HAKAN UÇ Yaptığın iyilik bırak gizli kalsın!
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Gökhan Özen'in düğün için ayırdığı parayla depremzede bir aileye ev aldığı haberi gündeme geldi. Önce şunu söyleyeyim: Yapılan şey çok kıymetli.
Bir gecede harcanıp gidecek bir parayla bir ailenin başını sokacağı bir ev almak, hayatına dokunmak, çocuklarının geleceğine biraz olsun güven katmak küçümsenecek bir davranış değil. Üstelik gazetecilik açısından baktığımızda da ortada haber değeri taşıyan bir durum var. Buraya kadar hiçbir problem yok. Ancak benim kafama takılan başka bir şey var. İyiliği yapan kişi neden daha sonra o iyiliğin ayrıntılarını anlatma ihtiyacı hisseder? Gazeteci haberi yapar, insanlar okur, takdir eder. Fakat yardım eden kişinin çıkıp "Evet, yaptım" diyerek bunu doğrulaması, ardından neden yaptığını anlatması bana hep aynı soruyu düşündürüyor: İyilik neden sessiz kalmıyor?
KİMSEYE FAYDASI YOK
Bugün neredeyse her şeyin fotoğrafını çekiyoruz. Yediğimiz yemeği, gittiğimiz tatili, aldığımız hediyeyi, kutladığımız doğum gününü… Bir noktadan sonra iyiliği de paylaşılacak içeriklerden biri haline getirdik. Birine yardım ediyoruz, kamera açılıyor. Bir çocuğa hediye veriyoruz, telefon kayda giriyor. Bir ailenin kapısını çalıyoruz, birkaç dakika sonra sosyal medyada milyonlarca insan o evin içini seyrediyor. Oysa yardım edilen insanın da bir mahremiyeti, gururu ve hayatı var. Hele konu depremzedelerse biraz daha dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum.
O insanlar zaten hayatlarının en ağır günlerinden geçmişler. Evlerini, yakınlarını, düzenlerini, hatıralarını kaybetmişler. Onların yaşadığı acının üzerine bir de "kime kim yardım etti?" vitrini kurmanın kimseye faydası yok. Gökhan Özen örneğinde benim eleştirdiğim yapılan yardım değil.
Tam tersine, keşke imkânı olan çok daha fazla insan benzer şeyler yapsa. Ama keşke yardım yapanın sessizliğiyle tamamlansa. Gazeteci öğrensin, haberini yapsın. Buna sözüm yok. Çünkü gazetecinin işi gördüğünü, öğrendiğini kamuoyuna aktarmaktır. Fakat bazen haberi yapan konuşmalı, habere konu olan susmalı. Çünkü bazı davranışların alkışa ihtiyacı yoktur.
YARDIMLAR SESSİZCE YAPILMALI
Bir ailenin gece başını huzurla yastığa koyabilmesi zaten yeterince büyük bir karşılıktır. Son yıllarda iyiliğin bile PR çalışmasına dönüştüğünü görüyoruz. Belki de bu yüzden sessizce yapılan yardımlar bana çok daha değerli geliyor.
Fotoğrafı çekilmeyen yardımlar… Kapısına bırakılıp gidilen paketler… Adı açıklanmayan bağışçılar… Bence gerçek iyiliğin en güzel tarafı biraz da burada saklı.
Kimse alkışlamadığında da aynı şeyi yapabiliyor musun?
Kamera kapalıyken de o kapıyı çalıyor musun?
Adın gazeteye çıkmayacaksa da o parayı verebiliyor musun?
Asıl mesele bu.
Gökhan Özen'in yaptığı yardımın değerini tartışmıyorum. Bir ailenin hayatına dokunmuş olması her şeyden önemli.
Ama bu olay bana yeniden şunu hatırlattı:
Gazetecilik haberi ortaya çıkarabilir.
Kamuoyu konuşabilir.
İnsanlar takdir edebilir.
Fakat iyiliği yapanın bazen yapabileceği en zarif açıklama, hiçbir açıklama yapmamaktır.
Çünkü iyiliğin basın bülteni olmaz.
Bazen sağ elin verdiğini sol el gerçekten bilmemeli.
DİKKATİMİ ÇEKEN GÜZEL BİR TÜRK HİKAYESİ
Elektronik müzik dünyasını biraz yakından takip edenler Nodus ismini zaten uzun zamandır biliyor. Yıllardır DJ kabininde, prodüksiyon tarafında ve elektronik müzik kültürünün içinde olan Nodus, bu yaz kariyerine çok önemli bir Ibiza gecesi ekledi. Hem de öyle sıradan bir geceden bahsetmiyorum.
23 Temmuz'da dünyanın en prestijli kulüplerinden Hï Ibiza'da, son dönemin en büyük DJ ve prodüktörlerinden HUGEL'in Make The Girls Dance gecesinin açılışını yaptı Nodus. Yaklaşık 7 bin kişinin olduğu bir gecede, özellikle de Hï Ibiza gibi elektronik müzik dünyasında herkesin radarında olan bir kulüpt HUGEL ile aynı line-up'ta yer almak kolay iş değil.
Nodus ile HUGEL'in yolları daha önce de müzikte kesişmişti. Nodus'un Kurd Maverickile yaptığı "Rakkas", HUGEL'in kendi plak şirketi Make The Girls Dance Records tarafından yayınlanmıştı. Aralarında başlayan müzikal bağ, zaman içinde dostluğa dönüştü. Bu yaz da o dostluğun Ibiza ayağını gördük. Hï Ibiza'dan önce Nodus; HUGEL, MoBlack ve Kurd Maverick ile birlikte Ibiza'nın simge mekânlarından Café Mambo'da da kabine geçti. Bilen bilir; Café Mambo'da gün batımında çalmak DJ dünyasında hâlâ başka bir şeydir. Yıllardır dünyanın en önemli DJ'lerinin uğrak noktası olan Mambo'dan, birkaç saat sonra Hï Ibiza'nın dev kabinine geçmek takdiri hak ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:102
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ağustos 2026 07:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















