HİLAL KAPLAN İşte bütün mesele bu...
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
İran'ın modern siyasi tarihi, dış müdahaleler ile iç kırılmaların iç içe geçtiği bir hat üzerinde ilerledi. 1950'lerin başında Başbakan Muhammed Musaddık'ın petrolü millileştirme kararı, yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda egemenlik iddiasıydı. Ancak bu girişim, ABD ve Birleşik Krallık'ın ortak istihbarat operasyonuyla 1953'te darbeyle sonlandırıldı; Musaddık devrildi, Şah yeniden iktidara taşındı.
Soğuk savaş boyunca Batı'nın desteklediği bu otoriter düzen, içeride baskıyı artırırken biriken toplumsal öfke 1979 Devrimi'ni doğurdu.
Devrim sonrası İran, doğrudan çatışmadan ziyade asimetrik ve dolaylı güç projeksiyonuna dayalı bir strateji geliştirdi. 2000'ler sonrasında ABD müdahaleleriyle zayıflayan devlet yapıları, Tahran için yeni alanlar açtı. Bu süreçte İran, vekil aktörler üzerinden bölgesel nüfuzunu derinleştirdi.
Suriye'de Beşar Esed rejimi çökme noktasına geldiğinde, İran sahaya inerek Devrim Muhafızları ve milis ağlarıyla rejimin ayakta kalmasını sağladı; bu müdahale savaşın seyrini değiştirdi, ancak ülkeyi ağır bir yıkıma sürükledi.
Lübnan'da Hizbullah, İran'ın en kurumsallaşmış vekil gücü olarak hem İsrail'e karşı caydırıcı bir hat oluşturdu hem de iç siyasetin belirleyici aktörlerinden biri haline geldi.
Yemen'de ise Husiler üzerinden kurulan etki, İran'a Körfez dengelerinde dolaylı baskı kurma imkânı sundu. Böylece Tahran, Irak-Suriye- Lübnan hattında süreklilik arz eden bir nüfuz koridoru tesis etti.
Arap Baharı denilen süreç, Anglosakson dünyanın emrindeki diktatörlerin ya da İran eksenli zalimlerin egemenliği altında ezilen Sünni halkların isyanıydı. Bu haklı isyanı zor kullanarak bastırmak, İran ile İsrail'in bölgedeki menfaatlerini birleştirmişti.
Mısır'daki darbeyle Müslüman Kardeşleri devirmekten Suriye'deki Nusayri azınlığın Sünni çoğunluğa tekrar hükmetmesini sağlamaya veya en azından istikrara kavuşmamasını garantilemeye kadar iki ülke süreçte ortak amaca matuf farklı stratejiler geliştirdiler.
İran, katliamlarını İsrail karşıtı söylem üzerinden meşrulaştırırken, siyonist İsrail de İran sopasıyla korkuttuğu Batılı ülkeler ve onların uydusu olan bölge ülkelerine istediğini yaptırdı.
Süreci dikkatle izleyin; gerçekten İsrail ve İran'ın birlikte zayıfladığı bir momente mi evrilecek, yoksa İsrail'in Körfez'i normalleşmeye zorladığı ve İran'ın Türkiye karşıtı salvolarını artırdığı bir düzleme mi çekilecek. Sorunun cevabına göre de bizim yanıtımız şekillenecektir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:60
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Mart 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















