Hazinenin kaynağı bambaşka çıktı Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
İspanya’nın Alicante eyaletinde 1963 yılında bulunan tarih öncesi döneme ait ünlü "Villena Hazinesi" içindeki iki sıra dışı nesnenin sırrı çözüldü. Yapılan son bilimsel analizler, Tunç Çağı'nda İber Yarımadası’nda henüz demir metalurjisi bulunmazken üretilen C şeklindeki bir bilezik ile altın kaplama bir yarım kürenin, göktaşı demirinden yapıldığını ortaya koydu.
60 YILLIK ARKEOLOJİK BİLMECEVillena şehrindeki bir temel kazısı sırasında seramik bir kap içinde keşfedilen hazine, yaklaşık 9,7 kilogram saf altın içeren 66 parçadan oluşuyor. Koleksiyon, Batı Avrupa'nın en büyük ikinci tarih öncesi altın hazinesi olarak kabul ediliyor. Ancak koleksiyon içindeki bir bilezik ve üzeri altın tabakayla kaplı içi boş bir yarım küre, demirden yapılmış olmaları sebebiyle 60 yıldır arkeoloji dünyasında kesin bir açıklama getirilemeyen anomaliler olarak müzede sergileniyordu. Hazinenin gömüldüğü M.Ö. 1400 - 1200 yılları arasında bölgede demir işleme teknolojisinin bulunmaması, araştırmacıları onlarca yıl süren bir arayışa itmişti.
YÜKSEK ORANDA NİKEL İÇERİĞİ ÇIKTIİspanya Ulusal Arkeoloji Müzesi'nin eski koruma başkanı Salvador Rovira-Llorens ile CSIC Tarih Enstitüsü'nden Martina Renzi ve Ignacio Montero-Ruiz, nesnelerden alınan mikroskobik örnekleri kütle spektrometrisi yöntemiyle inceledi. Yapılan analizlerde, objelerin yüksek oranda nikel içerdiği tespit edildi.
Uzmanlar, yerüstü demir cevherlerinde nikel oranının yok denecek kadar az olduğunu, buna karşın Güneş Sistemi'nin erken döneminde oluşan gezegenimsilerin çekirdeklerinden gelen göktaşlarında nikel oranının genellikle ağırlıkça %5'in üzerinde olduğunu belirtti. İleri derecede korozyona uğrayan parçalardaki bu kimyasal imza, kullanılan metalin kesin olarak dünya dışı bir kökene sahip olduğunu kanıtladı.
İLK İKİ NESNEDEN BİRİ
Söz konusu bilezik ve yarım küre, İber Yarımadası'nda göktaşı demirinden yapıldığı tespit edilen ilk iki nesne olarak kayıtlara geçti. Bölgede yerüstü demir madenciliğinin ve metalurjisinin başlaması bu dönemin yaklaşık 300 yıl sonrasına, yani M.Ö. 850 yıllarına dayanıyor. Bu durum, Tunç Çağı zanaatkarlarının madeni eritmeyle değil, gökten düşen hazır durumdaki göktaşı metalini doğrudan çekiçleyerek şekillendirdiğini gösteriyor.
Arkeologlar, 8,5 santimetre çapındaki C şeklindeki bileziğin doğrudan takı olarak kullanıldığını; 4,5 santimetre çapındaki altın kaplama yarım kürenin ise bir kılıç kabzası başı veya otorite asası topuzu olduğunu tahmin ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:61
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Haziran 2026 13:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















