Ankara24.com
close
up
Hastanenin tavanı çöktü iki bebek öldü! Savcılık takipsizlik verdi

Hastanenin tavanı çöktü iki bebek öldü! Savcılık takipsizlik verdi

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından Atatürk Havalimanı arazisine açılan ve Rönesans Holding'in inşa ettiği hastanenin yenidoğan ünitesinde tavan çöktü. Bilirkişi yüklenici firmayı ve hastane yönetimini açıkça kusurlu bulurken, savcılık olay ile iki bebeğin ölümü arasında illiyet bağı kurmayarak dosyayı kapattı.

T24 yazarı Tolga Şardan'ın bugün yayımlanan köşesinde yer alan belgelere göre, Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi'nin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 4 Ağustos 2024 sabaha karşı 03.30 sıralarında sıcak su borusu patladı ve tavan çöktü. Atatürk Havalimanı arazisine inşa edilmesi nedeniyle eleştirilerin odağında yer alan tesis, 31 Mayıs 2020 günü Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmıştı. Hastane, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uzun yıllar görev yapmış, pek çok öğrenci yetiştirmiş ancak pandemide yaşamını yitiren Prof. Dr. Murat Dilmener'in adını taşıyordu. Olayın gerçekleştiği tarihte dört yıldan biraz fazla süredir faaliyette olan hastanenin yapım ihalesini alan ve inşaatını gerçekleştiren firma ise Rönesans Holding'di.

Sıcak su borusunun patlaması ve tavanın çökmesi sonucu ünitede tedavi gören bebekler, hastane personeli tarafından tahliye edilerek farklı servislere nakledildi. Yaşanan olayın ardından iki bebek yaşamını yitirdi. Erken doğum nedeniyle olaydan üç gün önce dünyaya gelen, bir yıllık tüp bebek tedavisi sonucu doğan ve henüz adı bile konulmayan Şentürk bebek, kuvözde tedavisi devam ederken patlayan boru sebebiyle yapılan taşınma sonrası yeni serviste hayatını kaybetti. Olay gecesi 24 günlük olan Uras Ege Çetin bebek ise, farklı serviste başlayan tedavisine rağmen dört gün sonra yaşamını yitirdi.

16 AY İLERLEMEYEN DOSYA VE EMNİYETİN YANITSIZ BIRAKTIĞI YAZILAR

Olayın hemen ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma başlattı, tanık ve şikayetçilerin ifadeleri alındı, şüpheli konumundaki kişiler tespit edildi, bilirkişi görevlendirildi ve Adli Tıp'tan raporlar istendi. Ancak sürecin başında hareketli görünen dosya uzun süre ilerlemedi.

Gazeteci Tolga Şardan'ın aktardığına göre, olayın üzerinden geçen 16 ayın ardından dosyada sadece mağdur ifadeleri ve bilirkişi raporu yer aldı. Hastane personelinden ya da inşaatı yapan yüklenici firmadan kimsenin ifadesine başvurulmadı. Üstelik savcılığın olay yeri incelemesiyle ilgili emniyete üç kez yazı yazarak bilgi, belge ve kayıt istemesine rağmen emniyetten hiçbir yanıt gönderilmedi. Adli sistemdeki diğer dosyaların aksine hiçbir gelişme yaşanmayan bu soruşturma, Şardan'ın "Büyüteç" adlı köşesinde konuyu gündeme taşımasından yaklaşık 10 hafta sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı. Savcılık, 27 Ocak 2026 tarihini taşıyan kararında olayda herhangi bir suç ve şüpheli bulmayarak sekiz sayfalık kararla "kovuşturmaya yer olmadığına" hükmetti.

AİLELERİN İFADELERİ: DİĞER BEBEKLERİ CAMDAN TAHLİYE ETTİLER

Savcılık kararında mağdur ailelerin ifadeleri de yer aldı. Üç günlük Şentürk bebeğin babası Turgut Şentürk, ihmal iddialarını şu sözlerle anlattı:

"(…) 04.08.2024 günü saat 03:20 sıralarında hastaneden beni arayarak ‘bebeğimizin rahatsızlandığını ve hastaneye gelmem gerektiğini' söylediler. Ben hastaneye geldiğimde bir doktor ve asistan, bana ‘yoğun bakım ünitesinin bulunduğu ara holün (koridor) tavanında bulunan sıcak su borularının patladığını ve ara holün tavanının çöktüğünü, holün sağ ve sol tarafında bulunan odalara buhar ve su dolduğunu, bu sebepten kuvözdeki bebekleri tahliye ettiklerini, tahliye sırasında bebeğimizin ciğerine kan dolduğunu, kendilerinin gerekli müdahaleyi yaptıklarını ama tüm müdahalelere rağmen odalarda bulunan sekiz bebekten bizim bebeğimizin kurtarılamadığını' söylediler. Bunun üzerine ben ve doktor, eşim Büşra'nın yanına giderek ona da bilgi verdik. Ben bu konuyla alakalı ihmal olduğunu düşünüyorum. Çünkü sıcak su borularının zamanında bakımlarının yapılması gerekirdi. Diğer çocukları camdan tahliye ettiklerini öğrendim. Benim çocuğumu da camdan tahliye etselerdi belki yaşama şansı olabilirdi. (…)"

Aynı hastanede tedavi gören anne Büşra Şentürk ise, bebeğinin sağlık durumunun olay öncesinde iyiye gittiğini belirtti:

"(…) Ben erken doğum yaptığım için bebeğime zaten hassas davranılması gerekiyordu. Bu olayda ne kadar hassas davranıldı bilmiyorum. Ben olaydan önceki gün öğlen saatlerinde bebeğimi görmeye gittiğimde orada bulunan nöbetçi doktordan bilgi almak istediğimde bana ‘kendisinin nöbetçi olduğunu ve hafta içi kendi doktorumdan bilgi almamı' söyledi. Ben, bilgi için ısrar edince bana ‘bebeğimin durumunun iyiye gitmediğini, ilaç vereceklerini ve tedavisinin devam ettiği' şeklinde bilgilendirdi. Yine aynı günün devamında saat 17:20'de eşimle beraber bebeğimizi görmeye gittiğimizde bebeğimin durumunun küvezde iyi olduğunu gördüm ve öğlen görüştüğüm nöbetçi doktor yanımıza gelerek, ‘tedavisinin devam ettiğini ve durumun iyiye gittiğini öğlen saat 12:00'de verdikleri ilacın ise yaradığını' söyledi. Yani bebeğimin sağlık durumu iyiye giderken, bu boru patlaması ve tavan çökmesiyle tahliye aşamasındaki eksiklik ve ihmaller yüzünden bizim bir sene boyunca tüp bebek tedavisi görerek sahip olduğumuz bebeğimiz vefat etti. Bu yaşananlardan dolayı bütün sorumlulardan davacı ve şikayetçiyim. Devletimizin konuya ilgili gerekli hassasiyeti göstererek gereken işlemi yapmasını talep ediyorum. (…)"

Dosyadaki kayıtlara göre, olaydan dört gün sonra bebeklerini kaybeden Çetin ailesi, Adli Tıp raporu sonrasında olayda kasıt olmadığını düşünerek şikayetlerini geri çekti. Çetin ailesinin tamamının noktası virgülüne kadar aynı ifade metnini vermesi kayıtlara yansıdı. Tavan çökmesinden zarar görmeyen ve bebeklerine sağ salim kavuşan Demiroğlu ailesi ise, hastane tesisatının gerekli kontrollerinin yapılmadığını belirterek olayın yaşanmasında kusuru ve ihmali olanlardan davacı ve şikayetçi oldu. Dosyada yer alan tanık ifadeleri, hastanedeki nöbetçi doktorların vahim olay sırasında ellerinden geleni yaptıklarını ortaya koydu.

BİLİRKİŞİ: RÖNESANS VE HASTANE YÖNETİMİ KUSURLU

Savcılık dosyasına giren 12 Aralık 2024 tarihli bilirkişi raporu, müteahhit firma ve hastane yönetiminin kusurlarını detaylı şekilde belgeledi. Raporda şu bulgulara yer verildi:

"Sıcak su borusundan daha önce de su sızdığı ifade edilmiş olmasına karşın tesisatta onarım yapılmadığı, tesisatın ilk imalatı sırasında tesisatın plastik su boru ve elemanlarından yapıldığından hareketle, su borusu ile diğer bağlantı elemanlarının (fittins) bağlantısının her iki elemanın birbirine temas ve bağlanacak noktalarının ısıtılarak, sıcak halde iken iç içe geçirilip soğutulması şeklinde olması gerektiği; olayda ise, bağlantı noktasının incelenmesi sırasında ısının yeterli olmadığı için gerekli yapışmanın oluşmadığı ve zamanla sistem içindeki sıcak suyun basıncına maruz kalması ile sızıntı ve devamla yerinden çıkması şeklinde geliştiğinin görüldüğü,

Bu sebep ve gerekçelerle; olayın gelişmesinde tesisatın hatalı yapan yüklenici kişi veya şirketin personelinin, özensiz çalışmasından dolayı kusurlu olduğu, sistemin işletilmesi sırasında gerekli kontrol ve onarımı yapmayan hastanenin teknik personelinin yetkilisinin kusurlu olduğu."

Rönesans'ın vakfına vergi muafiyeti getirildi!

SAVCILIĞIN TAKİPSİZLİK GEREKÇESİ: ADLİ TIP'IN İLLİYET BAĞI RAPORU

Bilirkişinin bu net kusur tespitine rağmen savcılığın takipsizlik kararı vermesinin önünü, ölümleri değerlendiren Adli Tıp raporları açtı. Şentürk bebekle ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun raporunda şu tespitler yapıldı:

"Bebeğin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı", "Bebeğin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı", "Bebeğin ölümünün erken doğuma (prematürite) bağlı solunum yetmezliği, akciğer enfeksiyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu", "Bebeğin erken doğuma bağlı solunum yetmezliği nedeniyle takip edilirken yenidoğan yoğun bakım ünitesinin borularının patlaması sonrası tavan çökmesi olayı ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı."

Savcılık, Adli Tıp'ın bu "illiyet bağı bulunmadığı" görüşünü dayanak alarak, yaşanan olayda Rönesans Holding yönetiminin veya çalışanlarının kusurlu olmadığına karar verdi. Kararda mağdur ailelerin şikayet talepleri dikkate alınmadı.

AVUKATLARDAN İTİRAZ: DEVLETİN POZİTİF YÜKÜMLÜLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ

Takipsizlik kararı üzerine mağdur ailelerin avukatları Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na itirazda bulundu. Dilekçede, savcılığın kararında yaşam hakkının usul ve maddi boyutta ihlalinin söz konusu olduğu vurgulandı. Somut olayın sadece basit bir tıbbi komplikasyon olmadığı, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde meydana gelen ağır bir güvenlik ihlali olduğu belirtildi.

Avukatlar, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde sıcak su borusunun patlaması sonucunda tavan çökmesi meydana gelmesi, yoğun bakım ortamının bozulması, prematüre bebeklerin acil tahliye edilmesi ve bebeklerin kısa süre sonra hayatını kaybetmesinin doğrudan yaşam hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülüklerini doğurduğunu kaydetti.

Dilekçede ayrıca 'etkili soruşturma yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiğine' dikkat çekildi. Hastane yönetiminin sorumluluğunun araştırılmadığı, organizasyon kusurunun incelenmediği, bakım kayıtlarının toplanmadığı, teknik denetim zincirinin sorgulanmadığı ve multidisipliner bilirkişi incelemesi yapılmadığı belirtilerek, "Bu haliyle soruşturma Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarına göre etkili değildir" denildi. Avukatlar, Adli Tıp raporundaki illiyet bağı değerlendirmesinin de ceza hukuku ilkelerine aykırı olduğunu ifade etti.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:38
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Nisan 2026 10:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Süper Amatör Lig de skandal görüntüler: Rakibinin kafasını tekmeleyen futbolcu sahada tutuklandı VİDEO İZLE

14 Nisan 2026 00:42see163

Pota derbisinde Fenerbahçe fark attı!

14 Nisan 2026 00:09see158

IMF, Dünya Bankası ve IEA dan uyarı: Hürmüz açılsa dahi fiyatlar yüksek kalabilir Sözcü Gazetesi

14 Nisan 2026 00:06see156

Premier Lig de 45 yıl sonra gelen zafer!

14 Nisan 2026 00:38see154

Boşanma Krizi: Araç Yaktı, Havaya Ateş Açtı

14 Nisan 2026 00:33see151

MEMUR MAAŞI HESAPLAMA TEMMUZ 2026 SON DAKİKA Memur maaşı ne kadar olacak?

14 Nisan 2026 00:24see150

Dilara Erkal: Baba şefkatinin en saf hali Magazin haberleri

14 Nisan 2026 01:11see148

Bursa da asansör boşluğuna düşen 17 yaşındaki genç ağır yaralandı Bursa Haberleri

14 Nisan 2026 01:14see147

Tartıştığını eşini başından silahla vurup öldürdü Kahramanmaraş Haberleri

14 Nisan 2026 01:02see143

Kahramanmaraş ta tartıştığı karısını öldüren zanlı teslim oldu Son dakika haberleri

14 Nisan 2026 02:28see135

Gülistan Doku olayıyla ilgili 7 ilde 13 gözaltı kararı

14 Nisan 2026 00:38see134

SON DAKİKA I AFAD duyurdu: Erzincan da 4,0 lık deprem meydana geldi

13 Nisan 2026 19:26see133

Leeds United, 45 yıl sonra Old Trafford da kazandı!

14 Nisan 2026 02:12see133

Gülistan Doku nun dosyası raftan indi

14 Nisan 2026 01:47see132

İsrail Türkiye’ye neden saldırıyor İhsan Aktaş

14 Nisan 2026 04:05see132

MHP lideri Bahçeli den Netanyahu ya yaylım ateşi: Alçak siyasetin dışa vurumu Politika Haberleri

13 Nisan 2026 19:00see131

Avrupa borsaları düşüşle kapandı

13 Nisan 2026 20:20see131

Diyanet İşleri Başkanlığı 3 bin 209 sözleşmeli personel alacak Son dakika haberleri

14 Nisan 2026 04:12see128

660 milyonluk vurgun Yerel Gündem Haberleri

14 Nisan 2026 04:03see127

Netanyahu: JD Vance ile görüştüm Dış Haberler

13 Nisan 2026 19:35see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları