son dönemde öne çıktı ve uluslararası arenada dengeleri değiştirdi.
Peki; Türkiye'nin Afrika açılımı (Somali, Libya) küresel alanda nasıl yankılanıyor, Hürmüz krizinden Türkiye başarılı çıktı mı, enerjide merkez ülke olma hedefi neler kazandıracak?
SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş konuyla ilgili olarak; sabah.com.tr'nin sorularını yanıtladı ve dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.


TÜRKİYE'NİN AFRİKA'DAKİ ENERJİ HAMLELERİ: KAZAN-KAZAN ANLAYIŞI VE EŞİT ORTAKLIK PRENSİBİ
Ankara'nın enerjide Afrika hamlesiyle ilgili olarak Tunç Demirtaş, "Türkiye'nin son dönemde kendi sondaj gemileriyle Afrika'da, özellikle Somali açıkları ve Libya gibi bölgelerde gerçekleştirdiği denizaşırı enerji arama faaliyetleri, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonunun enerji alanındaki somut yansımalarından biridir." dedi.
Tunç Demirtaş, Türkiye'nin etki alanı ve kapasitesini geliştirdiğine vurgu yaparak, enerji dosyasının bu sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu kaydetti. Demirtaş, "Türkiye uzun yıllardır Afrika ile iş birliklerini geliştiriyor. Ancak artık enerji gibi stratejik bir alanda da daha aktif bir konuma geçmektedir." ifadelerini kullandı.
Demirtaş, "Bu sürecin en somut yansımaları Somali başta olmak üzere Libya'da görülmektedir. Somali örneği, tüm kıta ülkelerine Türkiye'nin dahil olduğu projelerin ülkenin kalkınmasına katkı sağlayabildiğini göstermektedir. Türkiye'nin sömürgecilik geçmişinin olmaması, günümüzde neokolonyal bir faaliyet içinde bulunmaması ve kazan-kazan anlayışına dayalı eşit ortaklık prensibiyle hareket etmesi bu yaklaşımın en önemli göstergelerindendir." sözlerini kullandı.


HÜRMÜZ KRİZİ VE YANSIMALARI
ABD/İsrail'in İran'a saldırıları sonrası Tahran yönetiminin karşı hamle olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması dünyada enerji krizini alevlendirdi. Türkiye ise bu süreçten etkilenmeyerek daha önce attığı ve devreye aldığı projelerin meyvelerini aldığını gösterdi.
SETA Araştırmacısı Tunç Demirtaş, Hürmüz Krizi ve Türkiye'nin politikalarıyla ilgili olarak, "Hürmüz krizi, Türkiye'nin bağlantısallık politikalarının ne kadar gerekli olduğunu tüm küresel sisteme göstermesi açısından önemli bir tablo ortaya koydu. Nitekim Kalkınma Yolu Projesi'nin hem Türkiye için hem de bölgesel ve küresel açıdan alternatif bir rota olabileceği görüldü." dedi.


"TÜRKİYE'NİN AVANTAJI TAM DA BURADA ORTAYA ÇIKIYOR"
Tunç Demirtaş, "Çünkü Türkiye; Hazar, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Irak, Kafkasya, Avrupa ve Orta Doğu arasında yalnızca bir geçiş ülkesi olmanın ötesinde, giderek bir bağlantısallık merkezi haline geliyor. Özellikle "Beş Deniz Havzası" olarak ifade edilebilecek coğrafyada, konjonktürel rasyonalizme dayalı dış politika anlayışıyla Türkiye'nin güvenli bir liman olduğunu göstermesi, enerji dosyasıyla da doğrudan bağlantılıdır." sözlerini kullandı.
Demirtaş, Hürmüz'de yaşanan krizin Türkiye'nin enerjide merkez ülke olma hedefini daha da görünür kıldığını ifade etti. Demirtaş, "Hürmüz hattı kırılganlaştığında dünya; tanker trafiğine, boru hatlarına, LNG terminallerine, kara koridorlarına ve alternatif ticaret rotalarına daha fazla bakmaya başladı. Türkiye'nin avantajı tam da burada ortaya çıkıyor: coğrafyası, altyapısı, diplomatik esnekliği ve farklı aktörlerle aynı anda konuşabilme kapasitesi." dedi.


TÜRKİYE'NİN ENERJİDE MERKEZ ÜLKE OLMA HEDEFİ
'Türkiye'nin enerjide merkez ülke olma hedefi var. Bu çabalar ekonomik ve politik bağlamda ülkeye neler kazandırır?' sorusunu yanıtlayan Tunç Demirtaş, ekonomik, stratejik ve diplomatik kazanç elde edilmesine katkı sağlayacağına dikkati çekti.
Tunç Demirtaş, "Türkiye, enerji ihraç eden bir ülke olmaktan ziyade, enerjiyi güvenli şekilde uluslararası piyasalara ulaştıran; enerjinin fiyatlandığı, depolandığı ve yeniden ihraç edildiği bir enerji hub'ı haline gelebilir. Bu da yaşanabilecek kriz zamanlarında hem fiyat hem de tedarik istikrarı açısından önemli bir rol üstlenmesini sağlayabilir. Dolayısıyla bu hedef Türkiye'ye ticari bir derinlik kazandırabilir." dedi.


"TÜRKİYE'Yİ DAHA ETKİLİ BİR AKTÖR HALİNE GETİRİR"
Demirtaş, "Diğer yandan bu hedef, stratejik açıdan Türkiye'nin arz güvenliğine katkı sağlar. Krizlere karşı stratejik dayanıklılık, çok kaynaktan enerji alabilmek ve kaynakları çeşitlendirmekle doğrudan ilişkilidir. Nitekim LNG anlaşmalarının artması, boru hatlarının çeşitlendirilmesi ve depolama kapasitesinin geliştirilmesi bu stratejik dayanıklılığın bir parçasıdır. Son olarak politik açıdan bakıldığında, bu hedef Türkiye'nin müzakere gücünü artırmasına fırsat tanır. Enerji, günümüzde dış politikanın en kullanışlı araçları arasında yer alıyor. Hem çeşitlendirme hem de farklı aktörleri birbirine bağlama noktasındaki avantajlı konumu, Türkiye'yi bölgesel ve küresel krizlerin çözümünde daha etkili bir aktör haline getirebilir." ifadelerine yer verdi.
TÜRKİYE'NİN AFRİKA'DAKİ ENERJİ DİPLOMASİSİ
Yüzyıllar boyunca 'Batı' tarafından sömürülen ve sömürgeleştirilen Afrika ülkelerinin Türkiye ile son yıllarda dostluğu kazan-kazan anlayışına dayalı işbirlikleriyle daha da artıyor. Türkiye'nin 'Afrika' ile kurduğu ve geliştirmek istediği diplomatik köprü ise Avrupa'nın geleneksel aktörlerini rahatsız ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer liderler Ankara'nın hamlelerini boşa düşürmeye çalışırken, Türkiye ise karşı hamleleriyle 'Batı'ya hem insanlık hem de diplomatik ders veriyor.
SETA Araştırmacısı Tunç Demirtaş konuyla ilgili olarak sabah.com.tr'Ye yaptığı değerlendirmede, "Türkiye, uluslararası hukuka ve küresel sisteme saygılı olarak tüm eylemlerini gerçekleştirmektedir. Ayrıca Afrika'da meşru hükümetlerle, onları eşit egemen devletler olarak kabul eden bir yaklaşımla iletişim kurmaktadır. Afrika ülkeleri bu durumdan memnunken geleneksel aktörlerin rahatsızlık duyması halinde burada farklı bir sebep aramak gerekir. Zira Türkiye'nin hangi eyleminin Afrika ülkelerine zarar verdiğini sormak gerekir." ifadelerine yer verdi.
Tunç Demirtaş, "Türkiye, kıta ülkelerinin belki de en çok iş birliği geliştirmek istediği ülkelerden biridir. Türkiye'nin ihtiyaç temelli dış politika anlayışı, kıtada isteyen ülkelere yönelik kapasite inşası desteği, güvenlik sağlayıcı unsurlarla ortaya koyduğu katkı, insani ve kalkınma yardımları gibi birçok yaklaşım rahatsızlıktan ziyade memnuniyet verici olmalıdır.
Hatta krizlerin çözümüne yönelik Türkiye'nin çabaları küresel güvenliğe de katkı sağlamaktadır. Afrika'da yaşanan istikrarsızlıklarla mücadele konusunda Türkiye'nin katkıları, küresel terörizmin yayılmasına da ket vurmaktadır." sözlerini kullandı.


"TÜM ENERJİ EKOSİSTEMİNİN GÖZÜ BURADAN GELECEK SONUCA ÇEVRİLDİ"
Türkiye'nin Afrika'da son dönemdeki enerji girişimlerine ayrı parantez açan Tunç Demirtaş şunları söyledi:
Özellikle Somali'deki faaliyetler olumlu sonuçlanır ve petrol bulunursa, Somali'nin kalkınmasında radikal bir dönüşüm ortaya çıkaracaktır. Bu durum hem ekonomik hem de stratejik bir kapasite oluşturacaktır. Nitekim Fransa'nın ya da diğer geleneksel aktörlerin rahatsızlığı da bundan kaynaklanmaktadır. Çünkü Türkiye, Afrika ülkelerine klasik sömürgeci zihniyetle yaklaşmamaktadır. Yerel topluma ve bölge insanına fayda sağlayacak yatırımlar yapmaktadır.
Elbette riskli yatırımları kimse yapmazken Türkiye bu riski üstlenip yatırım yapıyorsa, buradan elde edilecek kazancı eşit ortaklık ve kazan-kazan prensibi çerçevesinde, meşru hükümetle yaptığı anlaşma sonucunda elde edebilir. Bunu bütün aktörler bu şekilde yapar.
Eğer Türkiye sadece kaynak için Somali'de olsaydı, güvenlik alanına bu kadar yatırım yapmazdı. Bugüne kadar 20 binden fazla özel askeri birlik yetiştirildi ve yetiştirilmeye devam ediliyor. Türkiye, Somali'nin kaynakları için orada olsaydı, hiçbir şey yokken hastane açmazdı, liman işletmezdi, havalimanını geliştirmezdi, iş insanlarını oraya götürerek tüm şehrin yeniden inşasına katkı sağlamazdı. Ya da Somali deniz kuvvetlerinin yeniden inşasına destek vermezdi.
Bugün Türkiye, Somali karasularına önce Oruç Reis'i göndererek sismik faaliyetler yürüttü, ardından Çağrı Bey derin sondaj gemisini bölgeye gönderdi. Somali hükümeti ve bölge halkı bu durumdan oldukça memnun. Türkiye'nin bu girişimi birçok uluslararası enerji aktörünün dikkatini çekti ve tüm enerji ekosisteminin gözü buradan gelecek sonuca çevrildi.
Dolayısıyla bu model, Türkiye'yi sahada daha güvenilir ve kalıcı bir aktör haline getiriyor. Türkiye'nin Afrika'daki enerji ve sondaj diplomasisi, sadece petrol ya da doğal gaz arayışına indirgenmemelidir. Burada Türkiye'nin uzun yıllardır geliştirdiği uzun vadeli ortaklık, stratejik derinlik ve enerji güvenliği ekseninde bir inşa çabası söz konusudur

#ORTA DOĞU #LİBYA #SOMALİ #TÜRKİYE YÜZYILI

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:60
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Mayıs 2026 13:14 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Okan Buruk tan tepkilere yanıt: Statta negatif hava çok hızlı oldu!

15 Ağustos 2026 00:18see162

Abdülkerim Bardakcı: Allah ın izniyle telafi edeceğiz!

15 Ağustos 2026 01:52see158

Franco Tongya: Çok güzel bir gece oldu!

16 Ağustos 2026 00:01see157

Muhammed Diomande: Çorum çok iyi bir proje sundu!

15 Ağustos 2026 01:52see153

İsmail Kartal ın mağlubiyet şaşkınlığı! Hiç böyle bir şey beklemiyorduk

16 Ağustos 2026 00:28see150

‘Devlet Baba’ diyoruz ama üvey evlatmışız Sözcü Gazetesi

15 Ağustos 2026 06:13see149

2026 2027 MALİ YILI ASPİRASYON TORBASI ALIMI

16 Ağustos 2026 00:01see149

Keltepe Gözlem Şenliği ve Uzay Girişimciliği Festivali başladı 2 bin rakımlı Keltepe gökyüzü tutkunlarını ağırlıyor Karabük Haberleri Habertürk Yerel Haberler

15 Ağustos 2026 01:00see148

Göztepe de Samsunspor mesaisi devam etti!

15 Ağustos 2026 00:05see147

Son dakika: Fenerbahçe otobüsüne saldırı şüphesi ile gözaltına alınan 4 kişi adliyede! Son dakika haberleri

14 Ağustos 2026 17:50see147

AKP’nin 24 yılının bilançosu Sözcü Gazetesi

15 Ağustos 2026 04:33see147

19 yaşındaki genci bıçaklayarak ölümüne sebep olan zanlı tutuklandı Zonguldak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 00:42see146

Selman Coşkun: Seyir zevki yüksek bir müsabaka oldu!

16 Ağustos 2026 02:49see146

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman dan sanal medya açıklaması: Yeni sözler söylemek gerekiyor

14 Ağustos 2026 19:01see145

Munzur Dağları nın 2 bin rakımlı yamaçları paraşütçülerin yeni rotası oldu

14 Ağustos 2026 17:27see144

İsmail Kartal: Beklemediğimiz bir mağlubiyet!

16 Ağustos 2026 00:19see144

Fenerbahçe den sakatlık açıklaması: Mert Günok!

14 Ağustos 2026 18:30see144

Karadeniz yolu 20 dakika kısalıyor! Bakan Uraloğlu Çamlıhemşin Tünelli için tarih verdi

15 Ağustos 2026 15:54see143

Gökhan Özen ve Naz Canbaz evlendi

14 Ağustos 2026 21:37see143

Milan Skriniar: Utanç verici

16 Ağustos 2026 00:26see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları