Hızlı kas yapma uğruna büyük risk: Kalp kasında kalınlaşmaya yol açabilir Son Haberler
Sonhaberler sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Spor yaparak daha güçlü ve kaslı bir vücuda ulaşmak düzenli egzersiz, uygun beslenme ve zamana ihtiyaç duyan bir süreç olarak biliniyor. Kısa sürede daha belirgin kas artışı elde etme isteği ise özellikle spor salonlarında anabolik-androjenik steroidlerin hekim kontrolü dışında kullanımını gündeme getirebiliyor. Kas kütlesini ve fiziksel performansı artırmak amacıyla kullanılan söz konusu maddelerin yalnızca hormonal sistem üzerinde değil, kalp ve damar sistemi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, hızlı fiziksel değişim amacıyla kullanılan anabolik steroidlerin kardiyovasküler sistem açısından göz ardı edilmemesi gereken riskler taşıdığını belirtti. Altınkaynak, dış görünüşte fiziksel güçlenme sağlayan değişikliklerin kalp sağlığı açısından aynı anlama gelmeyebileceğini vurguladı.
ANABOLİK STEROİDLER KALP KASINI DA ETKİLEYEBİLİRAnabolik-androjenik steroidler, vücuttaki kas dokusunun gelişimini destekleyen hormonal mekanizmalar üzerinde etkili oluyor. Söz konusu etkinin yalnızca iskelet kaslarıyla sınırlı kalmadığı, uzun süreli ve yüksek doz kullanımlarda kalp kasının yapısında da değişiklikler görülebildiği belirtiliyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kas kütlesini kısa sürede artırmak amacıyla kullanılan anabolik steroidlerin kalp kasında kalınlaşma ve kalbin yapısal özelliklerinde değişikliklerle ilişkilendirildiğini söyledi. Özellikle kalbin sol karıncık duvarında gelişebilecek kalınlaşmanın zaman içerisinde kalbin gevşeme ve pompalama fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
KALBİN POMPALAMA FONKSİYONU ZAMANLA ETKİLENEBİLİRKalp kasındaki kalınlaşma ilk aşamada belirgin bir şikayete yol açmayabilir. Uzun süreli kullanımda ortaya çıkan yapısal değişikliklerin ise kalbin kanı vücuda pompalama ve gevşeme kapasitesi üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
Altınkaynak, “Kas kütlesini kısa sürede artırmak amacıyla kullanılan anabolik steroidler, kalp kasında kalınlaşma ve kalbin yapısal özelliklerinde değişikliklerle ilişkilendirilmektedir. Özellikle sol karıncık duvarındaki kalınlaşma, zaman içerisinde kalbin gevşeme ve pompalama fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Dışarıdan fiziksel güçlenme olarak görülen değişimin kalp açısından aynı anlama gelmediğini unutmamak gerekir.” ifadelerini kullandı.
KARDİYOMİYOPATİ VE KALP YETERSİZLİĞİYLE İLİŞKİSİ ARAŞTIRILIYORUzun süreli anabolik steroid kullanımının kalbin yapısı ve işlevleri üzerindeki etkileri, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği açısından da bilimsel araştırmalara konu oluyor.
Kalp kasının yapısında meydana gelen değişikliklerin ilerleyen süreçte kalbin verimli çalışmasını zorlaştırabileceği, özellikle yüksek doz ve uzun süreli kullanımın riskleri artırabileceği değerlendiriliyor. Hekim kontrolü dışında kullanılan performans artırıcı maddelerin etkilerinin kişiden kişiye değişebileceği de belirtiliyor.
LDL KOLESTEROL ARTABİLİR, HDL KOLESTEROL DÜŞEBİLİRAnabolik steroid kullanımının etkileri yalnızca kalp kasıyla sınırlı değil. Söz konusu maddelerin kandaki yağ değerlerini de olumsuz etkileyebildiği ifade ediliyor.
LDL olarak bilinen ve yüksek seviyeleri damar sağlığı açısından risk oluşturabilen kolesterol düzeylerinde artış görülebilirken, HDL olarak bilinen koruyucu kolesterol düzeylerinde azalma yaşanabileceği belirtiliyor. Kan yağlarındaki söz konusu değişikliklerin damar sertliği ve kalp-damar hastalıkları açısından ek risk oluşturabileceği ifade ediliyor.
TANSİYONDA YÜKSELME KALBİN İŞ YÜKÜNÜ ARTIRABİLİRAnabolik steroid kullanımında görülebilen bir diğer sorun kan basıncındaki yükselme olarak öne çıkıyor. Tansiyon değerlerinin yükselmesi, kalbin daha yüksek basınca karşı çalışmasına ve zaman içerisinde kalp kasının üzerindeki yükün artmasına neden olabiliyor.
Sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü gibi ek risk faktörleri bulunan kişilerde kardiyovasküler riskin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
RİTİM BOZUKLUĞU RİSKİ DE GÖZ ARDI EDİLMEMELİAnabolik steroidlerin kalbin elektriksel aktivitesi üzerinde de etkileri olabileceği belirtiliyor. Bilimsel çalışmalarda söz konusu maddelerin bazı kalp ritim bozukluklarıyla ilişkili olabileceğine ilişkin bulgular yer alıyor.
Kalbin normal elektriksel düzeninin bozulması çarpıntı, düzensiz kalp atımı ve bazı durumlarda daha ciddi ritim problemleriyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle mevcut kalp hastalığı bulunan veya ailesinde ritim bozukluğu öyküsü olan kişiler açısından risklerin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
PIHTILAŞMA VE TROMBOEMBOLİK OLAYLARLA İLİŞKİLİ OLABİLİRAnabolik steroid kullanımının dolaşım sistemi üzerinde oluşturabileceği etkiler arasında pıhtılaşma eğilimindeki değişiklikler de bulunuyor. Bazı bilimsel araştırmalarda steroid kullanımı ile tromboembolik olaylar arasında ilişki olabileceği bildiriliyor.
Damar içerisinde oluşan pıhtıların farklı organlara ulaşması ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kalp-damar sisteminin yalnızca kalp krizi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, steroid kullanımının farklı mekanizmalar üzerinden birden fazla riski aynı anda artırabileceğine dikkat çekiyor.
“KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNDE ÇOK YÖNLÜ BİR YÜK OLUŞABİLİR”Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, anabolik steroid kullanımındaki risklerin tek bir hastalık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Altınkaynak, “Anabolik steroid kullanımında yalnızca kalp krizi açısından düşünmemek gerekir. Kalp kasındaki yapısal değişiklikler, kan basıncı ve kolesterol değerlerindeki bozulmalar, ritim problemleri ve pıhtılaşma eğilimindeki değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde kardiyovasküler sistem üzerinde çok yönlü bir yük ortaya çıkabilir.” dedi.
GENÇ OLMAK KALP-DAMAR RİSKİNİ ORTADAN KALDIRMIYORAnabolik steroid kullanımında yaygın görülen düşüncelerden biri, genç ve düzenli spor yapan kişilerde kalp-damar hastalıklarının görülmeyeceği yönünde. Uzmanlar ise genç yaşın söz konusu risklere karşı mutlak koruma sağlamadığını belirtiyor.
Güncel bilimsel araştırmalarda, anabolik steroid kullanan kişilerin genel popülasyondaki kontrol gruplarına kıyasla kalp krizi, ritim bozukluğu, venöz tromboemboli, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği açısından daha yüksek risk taşıyabildiği bildiriliyor.
FİT GÖRÜNMEK KALBİN SAĞLIKLI OLDUĞU ANLAMINA GELMİYORDüzenli spor yapan ve dış görünüş açısından fit olan kişilerin de kalp-damar hastalıkları açısından risk taşıyabileceğine dikkat çekiliyor. Performans artırıcı maddelerin hekim kontrolü dışında kullanılması halinde dış görünüş ile iç organların sağlık durumu arasında önemli farklılıklar oluşabileceği belirtiliyor.
Altınkaynak, “Kişinin genç olması, düzenli egzersiz yapması veya dışarıdan oldukça fit görünmesi kalp-damar sisteminin mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Özellikle hekim kontrolü dışında kullanılan performans artırıcı maddeler söz konusu olduğunda bu ayrım daha da önem kazanıyor.” ifadelerini kullandı.
ANABOLİK STEROİDLER İLE KORTİKOSTEROİDLER AYNI DEĞİL“Steroid” kelimesi farklı ilaç grupları için kullanılabildiğinden anabolik-androjenik steroidler ile kortikosteroidler arasında ayrım yapılması gerektiği belirtiliyor.
Kas kütlesini ve sportif performansı artırmak amacıyla kullanılan anabolik-androjenik steroidlerle astım, romatizmal hastalıklar, alerjik hastalıklar veya inflamatuvar rahatsızlıkların tedavisinde hekim tarafından reçete edilebilen kortikosteroidler farklı amaçlarla kullanılıyor ve etkileri aynı şekilde değerlendirilmiyor.
KORTİKOSTEROİD TEDAVİSİ HEKİM KONTROLÜ DIŞINDA BIRAKILMAMALIUzun süreli sistemik kortikosteroid tedavilerinde de kan basıncı, kan şekeri, vücut ağırlığı ve metabolik değerlerde değişiklikler meydana gelebiliyor. Bazı hasta gruplarında söz konusu değişikliklerin kardiyovasküler risk üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
Tedavi amacıyla kullanılan kortikosteroidlerin anabolik steroidlerle aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, hekim tarafından verilen ilaçların kişisel kararla azaltılmasının veya bırakılmasının sağlık açısından sakıncalı olabileceğini belirtiyor.
“İLAÇLAR KİŞİNİN KENDİ KARARIYLA BIRAKILMAMALI”Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, tedavi amacıyla steroid kullanan hastaların söz konusu bilgiler nedeniyle ilaçlarını kendi kararlarıyla değiştirmemeleri gerektiğini söyledi.
Altınkaynak, “Tedavi amacıyla steroid kullanan hastaların ilaçlarını bu tür bilgiler nedeniyle kendi kararlarıyla azaltmaları veya bırakmaları doğru değildir. Tedavinin dozu, süresi, yararları ve olası riskleri hastanın mevcut hastalığı ve genel sağlık durumuyla birlikte hekimi tarafından değerlendirilmelidir.” uyarısında bulundu.
SPORUN TEMEL HEDEFİ SAĞLIĞI DESTEKLEMEK OLMALIDüzenli fiziksel aktivitenin kalp-damar sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Egzersizin kas-iskelet sisteminin güçlendirilmesi, dayanıklılığın artırılması ve kardiyovasküler sağlığın desteklenmesi açısından yarar sağladığı ifade ediliyor.
Kısa sürede daha büyük kaslara veya belirgin fiziksel değişime ulaşma amacıyla kontrolsüz ilaç kullanımına yönelmenin ise sporun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini tersine çevirebileceğine dikkat çekiliyor.
KAS GELİŞİMİ ZAMANA İHTİYAÇ DUYUYORKas gelişiminin kişiden kişiye değiştiğini belirten uzmanlar; genetik yapı, antrenman programı, beslenme, uyku düzeni ve toparlanma süresinin sonuçlar üzerinde etkili olduğunu ifade ediyor.
Hızlı sonuç alma amacıyla kullanılan performans artırıcı maddelerin uzun vadeli sağlık sonuçları oluşturabileceği belirtilirken düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve kişiye uygun antrenman programlarının kas gelişiminde temel yaklaşım olması gerektiği vurgulanıyor.
GÖĞÜS AĞRISI VE NEFES DARLIĞI GİBİ BELİRTİLERE DİKKATAnabolik steroid kullanan veya geçmişte kullanmış kişilerin bazı belirtileri dikkate alması gerektiği belirtiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya bayılma gibi yakınmalar kalp-damar sistemi açısından değerlendirme gerektirebilecek belirtiler arasında bulunuyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kas gelişimi kişiden kişiye değişen ve zamana ihtiyaç duyan bir süreçtir. Egzersizin temel amacı yalnızca dış görünüşte hızlı bir değişim oluşturmak değil; kas-iskelet sistemini güçlendirmek, dayanıklılığı artırmak ve kalp-damar sağlığını desteklemek olmalıdır. Anabolik steroidlerin hekim kontrolü dışında ve performans amacıyla kullanılması ise sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu tür maddeleri kullanan veya daha önce kullanmış kişilerin özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma gibi yakınmaları varsa tıbbi değerlendirmeyi geciktirmemeleri önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ağustos 2026 22:42 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















