Ankara24.com
close
up
Hamdülillâh geldi mah ı Ramazan Düşünce Günlüğü Haberleri

Hamdülillâh geldi mah ı Ramazan Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Geldi mah-ı Ramazanım Şad olup sevinci canım Ramazan-ı şerifiniz Mübarek olsun sultanım * Gönderdi Hüda çün bize mihman Ramazanı Hoş tutmaya niyet edelim biz dahi anı * Merhaba ey rahmet ayı Ramazan Seni haber verdi bize Kur’an

Prof. Dr. İdris Nebi Uysal / Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektör Yardımcısı

Arapça “şiddetli sıcak olmak, yakmak” anlamındaki “ramz” kökünden gelen Ramazan, Arabi ayların dokuzuncusudur. Kelime; şaban ile şevval arasında kalan ve oruç, zekât, teravih, mukabele, itikaf gibi kendine özgü ibadetlerle eşsiz bir manevi şölene dönüşen zaman dilimini ifade eder. Türkçe kaynaklarda, muhtelif ibadetlerle geçirilen bu özel günleri anlatmak üzere “oruç ayı, mah-ı Ramazan, şehr-i itikâf, şehr-i istiğfar, şehr-i Ramazan, şehr-i savm, şehr-i sıyam” gibi terimlere de rastlanır. Bu kutsal günler, halk arasında “üç aylar” diye bilinen ve özel bir özen gösterilen ay silsilesinin de son halkasını teşkil eder. Kelime anlamı ise “çok sıcak gün, güneş kumları”dır.

SEMAVİ MEVSİM

Ramazan İslam âleminin dört gözle beklediği bir aydır. Bu müstesna günler; arınma, tazelenme ve yeniden diriliş günleridir. Ramazan; namaz, oruç, zekât gibi bedenî ve mali ibadetlerle özdeşleşen bir semavi mevsimdir. On bir ayın sultanı, aynı zamanda tilavet ve kıraat ayıdır. Bu özel vakitlerde Müslümanlar Allah’ın kelamıyla her zamankinden daha çok buluşur. Hatimler yapar, camilerde yahut evlerde okunan mukabeleleri takip eder. Dahası teravihi hatimle birleştirenler de olur. Bu mevsimde sıklaştırılan Kur’an tilaveti, ilahi kitabın mütemmimi olan başka okumalarla zenginleştirilir. Mesela tefsirlere bakılır, peygamber kıssaları okunur. İslam tarihine göz atılır, dinî meseleler için fıkıh kitaplarına müracaat edilir. Mevla’nın “Oku!” emrinin muhatabı olan insan; edebiyat, sanat, bilim içerikli okumalarıyla da bu vakitleri “okuma şöleni” hâline dönüştürür.

Bugün 1 Ramazan 1447. Bir kez daha, sadece bedenlerin değil ruhların da arındığı bir yenilenme dönemine, yüce Yaradan’ın engin merhametini daha yakından hissettiğimiz rahmet ve bereket iklimine, manevi ziyafet şölenine kavuştuk. Şükürler olsun. Mevla sağlık ve afiyet içinde tekrarına eriştirsin.

Ramazan EDEBİYATI

Türk edebiyatı köklü ve zengin bir geçmişe sahiptir. Söyleyeni belli ilk şiirlerin sahibi Aprınçur Tigin’den bugüne pek çok isim, bu vadide nazım ve nesir türlerinde çok kıymetli eserler ortaya koymuştur. Sahibi laedri veya anonim olan ürünlerle birlikte edebiyatımız, eşsiz lezzet ve tatlarla bezenmiş bir sofraya benzer. İnsanla, hayatla ilgili her şey bu zengin sofrada kendisine yer bulmuştur.

On bir ayın sultanı Ramazan da bu müstesna sofranın özel konuklarından biridir. Ramazan; muhtevasındaki inanç, ibadet, vakit, ikram, arife, bayram gibi unsurlarla her daim mutasavvıfların, şair ve yazarların, ozanların ilham kaynakları, mazmunları, mizah unsurları arasında olmuştur. Şiir geleneğimizde “Ramazaniyye” adıyla gelişen ve “Ramazan edebiyatı” dedirtecek kadar çok örneği bulunun bu tür, gündelik hayatta ve edebiyat sofrasında Ramazan'a gösterilen ihtimamın nevi şahsına münhasır örneğidir.

“Ramazaniyye”, divan şairlerinin Ramazan ayı vesilesiyle devrin padişahına, devlet erkânına, rütbe veya varlık sahibi kişilere sundukları şiirlerdir. Kelime, Arapça “Ramazan” köküne aynı dilin aidiyet ifade eden “-iyye(t)” eki getirilerek elde edilmiştir. Manası “Ramazan'a özgü; Ramazan'da alınan, verilen, yapılan şey”dir. Kelime, yukarıda verilen terim anlamını Türkçede kazanmıştır. Pek çoğu kaside biçiminde kaleme alınan bu metinlerin ilk örnekleri 17. yüzyıla kadar gider. Takip eden senelerde bu tarz şiirler şuara arasında rağbet görerek hızla yaygınlaşıp artmıştır. Türün en velut ismi 13 kasideyle Enderunlu Fazıl’dır. Bu üretkenlikte Enderun kökenli sanatçının saraydan uzaklaştırıldıktan sonra içine düştüğü geçim sıkıntısının önemli payı vardır elbette. Sâbit, Edirneli Kâmî, Nedîm, Koca Râgıb Paşa, Şeyh Galib, Enderunlu Vâsıf, Sünbülzâde Vehbî gibi isimler türün seçkin örneklerine imza atan diğer şahsiyetlerdir.

SOSYAL TARİHE AYNA TUTAR

“Ramazaniyyeler”, yazılış gayesi yönüyle dar bir açıdan değerlendirilse de içerik bakımından ayrıca inceleme gerektiren eserlerdir. Zira söz konusu metinler, oruçlu geçirilen ayın dinî yönü hakkında bilgi verdiği gibi o günlerin folklorik özelliklerine dair notlar da ihtiva eder. Bu şiirlerde dönemin sosyokültürel durumunu aksettiren mısralar, deyişler, kavramlar, mizah bulunur. Mesela Ramazan'ın bir rahmet ve bereket iklimi olduğu, devlet ricalinden ihsan bekleyen şairlerce sıkça dile getirilir. Artık tütün, afyon ve kahve tiryakileri için zor zamanların başladığından, ibadeti sadece bu aya hasreden sofulardan mutlaka bahsedilir. Söz bazen çarşı pazara getirilir; arife gününün tatlı telaşı ve bayrama kavuşacak olmanın sevinci şairin diline yansır. Yemekler de bu beyitlerde kendisine yer bulur. Söz gelimi, oruç mevsiminde tatlı, şeker, reçel tüketiminin arttığına dikkat çekilir. Genellikle bu dizelerde iftar sofrası da kurulur, sofranın mükemmelliği anlatılır. Okuyucu bu ayın en önemli zaman diliminin ezan sesiyle ya da top atışıyla birlikte başlayan iftar vakitleri olduğunu bir kez daha idrak eder böylece. Camilere asılan mahyalar, ibadethanelerde ve sokaklarda sayısı artırılan kandiller beyitlerin içinde ışıl ışıl parlar. Mamafih şairlerin en çok üzerinde durduğu hususlar; insanın ruhunu kötülüklerden arındıran, nefsini tezkiye eden Ramazan güzellikleridir: Kur’an tilaveti ve hatmi, mukabele, zekât, teravih, Kadir gecesi, sahurun bereketi, fakir fukaraya izzetüikram… İşte bu zengin içeriğiyle Ramazaniyyeler, didaktik bir metin özelliği de ortaya koyar.

Bünyesinde İslam dininin temel ibadetlerinden birine ilişkin unsurları toplayan Ramazaniyyeler, yalnızca bu mübarek ayın edebiyata yansıyan yüzü değil aynı zamanda bir sosyokültürel değerler manzumesidir. Sadece dinî ve edebî yönlerden değil sosyoloji, tarih gibi disiplinler başta olmak üzere birçok bilim dalı açısından da önem ve değer taşır. Halk bilimciler, dilciler, tarihçiler, sosyologlar, gastronomi ilmiyle iştigal edenler için söz konusu metinlerde istifade edilecek çok sayıda malzeme vardır.

MUTASAVVIFLAR DA ŞİİR YAZMIŞ

Sadece divan şairleri değil kimi mutasavvıflar da Ramazan'la ilgili manzumeler yazmış, şiirler söylemiştir. İçlerinde Ramazan ilahisi olarak bestelenecek muhteva ve yapıya sahip olanlar da vardır. Bunlar Türk edebiyatında Ramazaniyye sınıfında değerlendirilmemiş, Ramazan konulu şiirler kategorisinde ele alınmıştır. Bunda türün divan şiirine mahsus olarak görülmesinin etkisi muhakkaktır. Bu konuda İsmail Hakkı Bursevi’nin Ramazan'ın gelişi dolayısıyla terennüm ettiği

Sâye saldı ehl-i iman üstüne

Hamdülillâh geldi mah-ı Ramazan

Doğdu ol nur ehl-i irfan üstüne

Hamdülillâh geldi mah-ı Ramazan

kıtasıyla başlayan şiir ile Hz. Üftâde’nin Ramazan'ın sona erişini konu edinen ve

Ey dostlarım ağlaşalım

Oruç ayı gitti yine

Hasret ile inleşelim

Oruç ayı gitti yine

dörtlüğüyle başlayan şiiri en güzel örnekler arasındadır.

BİR GELENEK DAHA UNUTULDU

Ramazan tarihte bir milletin tüm fertleriyle baş tacı ettiği bir rahmet ve bereket iklimi olmuş; bu sevgi, şuur ve dikkat bugünlere kadar ulaşmıştır. Ancak edebiyatımızın bize özgü türleri arasında gösterilen Ramazaniyyelerin uzunca bir süredir yazılmadığı da acı bir gerçektir. Ramazan ayına mahsus bir geleneğin, başka bir sözle damarın kuruduğu muhakkaktır. Ramazan medeniyetinin / edebiyatının bir mahsulü ve klasiği olan bu manzumeler; diğer bazı nazım şekilleri gibi, yıldan yıla hatırlanan nostaljik bir değer olmuştur artık. Ramazaniyye okurlarına ve tutkunlarına ise Hz. Üftâde’nin buyurduğu üzere oturup ağlamak kalmıştır ne yazık ki…

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:176
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Şubat 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Belçika da Nathan Ngoy: Skor 3 0 ve en önemlisi bu!

03 Ekim 2026 00:30see205

Özdağ dan Fatma Betül Sayan Kaya ya “163 milyon sorusu: Bu parayı nerden buldunuz?

03 Ekim 2026 00:58see204

TBB Başkanı Çakar dan fon soruşturması açıklaması

03 Ekim 2026 00:40see196

Trump: İran meselesi çözülürse petrol fiyatları düşecek

03 Ekim 2026 00:00see192

212 Photography Istanbul kapsamında Pera Müzesi’nde üç ücretsiz etkinlik

03 Ekim 2026 00:06see191

Yıllardır beklemişlerdi! ABD den Tayvan a kritik F 16 teslimatı

03 Ekim 2026 04:19see190

Satıcının Ölümü 3 temsille sahnede

03 Ekim 2026 00:12see189

Cezalı duruma düştü! Arda Güler den kötü haber Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Ekim 2026 00:02see187

2026 nın en büyük darbesi: 3 milyon 800 bin TL’lik kaçak içki yakalandı

03 Ekim 2026 00:49see184

İDSO sezonu 9 ekimde açıyor

03 Ekim 2026 00:06see184

Netanyahu nun seçim planı ifşa oldu! İsrail in eski lideri açıkladı! Adım adım savaşa

03 Ekim 2026 03:30see183

Bilinmezlikten girişimciliğe uzanan hayat öyküsü Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:31see179

Mark van Bommel: Türkiye elinden gelenin fazlasını yaptı!

03 Ekim 2026 01:13see178

Fransa ya İtalya freni! Puanları paylaştılar

03 Ekim 2026 00:14see177

Yasa dışı bahiste 33 tutuklama

03 Ekim 2026 01:04see172

619 gün geçti ama acımız geçmedi! Adalet nöbeti Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:40see170

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar dan fon açıklaması Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 00:22see164

Mersin den acı haber: Denize giren 3 gençten biri hayatını kaybetti

02 Ekim 2026 19:14see162

Belçika da Romelu Lukaku dan Fenerbahçe sözleri!

03 Ekim 2026 00:44see162

Aziz Yıldırım 3 4 haftaya açılacak demişti! Lukaku ilk golünü Türkiye ye attı

03 Ekim 2026 00:06see162
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları