Hep oynadığım kadınlar için yaşadım artık Perran için yaşayacağım
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
◊ “Gırgıriye Müzikali”yle oyunculuğa döndünüz. Müzikal fikrini ilk duyduğunuzda, sizi en çok heyecanlandıran neydi?
- Müjdat’la (Gezen) “Artiz Mektebi” nde rol almıştık. 46 yıl sonra bana telefon açtı. Aslında çok güzel tatil yapıyordum ve bir karar almıştım; ben Perran için yaşamak istiyordum artık. Daha önce hep canlandırdığım kadınlar için yaşadım. Seyahate giderim, istediğim kadar evimde otururum diye hayal kuruyordum. Çünkü çalışırken evinde oturamazsın. Mesela çok iyi hatırlıyorum; tiyatro yaparken yılbaşı geceleri mutlaka oyun olurdu. En parasız günlerimizdi. Bir yılbaşı gecesi, oyundan sonra otobüse bindim. Otobüste şoförün dışında biletçi ve bir yaşlı çift vardı. Gece saat 12’de birbirimize iyi seneler dilemiştik...
◊ Bu anı hangi yıllara denk geliyor?
- 70’li yıllar. Devekuşu Kabare’deydim o zaman. Mesela babamı kaybettim, sahneye çıktım. Beni büyüten babaannemi defnettim, geldim oyunumu oynadım ve de komedi oynuyordum. Bunlardan dolayı artık Perran’a çok saygı duymam gereken zamana geldim dedim. Çok güzel de tatil yapıyordum. Müjdat telefon açtı, “Peruş sana ihtiyacım var” dedi. “İhtiyaç” benim için çok önemlidir. Bu kadar yıllık arkadaşım “Sana ihtiyacım var” derse hiçbir şey düşünmeden gelirim. Tereddütlerim var tabii.
◊ Ne gibi tereddütleriniz var?
- “Yapabilecek miyim?”, “Seyirci ne diyecek?”, “Acaba başarılı olacak mıyım?” gibi düşünceler... Yani bütün bunları hâlâ yaşamayı da seviyorum. Bu beni ayakta tutuyor. Meslek hayatımda 60 sene olmuş. 16 yaşında konservatuvardayken oyunlara başlamıştım.
60 yıldır bu mesleği yapmama rağmen hâlâ o 16 yaşın heyecanını taşıyorum. Evde boyuna ezber yapıyorum. Geceleri de sayıklıyormuşum, Koral (eşi Koral Sarıtaş) söyledi.
◊ Son projeniz 2014’te “Ah Neriman” olmuş. 12 yıllık uzun bir ara vermişsiniz...
- “Hayat Bilgisi”nde “Hoca camide” dediğim için ceza verildi. Onun için sonrasında gelen bu projemde de reytingler çok düşük oldu. “Hoca camide” dediğim için böyle oldu.
MESLEĞİ ÖZLEMEDİM ÇOK KIRILMIŞIM
◊ Kırgınlıklarınız var o zaman...
- Kırdı, çok kırdı. Gerek yoktu böyle bir şeye. Ama reyting birilerinin elindeydi... “Deli Saraylı” da, “Ah Neriman” da öyle kadrolarla yapılan işlerdi ki...
◊ Bu 12 yılda hiç özlemediniz mi mesleği?
- Özlemedim, çok kırılmışım. Bu, seyirciye kırgınlık değil tabii. Bu işi yapmamam gerektiğini düşündüm. Ve de mutluydum.
‘YA YAPAMAZSAM?’ HİSSİNİ SEVİYORUM
◊ Sektörün şu anki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
- O parasız, meşakkatli yıllar bizi bugünlere hazırladı. Şimdi bir şey olmadığı zaman kimse üzülmüyor. Ben hâlâ olmayan şeyler
için üzülüyorum. Gençlere bakıyorum; bir sarsıntıda yıkılmıyor, kırılmıyorlar. Kırılan, yıkılan bizdik ama o yıkılma, kırılma bizi bugünlere taşıdı.
◊ Sadece şöhret ve para için bu işe ilgi duyan bir grup da var…
- O grup beni hiç ilgilendirmiyor. Ben hâlâ o heyecanı seviyorum. Endişelerimi seviyorum. “Ya yapamazsam” hissini seviyorum. Bunlar besliyor beni.
BENİ DİZİDE GÖRMENİZ ARTIK ÇOK ZOR
◊ Sizi bir dizide görebilecek miyiz?
- Çok zor artık. Yani bu uzun saatlerle dizi yapılmaz. 45 dakika yaparsın, reklamınla beraber 60 dakika olduğu zaman tadı damakta kalır. Şimdi bitmiyor. Oyuncuya yazık, yönetmene yazık, senariste yazık...
◊ Aslında oyunculuğa istemeyerek başlamışsınız. O da şaşırtıcı...
- Hiç istemedim. Ailem okuldan kaçmayayım diye aşağıda okulun kantininde bekliyordu. Annemin zoruyla gidiyordum. Normalde tam tersi olur.
◊ Size mesleği sevdiren ne oldu?
- Bu mesleği yapmayıp başka bir meslek yapsam da aynı ciddiyetle, aynı endişeyle, aynı sevgiyle yapardım. Yani ben mesleğime âşık olmadım. Ama ne yaparsam yapayım çok yürekten yapacağım için bunu da yürekten yaptım.
◊ Perihan Abla, Şehnaz, Afet Öğretmen... Bunlar ve diğer canlandırdığınız tüm karakterler kült oldu. Kim hangisine hayransa, sizi onun adıyla anıyor. Bunun sebebi nedir sizce?
- Yaptığım dizilerde oynadığım karakterler hep göz hizasındaki kişilerdi. Mesela çok iyi biliyorum ki her mahallede bir Perihan Abla vardır. Şehnaz gibi ayakları yere basmaya çalışan bir kadın mutlaka vardır. Mesela Afet Öğretmen’i oynarken bir çocuk geldi, “Eğer sen öğretmenim olsaydın ben okurdum” dedi. Ne güzel bir şeydir bu.
HAKSIZLIĞA VE YALANA DAYANAMAM
◊ Hayattaki kırmızı çizgileriniz neler?
- Haksızlığa ve yalana dayanamam. Ben yalan söylemem, söylenmesini de sevmem. Ben her şeyi karşılamasını bilen, çok dayanıklı insanımdır. Saygı da benim için çok önemlidir.
◊ Meslek hayatınıza şöyle bir dönüp baktığınızda, en mutlu olduğunuz ve en sınandığınız dönemleri hatırlıyor musunuz?
- Ben sadece “Deli Saraylı” ve “Ah Neriman” dizileri arka arkaya kaldırıldığı zaman çok acı çektim ve gerçekten küstüm. Yani mesleğe değilse bile insanlara küstüm.
İYİ GÜNDE DE KÖTÜ GÜNDE DE MÜJDAT HEP YANIMDA
◊ Müjdat Gezen’le çok uzun yıllara dayanan bir dostluğunuz var. Sizin hayatınızdaki yeri nedir?
- İyi günde, kötü günde hep yanımdadır. Ben babamı 61 yaşında kalp krizinden kaybettiğimde “Kanlı Nigar”ın provalarındaydık. Müjdat’a haber gelmiş. “Peruş’um beraber bir babana doğru gidelim mi, biraz sıkışmış galiba” dedi. Arabaya bindim, bir şey var ama kondurmak istemiyorum. Beni o kadar güzel idare etti ki. Eve gittiğimde, babamı kaybettiğimi öğrendiğimde o vardı yanımda. İlk onun göğsünde ağladım. Koral’la evlendiğimin dördüncü günüydü. Yani 47 sene falan oldu. Müjdat annemle çok iyi arkadaştı, benden daha fazla annemle beraberdiler. İyi dosttur, beni hiç kırmadı.
SICACIK BİR KOMEDİ YOK
◊ Bu müzikalden sonra yine kendi kabuğunuza mı çekileceksiniz?
- Henüz ne olur ne biter bilmiyorum. Bu müzikalden alacağımız geri dönüşleri tahmin edebiliyorum tabii ama gelen herhangi bir projede artık insanlar neyi seviyor, neyi beğeniyor bilemiyorum. Yani vurdu kırdı o kadar hâkim ki her şeye... Sıcacık bir komedi yok.
KORAL İÇİN DÜNYAYI YAKARIM
◊ Koral Bey’le 48 yıldır evlisiniz. Nedir bunun sırrı?
- Birbirimizin haklarına çok saygı gösterdik. Beni hâlâ o çalıştırıyor evde. Ezber yaparken, karşı sözleri veriyor bana. Güven de
önemli. Ben biliyorum ki bana ne olursa olsun Koral bakar. O da biliyor ki dünyayı yakarım ben onun için. Aileler de çok önemli.
Koral’ın harika bir ailesi var. Bana o kadar sevgiyle yaklaştılar ki, ben de onlara hep çok saygılı davrandım. Küçük bir ailemiz
var ama sevgi dolu bir aile.
HAYATIM FİLM OLMASIN
◊ Ustalara sorulan klasik sorudur; hayatınızın film olmasını ister misiniz?
- İstemem. Film olmasın. Ne yaptım ki? Çok küçük küçük yaşadım ben. İnişler çıkışlar olmadı. Buradan evine gidince yemeğini yapan biriyim. Çünkü Koral başkasının yaptığı yemeği yemez. Alışverişe de gidiyorum, pazara da gidiyorum.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:89
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Nisan 2026 09:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















