Hacı adaylarımızın sağlığı doktorlarımıza emanet
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Suudi Arabistan yetkilileri bu sene Dinayet İşleri Başkanlığı'na bağlı Bedrül Aziziye Hastanesi'ni Diyanet Sağlığı Merkezi'ne çevirmiş. Yeni kurala göre daha önce yatarak da sağlık hizmetini veren hastane ve ona bağlı 17 sağlık ocağı, şimdi hastaları 4-5 saat merkezde yatırabiliyor. Yatış durumlarında ise hacılar, Suudi Arabistan'daki özel ve kamu hastanelerine ambulansla sevk ediliyor. Hacıların tek kuruş ödemediği bu hastanelerden Diyanet İşleri Başkanlığı sorumlu.
HACCIN BEYAZ MELEKLERİ
Hacıların canlarını emanet ettikleri bu hastanedeki doktorlar ve sağlık çalışanlarıyla dün bir arayla geldim. Acil kapısından girdiğimde hacılar, sağlık hizmeti alıyor, polikliniklerde de muayene oluyorlardı. Sistem muntazam bir şekilde işliyordu. Beni hastanede Diyanet İşleri Başkanlığı Sağlık İşleri'nden Sorumlu Daire Başkanı Mustafa Asım Coşkun ve Başhekim Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Rıdvan Yalçın karşıladı. Coşkun, "Burada hacılarımız Türk hekimlerine emanet. Hastanede de Arafat'ta da tavafta da yanlarındayız. Hastanın her türlü ihtiyacını düşünüyoruz. Dahiliye, kardiyoloji, göğüs, ortopedi, nöroloji, diş ünitemiz, göz ve üroloji olmak üzere merkezimizde temel branşların hepsi var. 450 sağlık çalışanının 70'i uzman doktor, 56'sı pratisyen hekim, 8'i aile hekimi" dedi. Başhekim Prof. Dr. Yalçın da hizmete adanmış bir yürek. 12 yılı aşkın süredir bu hastanenin çeşitli birimlerinde çalışmış olan Yalçın, 10 yıldır da başhekim olarak görevini sürdürüyor. Hac süresince 85 bin hacı adayının sağlığı ona ve ekibine emanet. Burada çalışmak isteyen sağlıkçılar gönüllülük esasına göre başvuruyor.
62 BİN KİŞİYE SAĞLIK HİZMETİ
Başhekim Prof. Dr. Yalçın, "2026 haccında şimdiye kadar 62 bin hacıya sağlık hizmeti verdik. Tabii bir kişi bazen defalarca geliyor. Onlar da bu rakamların içinde" dedi. Hac görevini yerine getirenlerin en çok hangi şikâyetle hastaneye başvurduklarını sorduğumda ise Prof. Dr. Yalçın, şu yanıtı veriyor: "Toz, sıcak, nem hepsi onları hasta edebiliyor. Sıcak çarpması yaşanıyor. En çok da susuzluk. Günlerini yoğun ibadetle geçirirlerken susuz kalıyor vücutları. Böbrek bozuklukları, kalp krizi, üst solunum yolu enfeksiyonu çok yaşanıyor. Neredeyse bize başvuranların yüzde 80'i üst solunum yolu enfeksiyonu yani grip, nezle şikâyetiyle geliyor."
ALLAH SAĞLIKÇILARIMIZDAN RAZI OLSUN
Kazım Arıgün (Hasta): Kızım ben ikinciye hastalandım. 76 yaşındayım, vücudum sıcakları kaldıramadı. Bir yandan da klimalar her yerde çalışıyor. Terliyorum, çarpıyor beni. Ama bana çok iyi bakıyorlar burada. Allah sağlıkçılarımızdan razı olsun.
Melek Öztürk (Hasta): 15 yıl sonra hac çıktı bana. İshal, kusma şikâyetiyle geldim. Hemen acile yatırdılar beni, serum veriyorlar. İnşallah iyi olacağım. Bir yandan serum alırken bir yandan da zikirlerimi çekiyorum.
HİZMET ETMEKTEN GURURLUYUZ
Prof. Dr. Havva Şahin Kavaklı (Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Uzmanı): İlk müdahaleyi biz yapıyoruz. Safra kesesi rahatsızlıkları, düşme sonucu kırık vakaları çok geliyor. Hastanelerde yatış yaptığımız hastaları tavafa götürüyoruz. Şimdi de Arafat'a çıkarmaya hazırlanıyoruz.
Aslı Kılıçkaya (Başhemşire): Bu göreve çağrının Allah'tan geldiğini düşünerek koşa koşa geliyoruz.
Hanife Çimen (Başhemşire yardımcısı): Allah'ın misafirlerine sağlık hizmeti vermek çok kutsal bir görev. Çok dua alıyoruz. Kâbe tavaflarında eşlik ediyoruz. Arafat'a çıkarıyoruz. Arafat'ta da bize emanetler.
Özlem Koşan (Hemşire): Kimbilir kaç yıl haccın kendisine çıkması için beklediler, geldiler ve hastalandılar. Onların yanında olmayalım da kimin yanında olalım? Arafat'ta da onların yanında olacağım.
AMBULANSLARLA ARAFAT'A
ARAFAT'ta 4 çadırdan oluşan bir sahra hastanesi, Müzdelife'de bir sağlık ocağı bulunuyor. "26 Mayıs Salı günü doktorlarının 'Hayati riski yoktur, gidebilir' dediği hastaları ambulanslarla Arafat'a taşıyacağız" diyen Prof. Dr. Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Orada sahra hastanemizde bir süre kalıp Arafat vakfelerini yerine getirdiklerinde yeniden onları hastaneye götüreceğiz. Hasta entübe değilse, rızasını alıp sağlık çalışanı arkadaşlarımız onların adına vekâleten Arafat'a çıkacak. Bu bizim en kutsal görevimiz. Belki bir kişinin en son isteği bile olabilir. Yıllarca bunun özlemini çekmiş ve gelmiştir ama hastalanmıştır. Arafat'a çıkamazsa hacı olamaz. Belki ömrü yetmeyecek, belki Arafat'tan sonra hayatını kaybedecek. Bu son görevi yapmalarını sağlamak bize düşüyor." Hac bittiğinde de hastanede yatan ağır hastaların uçak ambulanslarla memleketlerine götürüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yalçın, "Bu hizmet Türkiye'nin en büyük gururlarından birisi. Hava ambulans sistemi diğer ülkelerde fazla olmayan bir şey" dedi.
#DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI #MEKKE
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Görüntülenme:65
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Mayıs 2026 07:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















